Yıldızın Parladığı Anlar (On Dört Tarihsel Minyatür)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.056
Gösterim
Adı:
Yıldızın Parladığı Anlar
Alt başlık:
On Dört Tarihsel Minyatür
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051418018
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sternstunden der Menschheit
Çeviri:
Burhan Arpad
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
“Çağları aşan bir kararın bir tek takvime, bir tek saate, çoğu kez de yalnızca bir tek dakikaya sıkıştırıldığı trajik ve yazgıyı belirleyici anlara, bireylerin yaşamında ve tarihin akışı içinde çok ender rastlanır. Ben böyle anları İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar diye adlandırdım; çünkü onlar, tıpkı yıldızlar gibi, hiç değişmeden geçmişin karanlığına ışık tutmaktadırlar. İşte bu kitabımla, değişik zamanlara, değişik bölgelere ait kimi önemli anları, İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar’ı anımsatmaya çalıştım. Kitapta yer alan tarihsel olayları anlatırken, gerçekleri hiçbir biçimde değiştirmedim, katkılarımla renklendirip zenginleştirmedim. Çünkü tarih, kusursuzluğa ulaştığı böylesine eşsiz anlarda, kendisine yardım için uzanan ellere gereksinim duymaz.”

Stefan Zweig, 14 ayrı tarihsel olayı, 14 biricik anı ele alarak, insanoğlunun kaderle ilişkisine bambaşka bir açıdan bakıyor. Tarihe geçmek diye gözümüzde büyüttüğümüz olguların aslında nasıl da anlık kararlara, gecikmelere bağlı olduğunu, bir anlık hatayla koca imparatorlukların çöküvereceğini, her şeyin sonunda tarih denilen tozlu sayfalarda eşitleneceğini çok yalın bir anlatımla dile getiriyor.

Kimler yok ki bu anlık kararların, dönüm noktalarının eşiğinde karşımıza çıkanlar arasında: Fatih Sultan Mehmet, Napoléon, Goethe, Lenin, Dostoyevski, Tolstoy… Fetihler, keşifler, yıkımlar, büyük yaratıcılık anları…
Şu ana kadar beğenmediğim tek bir kitabı bile olmadı yazarın, hayranlığım her kitapta 3-5 kat daha artıyor.Bu kitapta da İnsanlık tarihindeki o kritik anlara hani o olmasaydı bu olmazdı denilen olaylara ışık tutmuş Zweig.Her öyküyü bitirdikten sonra o konu ile alakalı araştırma yapmanızı öneririm daha akılda kalıcı oluyor ve kitabın tadı asıl böyle çıkıyor,daha şaşırtıcı sonuçlar elde ediyorsunuz tam anlamıyla araştırma-inceleme kitabı.Beğenmeyenlerin bunu normal bir roman beklentisi içerisinde olup okudukları için beğenmediklerini düşünüyorum.Herkesin bu içinde olan belli başlı olayları bilmesi gerektiğini düşünüyorum, genel kültür açısından.

!!!!!SPOİLER!!!!

İçersinde 14 tane tarihi olay var. İçlerinde beni sarmayan olaylar da var elbette ama beğendiklerimi şöyle sıralayabilirim;

*ÖLÜMSÜZLÜĞE SIĞINIŞ-BÜYÜK OKYANUSUN KEŞFİ
Aslında bütün kargaşa altına olan düşkünlükten doğuyor.Kolomb adaya gider, yanında eşyalarla geri gelir, tam anlamıyla bir Hülya adamı olan, inanmak istediği şeye mutlaka inanan ve Hindistan’a deniz yoluyla gitme iddiasında da yine haklı çıkan Kolomb, gösterdiklerinin yalnızca küçük birer örnek olduğunu böbürlenerek ve ustaca uydurur. Güvenilir kaynaklardan öğrendiğine göre, bu yeni adalarda sonsuz altın madeni bulunmaktadır. Bütün olay böyle başlar.Aslında gittiği yer Amerika adaları ama kendisi Hindistanın devamı olarak biliyor.(gerçeği hiç bir zaman öğrenemeden ölüyor) Daha sonra Amerigo Vespucci oranın Hindistanın devamı olmadığını başka bir kıta olduğunu söylemesi üzerine tezi kanıtlanıyor. Sonra kıtaya Amerika adı veriliyor. (Kıtaya adı verildiğinden haberi olmamıştır hiç bir zaman)

