·
Okunma
·
Beğeni
·
9774
Gösterim
Adı:
Yol
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753425612
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle
Bütün davullar vursun, telleri topsun sazların
boşluğa bağırsınlar, birlikte;
Kan kusacağız.
Kan kusacağız.
Madem dünya bunca zalim
Madem yakışmıyor kalbimize.
Bütün davullar gümlesin
Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı
Boşluğa böğüreni
Vursunnn.
Bak! nasıl kan kusuyor külde uyuyan
Dünya görsün.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
"Erkekler daha çok sever o yüzden de kadın şair yok denecek kadar azdır." gibi basit, cinsiyetçi, hiç bir dayanağı olmayan alelade bütün cümleleri reddediyorum. Sevgisini bir şekilde meşrulaştırma çabasının cümlesidir çünkü. Sevgiyi böyle bir cümleyle ölçmeye kalkmak acizliktir. Bunlardan biri de "Günümüzde iyi şair yetişmiyor" Laf! (Hatta laugh)... Günümüz şiirinde, neredeyse bir kaç kelimeyle şair olmaya özenen her ne kadar primci tacirler cirit atıyor da olsa, diğer yandan; hatrı sayılır, kallavi, nitelikli, donanımlı, duyarlı ve hassas şairler de yetişiyor. Bu tür derme çatma cümleleri kuranların, Gülten Akın'dan, Nilgün Marmara'dan, Günseli İnal'dan ve Birhan Keskin'den (isimler çoğaltılabilir) haberdar olduklarını düşünmüyorum. (Niye bu kadar sinirlendim bilmiyorum. Sanırım beni bu popüler kültür mahvetti.)

Sizi temin ederim, bundan yıllar sonra bahsettiğim tacirlerin (Kimlerden bahsettiğimi anladınız siz) esamesi okunmazken, Birhan Keskin gibi zamanının ötesinde şairlerin kırılgan şiirlerini bütün hassasiyetimizle okumaya devam edeceğiz. Sorarım size; şu Birhan Keskin dizeleri eskiyebilir mi?

"Yenildim ben, unutuldum ve üzgün değilim inan.
Büyüktü çünkü onların dünya arzusu
Benim otların sesiyle kaplı kalbimden
Söktüm atımı söğüdün gölgesinden
Şimdi yol benim yeniden.
...
Bir cümledir insan
arşla ferş arasında ve hep haklı
Vardım işte demek için
ömür denen cisimde saklı." (s.71)
80 syf.
" Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.İnsan olmuştum ilk o zaman.Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan.Kendimi acıya teslim ettiğimde hatırladım, ölünmüyordu,hatırladım."(21)
Güvenmiş bir kadının Keskin dizeleri, şiir tavsiyelerimi aldığım arkadaşım şairin bu kitabını daha çok seveceksin dediğinde bu kadarını düşünmemiştim, her dizenin altını çizmek istedim, bazı dizelerinin altını 10 renk kalemle tekrar tekrar çizmek...

İşte kadın şairin haslarından bir tanesi, her kitabı okunması gereken beyaz gömleklerimize rağmen içimizdeki narı dürtmeye çekinmeyen biri o.
Kimi zaman acısını kimi zaman umutlarını paylaşan...
"Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun." (Fakir Kene?b=alintilar&sayfa=1) duysun diyorsun, diyorsun da acaba duyan var mı...?

"Gördüğüm her "cümle" bana bıçak gibi battı, anlayamadım. "(10) okuduğum her cümlen bıçak gibi hatta bir hançer gibi batti içime, sen duygularıma tercüman olan mükemmel bir kadınsın...
Yakıyorsun, yıkıyorsun ama en çok da iyileştiriyorsun...

" Halimi anlatacak sözler yazamam artık" (68) 80 sayfalık şu kitapta dolup dolup taşıyorsunuz dizelerden, eriyorsunuz bitiyorsunuz en çok da
"Ben seninle sevgilim
Mutsuz ama bahtiyardım" deyip basıyorsunuz bu kırılmış şairi bağrınıza...

