Yok Bana Sensiz Hayat

·
Okunma
·
Beğeni
·
954
Gösterim
Adı:
Yok Bana Sensiz Hayat
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050939743
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Yok Bana Sensiz Hayat
Yok Bana Sensiz Hayat
Yok Bana Sensiz Hayat
Aslı Tohumcu'dan kahramanları küçük, acısı büyük, dokunaklı bir roman.Dostluğun aşkla, aşkın dostlukla neden koyun koyuna gittiğini anlamak için,ancak anlıyordu şimdi bir şeyin korkunçluğunu anlatmakla onu bizzat yaşamanın korkunçluğu arasındaki korkunç farkı.

Adnan, Mine dışında birini sevmemişti hiç. sevmesi gerekeceği de aklına gelmemişti. Mine'yi seviyordu ya işte. ancak yaşam da oyun oynamayı seviyordu ve kimle, hangi oyunu oynayacağını kafasına göre tayin ediyordu. Her neyse sonuçta Mine'nin başına o şey gelmişti ve bu, Adnan'ın olasılık defterine kaydettiği bir şey değildi. Lacivert kaplı, yaşadığım kötü şeyler defterini çıkardı ve tamamı boş olduğu halde, defterin son yaprağına siyah tükenmez kalemle şunları yazdı: Mine'nin olayı.
68 syf.
·1 günde·6/10
Ekim ayının ilk biten kitabı oldu..

Açıkçası biraz tuhaf bir kitaptı. Başlarda sevimli bir masal gibi gelmişti. Ortalarında kafam çok karıştı. Hatta bi' ara "Ne okuyorum ben yaa" düşüncesi bile geçti aklımdan. Resmen başta okuduğum kısımlarla bağlantıyı kuramadım. Sonlarında ise tekrar toparlandı kitap. Okuduğumun tekrar bilincine varabildim. Baştaki kadar sevimli olmasa da yine iyi bir şekilde kitabı bitirdim.

Kitabın insana da pek bir şey kattığını düşünmüyorum. Yani, kitap boyunca ortada aşk mı dostluk mu var, o bile belli değil. Bazı yerler şiir havasında yazılmış, bazı yerleri öykü gibi ama keianlikşe başta yazan kısa romanla bir alakası yoktu bana göre.

Kitaptan kendimce çıkardığım tek sonuç ise; birileri ya da bir şeyler hayatımızdan çıkıyorsa bunu kabullenmemiz gerektiği. Kabullenmediğimiz sürece, sadece kendimize değil, etrafımızdakilere de zarar veririz.

Kitabın tavsiye edip etmemek konusunda kararsız kaldım. İncelemeye göre karar verilebilir.
68 syf.
·1 günde·7/10
Zaten aşk dostluk, dostluk aşk değil miydi? Dost olmadan aşk olmayacağını anladığım günden beri daha sağlamdır ilişkilerim. Bir dostunuzu kaybettiğinizde onunla birlikte yaşamda gider...
Aslı Tohumcu ile tanışma kitabımdı. Dostluk ve aşk için ne kadar ileri gidebilirsiniz onu anlatan bir kitap. Yazarın anlatımını beğendim. Diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
68 syf.
·2 günde·7/10
Okurken biraz zorlandım bir paragrafı 3-4 sefer okuduğum oldu anlayabilmek adına. Güzel, edebi cümleler vardı. Konuyu kaçırdığım, anlayamadığım yerler oldu bazen ama kötü bir kitap değil tabii kesinlikle. İlginç ve hüzünlü bir konusu vardı.
Ama hep kurgu ve kolay olay örgüsü olan kitaplar okuyorsanız Aslı Tohumcu sizi biraz zorlayabilir
Romanda noktadan sonra büyük harfle başlanmıyor. Yazar bunun sebebini şöyle anlatmış; "Bu, benim için anlatması zor, dokunaklı bir hikâyeydi. O yüzden de, küçük harflerle yazıldı; yazarını ve okuyucuyu ürkütmeden azar azar anlatıldı. Harfler bağırmasın, okuyucunun kalbine dokunan yerler olursa, okuyucu onları kendisi yüksek sesle okusun istedim. Tabii şu da var; bu hikâye benim için ne kadar önemli olursa olsun, aslında hayat karşısında bir o kadar önemsiz, bir yanıyla kişisel bir hikâye olduğu için...Biraz da bu yüzden küçük harflerle yazıldı"
68 syf.
·2 günde·9/10
Aslı Tohumcu'nun okuduğum ilk kitabıydı. Son olmayacağı kesinleşti.

