·
Okunma
·
Beğeni
·
940
Gösterim
Adı:
Yitik Masumiyet
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055715250
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Road of Lost Innocence
Çeviri:
Ezgi Yağ
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Kamboçyalı bir kahramanın gerçek yaşam öyküsü
"Başkası olsa kaçıp giderdi. Ama Mam, başkaları onun çektiği acıları çekmesin diye savaşmaya devam ediyor." -Angelina Jolie
Kamboçya'da bakire bir kızla seks yapmanın bir erkeği hastalıklardan koruyacağına inanılır. Bekâretleri garanti olsun diye beş-altı yaşlarında kız çocukları genelevlerde satışa çıkartılır. Kamboçya'da ailelerin kızlarını borçlarına karşılık genelevlere satmaları son derece sıradan bir durumdur. Kızlar ailelerinin borcunu ödeyene kadar çalışmak zorundadır. Karşı koymaya ya da kaçmaya çalışmanın sonu en iyi ihtimalle (!) ölümdür. Zaten kaçıp sığınacak bir yerleri de yoktur. Ya başka bir geneleve satılırlar ya da genelevlerle iş birliği halindeki polis tarafından geri iade edilirler.
Bugün, bu ürkütücü tablonun değişmesi için canla başla mücadele veren Somaly Mam de bu çarkın kurbanlarından biri aslında. Bekâreti 'sözde' büyük babası tarafından, borcuna karşılık, Çinli bir tüccara peşkeş çekildiğinde on iki yaşında olan Mam, yıllarca sürecek şiddet ve tecavüz döngüsüyle ilk böyle tanışır. Hiç tanımadığı bir adamla zorla evlendirildiğinde on dördündedir. İlk gecelerinde defalarca kocasının tecavüzüne uğrar, karşı koyduğunda dayak yer. On altısında da geneleve satılır.
O günlerde 'hayır' demeye hakkı olduğu aklının ucundan bile geçmeyen o küçük kız bugün bütün dünyanın konuştuğu bir kahraman. Başka kadınların ve çocukların kendi çektiği acıları çekmemesi için, kurduğu vakıfla ve açtığı sığınma evleriyle insan tacirlerinin eline düşen kurbanlara yardım elini uzatıyor.
168 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kamboçya’da bakire bir kızla seks yapmanın bir erkeği hastalıklardan koruyacağına inanılır. Bekâretleri garanti olsun diye beş-altı yaşlarında kız çocukları genelevlerde satışa çıkartılır. Kamboçya’da ailelerin kızlarını borçlarına karşılık genelevlere satmaları son derece sıradan bir durumdur. Kızlar ailelerinin borcunu ödeyene kadar çalışmak zorundadır. Karşı koymaya ya da kaçmaya çalışmanın sonu en iyi ihtimalle (!) ölümdür. Zaten kaçıp sığınacak bir yerleri de yoktur. Ya başka bir geneleve satılırlar ya da genelevlerle iş birliği halindeki polis tarafından geri iade edilirler.(Arka kapaktan alıntıdır.)

Yaşamakta olan güzel bir insanın muazzam yaşam öyküsü...
Bir kadının ne koşullarda neler yapabileceğini öğrenmek isterseniz bu eseri kesinlikle okumanızı tavsiye ederim...

Küçük bir kız çocuğunun henüz çocukken ailesi tarafından satılması ve satılmasının ardından tecavüze uğrayarak hayatı boyunca çekmiş olduğu felaket derecede kötü, acı, işkence ve şiddet olaylarına maruz kalarak türlü yerlerden almış olduğu bir sürü tehdide karşı göstermiş olduğu muazzam yaşam mücadelesine kendiniz okuyarak şahit olun isterim...

Kendisi her ne kadar bunca acıyı yaşamış olsa da, kendisi gibi kız şiddete maruz kalıp satılıp fahişelik yaptırılan kız çocuklarına bir umut ışığı rolünü üstlenmiş. Bu alanda yapmış olduğu mücadeleden dolayı dünyanın farklı noktalarında sesini duyurmayı başarıp sayısız yerden sayısız ödül almış gerçek bir efsane...

