Yol Ayrımı Esir Şehir Üçlemesi 3. Kitap

8,6/10  (39 Oy) · 
108 okunma  · 
29 beğeni  · 
1.635 gösterim
Kâmil Bey de Anadolu'da serbesttir artık ... Türkiye'yi kuşatan bir "serbest"lik rüzgarı esmeye başlar zamanla. Bu serbestlik, değişen ya da değişmiş gibi görünen insanların maskelerini birer birer düşürürken, İstanbul'da hayat giderek zorlaşır. Kâmil Bey, yıllardır özlemini duyduğu biricik kızı Ayşe'ye kavuşmaya çalışırken, Kurtuluş Savaşı'nda yüz binlerce insanın kanıyla kurtulan vatan, artık demokrasi mücadelesi vermektedir. Serbest Fırka'nın kuruluşu, Darülfünun'da meydana gelen ayaklanmalar, İstanbul sokakları ve tarihin derinliğinde kalan ayrıntılar... 

"Yol Ayrımı", savaştan zaferle çıkmış bir milletin demokrasi yolunda attığı bebek adımlarının izdüşümlerini aktarıyor okura.    
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    496
  • ISBN:
    9789752731295
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Halil Yavuz KAYA 
07 Eki 2015 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Esir Şehrin İnsanları"nın2.ci cilti 1921 yıllarında Ulusal Kurtuluş Savaşında henüz düzenli ordu kurulma aşamalarında. Başka bir ifade ile Kuvayi Milliye Aşamasında noktalanmıştı.
3. cü cilt "Yol Ayrımı" 1930 yılında başlıyor. 9 yıllık bir mola var arada. Bu aşamada Büyük taarruz olmuş, 9 Eylül de ordu İzmire ulaşmış, Lozan Barış Antlaşmaları gerçekleşmiştir...Tabi bunlar kitap da yok benim notum dur.
Demem o ki..., kitapları kronolojik bir sistematik içerisinde yolculuğa devam etmek istiyorsanız "Yorgun Savaşcı" yı tüketip belini bükmelisiniz.
Madrabazlık- Kuvayi Milli- Yol Ayrımı. Bölümlerinden oluşuyor kitap.
Maceraya Serbest Fırka ile yola koyuluyorsunuz... Neler karşılıyor sizleri:
Serbest Fırka ve İzmir olaylarının, perde gerisi cereyanı ve halkın belleğinde, tutum, hal ve davranışlarından devrin nabzını tutuyorsunuz.
O devrin gerçeklerindeki; çıkarcıların. vurguncuların, nasıl kendilerine bir yol ve rol bulduklarını,para hırsının nerelere vardığının, o günlerden bu günlere sirayet edeçek siyasi yelpazenin hissedilir esintilerini, Yazarın ince ince nükteleriyle usta kalem işlerliği, ince zeka becerisi ile bize gösteriyor, Hissettiriyor.Düşündürüyor.
O devir de yaşamış halkın halkın bu gerçekler içerisinde nasıl ayakta kalmaya çalıştığı, yaşam mücadelesi verdiğini. Yine o halkın "Hürriyet" anlayışı, kavrayışı,
Yeni yazı ya ( Harf Devrimi) geçişte yaşanan okur nezdinde olsun, basın yayın hayatında olsun meydana gelen müşkülatları, bu müşkülattan bazı çıkar düşkünlerinin nasıl nemalandığı, Yeni yazıdan önce yayın evlerinin, matbaaların hangi kitapları yada benzeri şeyleri kimlere nasıl sattıkları,
Eskişehir- Kütahya Sakarya savaşlarını bir dizeye güzelce sergiliyor yazarımız.
160 ıncı sayfadan sonra 2. nci kahramanları tekrar sahne alıyorlar kitapta.
Doktor Münir Bey ile Kamil Beyin kızı Ayşe'nin karşılıklı yüzleşme sohbeti duygusallık patlamasında tavan yapıyor.
Kitap da dikkat ettiğim bir konu da şu oldu: bazı ko konu ( hikaye ) örneğin pohça konusu, baldız avukat konusu,lastik top konusu gibi. "Hür Şehrin İnsanları" nda da ele alınmış hikaye edilmişti. burada başka bir versiyonla anlatılmış olsa da aynı olduğu gerçek.Bunu yazar neden böyle yapmış olabilir diye düşündüm. Vardığım sonuç şu oldu. Yıl 1930 lara geldiğin de yani kurtuluş gerçekleşip, cumhuriyetin kuruluşundan sonralara geldiğinden kısacası Hür Şehre kavuştuktan sonra iki seri kitabın arasına güzel köprü kurmuş, harika bir bağ atmış, bedene oturan gömleğin düğmelerini iliğine geçirerek eserini bütünlük vermiş Kemal Tahir.....
Demekteyim ki önce Esir Şehir üçlemesi- sonra Hür Şehrin İnsanları okunmalıdır. Amma bunları bütünlemek için Yorgun Savaşsız olmaz!
son olarak bugün siyasetle uğraşan, ilgilenen siyasetin uçundan kıyısından ,eteğinden tutunanlar bilhassa bu günlerin( partiler- siyasal yaşamımızın seceresi bakımından) tahlili için bu yapıtları mutlak okumalıdırlar.
Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar dileğimle...

