Yol Ayrımı (Esir Şehir Üçlemesi 3. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
8,7bin
Gösterim
Adı:
Yol Ayrımı
Alt başlık:
Esir Şehir Üçlemesi 3. Kitap
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752731295
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Yol Ayrımı
Yol Ayrımı
Yol Ayrımı
Yol Ayrımı
Kâmil Bey de Anadolu'da serbesttir artık ... Türkiye'yi kuşatan bir "serbest"lik rüzgarı esmeye başlar zamanla. Bu serbestlik, değişen ya da değişmiş gibi görünen insanların maskelerini birer birer düşürürken, İstanbul'da hayat giderek zorlaşır. Kâmil Bey, yıllardır özlemini duyduğu biricik kızı Ayşe'ye kavuşmaya çalışırken, Kurtuluş Savaşı'nda yüz binlerce insanın kanıyla kurtulan vatan, artık demokrasi mücadelesi vermektedir. Serbest Fırka'nın kuruluşu, Darülfünun'da meydana gelen ayaklanmalar, İstanbul sokakları ve tarihin derinliğinde kalan ayrıntılar... 

"Yol Ayrımı", savaştan zaferle çıkmış bir milletin demokrasi yolunda attığı bebek adımlarının izdüşümlerini aktarıyor okura.    
(Tanıtım Yazısı'ndan)
496 syf.
·16 günde·Beğendi·8/10
Esir Şehir Üçlemesini bitirmiş bulunmaktayım.
İlk kitabımız Esir Şehrin İnsanları, mütareke döneminde işgal altındaki İstanbul'u ve Anadolu mücadelesini anlattı bize, ana karakterimiz Kâmil Bey ile nabzını tuttuk geçmiş tarihin.

2.kitap Esir Şehrin Mahpusu'nda yıl 1921, Kâmil Bey mahpustadır ve yeniden varolma mücadelesine girişir, Anadolu'da kurtuluş savaşları başlamıştır.

Ve son kitabımız Yol Ayrımı...
Kitabımız kurtuluş savaşı sonrası Cumhuriyet döneminde 1930 yılını anlatıyor. Serbest Fırka'nın açılışı ve kapanışı kitabın esas konusu diyebiliriz. Bunun yanında Cumhuriyet sonrası sağlanmaya çalışılan düzen ve halkın bu değişim karşısında verdiği uyum mücadelesi güzelce anlatılıyor.

Baş kısımlarda Serbest Fırka'nın açılışı anlatılıyor. Burada ayrıntılı diyaloglar içeren bölümler biraz sıkıcı geldi bana. Bir an yanlış kitap mı okuyorum acaba diyebilirsiniz çünkü ana karakterimiz Kâmil Bey'in adı bile geçmiyor bu kısımlarda. İlerleyen bölümlerde beklenen karakterler kitaba girmeye başlasa da ön planda olmuyorlar. İlk 2 kitabı okuyan biri normal olarak Kâmil Bey'in sonu ne oldu diye merak içinde oluyor ama kitap bu beklentiyi tam olarak karşılamıyor maalesef. Kâmil Bey'i kurtuluş mücadelesine sokan okul arkadaşı İhsan ve eşi Nedime Hanım'dan kitapta hiç bahsedilmemiş olması da ayrıca şaşırttı beni. Tabi yeni karakterlerle de tanışıyoruz Yol Ayrımı'nda fakat yine yüzeysel kalıyor hikâyeleri. Kemal Tahir karakterlerin hikâyelerini es geçerek tarihi olaylara yönelik bir kitap yazmaya karar vermiş diyebiliriz. Bu yönden beni edebi olarak tatmin etmese de tarihi olarak başarılı bir eser olmuş.

Kemal Tahir'in dönemin gelişmelerine karşı eleştirilerine de şahit oluyoruz. Harf devriminin etkileri, Lozan antlaşması sonuçları, siyasetçilerin menfaatleri için yaptıkları, bitmeyen rantlar eleştirilen konular arasında.

Sonuç olarak güzel bir kitap serisine noktayı koyduk. Kurtuluş Savaşı ve erken Cumhuriyet dönemini merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir seri yazmış Kemal Tahir. Kurgu ve tarihsel olaylar gerçekten iyi harmanlanmış. Kemal Tahir okumaya devam edeceğim sizlere de tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
443 syf.
·8/10
Geldik efsane serinin sonuna. Kemal Tahir'in karakterler üzerinden yarattığı hikayeler harikulade. Kitap içinde kitap okuyor hissi oluşuyor.