Kitabını kendisi ele aldığından zaman zaman başından geçirmiş olan olayları anlatırken veya kendisinin yapmış olduğu mücadelede, ister kendisinin olsun isterse de başka kız çocuklarının yaşadıklarını gördükçe açıkçası insan ağlamamak için zor tutuyor kendisini. Duygusal yapılı biriyseniz arada gözyaşı dökmemenize imkan yok...

Kitap genel olarak Kamboçyadaki kız çocuklarının yaşadıkları sıkıntıları anlatmış olsa da, satır aralarında o kadar çok şey var ki... misal bu mücadeleyi sürdüren kadın lider, Somaly Mam'ın kocası kendisi gibi siyahi olmayıp beyaz olması ve mücadelesini sürdürürken ki ister halkın isterse de mücadelelerini sürdürmüş olduğu genelev sahiplerinin beyaz ırka karşı pek bir şey yapmaktan korkmaları mücadelesini destekleyen ilk ve en önemli unsurdur onun için. Çünkü şayet kocası beyaz değil de kendisi gibi siyahi olmuş olsaydı belki de savaşmış olduğu kitle onun mücadelesini başlamadan bitirmiş olacaklardı... Bu ve bunun gibi çok fazla satır arası ayrıntı kitapta mevcuttur.

Somaly Mam'ın yaşam hikayesini anlatırken üslubü oldukça içten ve samimi. Olayları yıllar sonra oturup yazmak yazara geçmişte yaşamış olduğu acıları hatırlattığı için her ne kadar üzse de o yazdıkça insan onunla beraber daha da üzülüyor... Ama yazmasındaki amacı artık bu tür olayların mümkün mertebede yaşanmasını istemediği için olduğunu söylemiş. dilerim artık yaşanmaz bu ve benzeri olaylar...

Kitabın bitişinden sonra Kamboçya nasıl bir yer sorsanız size tek cevabım berbat ve rezalet derecede ahlaki seviyesi düşük bir ülke derim...

Neyse, kitabı kesinlikle okuyun ve yaşayan efsane olan Somaly Mam'ı siz de yakından tanıyıp bu mücadeleye ortak olun. Yazar veya kitap hakkında youtube'da türkçe video bulamadım hep ingilizce falan. demek ki kadını daha pek tanımıyoruz... bu da üzücü... o yüzden kitabı okumak isteyen varsa (ki kesinlikle okumanızı tavsiye ederim) bana okumak istediğini yorum veya mesajla iletsin yarın ilk işim ona bu eseri yollayıp daha fazla kişi okumasını sağlamaktır...

Bu derece zor şartlar altında böylesine büyük mücadeleler veren insanların yaşam öykülerini kesinlikle okuyun derim. Çünkü masa başı konuşmaktan çok daha derin tecrübelerden gelen hayat fısıltıları vardır...
(OKUMANIZ İÇİN DAHA NE YAPAYIM...)
168 syf.
·10/10
Kamboçyada doğup büyüyen ve küçük bir kızken de seks kölesi olarak satılan Somaly Mam.

Büyükbabasının borcuna karşılık Çinli bir tüccar tarafından tecavüze uğrayarak bekareti alındığında daha 12 yaşındaydı...
Hiç tanımadığı bir adamla büyükbabası tarafından zorla evlendirildiğinde ise 14 ündeydi...
Büyükbabasının borçlarından dolayı geneleve satıldığında ise daha 16 sındaydı !!!

'' Kamboçya burası:Eğer kızsan , ailene itaat etmek zorundasın.Ailen eğer küçük erkek kardeşin okula gidebilsin veya annen kumar oynayabilsin diye yol kenarında kendini satmanı talep ediyorsa , yapacaksın.
Seçim hakkın olduğu aklının ucundan bile geçmez (sayfa 98) ''

'' Gerçek hakiki bakire sattıkları belli olsun diye , genelevler artık çocuk satıyorlar.Çoğu zaman , 6-7 yaşından küçük kızlar oluyor.Bir hafta dolduktan sonra , kızı (anestezi kullanmadan) içten dikip , çabucak tekrar satıyorlar.Bakirelerin çığlık atıp kanaması gerekir ve bu şekilde kızın tekrar tekrar çığlık atıp , kanayacağından emin oluyorlar.İşlemi belki de 3,4 kez tekrar ediyorlar. (Sayfa 53) ''