İbrahim YILDIRIM 
05 Kas 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kemal Tahir'in “Yol Ayrımı” isimli eserindeki analizden:
“Düşündün mü hiçbir dünya imparatorluğu nasıl tasfiye edilir?
Bir dünya imparatorluğu yüzyıllar boyu yüzlerce nesillerin birleşik gayretiyle kanları canları malları pahasına doğmuş kökleşmiş gelişmiş yaşatılmıştır.
Tarihin bir döneminde herhangi bir nesil tek başına bu tasfiyeye karar verebilir mi? `Veririm` derse bu kararın meşruluğu hangi vesikalarla ispatlanır?
1908`in padişahçı ittihatçıları imparatorluğu yıktılar;
1923`ün Kuvay-ı Milliyecileri bir dünya imparatorluğunun miras hesaplarını tasfiyeye oturdular.
Peki neydi tasfiye edilecek miras?
700 yıllık bir imparatorluk... 1908`de ittihatçıların ele geçirip on yılda yıktığı imparatorluk tam dört milyon üçyüz seksen üç bin kilometre kare toprağa sahipti.
Nüfusumuz kırk üç milyonu aşkındı."
Bu toprak üzerinde malımız olan yedi bin kilometre demiryolu döşeliydi.
Buna dört yüz yıllık hilafetin bütün dünya İslamları üzerindeki manevi haklarını katmıyorum.
Tasfiye edilen miras Osmanlı`nın sırf kılıç gücüyle aldığı tarih boyu vuruşarak savunduğu mirastı.
Evet oturuldu masaya...
Karşımızda yirmi iki devlet...
Tasfiye beş buçuk ayda tamamlandı.
Mahzenler dolusu arşivleri düşün...
Delegelerimiz incelediler mi bunları?
Kılı kırk yardılar mı?
Hayır! Çünkü İstanbul hükümeti delegeleri yani asıl uzmanlar bizim isteğimizle sokulmadı bu konuşmalara...
Bu iyiliğimize karşı İngiliz Generali Harrington`un teşekkürünü hatırlarım.
Demek dört milyon küsur kilometre karelik bir imparatorluğun yedi yüz yıllık hesapları tasfiye edildi beş ay içinde. Buna tasfiye denmez mirası reddettik.
Kurtuluş iki türlü olur:
Ya bütün haklarını en son zerresine kadar koruyarak kurtulursun ki gerçek kurtuluş budur;
Ya da haklarından birçoklarını vererek kurtulursun!
Bu da kurtuluştur ama öyle pek öğünülecek kasınılacak çeşitten sayılmaz.
Hele rejim değişmelerinin tarihsel haklardan vazgeçmekle hiçbir ilintisi olamaz.
Sözgelimi Bolşevikler Çarlık İmparatorluğu`na pekala sahip çıktılar.
Nitekim Fransa cumhuriyetçileri de kendilerinden önce çeşitli krallarının kurmuş oldukları imparatorluğu rejim değiştirdik bahanesiyle hiç kimseye bağışlamadılar.
Dünyada çok az milletin eline geçmiştir bizimki kadar büyük tarih birikimi... Eğer her millet ilk zorlukta yüzyıllar boyu biriktirdiği haklarını kaldırıp atarsa dünyada tarih diye bir şey kalmaz.
Neden sana yenik düşmüş gibi geldi bir tek adam karşısında koca bir iktidar?...
Hem de askeri bir zafer kazanarak gelmiş bir iktidar?
Çünkü Anadolu-Yunan savaşı belletilmek istendiği gibi bin yıllık tarihimizden ayrı bir Milli Kurtuluş Savaşı değildir. Bin yıldır süren Doğu-Batı boğuşmasının yüzlerce savaşlarından biri hem de küçüklerinden biridir.
Böyle bir savaşı kazanmak bin yıllık tarihin biriktirdiği hesabı kapatmaya yetmez ki iktidarı gerçek iktidar olsun.
Bu savaşa İstiklal savaşı da haşa denemez!
Çünkü biz hiçbir zaman milli devletimizi yitirmedik. Siz Cumhuriyet çocukları `gözümüzü zaferde açtık` avuntusundasınız. Şimdi umulmaz yerlerde, beklenmez yenilgilerle karşılaşınca apışmayın!..
Biz er geç Batıyla ister istemez hesaplaşmak zorundayız.
Bunu gerçekten yapmadıkça batıya hizmet teklif etmekle belayı başımızdan defleyemeyiz...

