Yokuş Yukarı (Böyle Gelmiş Böyle Gitmez 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.210
Gösterim
Adı:
Yokuş Yukarı
Alt başlık:
Böyle Gelmiş Böyle Gitmez 3
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
275
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038960
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
Yokuş Yukarı
Yokuş Yukarı
Öğretmenlerim Sizler bana salt ders değil Canınızdan can verdiniz Daha dersliğe girmeden siz Duyardık barut kokusunu Kurtuluş Savaşından sinmiş derinize Bilemedik barış tanrıları olduğunuzu Ne de alçakgönüllüydünüz Kiminizin yarası içinde kiminizin yüzünde Bigünden bigüne övünmediniz Bir yonutçu gibi yonttunuz biçimlendirdiniz Uğraşa didine bizi insan ettiniz Nasıl nasıl´ yokla hiçle enazla yetindiniz Kendiniz için hiçbişey istemediniz Yurdumuzun acısı çarpardı yüreklerinizde Bir İstiklal Madalyası yetiyordu size Bakıyorum da şimdiki bizlere utanıyorum Yoksa sizler göklerden mi indiniz Sonra darılıp da bize Yine göklere mi çekildiniz Saçtan tırnağa baştan ayağa özveri Ey beni ben yapan öğretmenlerim Anılarınız önünde ağlayarak eğilir Hiç el öpmemiş dudaklarımla Ellerinizden öperim öperim öperim
275 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Merhaba Dostlar,
Bir Sürgünün Anıları ile başlayan Aziz Nesin maceram şimdilik burada son buluyor. Biliyorum çok sıkıldınız Aziz Nesin alıntılarından, ama inanın bana başlayınca insan bırakamıyor. Bu kadar kitap yazan, kimsesiz çocukları okutmayı amaç edinen ve bu amacını gerçekleştirmek için Nesin Vakfı'nı kuran bu eşsiz insan nasıl merak edilmez ki!

Özyaşam öyküsünü anlattığı Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez adlı kitabı, ilk önceleri üç cilt olarak basılmış. Şimdiler de ise tek kitap. Ama bence siz tek olan kitabı okuyun. Hem arada kopukluk olmaz, hem de benim gibi üç inceleme yazmak zorunda kalmazsınız :))

Seriyi bitirirken hem sevindim, hem üzüldüm. Sevindim, çünkü tanıdım. Üzüldüm, çünkü zamanı olsaymış beş cilt daha yazacakmış. İsimlerini bile koymuş, ama ömrü yetmemiş.

Her kitabında bu eşsiz insanı biraz daha tanıdım. Yol'da yaşayamadığı çocukluğuna şahit oldum. Genç yaşında ölen annesi için döktüğü gözyaşlarını gördüm.

Yokuşun Başı'nda eğitimini tamamlayabilmek için nasıl bir mücadele verdiğini öğrendim. Ve babasının her zaman yanında olduğuna tanıklık ettim.

Yokuş Yukarı kitabında, Kuleli Askeri Lisesi'ndeki zamanlarına gittim. Arkadaşlarını anlattı bana. Her şeyini borçlu olduğu öğretmenlerini tanıdım. Bazılarında kendi öğretmenlerimi gördüm. Kendi öğrenciliğimi anımsadım. Arkadaşları için hazırladığı kopyaları öğrendim. İlk aşkını da gördüm. Utancından konuşamadığı, uğruna gece yollara düştüğü aşkını. Ergenlik güzel yaş. Aşk daha da güzel.

Serinin son cildi olan Yokuş Yukarı kitabını yazmaya Madımak Katliamından sonra başlamış (22 Ağustos 1993) ve ölümünden bir hafta öncesine kadar sürmüş (29 Haziran 1995). Bunu öğrenince içimi bir acı kapladı. Yaşadığı o korkunç anlara gittim. Keşke hiç yaşanmasaydı dediğimiz, kara lekesi asla silinmeyecek olan Madımak Katliamı. Aziz Nesin'in canına kastetmiş kişiler emellerine ulaşmış olsaydı, okuduğum bu son kitabı olmayacaktı. Kafamda deli sorular. Neden aydınlarımızı öldürmek isterler? Çok düşünüyorum ama bulamıyorum. Cevabı bilen varsa söylesin.