Somaly Mam ' ın yaşadığı topraklarda , bir bakireyle seks yapmanın bir erkeği güçlendirdiğine,hayatı uzattığına ve kötü hastalıklardan kurtardığına inanılıyor. Bu yüzden de 3,4 yaşlarında ki çocuklar aileleri tarafından (bekareti garanti olduğu için ailelere daha çok para veriliyor) borçlarına karşılık genelevlere satılıyorlar !!!
Küçücük çocukların seks kölesi haline getirilmesi gerçekten insanın içine işliyor. Kitabı birçok kez yarım bıraktım ve okumakta çok zorlandım . Benim okumakta zorlandığım bu satırları hala yaşayan çocukların olmasını bilmek beynimin uyuşmasına neden oluyor.

Başka kadınların ve çocukların kendi çektiği acıları çekmemesi için, kurduğu vakıfla ve açtığı sığınma evleriyle insan tacirlerinin eline düşen kurbanlara yardım elini uzatan Kamboçyalı bir kahraman olan Somaly Mam ' ın acılarla dolu gerçek yaşam öyküsü ...

Şuan belki de yakınları tarafından şiddet gören , istismara uğrayan , küçücük bedenine kirliliğini bulaştıran adamların pis nefesini duyan ne çok çocuk vardır…
Umarım bir gün kurtarılmayı bekleyecek hiç bir seks kölesi çocuk kalmaz !
Bunu tüm kalbimle diliyorum !
168 syf.
Eğer Cinsiyetiniz "KADIN" ise Dünya Sizin İçin Hiç de İyi Bir Yer Değil!!!

Geçmişten günümüze süregelen ne yazık ki alıştığımız bir hikâyemiz var. Başrolünde kadın ve erkeğin oynadığı... Sahne de çok tanıdık; ezen erkek, ezilen ise kadın...

Günler geçti, insanlar bilinçlendi, dünya değişti, teknoloji gelişti... Adresler de değişti fakat birşey hep aynı kaldı: 'ERKEK' sıfatı altına saklanan mahluklar ve vahşetleri... Sahneye yeni oyuncular eklendi sonra, zalimler kurban çeşitliliğine gitti böylece; çocuklar geldi sırayla erkekli kızlı, ardından hayvanlar takip etti onları...
Kendileri de cennet kokan bir anneden gelmemişler gibi kör ederek vicdanlarını, gözlerini dahi kırpmadan yok ettiler geleceğin şefkat kokan annelerini...

"Yitik Masumiyet" bugüne kadar okumakta en çok zorlandığım kitap oldu. Anlatımın bu kadar duru olup, üslubun ise bu denli sade olduğu bir kitabı okuyamadım adeta. Bir sayfayı üç- dört kez okumaya çalıştığımı biliyorum. Girmedi cümleler gözlerimden, beynimden ve kalbimden içeri. Hiç başlamamayı veya yarıda bırakmayı düşünmedim değil. Fakat benim okumakta zorlandığım, insanlık adına utanç veren hikayeyi başta yazar Somaly Mam ve onun gibi bu kadere mahkum edilen nice küçük kız çocukları yaşamıştı. Bu davranışım onlar için oldukça büyük bir saygısızlık olurdu.

Hikayemizin başrollerinde erkekler ve ellerinden oyunları, gülüşleri yaşama sevinçleri, hatta gelecekleri çalınan 'küçük kız çocukları' var. Daha da acısı bu vahşete yardım ve yataklık edip evladını kurban eden anne ve babalar...

- Adres: Kamboçya
- Hikaye: Hayattan koparılan çiçeklerin "Yitik Masumiyeti"
-Süper Kahraman: Somaly Mam (Süper gücü, yaşadıklarından başka bir şey değil.)