Kitapta, kasıtlı olarak büyük harflerin kullanılmaması okumayı zorlaştırsa da- alışkanlıkla bağlantılı olarak, önceki cümlenin sonunda nokta olsa dahi bir sonraki cümlenin küçük harfle başlaması, iki cümleyi zaman zaman ayırmamda zorluk yarattı- bir süre sonra duruma ayak uyduruyorsunuz. Yazarın da istediği gibi kendi büyük harflerinizi oluşturuyorsunuz akışta...

Kaybedişin kabullenilememesi fantastik öğelerle süslenerek anlatılmış. Yazarın kaleminin tadı damağımda kaldı diyebilirim. Tasvirleri, diyalogları gülümsememe neden oldu çoğu zaman. Bu kısacık kitap dolu doluydu. Sırf henüz okumadığım kitapların hatrına- esnek olabilmek için- bir puan kırdım. Yoksa 10 puanlık keyifle okudum kitabı:)
68 syf.
·7/10
Aslı Tohumcu'nun yazı stilini, hayal gücünü ve dili kullanışını etkileyici buldum. Oldukça kısa bir kitap ama bitirdiğinizde etkisi uzun sürüyor. Fantastik bir dil kullanarak kişinin hayat arkadaşını yitirdiğinde yaşadığı isyan ve kabullenmeme duygusunu okuyucuya yansıtmayı başarıyor.
68 syf.
·1 günde·Beğendi·5/10
Kitabın ilk sayfalarında güzel bir hikaye gibi görünmesi kitabın ilerleyen sayfalarında bu heyecanı yok edip, bir insana katabilecek güzel bir kitap olacağını düşünmüyorum.
alacağım var benim bu hayattan ve asla demeyeceğim: alacağım olsun.
Aslı Tohumcu
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
– zaten evvel ezel hızını alamayan birisin sen, yanılıyor muyum? mesela sinirlendin diyelim, öfkeni dillendirmekle yetinmezsin. sen öfkelenmişsindir ve bu sırada dünyanın huzur içinde kalması sana hakarettir ve bu seni daha da sinirlendirir, etrafındaki herkesin sinirlerini germek için elinden geleni yaparsın. hatta mümkünse seninle laf dalaşına girecek, seninle uğraşacak kadar kuvvetli ve cesur, ama yine de seni alt edemeyecek birini istersin karşında. bulamazsan ya da karşındaki kavgaya tutuşmazsa seninle vay haline!
Aslı Tohumcu
Sayfa 62 - Kırmızı Kedi Yayınevi
Yukarı çıkan her şey aşağı iner. İner ama aşağı dediğin yeryüzüdür, çok yüzlüdür...
Aslı Tohumcu
Sayfa 18 - Doğan Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yok Bana Sensiz Hayat
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050939743
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Yok Bana Sensiz Hayat
Yok Bana Sensiz Hayat
Yok Bana Sensiz Hayat
Aslı Tohumcu'dan kahramanları küçük, acısı büyük, dokunaklı bir roman.Dostluğun aşkla, aşkın dostlukla neden koyun koyuna gittiğini anlamak için,ancak anlıyordu şimdi bir şeyin korkunçluğunu anlatmakla onu bizzat yaşamanın korkunçluğu arasındaki korkunç farkı.

Adnan, Mine dışında birini sevmemişti hiç. sevmesi gerekeceği de aklına gelmemişti. Mine'yi seviyordu ya işte. ancak yaşam da oyun oynamayı seviyordu ve kimle, hangi oyunu oynayacağını kafasına göre tayin ediyordu. Her neyse sonuçta Mine'nin başına o şey gelmişti ve bu, Adnan'ın olasılık defterine kaydettiği bir şey değildi. Lacivert kaplı, yaşadığım kötü şeyler defterini çıkardı ve tamamı boş olduğu halde, defterin son yaprağına siyah tükenmez kalemle şunları yazdı: Mine'nin olayı.

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Şeyda Özer
  • Demet Simsek
  • Ayperi
  • Ketebe-i Mübtezel
  • Seval Özgül

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%5.3 (1)
5
%5.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0