Şimdi diyeceksiniz ki 274 sayfalık kitabı yazmak Aziz Nesin gibi biri için ne kadar zor olabilir. Neden iki yılda tamamlamış? Tembellik mi yapmış? Onun gibi yüzlerce kitap yazan biri nasıl tembel olabilir? Ama gel gör ki yaş 78. Yaşlılık bir yandan, gözlerinin iyi görmemesi bir yandan, geçirdiği hastalıklar ve ameliyat bir yandan. Oğlu Ali Nesin notlarını toparlamasına yardım etmiş ve tamamlayabilmiş.

Keşke ömrün yetseydi de, yazacağın o kitaplarda, görevden atıldıktan sonra çektiğin çileleri seninle birlikte ben de çekseydim. Oysa ne çok istiyordun general olmayı ve vatanına hizmet etmeyi. Ama bırakmadılar. Ne yalan söyleyeyim sevindim seni görevden atmalarına. Yoksa, okurken bizi kahkahalara boğan kitapları kim yazacaktı? General olsaydın devlet erkanından başka kimse senin adını bilmeyecekti. Oysa şimdi 7'den 70'e herkes tanıyor, tanıyan herkes seviyor. Kimse sevmese de 1k seviyor. Bunu biliyorum artık. TEŞEKKÜRLER 1K DOSTLARI...
275 syf.
Aziz Nesin'in Böyle Gelmiş Böyle Gitmez serisini bitirdim. 3 kitaptan oluşan serinin her bir kitabını ayrı ayrı severek okudum. Özyaşam öyküsü okumayı seviyor olmamdan da kaynaklı olabilir elbette, fakat bence sevmemin en büyük sebebi kitaptaki samimiyetti.


1. Kitap olan Yol annesine yazdığı bir şiirle başlıyor. Daha çok Aziz Nesin'in aile yaşantısını, anne babasi ile olan ilişkisini, okumak isteyip de okuyamayışını ve nihayet bunu başarmasını okuyoruz. Hayatının 12 yaşına kadar olan sürecini, sevgi dolu bir evde sefaletle geçen yaşantısını okurken Milli Mücadele döneminde halkin yaşantısına tanık oluyoruz.
Yol kitabıyla ilgili incelememi okumak isterseniz:
#38764052

2. Kitap olan Yokuşun Başı babasına yazdığı bir şiirle başlıyor. Bu kitapta ağırlıklı olarak okul yaşantısı, 13 14 yaşlarında haylaz bir çocuğun maceralarını, kitap okumaya başlamasını, kendisine örnek aldığı bazı insanlarla olan ilişkilerini ve hayata dair genel gözlemleri var.
3. Kitap olan Yokuş Yukarı ise öğretmenlerine yazdığı şiirle başlıyor ve bu kitapta ögretmenlerine olan derin saygısına yer vermiş bolca. Beni ben yapan öğretmenlerim diyor.. Askeri okuldaki anılarından bahsederken sık sık araya girip yillar sonraki düşüncelerini de eklemiş, bunu iyi ki yapmış, çünkü hem daha samimi geldi hem de ciddi manada doğru tespitleri var.
Anılarının bu kısmını yazarken tereddüt etmiş, kurumun itibarını zedelemekten korkmuş fakat yazmasının daha doğru olduğuna kanaat getirmiş. Bazı olayların üstünün kapatılıyor olmasinin topluma daha büyük zararlar vereceğini düşünmüş ve yazmış.
Askeri okullarda yaygın olduğunu söyleyerek anlattığı bazı ahlaki problemleri okurken şaşırdığım çok fazla nokta oldu.

Benim için en önemli kitap; serinin yazılabilmiş olan son kitabı olan Yokuş Yukarı oldu çünkü bu kitabı 2. Kitabı yazdiktan 17 yil sonra yazabilmiş. Artik yaşlıydı, ameliyatıydı, gözleri iyi görmüyordu ve oğlu Ali Nesin'in yardımıyla yazabildi. Ölümünden 1 hafta önceye kadar yazmayı sürdürmüş fakat vefat edince kitap yarım kalmış. Keşke yazabilseydi, devamını okumayı çok isterdim.