- SPOİLER-

"Kamboçya'da bakire bir kızla seks yapmanın bir erkeği hastalıklardan koruyacağına inanılır. Bekâretleri garanti olsun diye beş- altı yaşlarında kız çocukları genelevlere satışa çıkartılır. Kamboçya' da ailelerin kızlarını borçlarına karşılık genelevlere satmaları son derece sıradan bir durumdur. Kızlar ailelerinin borcunu ödeyene kadar çalışmak zorundadır. Karşı koymaya ya da kaçmaya çalışmanın sonu en iyi ihtimalle (!) ölümdür. Zaten kaçıp sığınacak bir yerleri yoktur. Ya başka bir genelevlere satılırlar ya da genelevlerle işbirliği halindeki polis tarafından geri iade edilirler. ( Arka kapaktan alıntı)

30 yıllık Kızıl Kmerler tarafından süren saldırılar, soykırım ve açlık sonucunda ahlaki açıdan iflas eden bir ülke, Kamboçya...

Kitapta yer alıp beni çılgına çeviren birkaç alıntı paylaşmak istiyorum sizlerle;
"Kamboçya' da birçok erkek, bakirelerin insanı güçlü tuttuğuna ve taze kuvvetle doldurduğuna inanır - bugün bile, bir bakireye tecavüz etmenin AIDS'e dahi çare olduğu yaygın bir inanıştır. " (sf:26)

"Gerçek, hakiki bakire sattıkları belli olsun diye, genelevler artık çocuk satıyorlar. Çoğu zaman altı- yedi yaşında küçük kızlar oluyor. Bir haftada dolduktan sonra, kızı -anestezi kullanmadan- içten dikip, çabucak tekrar satıyorlar. (sf:53)
Yaşanan bu acılara ilk olarak kendisi yaşayıp ve bizzat şahit olan Somaly Mam diyor ki:
"Bana verilen ceza ağırdı, ama hayat kadınlarına şimdilerde verilen cezalar, benim katlandıklarımdan kat kat kötü. Peuve Teyze'yle olduğum süre boyunca, elektrik verdikleri sefer hariç, verilen cezalar genellikle dayak ve kendi korkularımızdan -mesela yılanlardan- ibaretti. Artık genelevlerde kafasına çivi çakılmış kızlar görüyorum... Kızlar zincirlenip elektrik kabloları ile dövülüyorlar. Deliriyorlar." (sf:53)

Bu ve bunlar gibi, nice kan donduran cümleler yer alıyor kitapta. En acısı da bunların yaşanmış ve halen yaşanmaya devam ediyor olması.
"Bu dünyayı sarmış bir endüstridir ve nedense tüm dünya buna göz yumar." (sf:135)
Ama Somaly, yummadı gözlerini, çalıştı ve çabaladı onlar için. AFESİP adlı bir sığınak kurdu fahişe olmaya zorlanan o küçük kızlara...
"Kendimi bu kızların acısından ayrı tutamam. Aynı yaraları taşıyoruz.
Çilelerini, korkularını paylaşıyorum. Birkaç adamın suçunu bütün erkeklere yüklememek benim için zor." (sf:144)

Hayatlarını mahveden "erkeklere" karşı savaştı, hem de önüne çıkan onca engele karşı hiç yılmadan usanmadan... Etrafı duvarlarla çevrili sığınaklar yaptı kızlar için onları, o yaratıklardan uzak tutmak, ayrıca kendilerini bir birey olarak geliştirmeleri için.
"Emniyet bölge müdürü bizi, kadınları kaçırmak insanların çalışma özgürlüklerini engellemekle suçlayan bir bildiri hazırladı." (sf:147) (Çalışma özgürlüğü!!!)
Her şeye rağmen dimdik ayakta durdu, Somaly ve ardından bu kitabı kalem aldı.

Hikayesini yazma amaçları vardı elbette:

"Benim hikayem önemsiz. Asıl konu benim başıma gelenler değil. Benim gibi binlerce kadının hayatına ışık tutmak için hikayemi yazıyorum. Onlar dilsizler, bu yüzden bu hikaye onların hikayelerinin temsilcisi olsun." (sf:156)

"Onların adına bu kitabın, kadın ve çocukların cinsel istismarıyla mücadele etmeleri için dünya hükümetlerine bir çağrı görevi yüklenmesini istiyorum. Kurban hangi ülkede olursa olsun kurbandır." (sf:156)

Yürekli kahraman, Somaly Mam' in çağrısını duyup hayattan koparılan çiçeklerin, karanlık dünyasına bir nebze şahit olmak için okumamız gereken bir hayat hikayesi...
Okuyalım... Okutalım...
168 syf.
·Beğendi·10/10
#kitapyorum
YİTİK MASUMİYET
SOMALY MAM

21 dile çevrilen uluslararası bir bestsel..