Bu kitapta 1930'lu yılların başında ekonomik darboğaz içinde, kendilerine hoş davranmayan, düzenden pay kapmak için cumhuriyeti ve halkçılığı maşa olarak kullanan bürokratlardan kurtuluşu arayan halk ile halkın neden kendilerine yüz çevirdiğini anlamaya çalışanları görüyoruz. Serbest Fırka'nın kuruluş aşamasında halkın bu partiyi bir kurtarıcı olarak görmesiyle, bu partinin fişleme aracı olarak kullanıldığını düşünüp korkması arasındaki çizgi iyi betimlenmiş. Ne ironiktir ki düzene karşı eleştiri yapanlara acımasız davranan ve bir şair olan Selim Nuri'nin ölümüne sebep olanlar belki de o dönem Serbest Parti'nin destek görmesindeki en büyük sebeplerdi.

İnönü ile Fethi Okyar arasındaki çekişmeden İttihatcilar'ın tasfiyesine kadar tarihi olaylara da ışık tutuyor. Yağmur Beklerken kitabında anlatılan sürece benzer halk tepkilerini burada da görüyoruz.

Kitabı efsane yapan ise tüm bu siyasi ve tarihi olaylar içinde Kamil Bey'in acısının ve özleminin deforme olmaması. Kızından ayrı kalan Kuvay-ı Milliyeci bu arkadaş, tüm bu tarihi olaylar içinde birey olarak acı çeken birisi.

Son söz de Kamil Bey'in eski eşi Nermin'e. Gördüğüm en gaddar ve dangalak karaktersin. Ne Ezel'deki Eyşan; ne Skyler White...Hem korkak, hem de kalpsizsin.

