·
Okunma
·
Beğeni
·
13bin
Gösterim
Adı:
Y'ol
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753425612
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana 
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle 
Bütün davullar vursun, telleri topsun sazların 
boşluğa bağırsınlar, birlikte; 
Kan kusacağız. 
Kan kusacağız. 
Madem dünya bunca zalim 
Madem yakışmıyor kalbimize. 
Bütün davullar gümlesin 
Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı 
Boşluğa böğüreni 
Vursunnn. 
Bak! nasıl kan kusuyor külde uyuyan 
Dünya görsün.
80 syf.
·1 günde·9/10 puan
NOT : Didem Madak, Nilgün Marmara, Bilinmeyen bir kadının mektubu karışımı bir kitaptır. ( Örnekler çoğaltılabilir )

NOT : Kahraman Tazeoğlu'nun kitaplarından nasibini alanlar için uygundur. Daha aklı başında acıları sunuyor. :)

Duygusal olarak çok yoğun bir kitaptı gerçekten. Okurken ne yaşadın, ne yaşattılar sana diye bir mendil uzatasım geldi sayın Birhan Keskin'e. Sevdasına karşılık nankörlükle karşılaşan bir aşk sonucu yazmış olduğu şiirleri barındırıyor. O kadar çok sevmiş ki bu şiirlerinde gösterebilmeyi çok başarılı bir şekilde göstermiş. Ayrılığın her zerresini işlemek çok meşakkatli bir iş. Sitem eden şiirleri okuru etkileyecek cinsten :

" Senin hiç sözcüğün ağrıdı mı,
alçaksın sen, ağrıdı da mı böyle?
Ben sözüme ruhumu verdim, yükseldi,
yükseği incittim, böyle!
Olanı biteni çektim, kanımı unuttum, böyle."

Küçük bir kitaba dünyaları sığdırmış koca insan... Birkaç dize de birden fazla duyguyu hissedebilirsiniz.

" Ben durdum, bekliyorum, onlar yoklar.
Çok bekledim. Böylece,
katıladım kendimi, durdum, taş oldum. Yoklar. "

Denemek isteyenler için tavsiye ederim harikaydı...
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
"Erkekler daha çok sever o yüzden de kadın şair yok denecek kadar azdır." gibi basit, cinsiyetçi, hiç bir dayanağı olmayan alelade bütün cümleleri reddediyorum. Sevgisini bir şekilde meşrulaştırma çabasının cümlesidir çünkü. Sevgiyi böyle bir cümleyle ölçmeye kalkmak acizliktir. Bunlardan biri de "Günümüzde iyi şair yetişmiyor" Laf! (Hatta laugh)... Günümüz şiirinde, neredeyse bir kaç kelimeyle şair olmaya özenen her ne kadar primci tacirler cirit atıyor da olsa, diğer yandan; hatrı sayılır, kallavi, nitelikli, donanımlı, duyarlı ve hassas şairler de yetişiyor. Bu tür derme çatma cümleleri kuranların, Gülten Akın'dan, Nilgün Marmara'dan, Günseli İnal'dan ve Birhan Keskin'den (isimler çoğaltılabilir) haberdar olduklarını düşünmüyorum. (Niye bu kadar sinirlendim bilmiyorum. Sanırım beni bu popüler kültür mahvetti.)

Sizi temin ederim, bundan yıllar sonra bahsettiğim tacirlerin (Kimlerden bahsettiğimi anladınız siz) esamesi okunmazken, Birhan Keskin gibi zamanının ötesinde şairlerin kırılgan şiirlerini bütün hassasiyetimizle okumaya devam edeceğiz. Sorarım size; şu Birhan Keskin dizeleri eskiyebilir mi?