️ Kamboçya da doğup büyüyen ve küçükken seks kölesi olarak satılan yazar’ın gerçek yaşam öyküsü

️ Savaş zamanı ülkenin açlıkla başa çıkamadığı durumlar da küçük kızlarını yemek bulma adına pazarlayan(maalesef)ailelerin dramı

️ Yazarımız daha çok küçükken annesinin onu bırakmasıyla dede dediği şahsın borcuna karşılık Çinli bir tüccara sattığı ve sonun başlangıcı olan bir yaşam öyküsü..

️ Bir kadın olarak yaşanılacak en kötü durumların hepsine maruz kalan, istese de bu durumdan kurtulamayan MAMEğer Kamboçya da yaşıyorsanız (bayansanız)hiçbir şeye sesiniz çıkamaz!!Seçim hakkınız yoktur..

️ Uzun uzadıya yorum yapamayacağım inanın kitabı zor bitirdimAsla pes etmeyen güçlü olmak gerektiğine inanan SOMALY MAM sonrasın da kendini kurtarmakla yetinmeyerek eşi Pierre ile kızlara yardım ederek o bataklıktan kurtararak ayrıca Avrupa da bir dernek kurarak fuhuş çeteleriyle başa çıkabilme adına yaptığı çalışmaları konu alan bir kitap..

️ “Başkası olsa kaçıp giderdi.Ama Mam,başkaları onun çektiği acıları çekmesin diye savaşmaya devam ediyor.”

ANGELINA JOLIE
168 syf.
21 dile çevrilmiş uluslararası bir bestsel.
Yazarın maalesef kendi gerçek yaşam hikayesi.
Savaş çıkaran ve ülkeye açlık, yokluk, fakirlik, acı getiren yaratıklar...
borçlandığı için ve para bulamadığı için kendi öz evladını satarak karnını doyurmaya çalışan yaratıklar...
aileleri tarafından sahipsiz bırakılan satılan küçücük masum yavrucukları acımasızca istismar eden, şiddet uygulayan zavallı yaratıklar
Allah sizi neden yarattı ne gerek vardı hayata ne katkınız var.
Bir solucan kadar ekolojik dengeye katkınız yok.
Sinir bozucu ve isyan ettiren hayat hikayeleri
Yorumsuzzzz
Allah sizi kahretsin... pis leş kargaları hurafelerinizle acımasızlığınızla Lanet olsun size
168 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitapta okuyana kadar Kambocyayi 1-2 defa duydugum ve mekanlarin guzel açılarini gosteren belgesellerden gordugumden ibaret zannediyordum , ancak kitabi okuduktan sonra bize satilan medya ile gercekte olan bitenin arasindaki buyuk ucurum ile beraber kotu bir yerdeki sadece 10 yillik cocukluk yasaminin bir cok insanin 80 yillik yasamindan cok daha zor olabilecegini gordum. Kesinlikle olmeden once okunmasi gereken bir kitap cok carpici etki yaraticak hayatinizda iyi okumalar. Sesli kitap okudugum kucuk bir instagram sayfam var herkesi beklerim “@portakal.em”
168 syf.
Kitabın kapağı aksi bir imaj verse de okuması ve bahsetmesi acı veren bir kitap. Bekareti 'sözde' büyük babası tarafından, borcuna karşılık, Çinli bir tüccara satıldığında on iki yaşında olan Mam, yıllarca sürecek şiddet ve tecavüz döngüsüyle ilk böyle tanışıyor. 14 yaşında hiç tanımadığı bir adamla zorla evlendiriliyor. İlk gecelerinde defalarca kocasının tecavüzüne uğruyor, karşı koyduğunda dayak yiyor. On altısında da geneleve satılıyor.
Bugün başka kadınların ve çocukların kendi çektiği acıları çekmemesi için, kurduğu vakıfla ve açtığı sığınma evleriyle insan tacirlerinin eline düşen kurbanlara yardım elini uzatıyor. Kitabın dili çok sade, abartılar, süslemeler yok. Hatta en korkunç ayrıntılar bile aynı, sakin üslupla yazılmış. O çocukların başına neler geldiğini ve hala da birçoğunun içinde yaşadığı cehennemi o kadar sade anlatmış ki, okurken bunların bir hayal dünyasında değil, burada, yaşadığımız dünyada olduğunu ve tamamen gerçek olduklarını daha iyi anlıyorsunuz.
Kitapta tek bir kelime var “Tecavüz”..Adamın karısıyla ya da başka biriyle birlikte olma eylemini anlatan tek kelime bu. Çünkü olan sadece bu..Normal ilişkilerden sözetmek mümkün değil.

