Yıldırım Sesli Manasçı / Yüzyüze / Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek

8,1/10  (37 Oy) · 
99 okunma  · 
31 beğeni  · 
991 gösterim
"Bu hikâyede yaşanmış bir olayı anlattım. Hikâyenin kahramanı küçük Krisk halen yaşamaktadır ve bir yazardır, adı da Vladimir. Bana birgün başından geçen hadiseyi, hikâyede anlattığım hadiseyi anlattı. Bu hadiseyi bana vermesini, izin verirse yazmak istediğimi söyledim. Hiç tereddüt etmedi, hatta, "bundan da hikâye mi çıkarmış?" diye hafifçe burun kıvırdı. Ben oturdum yazdım. Yayınlandı. Birgün karşılaştık. Hayretler içindeydi. "Yahu nasıl yazdın? Olacak şey değil, keşke hikâyemi sana vermeseydim!" demez mi. Güldüm, "O hadiseyi yaşayan sensin, ama sen yazamazdın" dedim. `Ancak ben yazabilirim!' Ben ne yaptım? Vladimir'in yaşadığı, herkesin başına gelebilecek bir olayı aldım, kendi felsefemin içine oturttum. İnsanın `evrensel' özünü yakaladım o hikâyede, beşerî olanı yakaladım. Her usta yazar, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, bütün insanlar arasında müşterek olan noktayı yakalar ve o noktayı hedef alarak eserlerini kaleme alır."
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2010
  • Sayfa Sayısı:
    183
  • ISBN:
    9789754370270
  • Çeviri:
    Refik Özdek
  • Yayınevi:
    Ötüken
  • Kitabın Türü:
DERYA... 
20 Haz 20:37 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Üzülerek,kendime kızarak söylüyorum ki yazarın ilk okuduğum kitabı...Ben böyle bir yazarı nasıl es geçtim...Kendimi Cengiz Aytmatov'dan nasıl mahrum ettim...Kafamda deli sorular,tatmin etmeyen cevaplar...Diline,kalemine,yüreğine bayıldımmm...
Duygu fırtınası altında,bazen yağmurda ıslanmış,bazen bembeyaz karı seyretmiş,bazen yapraklar dökülmüş,bazen de papatyaların arasında geziyor gibi okudum...Elemanın kucağında ölen babası için onu teselli etmek isteyecek,seydeyi kocasını adalete teslim ederken alnından öpmek,kriksi tek başına kaldığı denizin ortasından çekip almak isteyecek kadar yanlarındaydım,ordaydım...Sesim çıkmasada yüreğimden kopan çığlıklarla izledim onları...Kitabı bitirdiğimde göğsüme bastırıp,dedim ki özür dilerim Büyük yazar seni bu kadar geç tanıdığım için...Bağışla beni...

Yıldırım Sesli Manascı

Kısacık ama güzelliklerle bezeli bir hikaye bu. Manas dediği hepimizin bildiği Manas destanı. Kırgız milli sembollerinden biri olan bu destanın unutulmaması yine küçük bir çocuk kahraman üzerinden anlatılmış.

Yüzyüze

Aymatov’un hikayelerine başlarken içimden ‘’Ne olur kötü son olmasın’’ diye geçiriyorum. Beni o kadar etkiliyor, o kadar üzüyor ki.
Bu hikayede savaştan kaçan kocasını gizlemekle uğraşan Seyde’nin başından geçenleri okuyoruz. Yine savaş yılları. Yine açlık ve binbir türlü belayla uğraşan insanlar. Bu hikâyenin filme aktarılmasını çok istiyorum. Hele de son sahnesinde Seyde’nin yürümesini. Okurken ağladım, izlerken bayılırım herhalde :D Ama her Aytmatov kitabı gibi bu da beyaz perdede salınmayı hak ediyor. ^^

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek

Bir Jules Verne kitabının ortasında düşmüşüm gibi hissettiren harika bir hikayeydi. Çocuk kahramanımız babası, amcası ve büyük dedeyle beraber ilk avına çıkıyor. Bu avda başlarına ummadıkları şeyler geliyor. Denizde geçirdikleri saatleri size hissettiriyor kitap. Sanki o kayığın içinde siste sallanan sizmişsiniz gibi bir tedirginlik oluyor.
Aytmatov, sen muhteşem bir detaysın.

Mehmet Y. 
08 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yüzyüze ve Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek adlı hikayeler Aytmatov'un ustalığını yansıtması bakımından bariz işaretler sunmaktadır. İki hikayenin de ana mevzuu "insani" olmasıdır. Devrin baskıcı özelliği yüzünden Yüzyüze'nin sonunu birkaç kez değiştirmek zorunda kaldığını ifade etmişti üstat; diğer hikaye ise aslında Vladimir Sangi'nin başından geçen bir hadisenin Aytmatov'un kaleminden nasıl da büyük bir başarıyla işlendiğini resmetmektedir. Şiddetle tavsiye edilir...

niluferinkitapligi 
20 Şub 20:13 · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

