8,6/10  (79 Oy) · 
256 okunma  · 
81 beğeni  · 
1.956 gösterim
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle
Bütün davullar vursun, telleri topsun sazların
boşluğa bağırsınlar, birlikte;
Kan kusacağız.
Kan kusacağız.
Madem dünya bunca zalim
Madem yakışmıyor kalbimize.
Bütün davullar gümlesin
Boşluktan gelen, boşluğu dolduranı
Boşluğa böğüreni
Vursunnn.
Bak! nasıl kan kusuyor külde uyuyan
Dünya görsün.
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    80
  • ISBN:
    9789753425612
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mete Özgür 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Erkekler daha çok sever o yüzden de kadın şair yok denecek kadar azdır." gibi basit, cinsiyetçi, hiç bir dayanağı olmayan alelade bütün cümleleri reddediyorum. Sevgisini bir şekilde meşrulaştırma çabasının cümlesidir çünkü. Sevgiyi böyle bir cümleyle ölçmeye kalkmak acizliktir. Bunlardan biri de "Günümüzde iyi şair yetişmiyor" Laf! (Hatta laugh)... Günümüz şiirinde, neredeyse bir kaç kelimeyle şair olmaya özenen her ne kadar primci tacirler cirit atıyor da olsa, diğer yandan; hatrı sayılır, kallavi, nitelikli, donanımlı, duyarlı ve hassas şairler de yetişiyor. Bu tür derme çatma cümleleri kuranların, Gülten Akın'dan, Nilgün Marmara'dan, Günseli İnal'dan ve Birhan Keskin'den (isimler çoğaltılabilir) haberdar olduklarını düşünmüyorum. (Niye bu kadar sinirlendim bilmiyorum. Sanırım beni bu popüler kültür mahvetti.)

Sizi temin ederim, bundan yıllar sonra bahsettiğim tacirlerin (Kimlerden bahsettiğimi anladınız siz) esamesi okunmazken, Birhan Keskin gibi zamanının ötesinde şairlerin kırılgan şiirlerini bütün hassasiyetimizle okumaya devam edeceğiz. Sorarım size; şu Birhan Keskin dizeleri eskiyebilir mi?

"Yenildim ben, unutuldum ve üzgün değilim inan.
Büyüktü çünkü onların dünya arzusu
Benim otların sesiyle kaplı kalbimden
Söktüm atımı söğüdün gölgesinden
Şimdi yol benim yeniden.
...
Bir cümledir insan
arşla ferş arasında ve hep haklı
Vardım işte demek için
ömür denen cisimde saklı." (s.71)

Bence Birhan Keskin döneminin en güzel en özgün şairlerinden. Üstümüzde beyaz gömlek olmasına rağmen içimizdeki Narı dürten kadın.. Sana bu kırılgan,acı dizileri yazdıran adama şükranlarımı bir borç bilirim:)

Hakan Türkeș 
 25 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 72 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm.
Her gün bir kilidi açmaya çalıştım.
Başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim.
Çile nedir, günah ne? Bana ne bunlardan.
Dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. Karrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaa."

'Ben seninle sevgilim mutsuz ama bahtiyardım ' mısrası bile kitabı almaya değerdi.Eyvallah Birhan Keskin.Şiir içten gelirin cisimleşmiş hali olduğun için.

elif akkoca 
29 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Birhan Keskin 'in en sevdiğim şiirlerinin olduğu şiir kitabı.
Şiirler bu kitapta bir bütünlük, devamlılık arz eder.
Adeta sözcüklerle dans eder gibi kurulmuştur her bir şiiri, öylesine uyumlu, öylesine estetik.

''Birini seviyorsan onu öldürme! demek kolay
Oysa her aşık önce kendine sonra yanındakine cellat.
Ve aşkta ölümün bir anlamı vardır, görklü kılınan.Bozulsun diye im.
Her ateş önce yanını yoklar sevgilim.''

Emine Sevgin 
02 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Düşüncedeki yaratıcılık, imgedeki güç ilk Birhan Keskin kitabı olmasına rağmen kendini sevdirdi ve süreklilik istedi. İnsan olmanın dahası insan kalmanın zor zanaat olduğu bir memlekette "Her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm." sözünün varlığı ne kadar mükemmel... Kusurlarımızla bile yanında bizi var edecek insanlara çıksın yolumuz... İyi okumalar.

Gizem Oğur 
08 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

" Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.İnsan olmuştum ilk o zaman.Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan.Kendimi acıya teslim ettiğimde hatırladım, ölünmüyordu,hatırladım. Ölünmüyooooorrrrrdu."