Kemal Tahir’in muazzam kitaplarından biridir. Esir Şehrin İnsanları üçlemesinin son kitabı YOL AYRIMI. İlk kitap ta milli mücadele döneminde Osmanlı aydını olarak nitelendirilen zümreden kimselerinde milli mücadele de varlık göstermesi işlenmişti. Bir Osmanlı aydını olarak Kamil Bey’in gazete yazarı olarak çıkardıkları gazete ile direnişe süngü verenler arasında olması ve sonrasında hamile bir kadını kurtarmak adına yedi yıl hapse mahkum olması hikayesini okuduk. İkinci kitap ta ise Kamil Bey’in mahpus hane yaşantısı milli mücadele devam ederken içerideki Kuvayı-milliyecilerin hayatlarına tanık olduk. 2. Kitap Kamil Bey’in eşi Nermin Hanımı boşaması ile son bulmuştu.

Yol Ayrımında ise Cumhuriyetin ilk yılları ilk çok partili yaşama geçiş dönemleri arasında kıvranan eski kuvvacılar ve kızını annesinden alma düşüncesinde olan bir Kamil Bey portresi çizmişti Kemal Tahir. Diğer iki kitaba nazaran bu defa daha çok karakter çıktı karşımıza. Diğer kitaplarda mücadeleci ruhunu diri tutan Kamil Bey gitmiş yerine kızı Ayşe’yi alma umuduna tutunmuş yorgun bir eski tüfek kalmıştı Kamil Bey’den Yol Ayrımına. Politikanın girift labirentleri arasında yorulan Kuvvay- i Milliye kahramanları hürriyet tutkularını politikaya kurban verdiler belki de bu yüzden Yol Ayrımına geldiler.

Nurten Ulaba 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Serinin üçüncü cildi çok güzel bir konu ele alınmış. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki yaşamı anlatmış. Kişilerin mücadelesi savaş esnasında ve sonrasında yaşananlar.

Dil ve üslup bildiğiniz Kemal Tahir. Ben severim. Türkçesi işlek, üslubu akıcıdır. Rahat ve ilgiyle okunur. Esir Şehir üçlemesinin son kitabı. Yine yakın tarihimizden bir dönemi edebi bir romanla çok iyi anlatmış. Fethi Okyar tarafından kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası dönemini konu etmiş. İnsanların gündelik hayatları üzerinden anlatıyor. Resmi tarihi bilgiyi de hikâyenin içine gayet iyi şekilde yedirmiş. Dönemi anlatırken de bir yandan, hürriyet, demokrasi, kurtuluş, yeni düzen konularını tartışıyor. Halkın çok memnun göründüğü düzenden ilk kurtuluş, bu düzeni değiştirme fırsatının üzerine nasıl da atıldığını gösteriyor. Gerçeklerin hiç de okullarda okutulan tarih dersindeki gibi olmadığını anlatmış diğer kitaplarında olduğu gibi. İnsanların yaşadığı hayattan memnuniyetsizliğini, bunun nedenlerini, nasıl korkudan biat ettiğini, ikinci bir kurtuluş umuduna nasıl sarıldığını sorguluyor.

Esir şehir üçlemesinin üçüncü ve son kitabı. Serbest Fırka'nın kuruluşu ve bu esnada yaşananlar özelinde bir devrin, hatta koca bir tarihin muhasebesinin yapıldığı kitap.

HaKaN 
02 Şub 10:45 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yol ayrımı,Esir Şehir üçlemesinin son kitabı.Bu kitapta Cumhuriyet’in erken dönemlerindeki çok partili hayata geçiş ve demokratikleşme çabaları anlatılmakta.Mustafa Kemal Atatürk; partinin kurulması görevini Fethi Bey’e (Fethi Okyar) vermiş ve “Serbest Parti”adında ilk defa ikinci bir parti kurulmuştur.Fakat bu deneme kısa sürede başarısızlığa uğramış ve parti kapanmıştır.Kemal Tahir’in usta kalemi ile diğer iki kitapta olduğu gibi konu çok güzel örgülenmiş,o dönemde yaşanan iyi,kötü ve ıstıraplı yılları içinde yaşıyorcasına okura aktarmıştır.Yakın tarihe ilgisi olanların bu üçlemeyi sindire sindire okumasını tavsiye ederim.
iyi okumalar.