Bu kitapları okurken Aziz Nesin'in ne kadar vefalı ve dürüst bir insan olduğunu da görmüş oldum. Vefalı çünkü; sevsin ya da sevmesin ona iyiliği dokunan herkesi anmış, dürüst çünkü; kendisiyle ilgili tüm detayları okuyucusuyla paylaşmış. Kusurlarını zaaflarını açık açık anlatmış. Hatta o kadar dürüst davranmış ki; ilerde anlattıkları sevmeyenleri tarafından aleyhine kullanılmış. Bu kadar dürüstce yazmayı başaran bir insan elbette saygıyı ve daha fazlasını hak ediyor.

Aziz Nesin'i daha yakından tanıyabilmeniz için böyle bir video hazırladım.

https://youtu.be/I3JsaY7SlEc


Son olarak okumama vesile olan, kitapları bana hediye eden Tuco Herrera bir kez daha teşekkür ederim.
275 syf.
·3 günde·9/10 puan
Aziz Nesin'in anılarından oluşan son kitabını okuyup bitirdim. Çok güzeldi. Diğer kitaplarını da okumayı istiyorum.
Anı tarzında k,tap okumayı bu seriye kadar sevmezdim ama artık fikrimi değiştirdi Aziz Nesin.
Yazarımız kitabında öğretmenlerinden onlara olan sevgisinden ve duyduğu saygıdan bahsediyor çoğunlukla. Arada askerlik anılarına da değiniyor.
Kitapta bir sözü var beni etkiledi. ''Beni ben yapan öğretmenlerim'' demiş. Gelecek nesillerimizin düşünceleri yetişmeleri öğretmenlerimizin elinde. Rabbim vefalı, hoşgörülü, bilgili ve tarafsız öğretmenlerin yetişmesini nasip etsin diye dua ediyorum.
İyi okumalar
Kitapla kalın
275 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Merhaba Sevgili Okurlar;
Öncelikle Böyle Gelmiş Böyle Gitmez serisini bana önerecek bu değerli Aziz Nesin'in özyaşamöyküsünü bana öneren Tuco Herrera teşekkür ederim. Her ne kadar Aziz Nesin hakkında beklediğim fikir dünyası hakkında yeterince bilgi sahibi olamamış olsamda Aziz Nesin'in dilinden kendini dinlemiş olmak, yetiştiği çevreyi bilmek, ailesini,arkadaşlarını tanımak bana büyük bir değer katmıştır. O dönem hakkında yeterince bilgi sahibi olunmadıģından ötürü böyle bir eser zamanın doğru bilinen yanlışlarını bize açık bir şekilde göstermiştir. Bu bakımdan Size çok teşekkür ederim ve söylediğiniz gibi bundan sonra okuyacağım eseri için önerilerinizi beklerim.

Yol hikayesi ile başlayan Aziz Nesin Özyaşamöyküsü serüveni 12 yaşına kadar Aziz Nesin'in yaşamış olduğu dönemi bizlere anlattı. Yaşadığı fakirlik, fazlası ile merhamet dolu olması yazara karşı sevgimizi artırır iken tek şaşırdığım nokta babasının sonsuz güvenine karşılık neden sürekli olarak Aziz Nesin'in yalan söylemeye devam etmesi oldu. Babasından korktuğu için demek isterdim fakat öyle bir korku yerine kendine sonsuz inanan bir baba karşımızda vardı. Bunu anlayamadım. Annesine hediye ettiği bu eseri bizlere Aziz Nesin ile annesi arasındaki bağlılığın ne kadar kuvvetli olduğunu ve o dönemin kadına bakışını açık bir şekilde göstermiştir. İsterdim ki uzun bir süre yaşasın ve bir baba ömrü kadar da ömrü olsun fakat olmadı. Ve eseri annesini kaybetmesi ve Aziz Nesin'e verdiği vasiyet ile sona erdirdik.


