Adı:
Yol
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753425612
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle
Bütün davullar vursun, telleri topsun sazların
boşluğa bağırsınlar, birlikte;
Kan kusacağız.
Kan kusacağız.
Madem dünya bunca zalim
Madem yakışmıyor kalbimize.
Bütün davullar gümlesin
Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı
Boşluğa böğüreni
Vursunnn.
Bak! nasıl kan kusuyor külde uyuyan
Dünya görsün.
"Erkekler daha çok sever o yüzden de kadın şair yok denecek kadar azdır." gibi basit, cinsiyetçi, hiç bir dayanağı olmayan alelade bütün cümleleri reddediyorum. Sevgisini bir şekilde meşrulaştırma çabasının cümlesidir çünkü. Sevgiyi böyle bir cümleyle ölçmeye kalkmak acizliktir. Bunlardan biri de "Günümüzde iyi şair yetişmiyor" Laf! (Hatta laugh)... Günümüz şiirinde, neredeyse bir kaç kelimeyle şair olmaya özenen her ne kadar primci tacirler cirit atıyor da olsa, diğer yandan; hatrı sayılır, kallavi, nitelikli, donanımlı, duyarlı ve hassas şairler de yetişiyor. Bu tür derme çatma cümleleri kuranların, Gülten Akın'dan, Nilgün Marmara'dan, Günseli İnal'dan ve Birhan Keskin'den (isimler çoğaltılabilir) haberdar olduklarını düşünmüyorum. (Niye bu kadar sinirlendim bilmiyorum. Sanırım beni bu popüler kültür mahvetti.)

Sizi temin ederim, bundan yıllar sonra bahsettiğim tacirlerin (Kimlerden bahsettiğimi anladınız siz) esamesi okunmazken, Birhan Keskin gibi zamanının ötesinde şairlerin kırılgan şiirlerini bütün hassasiyetimizle okumaya devam edeceğiz. Sorarım size; şu Birhan Keskin dizeleri eskiyebilir mi?

"Yenildim ben, unutuldum ve üzgün değilim inan.
Büyüktü çünkü onların dünya arzusu
Benim otların sesiyle kaplı kalbimden
Söktüm atımı söğüdün gölgesinden
Şimdi yol benim yeniden.
...
Bir cümledir insan
arşla ferş arasında ve hep haklı
Vardım işte demek için
ömür denen cisimde saklı." (s.71)
Bir yerde okumuştum şöyle diyordu ;
"Üstümüzde beyaz gömlek varken içinizdeki narı dürten sair Birhan Keskin "
Vakit buldukça şiirlerin seslendirilmiş olanlarini dinliyorum . Ve Birhan Keskinle ilk defa Eser Gokay in seslendirmesiyle tanıştım. Taş Parçaları..
Tam 21 dakika boyunca her dizesini aklıma çakmaya çalıştım istisnasiz. Sonra dışarı ciktim ve ilk bulduğum kitapçıdan kitabını aldim. Bir öğreti gibi yaşadım dizelerini. Bir insan dedim kendime nasıl bu kadar hissedebilir , kelimeleri bu kadar imgesellestirebilir. Insanların hayatlarında bazı kitaplar iyikidir bazı kitaplar zaman kaybı . Bana bir iyi ki kattığın için teşekkürler Birhan Keskin iyi ki yazdın.Iyi ki siir oldu

Onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
Titreme daha fazla kalbim
Bagisla kendini artık onu da
Bırak gitsin
Bırak gitsin.
*Şiirlerinin her dizesinde duygusallık kokan muhteşem Birhan Keskin kitabıydı.Son zamanlarda karşıma çıkan,ayakta okuyabileceğim şiir kitaplarından bir tanesiydi.
Hasan Hüseyin Korkmazgil'in de dedigi gibi (gerçek) siir ayakta okunur. Bu bir seçim degildir. Siir sizi durdurur, (bu) dünyada oturacak yer bulamazsiniz.
*Her gün bir kez bu kitabın başına geçtim. Her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim. Her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım. Her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım. Her gün bir kez "neredeyim" diye sordum kendime. Her gün bir kuzey kışı indi içime. Her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım. Bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın. Her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. Belki de her şey. Her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. Minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım. Her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. Her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm. Güvercinleri yolculadım. Her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. Kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. Ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. Gördüğüm her "cümle" bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. Her gün bir taş parçası söktüm içimden. Her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. Her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. Her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. Ayrılık günlerini sonradan niçin sisli bir perde gibi hatırlarız diye sordum. Öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. Her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım. Her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. Her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde. Her gün sana içimden bir kez "sevgilim" diye seslendim. Her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim. Her gün, yan yana oturup birbirine rikkatle bakan iki yaşlı kadını düşündüm. Her gün o kadınların bu fotoğrafı yırtıldı dedim. Her gün "âh" ettim bir kere, bir kere o âh'ı geri aldım. Her gün "yol arkadaşım" dedim, kahırla kapladım sözlerimi. Her gün acını tattım. Her gün unutmak için değil, unutmamak için ağu kattım kalbime. Her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm. Her gün bir kilidi açmaya çalıştım. Başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim. Çile nedir, günah ne? Bana ne bunlardan. Dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. Karrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaa.
Bence Birhan Keskin döneminin en güzel en özgün şairlerinden. Üstümüzde beyaz gömlek olmasına rağmen içimizdeki Narı dürten kadın.. Sana bu kırılgan,acı dizileri yazdıran adama şükranlarımı bir borç bilirim:)
Birhan Keskin 'in en sevdiğim şiirlerinin olduğu şiir kitabı.
Şiirler bu kitapta bir bütünlük, devamlılık arz eder.
Adeta sözcüklerle dans eder gibi kurulmuştur her bir şiiri, öylesine uyumlu, öylesine estetik.