İyi okumalar.
496 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
"Esir Şehrin İnsanları"nın2.ci cilti 1921 yıllarında Ulusal Kurtuluş Savaşında henüz düzenli ordu kurulma aşamalarında. Başka bir ifade ile Kuvayi Milliye Aşamasında noktalanmıştı.
3. cü cilt "Yol Ayrımı" 1930 yılında başlıyor. 9 yıllık bir mola var arada. Bu aşamada Büyük taarruz olmuş, 9 Eylül de ordu İzmire ulaşmış, Lozan Barış Antlaşmaları gerçekleşmiştir...Tabi bunlar kitap da yok benim notum dur.
Demem o ki..., kitapları kronolojik bir sistematik içerisinde yolculuğa devam etmek istiyorsanız "Yorgun Savaşcı" yı tüketip belini bükmelisiniz.
Madrabazlık- Kuvayi Milli- Yol Ayrımı. Bölümlerinden oluşuyor kitap.
Maceraya Serbest Fırka ile yola koyuluyorsunuz... Neler karşılıyor sizleri:
Serbest Fırka ve İzmir olaylarının, perde gerisi cereyanı ve halkın belleğinde, tutum, hal ve davranışlarından devrin nabzını tutuyorsunuz.
O devrin gerçeklerindeki; çıkarcıların. vurguncuların, nasıl kendilerine bir yol ve rol bulduklarını,para hırsının nerelere vardığının, o günlerden bu günlere sirayet edeçek siyasi yelpazenin hissedilir esintilerini, Yazarın ince ince nükteleriyle usta kalem işlerliği, ince zeka becerisi ile bize gösteriyor, Hissettiriyor.Düşündürüyor.
O devir de yaşamış halkın halkın bu gerçekler içerisinde nasıl ayakta kalmaya çalıştığı, yaşam mücadelesi verdiğini. Yine o halkın "Hürriyet" anlayışı, kavrayışı,
Yeni yazı ya ( Harf Devrimi) geçişte yaşanan okur nezdinde olsun, basın yayın hayatında olsun meydana gelen müşkülatları, bu müşkülattan bazı çıkar düşkünlerinin nasıl nemalandığı, Yeni yazıdan önce yayın evlerinin, matbaaların hangi kitapları yada benzeri şeyleri kimlere nasıl sattıkları,
Eskişehir- Kütahya Sakarya savaşlarını bir dizeye güzelce sergiliyor yazarımız.
160 ıncı sayfadan sonra 2. nci kahramanları tekrar sahne alıyorlar kitapta.
Doktor Münir Bey ile Kamil Beyin kızı Ayşe'nin karşılıklı yüzleşme sohbeti duygusallık patlamasında tavan yapıyor.
Kitap da dikkat ettiğim bir konu da şu oldu: bazı ko konu ( hikaye ) örneğin pohça konusu, baldız avukat konusu,lastik top konusu gibi. "Hür Şehrin İnsanları" nda da ele alınmış hikaye edilmişti. burada başka bir versiyonla anlatılmış olsa da aynı olduğu gerçek.Bunu yazar neden böyle yapmış olabilir diye düşündüm. Vardığım sonuç şu oldu. Yıl 1930 lara geldiğin de yani kurtuluş gerçekleşip, cumhuriyetin kuruluşundan sonralara geldiğinden kısacası Hür Şehre kavuştuktan sonra iki seri kitabın arasına güzel köprü kurmuş, harika bir bağ atmış, bedene oturan gömleğin düğmelerini iliğine geçirerek eserini bütünlük vermiş Kemal Tahir.....
Demekteyim ki önce Esir Şehir üçlemesi- sonra Hür Şehrin İnsanları okunmalıdır. Amma bunları bütünlemek için Yorgun Savaşsız olmaz!
son olarak bugün siyasetle uğraşan, ilgilenen siyasetin uçundan kıyısından ,eteğinden tutunanlar bilhassa bu günlerin( partiler- siyasal yaşamımızın seceresi bakımından) tahlili için bu yapıtları mutlak okumalıdırlar.
Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar dileğimle...
496 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
Esir Şehir üçlemesinin son kitabı... İlk iki kitaptan farklı olarak, bu kez olayların merkezinde Kamil Bey yok. Ancak onun hikayesi de yan konulardan biri olarak devam ediyor. Türkiye'nin çok partili hayata geçiş sürecini bugüne kadar hep tarihi okumalar yaparak öğrenmeye çalıştık. Bu sürecin bir romana konu olması başta garip karşılanabilir. Ancak tam tersi, kitabı okuduğunuzda, aslında tarihi olayların edebiyat aracılığı ile sunulmasının tadının çok ayrı olduğunu görüyorsunuz. Tabii burada Kemal Tahir faktörü de var. Tarihi bir konuyu romanlaştırmak herkesin harcı