Yokuşun Başı eseri 12 yaşından itibaren lise dönemine kadar dönemde Aziz Nesin'in askeri ortaokulda yaşadıkları anlatıldı. Her ne kadar askeri okullar disiplin içerisinde olduğu düşünülmüş olsa da Aziz Nesin'in oralarda yaşanan olayları anlatması karşısında hayretimi gizleyemedim. Yok artık bu kadar da olmaz denilecek olayların yaşanması kurtuluş savaşı sonrası oluşan karışık durum sebebi ile olduğu düşüncesindeyim. Yine de olmamasını dilerdim. Babasına hediye ettiği bu eserinde de babası ile az hatıra sunmuş olsa da genel olarak öğretmenlerini ve okulu anlatmak ile geçti. Dönemi anlatması, insan manzaralarına ışık tutması ve dahi kendi fikirleri ile dönemi yorumlaması kendisine hayran bırakmaya yeter sanırım.

Yokuş Yukarı Esasında serinin Son eseri olmayacak iken yaşamı yetmediği için Son eser olarak olan bu eserinde Aziz Nesin'in lise döneminde yaşadığı anılar yanında aldığı notlar ile tüm seri dönemlerinde bizlere gezme imkanı tanıdı. Gönül isterdi ki seri söylediği gibi tamamlansın ama Aziz Nesin yorgun, Aziz Nesin yaşlı ve ömür de sınırlı.
Görüşünüz ne olur ise olsun bir yazarı onun dilinden tanımak, onun kendisini anlatmasına imkan vermek ve dahi onu dinlemek gerektiği düşüncesindeyim. Okuyun isterseniz kabul edersiniz isterseniz etmezsiniz. Ama yazara kendini ifade etmesi için imkan tanıyınız. Bunu sadece Aziz Nesin için demiyorum tüm yazarlar içinde söylüyorum. Maalesef şucu,bucu, öcü yaftaları sebebi ile birçok yazar okunmuyor, dinlenmiyor, istifade edilmiyor. Bu kapsamda lütfen fikirleri değiştirelim.
Sizlere muhakkak okumanız için tavsiye edeceğim bu seriyi şimdiden sipariş edebilirsiniz. Anlatım esasında sürç-ü lisan etti isem affola. Selametle...
275 syf.
Mehmet Nusret Nesin. Bilinen adıyla, gülmece edebiyatımızın en iyilerinden(belki de en iyisi) Aziz Nesin.
Bu kitap ve bundan önceki iki kitapla birlikte (Yol ve Yokuşun Başı) kendi özyaşamöyküsünü paylaşmış bizlerle Aziz Nesin. Üç ciltlik bir serinin üçüncü ve son kitabı. Aslında yazar özyaşamküsünü yazmaya karar verdiginde sekiz ciltlik bir çalışma yapmayı tasarlıyor fakat dönemin şartları ve ömrünün yetmemesinden dolayı ancak üç cildini yayımlayabiliyor.

Bu eserleri yazarken asıl amacı kendisini anlatmaktan ziyade yaşadığı dönemin siyasal, sosyal, ekonomik ve daha pek çok yönüne ışık tutabilmek. Ki başarılı olmuşta. Cumhuriyetin kuruluşu, hangi zorluklarla kurulduğu ve pek çok insani değerin hangi zor şartlar altında bu topluma kazandırıldığı ve yine daha sonra genç cumhuriyetin birileri tarafından nasıl açmazlara sürüklendigi anlatılmaya çalışılmış.