*BİZANS’IN FETHİ- FATİH SULTAN MEHMET

*BİR GECELİK DÂHİ- MARSEILLASE

*WATERLOO:DÜNYANIN YAZGISINI BELİRLEYEN AN-NAPOLEON:
Bu hikaye beni çok üzdü aslında başkasına verdiği çok önemli ve basit bir iş... ama o kişinin bu işi yapmaması, son anda cayması... Napoleonun sonu oldu.

*ELDORADONUN KEŞFİ-J.A SUTER:
Johann August Suter’in öyküsü çok üzdü ve çok düşündürdü beni. “Hak-dava” diye diye bütün herşeyini kaybetti.

*BİR YİĞİTLİK ÂNI- DOSTOYEVSKİ, PETERSBURG, SEMENOVSK ALANI:
O muhteşem sahne! Ölüm sessizliğinde idam edilmesine saniyeler kala bir fermanla cezası değişiyor ve hafifliyor...
“Ve ölüm...
Donmuş eklemlerinden duraksayarak uzaklaşıyor,
Hâlâ karanlığa bakmakta olan gözleri
Sonsuz ışığın selamını seziyor.”

*OKYANUSU AŞAN İLK SÖZ- CYRUS W.FİELD:
Ancak 3. Denemede başarılı sonuç elde edilir ama o da kısa sürelidir. 4. Deneme de Avrupa ile Amerika arası telgraf ve sinyaller bakır kablolar aracılığı ile kusursuz bir şekilde sağlanır.

*TANRI’YA SIĞINIŞ- LEV TOLSTOY
Tamamlanamadığı (Karanlıkta bir ışıktır) dramı için Zweigden sondeyiş.Bir tren garında sefil bir halde öldüğü biliniyor ama medya öyle bir yanıltmış ki insanları, ölümüne yaklaştığını hissettiği zaman(82 yaşında ) zengin hayatını, karısını,kızını, malını, mülkünü geride bırakıp kaçmıştır Tolstoy içindeki inanç uğruna.Kitapları da ticari olarak kullanılmasın diye bağışlamıştır.
https://i.hizliresim.com/morQMZ.jpg


Herkese keyifli okumalar.
***Ekle Ekle Ekle***

İşe gidiş gelişlerde ve uyamaya yarım saat kala okudum eseri. İş yerindeyken bütün gün aklımda olan bir kitaptır.

Her insanın hayatında bir dönüm noktası vardır. Bu dönüm noktası başarıya giden yoldaki en önemli kavşak da olabilir başarısızlığa giden yoldaki kavşak da. Zweig 12 önemli insanın (Fatih Mehmet-İstanbul' un Fethi de var) hayatlarındaki bu önemli kavşakları, parlayan yıldızlara benzetir.

12 muazzam olay, 12 başarı öyküsü, antoloji sofrasında birbirinden güzel 12 farklı meze...

Özellikle okyanus altına kablo döşeme fikri beni derinden etkiledi. Zira ülkemizde günümüzde bile böylesi idealist fikirleri destekleyecek insanları bulmak bana o kadar imkansız geliyor ki. Ama 1800 lü yılların Avrupasında okyanus altından kablo geçirme fikri defalarca başarısızlığa uğramasına rağmen yine de kaynak yaratılabilmesi (: güldürdü de ağlattı da anlayacağınız...