Fatma Pamuk Tufan 
14 Oca 09:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Birhan Keskin in okuduğum ilk kitabıydı. Çok övgüler aldığını biliyorum bende bu yüzden okuma listeme almıştım. İyiki de almışım gerçekten çok beğendim

fulden ufacık 
13 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Birhan Keskin'den okuduğum ikinci kitap. Bu kitabını okurken sanki onu daha iyi tanımamı sağladı. Kitap kısa olmasına rağmen sizi Birhan Keskin'in dünyasına sürüklüyor. Sürüklerken de düşündürüyor. Ama bu düşünce insan ilişkisinde yaşanan olayları düşünme.. Ya da şöyle ifade edeyim insan ilişkileri daha çok sevgili ile yaşanan ilişki.. Onunlayken veya onsuzken yaşadığı ruh halini okuyoruz kitapta.

Kitap, iki bölümden oluşuyor. Kırk iki parçadan meydana gelen tek bir uzun şiir olan "Taş Parçaları" ve 17 Kasım 2005-11 Ocak 2006 arasında, "Eski Dünya" içinde yer alan şiirlerinden oluşuyor.


"Her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. Belki de her şey. Her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. Minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım. Her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. Her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm." Birhan Keskin

Taş Parçaları şiiri, adalet ve zalimlik meseleleri etrafında şekillenerek kitabın ana meselesinin de ortaya çıkarır. Aslında uzun bir ayrılık kitabı Y'ol. Kitabın adındaki kesme işareti, bölünmüş bir yolun işareti olarak duruyor. Bu bölünmüş yolda ilişkisini ve adaleti sorguluyor Birhan Keskin. Sorgularken kızıyor, öfkeleniyor. Özellikle de ilişkisini kendi açısından sorguluyor. sorgularken de adaletli olmak istiyor.

Kitabın ikinci bölümünde sıklıkla tekrar edilen 'dur' fiiline karşın, yol artık ikiye ayrılmış ve Adorno'nun deyişiyle, havaya bir toz bulutu kalkmıştır. Y'ol'un ilk bölümündeki 'Taş Parçaları' adlı şiir, aşk ve ayrılık üzerine, ama ille de adalet ve zalimlik üzerine uzun bir sorgulama.Taş' artık, etekteki taştır Birhan Keskin için. Acı, kederli ve biraz da sert!

"Her gün bir taş parçası söktüm içimden. Her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. Her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. Her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. Ayrılık günlerini sonradan niçin sisli bir perde gibi hatırlarız diye sordum. Öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. Her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım. Her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. Her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde. Her gün sana içimden bir kez "sevgilim" diye seslendim. Her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim. " Birhan Keskin

"Her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm. Her gün bir kilidi açmaya çalıştım. Başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim. Çile nedir, günah ne? Bana ne bunlardan. Dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. Karrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaa."

Ben en çok Taş Parçaları adlı şiirini sevdim bu kitapta. Okurken kendimi ikili ilişkinin içinde biraz seyirci oldum yeri geldi yanlarında ya da teselli etmek isteyen kişi olmak istedim. Ancak aşkın tesellisi yoktur. Kişi nasıl aşkı yaşamak isterse öyle yaşamalı. Tıpkı Birhan Keskin gibi.