Ve incelememi kitabın son dizeleri ile bitirmek istiyorum.
" Balkonunuz çok yüksek sizin baş döndürüyor.
Dünya pek alçak bir yer olacak yakında öyle görünüyor"

Kitaplarla kalın kitap dostlarım...
80 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Sevgili Birhan Keskin kelimeleri ağlatan aciyi bu şekilde iliklerde hissettiren bir şair..Okuduktan sonra genel de bana elimi ve yüzumu yikatır kendime gelebilmem icin..Hakikatten kadın şairler içerisinde en etkin ve farklı olanıdır.Oğuz atayı görürüm şiirlerinde.

Söyle söylüyor şiirle ilgili;

“Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun.” Acıyı hep birlikte çekiyoruz, yazar, okur ve aslında biz. Kardeşiz. Gereğiz birbirimize. Şiir bunun için varsa var. Keskin, dünyaya bildiriyor gerçekte, yani soruyor: Şiir niye var? Neden şiir? “Dünyanın acısını başkaları da duysun!”, diye. Acı paylaşılsın, diye. Şimdi ve burada şiir acıları tümler, kardeşler ve direnmeyi (acı çekmemeyi) olsa olsa yükseltir ve şimdi burada bunu yapmıyorsa ‘işe yaramıyordur’. Ey Okur kulağım, işitiyor musun bu sesi, ne diyor bak! Şair Birhan Keskin şiir bunun için değilse başka bir şey için de olmasın, diyor, diyebiliyor.

siirlerin etkisinden de öyle kolay çıktığım soylenemez doğrusu.her parçası taş gibi ağır ama hani yazarken, şairinin parça parça hafiflediğini, içini dolduran taşları tane tane atıp rahatladığını hissettiren bir siir ama okurken hepsini içinde hissediyorsun.Olamamislik hikayesi var.

Acıyı dünyayla damgalar ve haykırır dize sonlarında vurguları ondan yapar ve bu vurgular dizenin genelde kilit kelimesidir.
Doğa karşısında, hayat karşısında alınmış büyük yenilginin kederini anlatır.

Taş Parçalar şiirlerini bir çığlık olarak okudum baştan sona, birkaç kez. "Çığlık"ta bütün o ıssızlığın içinden insana sesleniş var, duyulma isteği, umudu; yardım çağrısı, belirsiz bir kurtulma umudu... Ses, insan bedeninin şekliyle duyulabilen bir çığlığa dönüşmüş.

"Taş Parçaları" bölümündeki 42 şiirdeyse, yalnızlığın, terk edilmişliğin içinden tek bir kişiye, sevgiliye sesleniş var: Öfkeli, nöbetler içinde, çılgın bir sesleniş, üstelik kurtuluş umudu da yok, kesin: "Ben kaybettiğime ağlayayım sen kaybettiğine ağla "
Durup durup yinelenen sözcüklerde; kimi zaman bir acıyı, kimi zaman bir öfkeyi, bir kafa tutmayı dile getiren ses yinelemelerinde öfkeli çılgın bağırışlar, iç çekmeler, hıçkırıklar buluruz. Bunun için çığlık dedim.
1'den 42'ye şiirlerin sıralanışındaki düzensizlik, bir ileri bir geriye dönüşler de sadece aynı kararsız, aksak, sarhoş yürüyüşü güçlendirmek için sanırım. Çünkü ister verili sırayla, ister 1'den başlayıp sona sırayla okunsun değişen bir şey olmuyor.
Ağıtlarda, geçmişe dönüş özleminin çağırdığı anlatı'nın yanında, geriye dönülemezliğin neden olduğu ilenme havası da vardır. "Taş Parçaları"nda da bir ölenin değilse de bir 'giden'in ardından yakılan bir ağıt havası var. Anmalarla, anımsatmalarla yürüyen; "aşk olanın ötesinde bir aşk"la bir araya gelmiş iki kişiden birin gitmesiyle, geriye kalanın 'dağılma'sı, kendini 'bu dünyaya fırlatılmış gibi hissetme'sinin, ilenmesiz, birazcık sitemle ama yüksek sesle yankılandığı bir (yitik) aşk öyküsü..
.
"Beni bilmediğim bir dünyaya attı...
Bir cümlem yok, darrrrğğmadaaaaaaanıım, bundan
Bir düşümüz vardı, 'birlikte yaşamak' koymuştuk adını,
Çok acıyor, belki bundan. Aşkî bir cümle mi bekliyorsun benden.
Beklemeeeeeeee."