değil. Tarih ile kurgu arasındaki dengeyi çok iyi ölçüp biçerek ortaya koymak ustalık gerektiren bir iş... Bu kitabı, serinin ilk iki kitabından bağımsız da okuyabilirsiniz. Tabii Kamil Bey'le ilgili bölümlerde, olayların geçmişini bilmediğiniz için biraz kafa karışıklığı yaşayabilirsiniz. Ancak kitabın baş rolünde Serbest Cumhuriyet Fırkası, dolayısıyla çok partili hayata geçiş süreci var... Ayrıca genel olarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında genç Türkiye halkının yaşadığı kafa karışıklığı da çok iyi yansıtılmış... Dönemi ve o dönemin insanlarını daha yakından tanımak için dört dörtlük bir eser... Keyifli okumalar...
375 syf.
·8/10
(Spoiler)
Esir Şehrin İnsanları serisi Yol Ayrımı ile son buldu. 1. Kitapta Jöntürk olan Kamil Bey iyi eğitim almış avrupa da yaşamının çoğunu geçirmiş ancak Anadolu coğrafyasından ve insanından uzak kalmış bir karakterdir. Dünya Harbinden sonra İstanbul a dönen Kamil Bey işsiz kalmış ve geçim sıkıntısına düşmüştür. Kalemi güçlü olduğundan dolayı Milli Mücadeleyi destekleyen gazetede yer alarak Ankara Hükümetine destek verir. Kamil Bey dürüst, iyi eğitim almış, zeki olduğu kadar da sanatsal yetenekleri güçlü bir insandır.
Kemal Tahir, kitapta dönemin İstanbulunda yer alan tüm unsurlara olabildiğince kitapta yer vermeye çalışmıştır .İstanbulun o anki durumunun fotoğrafını çekebilmiştir.
2. Kitabında Esir Şehrin Mahpusu Kamil Bey hamile olan Nedime Hanımın hapse girmemesi için fedakarlık yaparak hapse düşmüştür. Dönemin hapis hayatı tüm ayrıntıları ile ortaya konmuştur. Kamil Bey ilk başlarda çok konuşmaz iyi aile çocuğu görünümündedir. Kendi eşini ve kızı Ayşe yi Milli Mücadele için feda eden bir babanın iç hesaplaşması bir süre sürer gider Kamil Bey in içerisinde. Kolay değil 7 yıl mahkumiyet vardır. Kamil Bey in kulağı Ankara dan gelecek haberde gözü ise kızı Ayşeyi beklediği yoldadır. Ankara dan iyi haberler gelir Milli Mücadelede başarıya ulaşmaktadır ancak kızı Ayşe gelmemiştir. Eşi işgalcilerle iş tutan eniştesinin yanına gittiğinde Kamil Bey dayanamaz ve eşinden boşanır. Milli Mücadele kazanılmıştır ve Kamil Bey mahpus hayatında edindiği dostları ile Çorum da yaşamaya başlar.
3. Kitap olan Yol Ayrımı ise Gazi Paşa nın Serbest Fırkayı kurması için Fethi Bey Avrupadaki büyük elçilik görevinden Ankaraya çağırılır. Kamil Bey 3. Kitapta çok bulunmaz. Kitabın ilk başlarında Anadolu ağzı ile geçen konuşmalar kitabı başlarda yorucu hale getirmiştir. Kitap ilerledikçe ana ve yeni karakterler yer alır. Kitap yeni girişimlerin denendiği o yılları halkın gözünden incelemeye çalışmıştır.
Kısacası bu üçleme,
Kendi kültürümüzü red ederek batıcılık altında yapılan uygulamalara karşı verilen bir cevap niteliğindedir. Okumanızı tavsiye ederim.
496 syf.
·Beğendi·9/10
Esir Şehir Üçlemesi’ne 3’üncü ve son kitap olan Yol Ayrımı ile “üç nokta”yı koydum. “Üç nokta” diyorum çünkü 1921’de bıraktığımız 2’nci kitaptan, bu kitap ile bir anda 1930’a sıçrıyoruz. Bu yüzden yazarın Yorgun Savaşçı ve Kurt Kanunu kitaplarını da mutlaka okumak gerektiği kanısındayım.
Evet, söylediğim gibi, Yol Ayrımı’nda 1930’a sıçrıyoruz. Milli Mücadele zaferle sonuçlanmış, Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş ve Ata’mızın önderliğinde hayatın hemen hemen her alanında devrimler yapılmaktadır. Bir yandan İzmir Olayları ve Şeyh Sait İsyanı’nın çiçeği burnunda cumhuriyetimizi yıpratmaya çalışması, diğer yandan yaşanan ekonomik kriz (ki kitapta bahsedilmese de anlatılan yıl Amerika’da başlayarak kısa sürede bütün dünyayı saran Büyük Buhran’a denk gelmektedir) ve sistemden nemalanmak için cumhuriyetin ve Halk Partisi’nin arkasına sığınmış çıkarcı politikacı ve kodamanlar ironik bir şekilde konu edilmiştir. Kitapta özellikle Serbest Fırka’nın açılışı ve kapatılması, aslında sapı samanı birbirinden ayırmanın bir yolu ve Serbestçilik’in bir fişleme aracı olarak kullanıldığı işlenmiştir. Yer yer Ata’mızın da kurgusal diyaloglarına yer verilmesi, kitaba ayrı güzellikte bir süsleme katmıştır.