"Yenildim ben, unutuldum ve üzgün değilim inan.
Büyüktü çünkü onların dünya arzusu
Benim otların sesiyle kaplı kalbimden
Söktüm atımı söğüdün gölgesinden
Şimdi yol benim yeniden.
...
Bir cümledir insan
arşla ferş arasında ve hep haklı
Vardım işte demek için
ömür denen cisimde saklı." (s.71)
80 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10 puan
Birhan Keskin'in şiirinin yapısal bir özelliği şiir metninin kendine göndermede bulunmasıdır. Görülüyor ki Keskin’in uyarıcı, sıradışı şiir yazma tarzı bizi âşıkların şimdiye kadar ihmal edilmiş dünya deneyimine götürüyor. Dilde yakaladığı varlığı söyleme damarı ise her iki noktayı yeni bir anlam boyutunun içine sokuyor. Y'ol, gündeliğin içindeki şiddetin, ışığını tam da gündelikten veren adaletsizliğin nefis bir dökümü niteliğinde. Şiir öncesinde sonrasında hatırlama ve hatırlatmadır. Kendinizden mutlaka bir çok yerde satırlar bulacaksınız. Keyifli Okumalar...
80 syf.
" Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.İnsan olmuştum ilk o zaman.Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan.Kendimi acıya teslim ettiğimde hatırladım, ölünmüyordu,hatırladım."(21)
Güvenmiş bir kadının Keskin dizeleri, şiir tavsiyelerimi aldığım arkadaşım şairin bu kitabını daha çok seveceksin dediğinde bu kadarını düşünmemiştim, her dizenin altını çizmek istedim, bazı dizelerinin altını 10 renk kalemle tekrar tekrar çizmek...

İşte kadın şairin haslarından bir tanesi, her kitabı okunması gereken beyaz gömleklerimize rağmen içimizdeki narı dürtmeye çekinmeyen biri o.
Kimi zaman acısını kimi zaman umutlarını paylaşan...
"Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun." (Fakir Kene) duysun diyorsun, diyorsun da acaba duyan var mı...?

"Gördüğüm her "cümle" bana bıçak gibi battı, anlayamadım. "(10) okuduğum her cümlen bıçak gibi hatta bir hançer gibi batti içime, sen duygularıma tercüman olan mükemmel bir kadınsın...
Yakıyorsun, yıkıyorsun ama en çok da iyileştiriyorsun...

" Halimi anlatacak sözler yazamam artık" (68) 80 sayfalık şu kitapta dolup dolup taşıyorsunuz dizelerden, eriyorsunuz bitiyorsunuz en çok da
"Ben seninle sevgilim
Mutsuz ama bahtiyardım" deyip basıyorsunuz bu kırılmış şairi bağrınıza...

Ve yazımı kitabın son dizeleri ile bitirmek istiyorum.
" Balkonunuz çok yüksek sizin baş döndürüyor.
Dünya pek alçak bir yer olacak yakında öyle görünüyor"

Kitaplarla kalın kitap dostlarım...
80 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Omurga, vücudu dik tutar ve taşır. İç organları korur. İstemli ya da istemsiz beyinden aldığı emirleri uygular. Vs....

"Omurgamı aldın benim.
Omurgamı aldın.
Omurgamı aldın.
Omurgamı.

Niye?"
(Birhan Keskin)
....

Bir zamanlar çok üzgündüm. Artık değilim sayılır, buna dayanarak da tüm bunları yazıyorum. Şimdi düşününce utanıyorum bir çoğu için ama zamanında o kadar üzgündüm ve bir anda hayatımda üzülecek o kadar çok şey birikmişti ki 40 kiloya kadar düşmüştüm. Her gören korkunç tepkiler veriyordu "Bu ne haalllll!!!!" diye, abartıyorlar diye gözümü deviriyordum çünkü zaten hiçbir zaman pek de kilolu biri olmamıştım. Neyse, bir gün yürüyordum, aynı zamanda da kaldırım kenarındaki arabaların üzerindeki yansımama bakıyordum. Rahatsız oldum kendi yansımamdan, dik durmak istedim. Duramadım. Resmen dik duramadım. O an öylesine dehşete düştüm ki hiç bahsetmedim kimseye bundan, ki zaten ne diyebilirdim, nasıl hissettiğimi nasıl ifade edebilirdim?

Kısa bir süre sonra Birhan Keskin'in bu dizelerine denk geldim. İnanılmaz şaşırtıcıydı benim için. Dünyada benim gibi "omurgasının alındığını" hisseden birisi daha vardı, o kadar çok etkilendim ki. Belki de başka birinin hiç anlam yüklemeyeceği dizelerdi bunlar ama benim için o gün Birhan Keskin'e karşı hissettiğim büyük hayranlık başladı.

Birhan Keskin de "kendine inandığı gibi inanmıştı ona", "dünyaya fırlatılmış gibi hissediyordu", o da "öfkeni unutma" diyordu kendisine her gün. O da "mutsuz ama bahtiyardı"
Birhan Keskin "Balkonunuz çok yüksek sizin baş döndürüyor, / Dünya pek alçak bir yer olacak yakında öyle görünüyor." diyordu, "Büyüktü çünkü onların dünya arzusu / Benim otların sesiyle kaplı kalbimden" diyordu, o da ne yapacağını bilemiyordu.