Bir araştırmayı sizlere aktarmak istiyorum;
BM’nin 2014 yılında dünya genelinde çocuklara yönelik istismara ilişkin yayımladığı bir raporda, her 10 kız çocuğundan birinin cinsel istismara maruz kaldığı ifade edilmektedir. Asya’da cinsel istismara uğrayan çocuk oranı da hayli yüksektir. Tayland’da 2005 senesinde 18 yaşından küçük olmasına karşın cinsel münasebette bulunmaya zorlanan çocukların oranı %17,1 iken bu oran 2007 yılında %21’e yükselmiştir. Asya’ya yönelik yapılan bir başka çalışmadaysa Çin’de ailelerin %67,1’inin yaşları 3-6 arasında değişen çocuklarına duygusal anlamda kötü davrandıkları görülmüştür.31 Çocuk istismarıyla alakalı bir diğer kan dondurucu hadise de Uzak Doğu Asya’nın en fakir ülkelerinden biri olan Endonezya’da yaşanmaktadır. Sürdürülebilir nitelikte ekonomik altyapıya sahip olmayan Endonezya’nın Batı Java bölgesinde bazı aileler, geçimlerini sağlamak için kız çocuklarını kadın ticareti yapan kişi veya gruplara yüklü miktarlarda para yahut lüks bir ev karşılığında satmaktadır. Yaşları 15-16 ve üzeri olarak değişen, fuhuş yapmaya zorlanan bu kız çocuklarının içler acısı durumu, neredeyse herkes tarafından normal karşılanmaktadır. Öyle ki kimi aileler, kız çocuk sahibi olduklarında, ilerleyen zamanlarda maddi sıkıntıya düşerlerse kızlarının kendilerine gelir sağlayacağı düşüncesiyle kutlama yapmaktadır. Yalnızca evlendikleri takdirde böyle bir muameleye maruz kalmaktan kurtulabilen kız çocukları, ne geleceğe dair hayaller kurabilmekte ne de eğitim hayatlarına devam edebilmektedir. Ayrıca, ebeveynleri tarafından ticari gelir kapısı olarak görülen bu çocuklar, yapmaya zorlandıkları iş sebebiyle bir müddet sonra sağlıklarını da yitirerek AIDS ve benzeri ölümcül hastalıklara yakalanabilmektedir.
168 syf.
·29 günde·Puan vermedi
Bir kadinin yasiycagi butun acilari yasamis.tecavuzlere,siddete ,psikolijik baskilara maruz kalmis bir kadın..
Yalnis sapikca hurafeler ve insanlarin acimasizligindan dolayi adini dahi belki duymadigimiz sehirlerde ulkelerde kucucuk cocuklarin dahi seks kolesi olarak satildigini anlatan ve malesef ki gercek yasanmis bir ibretlik hayat hikayesi.
 Somaly mam butun bunlari yasamasina ragmen hayatini bu kotulukleri gordugu ulkeden uzakda ikame ettirebilirdi ama o kendi gibi onca insana arkasini donup gitmedi ve kendi imkanlariyla bir nevi kadin siginma evi kurup tecavuze siddete maruz kalan bu kucucuk kizlarin hukuki olarakda haklarini aramalari icin elinden geleni yapiyor ornek alinacak nadide bir insan.(
168 syf.
·Beğendi·10/10
Kısa ama bir o kadar da insanın içine işleyen bir kitap. 3 kez okudum. Üçünde de aynı hisse kapıldım. Tek üzüntüm kitabımın kaybolmuş olması ve baskısının olmaması. kitaplığımda olmasını istediğim nadir kitaplardan.
160 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Kitabı okudukça içim parçalandı. Nasıl bir zihniyet küçücük çocukları kendi zevkleri için kullanabilir. Ve bunu gayet doğalmış gibi kabullendirebilir. Bir kadın olarak hiç bir hükmünüzün olmaması kendi ellerinizle sırf para diye kızınızı satmayı doğal kılar mı? Somaly MAM'ın cesaretinden dolayı önünde saygıyla eğiliyorum. Kendisi güçlü kalıp kaç bin kızın kurtulmasına yardım edebilecek derneği kurabilmiş. Bu kitap ne kadar çok okunursa dünya çapında belki Kamboçya da ki fuhuşta o kadar çabuk biter. Her ne kadar kendi içlerinde mafyalaşmış olsalar da bütün ülkelerin tepkisi altında fazla yaşamazlar diye inanmak istiyorum.