ben seninle sevgilim
mutsuz ama bahtiyardım

sanırım bundan güzel anlatılamaz birini sevmenin sancısı. birini sevmek, severken üzülmek, üzülürken yine de mutlu olmak.Birhan keskin bu işi biliyor, çözmüş olayı..

omurgamı aldın benim
omurgamı aldın
omurgamı aldın
omurgamı.

niye?.."

Omurga gidince kalkma fiilide gider, insan da gider aslında bir anlamı kalmaz toprağın üstunde aciyla kalkmayi bekler.Ask ve aci ancak boyle anlatilabilir.

Kitabın içerisinde yer alan şiirler;

taş parçaları
sunu
Taş Parçalari
eski dünya
Dallari Aralamak
Atlar
Taygam
Bu Mektup Sende Dursun
Kör Derinlik
Gölgede, Serin.
İki Olmak
Kuğunun Şikâyeti
İlhan İlhan..
Ankara 2
Kirmizi Şef
Vuslat Çayiri
İnsan
Öteki

Kitap ve canım şair Birhan kesinle ilgili bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim;

http://www.edebiyathaber.net/...eskinle-birkac-saat/
80 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Omurga, vücudu dik tutar ve taşır. İç organları korur. İstemli ya da istemsiz beyinden aldığı emirleri uygular. Vs....

"Omurgamı aldın benim.
Omurgamı aldın.
Omurgamı aldın.
Omurgamı.

Niye?"
(Birhan Keskin)
....

Bir zamanlar çok üzgündüm. Artık değilim sayılır, buna dayanarak da tüm bunları yazıyorum. Şimdi düşününce utanıyorum bir çoğu için ama zamanında o kadar üzgündüm ve bir anda hayatımda üzülecek o kadar çok şey birikmişti ki 40 kiloya kadar düşmüştüm. Her gören korkunç tepkiler veriyordu "Bu ne haalllll!!!!" diye, abartıyorlar diye gözümü deviriyordum çünkü zaten hiçbir zaman pek de kilolu biri olmamıştım. Neyse, bir gün yürüyordum, aynı zamanda da kaldırım kenarındaki arabaların üzerindeki yansımama bakıyordum. Rahatsız oldum kendi yansımamdan, dik durmak istedim. Duramadım. Resmen dik duramadım. O an öylesine dehşete düştüm ki hiç bahsetmedim kimseye bundan, ki zaten ne diyebilirdim, nasıl hissettiğimi nasıl ifade edebilirdim?

Kısa bir süre sonra Birhan Keskin'in bu dizelerine denk geldim. İnanılmaz şaşırtıcıydı benim için. Dünyada benim gibi "omurgasının alındığını" hisseden birisi daha vardı, o kadar çok etkilendim ki. Belki de başka birinin hiç anlam yüklemeyeceği dizelerdi bunlar ama benim için o gün Birhan Keskin'e karşı hissettiğim büyük hayranlık başladı.

Birhan Keskin de "kendine inandığı gibi inanmıştı ona", "dünyaya fırlatılmış gibi hissediyordu", o da "öfkeni unutma" diyordu kendisine her gün. O da "mutsuz ama bahtiyardı"
Birhan Keskin "Balkonunuz çok yüksek sizin baş döndürüyor, / Dünya pek alçak bir yer olacak yakında öyle görünüyor." diyordu, "Büyüktü çünkü onların dünya arzusu / Benim otların sesiyle kaplı kalbimden" diyordu, o da ne yapacağını bilemiyordu.

Zamanında söylemek istediğim ama "nasıl"ını bir türlü bilemediğim tüm o gönül kırgınlıklarını birinin yazabilmiş olması o kadar büyüleyici ki benim için. Çok çok çok sevdim. Aslında biliyor musunuz, gerçekten bir yıl önce üzüldüğüm nerdeyse hiçbir şey beni şu an üzmüyor, hatta bulduğum her fırsatta dalga geçiyorum kendimle o anlar için. Ama yine de Birhan Keskin okumak çok kalbimi kırıyor, etkisinden kolay kolay çıkamıyorum. Bu da benim zaafım olsun öyleyse, ne yapalım..