Zweig' ın en farklı, en eğlenceli ve en öğretici kitabıdır kanımca (:

~~Keyifli okumalar~~
~~Kitapla kalın~~
Stefan Zweig,
Okuduğum üçüncü eseri şimdiye kadar neden okumadığımı düşünüp duruyorum, Psikolojik olarak insan evrelerini bu kadar iyi betimlemesi, karakter yaratma ve karakterlerin ruhsal gerilimlerini tasviri beni fazlasıyla etkiledi. Fırsat buldukça bütün eserlerini okumayı planlıyorum. Her zaman tarihte önemli şahsiyetlerin hayatlarına dair ufak da olsa bilgi öğrenmek istemiş ama bir türlü fırsat bulamamıştım, bu eser benim eksiklerimi azda olsa kapatmış bulunmaktadır. Dünya tarihinde önemli anların gerçekleşmesine sebeb olan bir çok değerli şahsiyetin hayatına dair, ufak bir gezintiye çıkmış bulundum. Ama Fatih Sultan Mehmet Hanı anlatırken benim kuruntum mu bilemedim objektif olduğunu düşünmedim, daha çok hırslı bir diktatörlükten bahşediyormuş hissine kapıldım. Tabi bu benim kuruntum da olabilir. :)
İnsanlığın yıldızının patladığı anlar Stefan Zweig'in söylemi ile Çağları aşan bir kararın bir tek takvime, bir tek saate ve çoğu kez de yalnızca bir tek dakikaya sıkıştırıldığı böylesine trajik ve yazgıyı belirleyici anlara, bireylerin yaşamında ve tarihin akışı içinde çok ender rastlanır. Ben böyle anları, ‘’insanlığın yıldızının parladığı anlar’’ diye adlandırdım; çünkü onlar, tıpkı yıldızlar gibi hiç değişmeden geçmişin karanlığına ışık tutmaktadır.
Her insanın yıldızının parladığı anlar vardır ve o anların farkına varıp mücadele ederse hayatında önemli anlara sebeb olacağını, tarihin değişimini bu anlara bağlandığını insanlık tarihi olmasa bile kendi tarihine büyük etki edeceğini belirtmiş. Okurken mücadele etmeyi, dayanmayı, vazgeçmememiz gerektiğini bir kez daha anladım. Her insan hayatında kaçırdığı birçok fırsat için hayıflanır durur. Kaçırılan fırsat küçük bir imkân da olabilir, birçok insanı etkileyecek çap tada olabilir. İşte bu hayıflanma insanın cesaretsizliği, anı değerlendirememesi, hızlı ve doğru karar verememesinin itirafıdır. Bu fırsatı değerlendirecek cesareti gösterdiğimizde geleceğin anahtarı elimize geçmiş olabilir. O anı okuyamayan insanın hayıflanmaya hakkı yoktur zira anahtarı alacak yürekliliği gösteremediği için kendi kaderini başkasına vermiş olacaktır.
Hepinize keyifli okumalar dilerim.
Merhabalar İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar kitabı 12 bölümden oluşmaktadır eser biraz hikaye birazda biyografi tarzında yazılmış Kitapta İstanbul’un Fethi,Fransa milli marşının ortaya çıkışı, Avrupalıların ilk kez Büyük Okyanus'u görmesi vb olaylara yer vermiş.Kitapta tek rahatsız oldum yer İstanbul’un Fethi idi çünkü çok farklı bir bakış açısıyla anlatmış ama olsun bu sayede Avrupa’nın bakış açısını da görmüş olacaksınız İyi Okumalar Dilerim
İşte on dört tarihsel minyatürün küçük bir aynası. Umarım dikkatinizi celbeder ve sizi kitabı alıp okumaya teşvik eder zira ben çok beğenerek okudum ve çok şey öğrendim. Okurken sürekli telefonumdan haritalara bakıyor, detaylı bilgiler öğrenmeye çalışıyordum bu yüzden okuma sürem uzadı ama olsun bu kitap sayesinde bilgi dağarcığım çok genişledi diyebilirim.