Tabii ki aşina olduğum tüm bu siyasi olaylardan ziyade benim en büyük beklentim; 2’nci kitapta hapiste bıraktığımız Kâmil Bey’imiz ve onun dava arkadaşlarına ne olduğunu bir an önce öğrenmek olsa da, bunlar ancak kitabın 2’nci bölümünden itibaren cevap bulmaya başlıyor. “Kızı Ayşe’ye kavuşabilecek mi? Ramiz Efendi, Fatma Hanım, Bnb. Arif ne haldeler?” gibi merak edilenlerin cevapları yavaş yavaş geliyor. Tek gariplik ve eksiklik ise İhsan Bey ve Nedime Hanım’ın hiç bahsi geçmemesidir.
Esir Şehir Üçlemesi; tarihi yönden kimi zaman gerçek, kimi zaman kurgusal olayların doyuruculuğu ve edebi yönden de zengin bir içerik ve karakter çeşitliliğine sahip olması, bana oldukça keyifli bir okuma serüveni yaşattı.
Nurla uyu Kemal Tahir...
Sevgiyle...
496 syf.
·8/10
Öncelikle söylenmesi gereken seri kitapları okurken aralarını fazla açmamak. Ne kadar bir kısmını hatırlasam da bazı bazı, bu nerden çıktı, dediğim oldu.
İşin aslı Esir Şehrin İnsanları serisinin  sonuncusu olan Yol Ayrımı kitabı, ilk iki kitapla aralarında zamn farkı olmasından dolayı insanın kafasını karıştırıyor. Kâmil Bey hapisten çıkmış, Murat ve Kadir büyümüş. Murat gazeteci, Kadir de avukat stajyeri olmuş. Hikaye Serbest Fırka'nın kuruluşuyla ülkede çıkan ikiliği anlatıyor.
Seri kitapları bitirince hep bir yakınımı kaybetmiş gibi hissederim. Çünkü uzun sürüyor ve karakterler hayatınızda yer alıyor.
Diyalog çok fazlaydı. Diğer ikisinin aksine kimi zaman olaylardan koptum. Bazen sabrımı da zorladı. Sonunda olan birkaç şeyi gereksiz buldum. En azından gerçekleşen olay için kitabın başından beri gerekçeler sunulabilirdi. İyi de bu neden böyle bir şey yapsın ki, dedirtti yani.
Klasiklerimizden olan bu seriyi en azından ne olduğunu bilmek açısından okumanın faydalı olabileceğini düşünüyorum.
Bol kitaplı günler dilerim.
496 syf.
·18 günde·Beğendi·8/10
Esir Şehir Üçlemesiyle tanıştım Kemal Tahir'le. Üçlemeyi peş peşe okudum, zaten araya başka kitap almam da mümkün değildi.
Beni dönemin her kesimden insanıyla tanıştırdı. Kalemi de karakterlerle öylesine uyumlu ve değişken ki... Oldukça naif ve ruha dokunurken, birden kas gücüne güvenen insan konuşmasına geçişleri çok keskin ve keskin olduğu kadar da başarılı. Kemal Tahir bize, hikayenin içine yedirilmiş ve hep birbiriyle ilintisi olan farklı hikayeleri, farklı hayatları anlattığı gibi aynı olayları bir şekilde başka birinin gözünden nasıl göründüğünü de anlatıyor.
Üçlemenin ikinci kitabı Esir Şehrin Mahpusu’nu okurken elimde olmadan hep Kafka’nın Dava’sını düşündüm. Aslında Kamil Bey’in başına gelen Dava kadar bulanık değil, tersine oldukça net ve kesin.
Ve üçlemenin son kitabı; Yol Ayrımı. Kitabın daha ilk sayfasından yol ayrımını yaşatıyor okura. Okumamış olanlar için daha fazla yorum yapmak istemiyorum ama son kitapta; diğer iki kitaptan akılda kalan sorulara psiko-analizla cevap veriyor.
Bugüne kadar okumamış olmak kayıpmış...
496 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Serinin son kitabı. Beklediğimden farklı bir kitap oldu. En azından seriyi düşününce 1.ve 2. kitaptan farkl i geldi bana.
Bireysellikten tarihselliğe yönelmiş diyebilirim. Özellikle Serbest Fırkanın kuruluşu ve kapatılışı üzerinde durulmuş. Cumhuriye sonrası tek parti döneminin oluşturucu bürokrasi, halkın inkılaplar karşısında sergilediği tutum gibi dönemin genel olayları üzerine daha fazla eğilmiş.