Epey uzun zamandır bir inceleme yazmamıştım, -hoş bu da kitap incelemesinden çok iç dökümü gibi bir şey oldu- Yine de ihtiyacı olan herkesin Birhan Keskin şiirlerini okumasını çok isterim. Kalp kırıyor ama işte, olsun o kadar. :)

Son olarak şunu da dipnot olarak düşmek istiyorum ki artık oldukça dik bir duruşum var, öyle ki övgü bile alıyorum bunun üzerine. Çünkü bir süre önce kimsenin bir daha "omurgamı alamayacağını", çünkü buna izin vermeyecek kadar iyi sebeplerim olduğunu ve aslında ne kadar güçlü olduğumu fark ettim :))) Sevgiler.
80 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bir yerde okumuştum şöyle diyordu ;
"Üstümüzde beyaz gömlek varken içinizdeki narı dürten sair Birhan Keskin "
Vakit buldukça şiirlerin seslendirilmiş olanlarini dinliyorum . Ve Birhan Keskinle ilk defa Eser Gokay in seslendirmesiyle tanıştım. Taş Parçaları..
Tam 21 dakika boyunca her dizesini aklıma çakmaya çalıştım istisnasiz. Sonra dışarı ciktim ve ilk bulduğum kitapçıdan kitabını aldim. Bir öğreti gibi yaşadım dizelerini. Bir insan dedim kendime nasıl bu kadar hissedebilir , kelimeleri bu kadar imgesellestirebilir. Insanların hayatlarında bazı kitaplar iyikidir bazı kitaplar zaman kaybı . Bana bir iyi ki kattığın için teşekkürler Birhan Keskin iyi ki yazdın.Iyi ki siir oldu

Onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
Titreme daha fazla kalbim
Bagisla kendini artık onu da
Bırak gitsin
Bırak gitsin.
80 syf.
*Şiirlerinin her dizesinde duygusallık kokan muhteşem Birhan Keskin kitabıydı.Son zamanlarda karşıma çıkan,ayakta okuyabileceğim şiir kitaplarından bir tanesiydi.
Hasan Hüseyin Korkmazgil'in de dedigi gibi (gerçek) siir ayakta okunur. Bu bir seçim degildir. Siir sizi durdurur, (bu) dünyada oturacak yer bulamazsiniz.
*Her gün bir kez bu kitabın başına geçtim. Her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim. Her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım. Her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım. Her gün bir kez "neredeyim" diye sordum kendime. Her gün bir kuzey kışı indi içime. Her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım. Bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın. Her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. Belki de her şey. Her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. Minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım. Her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. Her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm. Güvercinleri yolculadım. Her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. Kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. Ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. Gördüğüm her "cümle" bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. Her gün bir taş parçası söktüm içimden. Her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. Her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. Her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. Ayrılık günlerini sonradan niçin sisli bir perde gibi hatırlarız diye sordum. Öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. Her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım. Her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. Her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde. Her gün sana içimden bir kez "sevgilim" diye seslendim. Her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim. Her gün, yan yana oturup birbirine rikkatle bakan iki yaşlı kadını düşündüm. Her gün o kadınların bu fotoğrafı yırtıldı dedim. Her gün "âh" ettim bir kere, bir kere o âh'ı geri aldım. Her gün "yol arkadaşım" dedim, kahırla kapladım sözlerimi. Her gün acını tattım. Her gün unutmak için değil, unutmamak için ağu kattım kalbime. Her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm. Her gün bir kilidi açmaya çalıştım. Başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim. Çile nedir, günah ne? Bana ne bunlardan. Dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. Karrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaa.
80 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Evet belki biraz bilimsel çalışma havasında bir başlık oldu ama içerik oldukça duygusal...
Modern Dönemin kadın şairleri beni fazlasıyla etkilemekte. Çok farklı bir tarzları daha doğrusu farklı bir tınıları olduğunu hissediyorum.
Erkek ve kadının şiire yaklaşımlarının farklı olduğunu düşünenlerdenim. Bana göre erkekler duygularını yansıtmakta zorlandığı için kaleme sarılmayı daha kolay bir yol olarak görüyorlar.
Ama kadınlar... Onlar her duyguyu uç sınırlarda yaşadığı gibi erkeklere göre bunları yansıtmada da uç noktadalar. Bir kadını şiir yazmaya iten duygu onun için en uç noktada olmalı diye düşünüyorum. Yani şiir yazma eşikleri erkeklerinkinden daha yüksek bir noktada. Dur şöyle dağa taşa aşk şiiri yazayım diye değil, dayanamadıkları bir noktaya geldiklerinde yazdıklarını düşünüyorum.
Birhan Keskin de onlardan biri. Çektiği acının nefesini kestiğini dizelerinden anlayabiliyoruz. Öyle ki bu acı kendini aşmış ve dizelerini boğmaya başlamış. Hafif bir ürperti havası veriyor okurken.
Her ne olursa olsun kadın şairlere her zaman farklı bir penceren bakmak gerektiğini düşünüyorum. Erkeklere göre hayatla daha çok mücadele ettiklerine eminim.
Keyifli okumalar.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Birhan Keskin'in en sevdiğim, ne okumaktan ne de dinlemekten bıktığım 'Taş Parçaları' nın bulunduğu eseridir Y'ol.