Nunez de Balboa maceracı ruhuyla büyük okyanusu nasıl keşfetti?

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmekteki üstün arzu ve dehası.

Ünlü Alman bestekar Handel’in inişlerle ve çıkışlarla dolu hayatı.

Fransız milli marşı bir gecede nasıl yazıldı?

Napolyon’a savaşı kaybettiren bir saniyelik karar ve sonucunda Avrupa tarihinin değişimi.

Yaşamdan kaçıp şiire sığınan, yüzyıllarca nice şairleri ve yazarları etkileyen büyük şair Goethe ve 18 yaşında yazmaya başladığı, ancak ölümünden kısa bir süre önce, 83 yaşında tamamladığı en önemli dünya klasiklerinden olan muazzam eseri Faust.

Johann August Suter’in serüvenleri, trajedisi ve altına hücum.

Dostoyevski’nin hayatından bir kesit. Dostoyevski’nin hayatındaki en zor kesit...

Amerika ile kurulan ilk hızlı iletişim ağı nasıl, ne zaman, hangi şartlarda ve hangi mücadeleci insan sayesinde başarıldı? Eski kıta Avrupa ile yeni kıta Amerika nasıl bağlandı?

Tolstoy’un ölünce yarım kalan son eseri; “Karanlıkta Bir Işık.” (Bu kısım kitabın genel havasına pek uymadığını düşünüyorum. Yazar insanlık tarihi için daha önemli başka bir olay seçebilirdi)

Güney kutbu için savaşım. Kaptan Scott, 90. enlem derecesi, 16 Ocak 1912. İnsanoğlunun bilinmeyeni keşfetmek için gösterdiği, haşin doğa şartlarına karşı verdiği müthiş mücadele.

Lenin, işçi sınıfının ayaklanması, ilk sosyalist devlet Sovyet Rusya’sının kuruluşu, kısa ama etkili bir özet...

Bu sefer milattan önceki yıllara gidiyor, Roma İmparatorluğu topraklarına uzanıyor, Marcus Tullius Cicero’nun hayatına, felsefesine ve Roma tarihine bakıyoruz.

Woodrow Wilson Avrupa’ya barış getirebilecek midir?
Dünya tarihine geçmiş on dört olaya ve bu olayların merkezinde bulunan kişilere Stefan Zweig’ın gözüyle baktığımız bir kitap var elimizde. Akıcı üslubuyla ve Zweig’ın kendine has anlatımıyla tarih kitapları okumayı sevmeyenlerin bile beğeneceğini düşündüğüm bu kitabı kesinlikle okumalısınız.
İnceleme yapmayı çok istediğim bir eserdi.
Çok emek vererek bir inceleme yazdım fakat bir geri tuşuna basmakla tüm emeğim yok oldu.
Çok üzgünüm ve kitap hakkında içim dolu dolu kaldım.

Kısaca şunları söylecek olursam ;

Edebî ve tarihsel şölen...

Zweig kesinlikle sadece kısa öykü kitaplarıyla kalmamalı zihinlerde ve yüreklerde.

