Yoksul Çalgıcı

·
Okunma
·
Beğeni
·
503
Gösterim
Adı:
Yoksul Çalgıcı
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
73
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055205430
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayıncılık
Baskılar:
Fakir Çalgıcı
Yoksul Çalgıcı
Yer yer çatlamış eski kemanından görünürde ekmeğini çıkartmaya çalışan çalgıcı Jakob öteki sokak çalgıcılarından farklıdır. Önünde notalar vardır ama o zaman ölçüsünden melodiden yoksun sadece kendisi için varolan bir dünyada sadece kendisinin anladığı hissettigi bir şeyler çalıp durur; dolayısıyla da önündeki ters çevrilmiş eprimiş şapkasının içi genellikle boş kalır. Avusturya edebiyatının önemli simalarından Franz Grillparzer Yoksul Çalgıcı'da 19. yüzyılın vazgeçilmez edebiyat tipi "toplum dışı insanı" karşımıza çıkartır. Kendinden geçmişçesine kemanını "gıygıylayan" bu yaşlı adam aykırı bir sanatçı bir karşı tiptir; onun kişiliğinde sanat ile hayatın sanat ile toplumun ilişkisini sorgulayan küçük bir anlatı buluruz. Sanat Jakob için estetik-ahlaki bir ideal düzeyine çıkmış hayat demektir.
Kitapta Grillparzer elli küçük sayfada bir öykü anlatıyor bizlere. Olay Viyana' da geçiyor. Viyana aynı zamanda yazarın doğup büyüdüğü; sokak sokak, hatta ev ev tanıdığı kent. Karakterlerin başarıyla çizilmiş olması yazarın hepsini iyi bilmesinden, tanımasından ileri gelmekte, ama böyle olmasa da olurmuş çünkü yazar yalnızca bir kişiyle ilgili. Öyküde kahramanların hepsi canlı gibi. Olayın başından sonuna kadar da canlılıklarını koruyorlar. Sürükleyici, akıcı anlatımıyla okunmaya değer bir kitap ayrıca bende ki kitabın ismi fakir çalgıcı değil yoksul çalgıcı olarak geçiyor.
Goethe Wertherde kendi yaşamını anlatmışsa, Grillparzer de Yoksul Çalgıcıda tıpkı öyle kendi yaşamını yazmıştır.
Yaşlı çalgıcı ne kadar da Grillparzere benzer. O da onun gibi çekingen, meraklı, kendi içine kıvrılmış olarak yaşar. Hiçbir zevk inceliği olmadığı halde her şeyi bayağı, sıradan bulur. Her şeyde bir duygu, bir yalnız köşe sıcaklığı arar. Kirpiklerinin arkasından dünyaya derin bir güvensizlikle bakan, her duygusunu tıpkı büyüteçle büyütülmüş gibi abartmayla duyan bir adam. Sevdiklerinin dizinin dibinde bile ne mutlu, ne de mutsuz olmasına olanak yoktur. Zeki değildir, yaşamak için zekaya gereksinimi olmadığını da bilir. Çevresindeki insanlarla derin ruhsal ilişkiler kurmayı sevmez. Bir insandan ya düpedüz nefret eder, yahut büsbütün ona sarılır.
Grillparzerin canlı, sürükleyici bir deyişi vardır. Öyküde olayla ilgisi olmayan tek sözcüğe raslanmaz. Gereksiz ruh çözümlemeleri görülmez. Her şey doğal bir hava içinde geçer. Yazar aşağı yukarı başından geçen bir olayı anlatır. Aşağı yukarı diyoruz, çünkü "Yoksul Çalgıcı"nın kahramanı yaşam koşulları ve çevresi bakımından hiç de Grillparzer değildir; ama huyu suyu, özyapısı, çevresiyle olan ilişkileri, ruhsal durumu bakımından tıpkı odur. Bu benzeşme öykünün belkemiğini oluşturur ve bütün olay böyle bir hava içinde geçer.
"Yoksul Çalgıcı" klasik Alman öykücülüğünün tipik bir örneğidir: sağlam bir öykü anlatma sanatı, sonucu önceden kestirmeye izin veren bir öyküleme merakı, merak avlamaya kalkmadan söyleyiveren bir anlatım, yapaylığa, zorlamaya düşmeden her şeyi olduğu gibi, gördüğü gibi yazma hüneri; işte bütün bunlar bir öykücüyü öykücü yapan şeyler değil de nedir.
Grillparzerin bir tragedya şairi olması öyküde zaman zaman başını kaldıran bir şiirselliğe yol açıyor. Hele başlangıçta Viyanadaki bayram betimlemesinde bu apaçık görülür.