"Pek çok Birhan Keskin şiirinde 'taş' hep olumlu aktarım yapılan, Keskin'in varoluş tasarımının bir parçası olarak duruyor. Ayrıca, bu tasarımın Birhan Keskin şiirine atfedilen 'dingin', 'ahenkli' ve 'duru' gibi saptamalarla bire bir uyuştuğu da söylenebilir.
Peki, Birhan Keskin'in yeni kitabı Y'ol'da 'taşlar' nasıl bir anlama sahip? Bu soruya verilecek cevap, Birhan Keskin şiirinde yeni bir yol ayrımına gelindiğini, yukarıdaki saptamaların artık Keskin için kolay kolay yapılamayacağını da ortaya koyacak. Örneğin, daha önce hep olumlu aktarım yapılan 'taşlar' bu kitapta asıl anlamını kavramış görünüyor: "Her gün bir taş parçası söktüm içimden", "Al bu taşlar senin olsun", "İçimin duvarlarında bu taşlar oturuyor", "Bir masal/bir taş ağırlığında olabilir mi?", "Benim artık taş taşıyacak,/Taş kaldıracak, taş atacak,/halim mi var!". Birhan Keskin şiirinde alışılmadık ölçüde sert bir tonun hâkim hale geldiği, o dingin, duru halin artık geride kaldığı görülüyor.
İçerik düzlemindeki değişikliğe biçimsel birtakım denemeler de eşlik ediyor. Gerçi Birhan Keskin şiirinde daha önce de birtakım biçimsel denemelerin olduğu hatırlanacaktır ama bu denli yoğun biçimsel denemeler ilk kez bu kitapta görülüyor. Y'ol'da sıklıkla tekrar edilen, "filllllllllllan", "darmadağğğnıııımmm", "istememmm", "sonrasıdur " gibi kullanımlar bu biçimsel denemelere örnek gösterilebilir. Ancak, bütün bu denemelerin, şiir içi biçimsel bir deneme olarak değil, aksine başka bir amaçla yapıldığı görüşündeyim.
Birhan Keskin'le ilgili daha önce yazdığım bir yazıda, onun şiirinin 'iyi' şiir olma gayretinden özenle kaçtığını, şiirini her türlü şiirsel yükten arındırmaya çalıştığını vurgulamıştım. Keskin'in yeni kitabında, söz sanatlarından, şiirin verili imkânlarından özenle kaçtığı, hatta şiir dışı bir alan aradığı mutlak görülecektir. Kitapta sıklıkla tekrar edilen 'filan' ifadesi bu kaçışın güzel bir örneği kanımca. Tam bir söz sanatına başvurup, acı ve ayrılığı bir şeye benzetecekken, 'filan' ifadesini kullanarak şiirsel yükten uzaklaşıyor Keskin. Doğrusu ilginç bir arayış. Ama sonuçta, her ne kadar şiirsel kaygılarla yapılmamış olsa bile, bu girişimin şiire yeni imkânlar doğurduğu açık. Birhan Keskin'i okur katında önemli hale getiren tavırlardan biri de kanımca bu. Onun şiirden kaçtığı yer tam da hakiki bir şiirin kapısını aralamasına sebep oluyor. Şiiri kutsamayan bir şair Birhan Keskin. Okuduklarımız tam da bu yüzden sahih şiirler:
Ömrü gurbette geçenler gibiydim senin yanında
Duymadın mı, çok söyledim?
O uzun gurbette,
Ben senin "adalet" diye diye nasıl unufak olduğunu
gördüm.
Göre göre, duya duya,
yine de bigâne olarak her şeye.
Tecellinin içinde ecel durur sevgilim, görmedin mi?//
Adaletin içinde bir zalim oturur." Kemal Varol

Kitaptan 139 Alıntı

Bal 
11 Şub 19:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Darmadağınım.
Darmadağğğnıııımmmm ve
Hepsi burada; Aprın Çor Tiğin
Haşim, Kadı Burhaneddin
Hepsi burada, kör, topal, haşin
Bağğğğrrrrıyorlar:
Bırak soğusun,
bırrrak soğusssuuun
bırak soğusun parçaların
tekrar bitiştiğinde
başka bir şey olacaksın.

Yol, Birhan KeskinYol, Birhan Keskin
Nur 
31 Tem 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bilmedin ki ; ben senin gurbetinde delirmemek için
kalbimin aklıyla ördüğüm bir yıldızlı kubbede
yaşadım.
Tecellinin içinde ecel durur sevgilim,görmedin mi ?
Adaletin içinde bir zalim oturur.

Yol, Birhan KeskinYol, Birhan Keskin
Çiğdem Aksoy Kahraman 
08 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İçerde tıkanan çığlık dışarda inliyor
Sabaha karşı
Uyku kabul etmiyor beni
Dışardan bir yerden uzuuuunnnuzun
Bir inilti kopuyor.
İçimde zulmün duvarları.
Uykuuuuuu
alsana beni koynuna.

Yol, Birhan Keskin (Sayfa 15)Yol, Birhan Keskin (Sayfa 15)
mavera 
25 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım..

Yol, Birhan Keskin (Sayfa 10)Yol, Birhan Keskin (Sayfa 10)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
09 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

En acısını sevgilim en acısını
tadayım istedin:

En acısı buydu.

Yol, Birhan Keskin (Sayfa 30)Yol, Birhan Keskin (Sayfa 30)

Bir cümledir insan
arşla ferş arasında ve hep haklı
Vardım işte demek için
ömür denen cisimde saklı.

Yol, Birhan Keskin (Sayfa 71)Yol, Birhan Keskin (Sayfa 71)
Hasibe^^ 
04 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum
Yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep
Ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine.

Bilemem, belki bu yüzden
Ben sana yanlış bir yerden edilmiş
bir büyük yemin gibiydim.
Beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
Yine de döneyim döneyim istedim.

Yol, Birhan Keskin (Sayfa 33)Yol, Birhan Keskin (Sayfa 33)