''Birini seviyorsan onu öldürme! demek kolay
Oysa her aşık önce kendine sonra yanındakine cellat.
Ve aşkta ölümün bir anlamı vardır, görklü kılınan.Bozulsun diye im.
Her ateş önce yanını yoklar sevgilim.''
"Her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm.
Her gün bir kilidi açmaya çalıştım.
Başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim.
Çile nedir, günah ne? Bana ne bunlardan.
Dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. Karrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaa."

'Ben seninle sevgilim mutsuz ama bahtiyardım ' mısrası bile kitabı almaya değerdi.Eyvallah Birhan Keskin.Şiir içten gelirin cisimleşmiş hali olduğun için.
Düşüncedeki yaratıcılık, imgedeki güç ilk Birhan Keskin kitabı olmasına rağmen kendini sevdirdi ve süreklilik istedi. İnsan olmanın dahası insan kalmanın zor zanaat olduğu bir memlekette "Her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm." sözünün varlığı ne kadar mükemmel... Kusurlarımızla bile yanında bizi var edecek insanlara çıksın yolumuz... İyi okumalar.
Youtube'da şiir dinlerken, otomatik geçişte, Birhan Keskin'in "Taş Parçaları" şiiri denk geldi.
Moğolların o muhteşem parçası ve sevgili Eser Gökay'ın yorumu ile bu şiir; dünyama bir bomba gibi düştü!
Kelimenin tam anlamıyla bomba gibi.

Uzun süre kendime gelemedim. Sözcüklerin doğasını hiç bozmadan, onları bir bıçak gibi kullanmış şair. O bıçakla kendi içini deşmiş. İçindeki "Taş Parçalarını" çıkarmış ortaya, dökmüş..

Şiiri dinlerken; içinde biriktirdiği olan, biriktirdiklerinin ağırlığı ile dibe çöken ve orada yaşam savaşı veren bir ruh geldi oturdu yanı başıma. Şiirin başında boğazınıza dolanıyor elleri, sıkıyor, sıkıyor, sıkıyor...
İlerledikçe gevşiyor..
Şiirin sonunda nefes alabiliyorsunuz ancak. Ve anlıyorsunuz ki o ruh sizin ruhunuzdu, boğazınıza sarılan o eller sizin ellerinizdi, o boğulan sizdiniz.

O şiir ve bu kitapla tanıdım ben Birhan Keskin'i, sonra yayınladığı diğer bütün şiirlerini okudum, kitaplarını edindim.

Koca bir derya Birhan Keskin, korkmayın, dalın!
" Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.İnsan olmuştum ilk o zaman.Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan.Kendimi acıya teslim ettiğimde hatırladım, ölünmüyordu,hatırladım. Ölünmüyooooorrrrrdu."
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle
Bütün davullar vursun, telleri topsun sazların
boşluğa bağırsınlar, birlikte;
Kan kusacağız.
Kan kusacağız.
Madem dünya bunca zalim
Madem yakışmıyor kalbimize.
Bütün davullar gümlesin
Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı
Boşluğa böğüreni
Vursunnn.
Bak! nasıl kan kusuyor külde uyuyan
Dünya görsün
"Tanıtım bülteni
Birhan Keskin in okuduğum ilk kitabıydı. Çok övgüler aldığını biliyorum bende bu yüzden okuma listeme almıştım. İyiki de almışım gerçekten çok beğendim
Yorgun, yıllardır yanmışçasına yorgun bir külün şiirleri. Yeniden doğmak için değil de, hikayesinin derinliğinde çabaladığını hissettirmek için yazılmış, fazlasıyla eleştiri yapılmış bir şiir kitabı. Neredeyse bütün sayfalarda mutlaka altını çizecek bir cümle bulabilirsiniz. Yani her şiir, biraz da sizden, bizden, benden. Nazan Bekiroğlu'nun bir kitabında dediği gibi, 'bir şey değil yeni bir şey söylemek için' yazılmış her bir şiir. Çok beğendiğim ve uzun süre unutamayacağım mısralardan birini ekleyip yazımı sonlandırıyorum.
'Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.'
Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
Titreme daha fazla kalbim.

Bağışla kendini artık onu da
Bırak gitsin.

O senin ezel gününden kaderin
Sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin.
Bilmedin ki ; ben senin gurbetinde delirmemek için
kalbimin aklıyla ördüğüm bir yıldızlı kubbede
yaşadım.
Tecellinin içinde ecel durur sevgilim,görmedin mi ?
Adaletin içinde bir zalim oturur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yol
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753425612
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle
Bütün davullar vursun, telleri topsun sazların
boşluğa bağırsınlar, birlikte;
Kan kusacağız.
Kan kusacağız.
Madem dünya bunca zalim
Madem yakışmıyor kalbimize.
Bütün davullar gümlesin
Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı
Boşluğa böğüreni
Vursunnn.
Bak! nasıl kan kusuyor külde uyuyan
Dünya görsün.

Kitabı okuyanlar 414 okur

  • Yusuf Can Erdoğan
  • Nuran
  • Aleyna inan
  • Elif Gökçe Topal
  • Ayşenur.
  • Rabia
  • Nurşin Aksu
  • Bahar Gök Barman
  • Müberra Bodur
  • Ece

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.5
14-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%29
25-34 Yaş
%42.1
35-44 Yaş
%13.1
45-54 Yaş
%4.1
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.2
Erkek
%21.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.5 (47)
9
%21.3 (26)
8
%18.9 (23)
7
%15.6 (19)
6
%0.8 (1)
5
%2.5 (3)
4
%0
3
%0.8 (1)
2
%0.8 (1)
1
%0.8 (1)