Bir ara serinin 3. Kitabı mi acaba ? diye düşünmedim değil. Çünkü ilk iki kitaptaki kahramanlar neredeyse yok gibiydi. Sonlara doğru kahramanlarımız görünmeye başladı. Bence birçok konuda kitap havada kalmış. Kâmil Bey, 7 yıllık hapis cezasını erkenden kurtardı ama dışarda yaşanan olaylar tam olarak aktarılmamış. Karısı başka biriyle evlenmiş, kızı Ayşe ise yaşadığını dahi bilmezken hapisten çıktıktan sonra da babasının dostu olarak kızının karşısına çıkması ve sonrasında ne olduğunun belli olmaması kitabı eksik bırakmış. Üstelik serinin en uzun kitabı...

Yine de dönemsel romanlar içerisinde okunmaya değer bir kitap. Seriyi bitirme adına hemen okumak isteyeceksiniz. Kemal Tahir'i okumaya devam edeceğim. Sizlere de nacizane tavsiye ederim.

Keyifli okumalar...
Kemal Tahir
Esir Şehrin İnsanları
Esir Şehrin Mahpusu
Yol Ayrımı
496 syf.
·Puan vermedi
esir şehrin insanları, esir şehrin mahpusu, ve yol ayrımı; işgal yılları milli mücadele dönemi ve sonrasını işleyen bir roman üçlemesi.

Kemal Tahir’in üç ayrı dönemi aynı karakterler etrafında anlatması düşüncelerin ve kişiliklerin zaman içerisinde nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.
496 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Nerde bu Kamil Bey,
yoksa yol ayrimında mi kaldi:))
Daha önceden tanımadığımız Murat, Kadir ve Selim okumaya devam edince, Kamil Bey'i hapishanede ziyaret eden Ramiz Efendi'nin oğlu ve yeğeni olduğunu anlıyoruz. Yazar üçüncü ciltte yılları atlamış ve olayları 1930'dan başlatmıştı.
Sene 1930,kamil bey hapse gireli 10 yıl,vatan kurtarılalı 8 yıl ve yeni devlet kurulalı 7 yıl geçmiş ve yine bir yol ayrımına gelinmiştir.
Yıllarca çeşitli bahanelerle gizlenen ihtiraslar nice dava arkadaşını ayırmış,daha düne kadar vatan uğruna bir araya gelenler kişisel çıkarları için saflara ayrılmışlardır. Devrimlerin bir süre sonra kendi evlatlarını yemeye başladığı hep söylenmiştir bu sefer devrimin evlatları birbirini yemektedir.
İktidarda bulunan insanlardan bazıları yaptıkları hatalarla halkla devletin arasını açmıştır.
Bu ortamda Mustafa Kemal Paşa bir muhalefet partisi gerektiğini Fethi Okyar'a Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdurmuştur.
Roman işte tam da o zamanda başlıyor ve Cumhuriyet tarihinin ilk ve belki de en önemli yol ayrımını anlatıyor çünkü ilk başta daha cumhuriyetin faydasına olduğu düşünülen yeni parti bir süre sonra adeta cumhuriyete alternatif gibi olmuş ve çoğu cumhuriyet karşıtını bünyesinde toplamıştır.
Yeni parti sadece bazı kesimleri değil babalar ve oğulları bile karşı karşıya getirmiştir.
Kurtuluş savaşı görmüş babalar bu durumu gereksiz görürken evlatlar daha özgür bir ülke istemektedir ve ister istemez onların da yolları ayrılmaktadır.
Yıllar sonra kızıyla tanışan Kamil Bey, kızının da Kuvayi Milliyeci olmasına çok sevinir. Baba kız hemen kaynaşırlar. Bu cillte sadece hapishanedeki arkadaşları vardır. Doktor Münir Bey, Binbaşı Arif Bey, Nuh Bey ve Ramiz Efendi ve çocukları. Murat gazeteci, Kadir ise avukattır. Yazar bir yandan kahramanlarını anlatırken bir yandan da Türkiye'nin çok partili hayat sınavını anlatıyor. Serbest Parti'nin açılması Cumhuriyet Halk Partisi'ne rakip olması. Ülkenin ikiye bölünmesi. Seçimlerde olayların olması. Her iki tarafın birbirinden nefret etmesi ve sonunda Serbest Parti'nin dağılmasıyla kitap bitiyor.
Diğer kitaplarda mücadeleci ruhunu diri tutan Kamil Bey gitmiş yerine kızı Ayşe’yi alma umuduna tutunmuş yorgun bir eski tüfek kalmıştı Kamil Bey’den Yol Ayrımına. Politikanın girift labirentleri arasında yorulan Kuvvay- i Milliye kahramanları hürriyet tutkularını politikaya kurban verdiler belki de bu yüzden Yol Ayrımına geldiler.