Bugüne kadar okuyup da idrakıma çarpmayan,parça tesiri ile ruhumu dağıtmayan bir AYTMATOV kitabı olmadı.O bir ruh çözücü,bir vicdan hızarı,Aytmatov bir dönüştürücü;Onu her okuduğumda,içimde hiçbirşey eskisi gibi kalmadı.
"Yıldırım Sesli Manasçı" üç küçük romanın aynı kitapta biraraya getirilmiş hali.Üçünü de sevmekle beraber,"Yüz yüze",beni yine ters düz eden Aytmatov hikayelerinden biri oldu.
Ülkeniz için girdiğiniz savaştan,ölümden korkup kaçar mıydınız?Köyde yolunuzu bekleyen ana,yar,evlat;mükafat mı derdi bu dönüşe,felaket mi?Saklanarak sürdürülen bir yaşam özgürlük müdür?Ölüme yürüten inanç mı ölüm getirir, kaçmanın verdiği utanç mı?
Yalnızca roman kahramanlarını değil,okuyanı da araflara atan bir Cengiz AYTMATOV romanı.Artık bizimle aynı dünyada yaşamayan tüm Aytmatovlar'a selam olsun;okunsun,hep okunsun Onlar...

Ahmet bestepe 
14 Eyl 23:58 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi · 5/10 puan

Sevdim kitap cok guzel temiz bir havada nefes aliyormus gibi geldi ormanda cam agaclarinim icinde yuruyup koozalak kokusunu icineceker gibi hava soluyup

R.T 
28 Şub 17:59 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bir Aytmatov kitabı daha sona erdi. Kitaptaki üç öyküden ilk ikisi kısa, ancak son öykü diğerlerine göre uzun. Yıldırım Sesli Manasçı, Kırgızlar için önemli olan Manas Destanı'nın küçük bir çocuk üzerinden anlatılışını konu alıyor. Yüzyüze'de ise yine Aytmatov'un diğer romanlarında olduğu gibi savaş yılları anlatılıyor. Bu aralar, etrafımda zorunlu askerlikle ilgili birçok görüş ortaya atılırken okudum bu öyküyü. Seyde'nin asker kaçağı kocası İsmail'e yardım edişi, gelgitlerini ve içdünyasını çok gerçekçi bir şekilde ortaya koymuş Aytmatov. İsmail'in savaş zamanı askerden kaçışını okurken, Aytmatov'un Toprak Ana kitabındaki bir cümle tokat gibi çarptı yüzüme; "Herkesin başı dertte, herkes can derdinde iken bir insan kendi canını nasıl kurtarabilirdi? Birileri savaşta çarpışıp canlarını feda ederken, başka birilerinin de yan gelip yatmaları mı gerekirdi? Bir insanın bu kadar alçalabileceğini aklım almıyordu." İşte bu cümle geldi tam da oturdu yüreğimin içine... Seyde de kocasının bencilliği karşısında daha da fazla kandıramadı kendini. Bu öyküyü okumalısınız diyorum sadece. Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek öyküsüne gelince, Krisk'in, babası Emrayin, Mılgın ve Orhan Ata ile çıktığı ve ürpertici bir hal alan deniz yolculuğunu anlatıyor. Bu kitapta beni sadece Yüzyüze öyküsünün etkileyebildiğini düşünürken, bu öykü beni öyle sarıp sarmaladı ki elimden bırakamadım. Okurken gerildim, ürperdim, sonu kötü bitmesin istedim... Hayal ederken kendimi Krisk'in yerine koyamadım. Kendimi karakterlerin yerine koymaya cesaret edemedim. Hep uzaktan o dörtlüyü canlandırdım. Çok gerçekçi bir şekilde yazılmış. Hep söylerim, yine söylüyorum; iyi ki geçmişsin bu dünyadan Aytmatov! İyi ki seni tanımışız. Değerli okurlara keyifle okumalar diliyorum!

Kitaptan 47 Alıntı

Hayaller, insanla beraber öbür dünyaya gelemezler miydi? Yüzyıllarca, sonsuza kadar onunla birlikte kalamazlar mıydı?

Yıldırım Sesli Manasçı / Yüzyüze / Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov (Sayfa 110 - Ötüken Neşriyat)Yıldırım Sesli Manasçı / Yüzyüze / Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov (Sayfa 110 - Ötüken Neşriyat)
Zagor 
30 Haz 03:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yıldırım Sesli Manasçı Öyküsünden
İnsanın kendi hayatı, göz açıp geçinceye kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir.

Yıldırım Sesli Manasçı / Yüzyüze / Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov (Sayfa 21 - Ötüken Neşriyat 15.Basım Ekim 2016 Çeviri Refik Özdek)Yıldırım Sesli Manasçı / Yüzyüze / Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov (Sayfa 21 - Ötüken Neşriyat 15.Basım Ekim 2016 Çeviri Refik Özdek)
Zagor 
01 Tem 01:37 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İsmail'in İsyanı
Herkes kendi canını düşünür. Ben de önce kendi karnımı doyurmalıyım. Başkalarından sana ne! Açlıktan gebersen kimse lokmasını vermez. Herkes kendini düşünür. Herkes ancak dişleyebildiğini, koparabildiğini yer!

Yıldırım Sesli Manasçı / Yüzyüze / Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov (Sayfa 81 - Ötüken Neşriyat 15.Basım Ekim 2016 Çeviri Refik Özdek / Yüzyüze öyküsünden)Yıldırım Sesli Manasçı / Yüzyüze / Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov (Sayfa 81 - Ötüken Neşriyat 15.Basım Ekim 2016 Çeviri Refik Özdek / Yüzyüze öyküsünden)
5 /