Genel anlamda çok beğendiğim, bana çok şey kattığına inandığım bir seriyi tamamlamış olmanın verdiği mutlulukla Aziz Nesin'i merak eden, onun ne yapmaya çalıştığını öğrenmek isteyen ve yaşadığı dönemle ilgilenen herkese okumasını tavsiye ederim.
Anısı önünde saygıyla eğiliyorum..
275 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Merhaba; Yokuş Yukarı Aziz Nesin'in otobiyografik üclemesinin son kitabı, ömrü yetseydi devamını da yazacaktı fakar satece 3 kitabı yazma şansı oldu.
Son kitabında da serinin ikinci kitabinda olduğu gibi sıklıkla okul anılarından, okul arkadaşlarından ve ögretmenlerinden bahsediyor. Bu nedenle ilk kitabin havası 3. kitapta da yoktu.
Ilk yuz sayfadan sonra artik bunu kalbullenerek okumaya devam ettim.
Belkide siyasi ve toplumsal anlamda yasadığı olayları baska bir kitaba saklamıştı.
Zaten bu kitaba ögretmenleri için yazdığı bir yazı ile başlıyorsunuz.
Sonuc olarak icerisinde keyifli ve ilginc anılar vardı ama 1. Kitapdaki duygusal hava yoktu.
Herkese keyifli okumalar dilerim.
Youtube kanalim için;
https://www.youtube.com/...YAdpca9gSpXaa33F04Cw
275 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Serinin ikinci kitabı ile aynı çizgide ilerliyor ve yine Aziz Nesin'in askeri okul yıllarından bahsediyor kitap. Kendi adıma bu kitapta çok fazla aradığımı bulamadım... Aziz Nesin'in daha yakın zamanlarda ki anılarını yazmış olmasını dilerdim...
275 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitapta en çok o zamanın öğretmenlerinin değerinden bahsediliyor ki;öğretmenlerden bir kısmı Kurtuluş Savaşı kahramanlarından ya da Reşit Süreyya Gürsey gibi dünyaca tanınmış bilim insanları .
Kitapta kendisinin militarist olmadığını özellikle söylemekle beraber bence askerliğin mantığını da çok güzel açıklıyor.Bu da ,Aziz Nesin farkı olsa gerek .
Bir anne ne denli ideal anneye yakınsa, oğlu evlendiğinde oğluna o denli kötülük etmiş olur. Oğul boş yere o meleği, o periyi arayıp duracaktır.
Aziz Nesin
Sayfa 32 - NESİN YAYINEVİ 5. BASKI
Nesin? Evet, ben neyim? Ne olduğumu düşünmeliydim. O yaşımda düşünmenin çok zor olduğunu anlamıştım, hele ne olduğunu düşünmenin...
Aziz Nesin
Sayfa 204 - NESİN YAYINEVİ 5. BASKI

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yokuş Yukarı
Alt başlık:
Böyle Gelmiş Böyle Gitmez 3
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
275
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038960
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
Yokuş Yukarı
Yokuş Yukarı
Öğretmenlerim Sizler bana salt ders değil Canınızdan can verdiniz Daha dersliğe girmeden siz Duyardık barut kokusunu Kurtuluş Savaşından sinmiş derinize Bilemedik barış tanrıları olduğunuzu Ne de alçakgönüllüydünüz Kiminizin yarası içinde kiminizin yüzünde Bigünden bigüne övünmediniz Bir yonutçu gibi yonttunuz biçimlendirdiniz Uğraşa didine bizi insan ettiniz Nasıl nasıl´ yokla hiçle enazla yetindiniz Kendiniz için hiçbişey istemediniz Yurdumuzun acısı çarpardı yüreklerinizde Bir İstiklal Madalyası yetiyordu size Bakıyorum da şimdiki bizlere utanıyorum Yoksa sizler göklerden mi indiniz Sonra darılıp da bize Yine göklere mi çekildiniz Saçtan tırnağa baştan ayağa özveri Ey beni ben yapan öğretmenlerim Anılarınız önünde ağlayarak eğilir Hiç el öpmemiş dudaklarımla Ellerinizden öperim öperim öperim

Kitabı okuyanlar 105 okur

  • Bohem okur
  • Safa
  • Tolga Uzun
  • Berfin Ceren Önal
  • Elif Kaya
  • Sümeyye
  • cokokur1
  • Axax
  • sadece serap
  • Ökkeş beyazoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.6 (13)
9
%18.8 (6)
8
%15.6 (5)
7
%9.4 (3)
6
%6.3 (2)
5
%3.1 (1)
4
%0
3
%3.1 (1)
2
%0
1
%0