Azam 
 19 Ağu 09:28 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Esir şehrin üçlemesinin son kitabıdır. Kitap cumhuriyetin ilk yıllarını anlatarak başlıyor. Cumhuriyet kurulmuş, çok partili döneme geçişdeki sancılı dönemi gözler önüne seriyor. Tarihin bu zorlu zamanlarına ait bilmediğim de birçok bilgi edindim. Bunlardan bikaçı da harf devrimine , Lozan Barış Antlaşmasına dairdir. Tarihin bize okullarda anlatılmayan, ögretilmeyen birçok ayrıntı bulunuyor bu kitapta.
Kamil Bey'in cumhuriyetten sonraki seçtiği hayatanada yer verilerek ilk iki kitapla bütünlük sağlamış yazar. Ama bu kitabın tek olarakta yazılabileceğini düşündüm. Yakın tarih okumayı seven tüm okurlara okumalarını öneririm. Keyifle okuyun.

zeki erdem 
03 Şub 01:48 · Kitabı okudu · 8 günde · 3/10 puan

Esir Şehir "üçlemesi" nin üçüncü kitabı olan Yol Ayrımı'nı Esir Şehrin İnsanları ve Esir Şehrin Mahpusu'na nazaran başarısız bulduğumu belirtmeliyim. Bence zorlama bir "üçleme" olmuş, "ikileme" kalsaymış daha iyi olacakmış diye düşünmeden edemedim.

Afşin 
30 Nis 00:21 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Serinin son kitabını okumak cumhuriyetin ilanı sonrası Türkiye'yi bambaşka bir gözle değerlendirmemi sağladı. Heyecanı 1 ve 2.kitaplara göre düşük ama tamamlayıcı ve düşündürücü bir eser

2 /

Kitaptan 55 Alıntı

Sadettin TANIK 
10 Oca 13:49 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"İnsanın başına bu memlekette her şey gelir, bunların en önünde akıl almaz alçaklık, en sefil kişisel çıkar, en korkunç aptallık vardır..."

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 367 - İthaki - 7. Baskı - 2016)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 367 - İthaki - 7. Baskı - 2016)
Sadettin TANIK 
10 Oca 13:37 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Aslında halklarına baskı yapan idareler, isteseler bile halkçı olamamış pis idarelerdir. Halkçı olamamak soygunculuktan, bir de yeteneksizlikten gelir.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 122 - İthaki - 7. Baskı - 2016)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 122 - İthaki - 7. Baskı - 2016)
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bir memlekette insanlar namuslu olduklarıyla ayrıca övünüyorlarsa, o memleketin hali dumandır.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 278)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 278)
HaKaN 
02 Şub 10:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

“Aslında halklarına baskı yapan idareler, isteseler bile halkçı olamamış pis idarelerdir. Halkçı olamamak, soygunculuktan, bir de yeteneksizlikten gelir. Ya da soyguncularla, yeteneksizlerle başa çıkamayacak kadar hayvan olmaktan... Bunlar bir de hadlerini bilmeden baskı yapmaya yeltenirlerse bizim millet onları katiyen bağışlamaz. Ayaklanıp tepelememesine aldanmamalı... Baskıcıları er geç bitireceğine güvendiğindendir. Tarihimizde bunların iflah olmuşu hiç yoktur. Rezillikle gitmişlerdir. Hepsi de mutlaka kendi pisliklerinin içinde boğulmuşlardır.”

Yol Ayrımı, Kemal TahirYol Ayrımı, Kemal Tahir
Azul 
 24 May 14:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Ölüm bizden birşey alır götürür derler ya... Sanmam! Her ölüm galiba gidenlerden birşey bırakıyor."

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 388)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 388)
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Akıllı adam, paranın kendisini sevmeyecek, kazanmasını, bir de tutmasını...

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 230)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 230)

Bilirsin, Batılılaşmaya yöneldiğimizden bu yana, biz aydınlar halktan ayrılmışız. Çünkü, bu Batılılaşma bize halktan değil, Saray'dan gelmiştir. Halktan kopmuş, halka döne bilmek umudumu kesinlikle yitirmiş Saraydan...

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 144 - İthaki)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 144 - İthaki)
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bu kapının üstünde bir kuş resmi vardır. Kanatlarını açmış bir kartal kuşu ki, canlı sanırsın. Eskiden derlerdi ki, bu kuş "Kazanca güvenme, uçar gider haaa öğüdüdür." derlerdi.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 225)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 225)
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Teslim olmak başka şey,
Esir düşmek başka.
Seni sevmek başka bir hürriyet,
Uğrunda dövüşmek başka...

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 283)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 283)
Halil Yavuz KAYA 
07 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kaç kere böyle öldü sanmışımdır. Kaç kere öldü sandımsa, o kadar taze ölüm acısı çektim.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 175)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 175)