Doktor Münir’in Kurtuluş Savaşı ve kahramanlık üzerine söylediği şu söz önemli: “Bence Kurtuluş Savaşımızın bir tek kahramanı var o da Kurtuluş Savaşı’nın kendisi.” Yazar, diğer birkaç eserinde olduğu gibi Doktor Münir üzerinden kendi görüşlerini okuyucuyla paylaşıyor ve ortaya, dolu, yiğit bir roman çıkıyor.
"İnsanın başına bu memlekette her şey gelir, bunların en önünde akıl almaz alçaklık, en sefil kişisel çıkar, en korkunç aptallık vardır..."
Kemal Tahir
Sayfa 367 - İthaki - 7. Baskı - 2016
Aslında halklarına baskı yapan idareler, isteseler bile halkçı olamamış pis idarelerdir. Halkçı olamamak soygunculuktan, bir de yeteneksizlikten gelir.
Kemal Tahir
Sayfa 122 - İthaki - 7. Baskı - 2016
...Edebiyat öğretmenimiz çok öfkeli kadındı. "Bir memlekette insanlar namuslu olduklarıyla ayrıca övünüyorlarsa, o memleketin hali dumandır" derdi...
Kemal Tahir
Sayfa 279 - İthaki Yayınları
İnsanın başına bu memlekette her şey gelir, bunların önünde akıl almaz alçaklık, en sefil çıkar, en korkunç aptallık vardır. Sonunda, en yüksek makama çıkmışlar için bunun özrü: 'Haberimiz yoktu'... Ne demek, 'Haberimiz yoktu?' Suçtur bu, suçtur... Hem de en bağışlanmaz, en sefil suç...
Kemal Tahir
Sayfa 409 - İthaki
"Siz hayalperest bir idealistsiniz. Hayattan haberiniz yoktur. İnsanlar para istiyorlar, para!.. Ve siyasi adamlar, insanların bu isteklerini nazara almak zorundadırlar. Siz bunu anlayamazsınız." dedi. "Hakikaten Paşa Hazretleri, anlayamıyorum," dedim. "Para kimin? Onu isteyen, veren kim? Türk köylüsünün etinden, tırnağından kesip vekillere, mebuslara, büyük memurlara, kumandanlara vermek kimsenin hakkı değildir."
Kemal Tahir
Sayfa 58 - İthaki
Bizim millete ne oldu yahu? Yiğitlendik de ölümden mi korkmazlandık, yoksa, parayı canımızdan çok sevmeye başladık da, mal canın yongasıyken dönüp can mı malın yongası kesildi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yol Ayrımı
Alt başlık:
Esir Şehir Üçlemesi 3. Kitap
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752731295
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Yol Ayrımı
Yol Ayrımı
Yol Ayrımı
Yol Ayrımı
Kâmil Bey de Anadolu'da serbesttir artık ... Türkiye'yi kuşatan bir "serbest"lik rüzgarı esmeye başlar zamanla. Bu serbestlik, değişen ya da değişmiş gibi görünen insanların maskelerini birer birer düşürürken, İstanbul'da hayat giderek zorlaşır. Kâmil Bey, yıllardır özlemini duyduğu biricik kızı Ayşe'ye kavuşmaya çalışırken, Kurtuluş Savaşı'nda yüz binlerce insanın kanıyla kurtulan vatan, artık demokrasi mücadelesi vermektedir. Serbest Fırka'nın kuruluşu, Darülfünun'da meydana gelen ayaklanmalar, İstanbul sokakları ve tarihin derinliğinde kalan ayrıntılar... 

"Yol Ayrımı", savaştan zaferle çıkmış bir milletin demokrasi yolunda attığı bebek adımlarının izdüşümlerini aktarıyor okura.    
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 987 okur

  • Havva Aksoy Gülay
  • Mürvet Kaplan
  • Ertuğrul
  • Zehra Taş
  • mrrrrr
  • M.
  • Emre TUNCA
  • Yalın Tunalı
  • ÖZGÜR ŞENCAN
  • Tuğçe Akhan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%17.2
25-34 Yaş
%35.2
35-44 Yaş
%26.6
45-54 Yaş
%10.9
55-64 Yaş
%7.8
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%31.8
Erkek
%68.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.1 (86)
9
%21.6 (74)
8
%24.9 (85)
7
%11.4 (39)
6
%4.4 (15)
5
%1.8 (6)
4
%0.3 (1)
3
%0.9 (3)
2
%0.6 (2)
1
%0