Hemen hemen her şiirinde, her kitabında olduğu gibi üstat; yaktı, kavurdu yine. Hani bir şarkı dinlerken boğazınız düğüm düğüm olur ya, ben Keskin okurken yaşıyorum o duyguyu. Bu kitapta ve şiirlerinde yine aynını hissettim ve yaşadım.

Kitapta ikinci sevdiğim şiir 'Bu mektup sende dursun' oldu. Tüm şiiri olmasa da altını çizdiğim bir kaç mısrayı sizlere sunmak istiyorum. Keskin kalemini bilmeyenler tanısın, bilenler de bir kez daha tadına baksın diye...

"Burası araf'tan sonrasıdur...arafımı da, yazmıştım
bir gün sana..
sen o arafı okuyunca ağlamıştın.
Ben de yazarken dur.. çok ağlamıştım hem de.
...
Burası araf sonrasıdur. Arafta çok bekledimdi."

Şiir seven ve Birhan Keskin kalemi ile tanışmayan herkese şiddetle tavsiye ediyor ve "benden bu kadar, kesinlikle okuyun" diyorum.
80 syf.
Bir kadının yüreğinden dökülebilecek en güzel cümlelerle bezenmiş harika bir şiir kitabı okudum. Adeta akıp gitti, aldı götürdü, hissettirdi... Sevgi, hayal kırıklığı, burukluk, aşk ancaka bu kadar güzel anlatılabilirdi.
80 syf.
·Puan vermedi
Ben Birhan Keskin'le youtube da Eser Gökay'ın seslendirdiği Taş Parçaları şiiriyle taniştım ve o kadar hayran kaldım ki anlatamm. Sonra Birhan Keskin okuma etkinliğine denk geldim ama nasil sevindim çünkü çok sevdiğim bi şair (yazar)ve daha yakindan tanıma fırsatı bulacağim. Katılayım dedim ama ne yazık ki kitabi alamadim ve ismimi sildirdim... Sağolsun
https://1000kitap.com/misyonist kitabi bana hediye gönderdi ve onun sayesinde kitabı okudum... burdan kendisine de sonsuz teşekkürlerimi sunarım...
Bu arada şuraya videonun linkini de bırakayım da dinlemek isteyen olursa diye
https://youtu.be/ozDxYLzrh9M
Resmen kalbime dokudu sözlerini biiir birrrr. Canım Birhan'cım

Spoilerrr

Bir düşümüz vardı, "Birlikte yaşamak" koymuştuk adını,
çok acıyor belki bundan.

"Annen seni inkar etmişti
aldım etime dokudum..."