Öyküde kahramanların hepsi canlıdır. Olayın başlangıcından sonuna kadar da canlılıklarını korurlar. Bir bakkal, bir sokak satıcısı, olayla uzaktan ilgili bir kişi bile öylesine canlıdır.
Grillparzer elli küçük sayfada bir öykü anlatıyor. Olay Viyanada geçiyor. Viyana şairin doğup büyüdüğü; sokak sokak, hatta ev ev tanıdığı kenttir. Karakterlerin başarıyla çizilmiş olması şairin hepsini iyi bilmesinden, tanınmasından ileri geliyor. Ama böyle olmasa da olurdu. Çünkü yazar yalnızca bir kişiyle ilgilidir. Bir olay elbette bir çevrede geçer ve yazar kesinlikle bu çevreden söz edecektir. Doğallıkla bu çevre de bir resim çıkartması gibi aslının tıpkısı olur, abartıdan, özentiden uzak kalırsa, o zaman öykü tadından yenmez.A.
Etkileyici bir roman gerçekten tormesli lazarolli gibi çok klasikleşmiş bir hikayeyle baslayan zengin ve fakir arasındaki fark bilinmez insanlar ve belkide ulaşılamayan duskunlukler
...
"Hayat hikayenizi merak ediyorum."
"Hikaye mi? Benim hikayem filan yok. Bugün dünden, yarın bugünden farksız benim için. Öbür gün ve daha öbür gün ise kim bilir nasıl olacak? Orasını ancak Tanrı bilir ve Tanrı kerimdir."
Franz Grillparzer
Sayfa 33 - Bordo Siyah Yayınları Baskı 2004 Çeviri Esat Nermi Erendor
"Bana bakıyor ve bir şeyler düşünüyorsunuz," dedi.
"Hayat hikayenizi merak ediyorum."
"Hikaye mi? Benim hikayem filân yok. Bugün dünden, yarın bugünden farksız benim için. Öbür gün ve daha öbür gün ise kim bilir nasıl olacak? Orasını ancak Tanrı bilir ve Tanrı kerimdir."
"Bugün hayatınız yeknesak olsa gerek..
Franz Grillparzer
Sayfa 33 - BORDO SİYAH Dünya klasikleri
Nasıl Tanrı'nın çocukları yeryüzü kızlarıyla birleşiyorsa, tıpkı öyle ruhların soluk alış verişi olan müziği bir yığın söz ekleyerek bozuyorlar. Bunlar ancak nasırlı ruhları kavrar, onları sarar.
Şimdi bile korku duymadan hiçbir üniformaya bakamam. İnsanın yaşamını tehlikeye koyarak yakın bir akrabasının yaşamını koruması doğru ve akılcıdır. Ama kan dökmek veya sakat bırakmayı iş edinmek ha, asla, asla, asla.
Kirpiklerinin arkasından dünyaya derin bir güvensizlikle bakan, her duygusunu tıpkı büyüteçle büyütülmüş gibi abartmayla duyan bir adam. Sevdiklerinin dizinin dibinde bile ne mutlu ne de mutsuz olmasına olanak yok. Çevresindeki insanlarla derin, ruhsal ilişkiler kurmayı sevmez. Bir insandan ya düpedüz nefret eder ya da ona büsbütün sarılır...
Franz Grillparzer
Önsözden, Yazar Hakkında.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yoksul Çalgıcı
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
73
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055205430
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayıncılık
Baskılar:
Fakir Çalgıcı
Yoksul Çalgıcı
Yer yer çatlamış eski kemanından görünürde ekmeğini çıkartmaya çalışan çalgıcı Jakob öteki sokak çalgıcılarından farklıdır. Önünde notalar vardır ama o zaman ölçüsünden melodiden yoksun sadece kendisi için varolan bir dünyada sadece kendisinin anladığı hissettigi bir şeyler çalıp durur; dolayısıyla da önündeki ters çevrilmiş eprimiş şapkasının içi genellikle boş kalır. Avusturya edebiyatının önemli simalarından Franz Grillparzer Yoksul Çalgıcı'da 19. yüzyılın vazgeçilmez edebiyat tipi "toplum dışı insanı" karşımıza çıkartır. Kendinden geçmişçesine kemanını "gıygıylayan" bu yaşlı adam aykırı bir sanatçı bir karşı tiptir; onun kişiliğinde sanat ile hayatın sanat ile toplumun ilişkisini sorgulayan küçük bir anlatı buluruz. Sanat Jakob için estetik-ahlaki bir ideal düzeyine çıkmış hayat demektir.

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Çağdaş  Altundağ
  • Reyyan/Don't hide who you are.
  • mehmet canib öksüz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.6 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0