Zamanında söylemek istediğim ama "nasıl"ını bir türlü bilemediğim tüm o gönül kırgınlıklarını birinin yazabilmiş olması o kadar büyüleyici ki benim için. Çok çok çok sevdim. Aslında biliyor musunuz, gerçekten bir yıl önce üzüldüğüm nerdeyse hiçbir şey beni şu an üzmüyor, hatta bulduğum her fırsatta dalga geçiyorum kendimle o anlar için. Ama yine de Birhan Keskin okumak çok kalbimi kırıyor, etkisinden kolay kolay çıkamıyorum. Bu da benim zaafım olsun öyleyse, ne yapalım..

Epey uzun zamandır bir inceleme yazmamıştım, -hoş bu da kitap incelemesinden çok iç dökümü gibi bir şey oldu- Yine de ihtiyacı olan herkesin Birhan Keskin şiirlerini okumasını çok isterim. Kalp kırıyor ama işte, olsun o kadar. :)

Son olarak şunu da dipnot olarak düşmek istiyorum ki artık oldukça dik bir duruşum var, öyle ki övgü bile alıyorum bunun üzerine. Çünkü bir süre önce kimsenin bir daha "omurgamı alamayacağını", çünkü buna izin vermeyecek kadar iyi sebeplerim olduğunu ve aslında ne kadar güçlü olduğumu fark ettim :))) Sevgiler.
80 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bir yerde okumuştum şöyle diyordu ;
"Üstümüzde beyaz gömlek varken içinizdeki narı dürten sair Birhan Keskin "
Vakit buldukça şiirlerin seslendirilmiş olanlarini dinliyorum . Ve Birhan Keskinle ilk defa Eser Gokay in seslendirmesiyle tanıştım. Taş Parçaları..
Tam 21 dakika boyunca her dizesini aklıma çakmaya çalıştım istisnasiz. Sonra dışarı ciktim ve ilk bulduğum kitapçıdan kitabını aldim. Bir öğreti gibi yaşadım dizelerini. Bir insan dedim kendime nasıl bu kadar hissedebilir , kelimeleri bu kadar imgesellestirebilir. Insanların hayatlarında bazı kitaplar iyikidir bazı kitaplar zaman kaybı . Bana bir iyi ki kattığın için teşekkürler Birhan Keskin iyi ki yazdın.Iyi ki siir oldu

Onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
Titreme daha fazla kalbim
Bagisla kendini artık onu da
Bırak gitsin
Bırak gitsin.
80 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Evet belki biraz bilimsel çalışma havasında bir başlık oldu ama içerik oldukça duygusal...
Modern Dönemin kadın şairleri beni fazlasıyla etkilemekte. Çok farklı bir tarzları daha doğrusu farklı bir tınıları olduğunu hissediyorum.
Erkek ve kadının şiire yaklaşımlarının farklı olduğunu düşünenlerdenim. Bana göre erkekler duygularını yansıtmakta zorlandığı için kaleme sarılmayı daha kolay bir yol olarak görüyorlar.
Ama kadınlar... Onlar her duyguyu uç sınırlarda yaşadığı gibi erkeklere göre bunları yansıtmada da uç noktadalar. Bir kadını şiir yazmaya iten duygu onun için en uç noktada olmalı diye düşünüyorum. Yani şiir yazma eşikleri erkeklerinkinden daha yüksek bir noktada. Dur şöyle dağa taşa aşk şiiri yazayım diye değil, dayanamadıkları bir noktaya geldiklerinde yazdıklarını düşünüyorum.
Birhan Keskin de onlardan biri. Çektiği acının nefesini kestiğini dizelerinden anlayabiliyoruz. Öyle ki bu acı kendini aşmış ve dizelerini boğmaya başlamış. Hafif bir ürperti havası veriyor okurken.
Her ne olursa olsun kadın şairlere her zaman farklı bir penceren bakmak gerektiğini düşünüyorum. Erkeklere göre hayatla daha çok mücadele ettiklerine eminim.
Keyifli okumalar.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Selamın aleyküm hayırlı akşamlar...
Bu şiir kitabından sonra asla hayatıma şiir kitabı almayacağım bu bu kitap için değil şiirleri sevmiyorum...! Büyük bir söz vermek istemiyorum ama almayacağım için elimden geleni yapacağım bu şiir kitabını bir arkadaşım önerdi teşekkür ederim ona da...