Bu unutulmaz ve çok özel kitabı yorumlarda okumayarak efsunlu iklimini yudum yudum içerek ruhunuza katın.
Bireylerin yaşamında ve tarihin akışında yüzyılları belirleyecek bir kararın tek bir güne, tek bir saate, tek bir ana sıkıştırıldığı çok trajik ve yazgıyı belirleyen anlara çok ender rastlanır. Geçmişin karanlığına ışık tuttukları için ' yıldızın parladığı anlar ' dediğim, değişik yüzyıllardan ve bölgelerden anlardan bazılarını bu kitabımda anımsatmaya çalışıyorum. Bunu yaparken de insanlık tarihinde yaşanan olaylara kendi buluşum olan bazı şeyleri katıp onları değiştirmeye veya güçlendirmeye çalışmadım. Çünkü o görkemli anları olağanüstü yaşamış tarihi insan elinin değiştirmesi gereksizdir. Eğer o gerçek anlamda bir şair, bir oyun yazarı olarak görevini yerine getiriyorsa hiç kimse onu aşmayı denememelidir.
Stefan Zweig
Yazarın yaptığı önsözden bir parça. tarih sahnesinde yer alan 14 olayı en azından kendim için kesin olduğunu düşündüğüm bir asla unutulmayacak şekilde anlatımı var. Kitaplara yorum yapmayı pek sevmesemde kendimden az parça katarak bazı kitapları ortak bir okunmuşluk yapmayı isterim keyifli okumalar.
İnsanlık tarihine yön vermiş 12 kişinin(olayın) karar an'larını veya üstlendikleri rolleri anlatan, ilginç bir kitap. Kimi an'ı yakalamış kimi ise kıymetini bilemeden elinden kaçırıp yazgıyı değiştirmiştir.
Zweig'den muhteşem bir araştırma kitabı.Kitapta,Roma döneminin demokrasi savunucusu Cicero'dan, İstanbul'un fethine,amerikadaki ilk kolonileşmeden,Woterloo savaşına,altına hücum olayından,güney kutbunun keşfine,atlantiğe ilk telgraf hattı döşenme hikayesinden,Lenin'in Rusyaya geliş hikayesine.....vs kadar tam 14 tarihi ve kişisel olayların iç yüzü anlatılıyor.yazar bu hikayelerde bir saniye de,bir saatta,bir günde,verilen veya verilemeyen doğru veya yanlış kararların,bir anlık ihmalkarlıkların,insanlar ve insanlık tarihinde ne kadar büyük değişikliklere sebep olduğunu harika bir şekilde açıklıyor.son cümle olarak, mutlaka okunması gereken ve çok büyük bilgiler edinilecek bir kitaptır diyorum.
Zweig okumayı en sevdiğim yazarlardan biri, dili ve seçtiği konular çok yerinde ve etkileyici oluyor. Bu kitabında çıkış noktası ve seçilen konular gerçekten çok güzel. Hayatta öyle anlar var ki gerçekten de tarihin akışını etkiliyor ve Zweig da bu anların yaşandığı gerçek olaylara kitabında yer vermiş.

Kitap genel olarak güzel olsa da İstanbul'un fethi ile ilgili olan bölümü sevmedim, yazarın burada objektif olduğunu düşünmüyorum, verdiği bilgiler kimi tarihçiler tarafından doğru kabul edilse de bu grup oldukça azınlıkta. Bununla ilgili şu linkteki yazının daha açıklayıcı olacağını düşünüyorum;
http://www.ibrahimtuzer.com/...3107/File/stefzw.pdf

Zweig bazı yerlerde anlatımı fazla süslemiş, tarihi gerçekliği olan metinlerde bu süsten çok hoşlanmıyorum. Yine de içindeki 12 farklı yaşanmışlık da birbirinden etkileyici ve güzel, insana ilham verecek türden öyküler. Ve fark ettim ki Zweig'ın roman ve hikayelerini okumayı daha çok seviyorum.
İnsan ne kadar da az şeye muktedirdir! Güneşi yörüngesinden alıkoyamaz, denizin dalgalanmasına, dağların gökyüzüne yükselmesine engel olamaz. Gücünün yetmediği şeyler karşısında öylece kalır insan. Dünya insanın boyun eğmesi gereken kesin bir yasadır ve onun yazgısını belirler.