Sunu;
"Her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim. Her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım... Her gün bir kez"neredeyim?" Diye sordum...
Her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdı. Her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. Her gün... bu kismın aslında kitabın tümünü ve her sözünü buraya yazmak istiyorum. Yazmamak icin de kendimi zor tutuyorum ki size de daha fazla haksızlık etmeyeyim

Canım Birhan Keskin, daha kitabın başında beni o kadar etkiledin ki... Bir an için yazdıklarının benim hayatımdan alınmışta yazılmış gibi hissettim...
Mutlaka okunmalı ve okutulması gerekirr..
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Bence en zor şeylerden biri de ne diyeceğini bildiğin halde söze nasıl başlayacağını bilememek. Birhan Keskin şiirinin bence ayrı bir boyutu var gibi hani şöyle Oğuz Atay'ı anlamak için bazen Oğuz Atay gibi düşünmek lazım demek gibi. Birhan Keskin in okuduğum ikinci kitabı Kim Bağışlayacak Beni kitabını okuduktan sonra biraz şiiri kitabı okumaya ara verdim. Bu kitaba başlamam çok sevdiğim birinin önerisi ile oldu. Ve şuan iyi ki oku demiş diyorum. Birhan Keskin herkesin içinde biriken , kimseye nasıl söyleyeceğini bilemediği cümleleri kendi ruhunun kendince olan dili ile satırlara dökmüş. Kesinlikle bana güvenin ve alıp okuyun pişman olmazsınız. Yazarın da dediği gibi " Kolaydır inanmak kadar inanmamak da " siz inanın. Kitabın ismi bile sizi içine çekiyor zaten Y'ol derken burda şair bu yolda benle ol diyor kendi dünyasında 🤭

Şimdiden keyifli okumalar
80 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Dünya ne ki sevgilim,
Benim sana yaptığım kubbe yanında?
Düşsün, olsun, bırak,
İçinde yıldızlar patlıyor.
Kolaydır inanmak kadar inanmamak da.
İster sal kendini dünyaya, ister kal yanımda.
Her şeyden öte öyle sevdim ki ben seni
Yoluna baş koymak diyoruz
Biz barbarlar buna.
Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
Titreme daha fazla kalbim.

Bağışla kendini artık onu da
Bırak gitsin.

O senin ezel gününden kaderin
Sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin.
Günler öylece kendi kendine geçsin diye
Bir camın arkasında durdum
Bana dokunmasın hiçbir bir şey
Hiçbir şey yarama merhem olmasın
İyileşecekse
Hiçbir şeysiz iyileşsin diye
Bir camın arkasında durup
Akan hayata ve zamana bıraktım,
Bilirdim, biliyordum, biliyorum
Bittiginde, geçtiğinde
Azaldığında sızı, iyileştiğimde
O saman tadıyla karıştığında,
Her şey daha acı olacak.
Bilmedin ki ; ben senin gurbetinde delirmemek için
kalbimin aklıyla ördüğüm bir yıldızlı kubbede
yaşadım.
Tecellinin içinde ecel durur sevgilim,görmedin mi ?
Adaletin içinde bir zalim oturur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yol
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753425612
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle
Bütün davullar vursun, telleri topsun sazların
boşluğa bağırsınlar, birlikte;
Kan kusacağız.
Kan kusacağız.
Madem dünya bunca zalim
Madem yakışmıyor kalbimize.
Bütün davullar gümlesin
Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı
Boşluğa böğüreni
Vursunnn.
Bak! nasıl kan kusuyor külde uyuyan
Dünya görsün.

Kitabı okuyanlar 1.390 okur

  • Maria
  • Endezerya
  • Oruç yılmaz
  • parvati
  • lilith
  • İrem
  • DELAL
  • Sedanur Sayer
  • Elif Merve
  • Fox Mulder

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.5
14-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%29
25-34 Yaş
%42.1
35-44 Yaş
%13.1
45-54 Yaş
%4.1
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.2
Erkek
%21.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.4 (125)
9
%25.8 (91)
8
%20.1 (71)
7
%10.5 (37)
6
%3.4 (12)
5
%2.5 (9)
4
%0.3 (1)
3
%0.6 (2)
2
%0.6 (2)
1
%0.8 (3)