Deneyimlerinizden öğrendikleriniz, altından çok daha değerlidir. Eviniz varsa yanabilir. Her türlü mal kaybedilebilir, ama deneyim sonsuza kadar size ait kalır. Onları saklayıp kullanmanın bir yolunu bulun.
"Deneyimlerinizden öğrendikleriniz, altından çok daha değerlidir. Eviniz varsa, yanabilir. Her türlü mal kaybedilebilir, ama deneyim sonsuza kadar size ait kalır. Onları saklayıp kullanmanın iyi bir yolunu bulun."
Somaly Mam
Sayfa 130 - Bilge kültür sanat
Başkalarına kendinden ne kadar bahsedersen - ne kadar konuşursan- kendini o kadar tehlikeye atarsın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yitik Masumiyet
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055715250
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Road of Lost Innocence
Çeviri:
Ezgi Yağ
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Kamboçyalı bir kahramanın gerçek yaşam öyküsü
"Başkası olsa kaçıp giderdi. Ama Mam, başkaları onun çektiği acıları çekmesin diye savaşmaya devam ediyor." -Angelina Jolie
Kamboçya'da bakire bir kızla seks yapmanın bir erkeği hastalıklardan koruyacağına inanılır. Bekâretleri garanti olsun diye beş-altı yaşlarında kız çocukları genelevlerde satışa çıkartılır. Kamboçya'da ailelerin kızlarını borçlarına karşılık genelevlere satmaları son derece sıradan bir durumdur. Kızlar ailelerinin borcunu ödeyene kadar çalışmak zorundadır. Karşı koymaya ya da kaçmaya çalışmanın sonu en iyi ihtimalle (!) ölümdür. Zaten kaçıp sığınacak bir yerleri de yoktur. Ya başka bir geneleve satılırlar ya da genelevlerle iş birliği halindeki polis tarafından geri iade edilirler.
Bugün, bu ürkütücü tablonun değişmesi için canla başla mücadele veren Somaly Mam de bu çarkın kurbanlarından biri aslında. Bekâreti 'sözde' büyük babası tarafından, borcuna karşılık, Çinli bir tüccara peşkeş çekildiğinde on iki yaşında olan Mam, yıllarca sürecek şiddet ve tecavüz döngüsüyle ilk böyle tanışır. Hiç tanımadığı bir adamla zorla evlendirildiğinde on dördündedir. İlk gecelerinde defalarca kocasının tecavüzüne uğrar, karşı koyduğunda dayak yer. On altısında da geneleve satılır.
O günlerde 'hayır' demeye hakkı olduğu aklının ucundan bile geçmeyen o küçük kız bugün bütün dünyanın konuştuğu bir kahraman. Başka kadınların ve çocukların kendi çektiği acıları çekmemesi için, kurduğu vakıfla ve açtığı sığınma evleriyle insan tacirlerinin eline düşen kurbanlara yardım elini uzatıyor.

Kitabı okuyanlar 38 okur

  • Şeyma Oruç
  • Aziz Bayram
  • Erva Özkan
  • Yasemin Alpaydın
  • Veli Akçay
  • Sevda ALTUNTAŞ
  • Müyesser bulut
  • Selin Kandemir
  • Ayça Benli
  • Viva La Muerte

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%68.4 (13)
9
%21.1 (4)
8
%10.5 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0