Gelelim şiir kitabımıza güzel bir şiir kitabı evet hafif tam kafa dinlemelik onunda dediği gibi tatlı tatlı betimlemeler güzel güzel sözler aşk huzur biraz kırgınlık biraz sinirlilik her şeyi harmanlanmış önünüze konmuş size de tatmanız kalıyor...!
Ben beğendim öneriyorumda daha fazla bir şey dememe gerek yok okumanızı tavsiye ediyorum şimdiden iyi okumalar dilerim...
80 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Bir cümledir insan
arşla ferş arasında ve hep haklı
Vardım işte demek için
ömür denen cisimde saklı.’

Keskinden bir yaşam tragedyası.’

Bir dizi zorunluluğun dizimi bağladığı şu günlerde Keskin’in ‘ Yaşamak’ savaşını verdiği dizelerinde günü bir sonraki karmaşaya devrettim. Okurken altını çizmediğim satır kalmadı desem yeridir. Durmalarımın, duraksamalarımın ardı arkası kesilmedi. Her cümlesi yüreğime nakşetti. Hayatın, hayat kaidelerinin bir diğer deyişle Yaşamak uğraşının Keskin’in cümlelerinde ete kemiğe bürünüp Y’ol olmasını okudum, izledim.

Velhasıl kelam Keskin’in etten kemikten olan bu sayfaları bir yaşam manifestosu gibi okunup, okutturulmalı...

Göğümüz mavi umudumuz baki kalsın...
80 syf.
*Şiirlerinin her dizesinde duygusallık kokan muhteşem Birhan Keskin kitabıydı.Son zamanlarda karşıma çıkan,ayakta okuyabileceğim şiir kitaplarından bir tanesiydi.
Hasan Hüseyin Korkmazgil'in de dedigi gibi (gerçek) siir ayakta okunur. Bu bir seçim degildir. Siir sizi durdurur, (bu) dünyada oturacak yer bulamazsiniz.
*Her gün bir kez bu kitabın başına geçtim. Her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim. Her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım. Her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım. Her gün bir kez "neredeyim" diye sordum kendime. Her gün bir kuzey kışı indi içime. Her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım. Bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın. Her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. Belki de her şey. Her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. Minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım. Her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. Her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm. Güvercinleri yolculadım. Her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. Kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. Ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. Gördüğüm her "cümle" bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. Her gün bir taş parçası söktüm içimden. Her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. Her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. Her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. Ayrılık günlerini sonradan niçin sisli bir perde gibi hatırlarız diye sordum. Öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. Her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım. Her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. Her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde. Her gün sana içimden bir kez "sevgilim" diye seslendim. Her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim. Her gün, yan yana oturup birbirine rikkatle bakan iki yaşlı kadını düşündüm. Her gün o kadınların bu fotoğrafı yırtıldı dedim. Her gün "âh" ettim bir kere, bir kere o âh'ı geri aldım. Her gün "yol arkadaşım" dedim, kahırla kapladım sözlerimi. Her gün acını tattım. Her gün unutmak için değil, unutmamak için ağu kattım kalbime. Her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm. Her gün bir kilidi açmaya çalıştım. Başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim. Çile nedir, günah ne? Bana ne bunlardan. Dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. Karrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaa.
80 syf.
Bir kadının yüreğinden dökülebilecek en güzel cümlelerle bezenmiş harika bir şiir kitabı okudum. Adeta akıp gitti, aldı götürdü, hissettirdi... Sevgi, hayal kırıklığı, burukluk, aşk ancaka bu kadar güzel anlatılabilirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Y'ol
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753425612
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana 
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle 
Bütün davullar vursun, telleri topsun sazların 
boşluğa bağırsınlar, birlikte; 
Kan kusacağız. 
Kan kusacağız. 
Madem dünya bunca zalim 
Madem yakışmıyor kalbimize. 
Bütün davullar gümlesin 
Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı 
Boşluğa böğüreni 
Vursunnn. 
Bak! nasıl kan kusuyor külde uyuyan 
Dünya görsün.

Kitabı okuyanlar 2.443 okur

  • Teacher Hanım
  • Gökhan Kum
  • Derya Burcu Köse
  • çeri
  • Yasemin
  • Nørα`
  • nurbanu aydın
  • Buse
  • Günay
  • Semih Tekin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.5
13-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%29
25-34 Yaş
%42.1
35-44 Yaş
%13.1
45-54 Yaş
%4.1
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.2
Erkek
%21.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.6 (227)
9
%23.1 (152)
8
%20.4 (134)
7
%10.2 (67)
6
%4.4 (29)
5
%4 (26)
4
%1.2 (8)
3
%0.6 (4)
2
%0.5 (3)
1
%1.1 (7)