Avusturyalı yazar Stefan Zweig sadece yazmış olduğu öykü ve Novella (uzun öykü) yanında tartışmasız çok iyi bir biyografi yazarıdır. Bir de psikolojiye ve Freud'un öğretisine duyduğu yoğun ilgi, Zweig'in derin karakter incelemelerinde ifade bularak "İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar" kitabında dünya tarihinde 12 adet önemli olan gelişmeleri, yaşananları, kişileri Amerika'nın keşfi, İstanbul'un fethi, Waterloo Savaşı, Güney kutbunun keşfi, Tolstoy, Goethe gibi yazarların hayatındaki önemli anlarına verdiği dünya tarihinde, tarihe adı geçen başarılı bir çok olayı mucizevi bir şekilde gerçekleştirenleri olayları ve gerçekleştiremedikten sonraki tarihte adları bile duyulmamış tarihin yazgısı sonucunda kaybedenlerin trajedisini Zweig insanlık tarihini en önemli tarafından çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Waterloo Savaşı anlatımı daha önce okuduğum Victor Hugo ve Stendhal kadar etkileyici ve başarılı olan. İstanbul'un fethi bölümünde farklı bir açıdan bakan bir gözle olaya yaklaşıp anlatması ve gerçekçi savaş sahneleri ve bilinmeyenleri öğretisi ile beni çok etkileyen bölümler oldu. Tarih ve Zweig sever bir okuyucu ve kısa hikayeleri dışında farklı tatlar arayan okurlar için tavsiye ederim.
Tolstoy- Hayır hiç yorgun değilim. İnsanı sadece kararsızlık yorgun düşürür. Her türlü çaba insanı özgürleştirir, en kötüsü bile hiçbir şey yapmamaktan daha yararlıdır.
"Bütün çabalar, katlanılan bunca sıkıntılar, bütün işkenceler ne içindi?" diye yazar. "Şu anda sona ermiş düşler için," diye yanıtlar kendisini.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yıldızın Parladığı Anlar
Alt başlık:
On Dört Tarihsel Minyatür
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051418018
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sternstunden der Menschheit
Çeviri:
Burhan Arpad
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
“Çağları aşan bir kararın bir tek takvime, bir tek saate, çoğu kez de yalnızca bir tek dakikaya sıkıştırıldığı trajik ve yazgıyı belirleyici anlara, bireylerin yaşamında ve tarihin akışı içinde çok ender rastlanır. Ben böyle anları İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar diye adlandırdım; çünkü onlar, tıpkı yıldızlar gibi, hiç değişmeden geçmişin karanlığına ışık tutmaktadırlar. İşte bu kitabımla, değişik zamanlara, değişik bölgelere ait kimi önemli anları, İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar’ı anımsatmaya çalıştım. Kitapta yer alan tarihsel olayları anlatırken, gerçekleri hiçbir biçimde değiştirmedim, katkılarımla renklendirip zenginleştirmedim. Çünkü tarih, kusursuzluğa ulaştığı böylesine eşsiz anlarda, kendisine yardım için uzanan ellere gereksinim duymaz.”

Stefan Zweig, 14 ayrı tarihsel olayı, 14 biricik anı ele alarak, insanoğlunun kaderle ilişkisine bambaşka bir açıdan bakıyor. Tarihe geçmek diye gözümüzde büyüttüğümüz olguların aslında nasıl da anlık kararlara, gecikmelere bağlı olduğunu, bir anlık hatayla koca imparatorlukların çöküvereceğini, her şeyin sonunda tarih denilen tozlu sayfalarda eşitleneceğini çok yalın bir anlatımla dile getiriyor.

Kimler yok ki bu anlık kararların, dönüm noktalarının eşiğinde karşımıza çıkanlar arasında: Fatih Sultan Mehmet, Napoléon, Goethe, Lenin, Dostoyevski, Tolstoy… Fetihler, keşifler, yıkımlar, büyük yaratıcılık anları…

Kitabı okuyanlar 555 okur

  • Sevtaç Bülbül
  • Elvide Demirkol
  • Yusuf Kadri Şirinkan
  • Halil Korkmaz
  • Hem Elit Hem Avam
  • Elif Çağaloğlu
  • ecem sena erbil
  • Emre KAYA
  • Burcu Peker
  • Zeynep Elmas

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (2)
9
%1.4 (3)
8
%1.4 (3)
7
%1.9 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları