Yolculuklar

Stefan Zweig
Çevirmen:
Ahmet Arpad
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
318
Basım Tarihi:
2017
İlk Yayın Tarihi:
1976
Yayınevi:
Everest Yayınları
Orijinal Adı:
Auf Reisen
ISBN:
9786051851112
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2018 8. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2018 20:48
Stefan Zwieg'ın daha önce okumaya nail olduğum eserleri şunlar: Satranç, Amok Koşucusu, Clarissa, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy, Dünün Dünyası Bir Avrupalının Anıları, Joseph Fouche (Bir Politikacının Portresi) Yazar, bu son okuduğum kitabında hem gezmiş, hem okumuş, hem yazmış engin gözlem ve deneyimlerini bu kitabında yansıtmıştır. Kitaplarını okumaya devam ediyorum. Açıklamak gerekirse: Zweig okurken her satırını okumaktan keyif alırsınız, çünkü sanat bilgini oluşuyla öne çıkardığı tarihsel şahsiyetler ve kişisel anılarını sunarken kendiliğinden yerini bulan anlatımındaki ustalık, derin bir kültürel birikimle buluşunca, zihnimizde göz kamaştırıcı tablolar aniden ortaya çıkıverir. Zweig'ı Zweig yapan özelliktir bu kanımca. Aynı zamanda Dostoyevski'yi, Camus’a aynı zincirin halkaları gibi bağlayan oradan Kazancakis'e, Oğuz Atay'a uzanarak devam eden bir bağ bu: Gerçekçilik, sanat tutkusu. Zwieg onlarca ölümsüz yapıta imza atmış zengin bir düşünsel üretimin sahibi. Zweig düşünce namusu adına objektif kalmayı tercih ettiği için eşsiz, büyüleyici, şaşırtıcı ve büyüktür. Düşündüklerini gördüklerini gerçek olduğunu düşündüklerini ve doğru bulduklarını yazmış ve söylemiştir. O yüzden ortalama değildir, unutulmazlar arasına girmiştir. Farklı tarihlerde çeşitli ülkelere yaptığı yolculukları konu edinmesiyle diğer yapıtları arasında farklı bir öneme sahip olan bu eseri her düzeydeki okuyucuya tavsiye ederim. Kitap çeşitli zamanlarda yaptığı gezilerdeki izlenimlerinden oluşmuşsa da öykü kitabı gibi okunabilir. Kitaba önsöz benzeri tanıtıcı bir yazıyla katkıda bulunan, Ahmet Arpad'ın çevirisi ise eksiksiz. Okumadıysanız, tavsiye ederim.
YolculuklarStefan Zweig · Everest Yayınları · 2017107 okunma
Puan vermedi·318 syf.··
2020 467. kitabı
"Yolculuk etmesini unuttunuz mu yoksa? Ben unutmadım, gerçekten, içim öylesine huzursuz ki, her an bir yerlere gidebilirim." Xavier de Maistre'nin "Odamda Yolculuk" isimli kitabı geldi nedense. Gitmek hayalen de olsa güzel. Gitmenin hayali de güzel. Abdulfettah Bağdadî türbesinin yanından dönen sokak Üsküdara o kadar güzel bakar ki. Hayal gibidir. Valide-i Âtik Camiinin minaresi yükselir, Üsküdarı müjdeler. Bir yanı görünmek ister, diğer yanı perdelere bürünür, hayale zorlar insanı. Bir yere kadar adımlanabilir aşinalık, bir yerden sonra meçhule aşık adımlar. Bu yolu tüketmek istemediğimden cesaret edip o hayal yoluna adım vurmadım. Sevilla için şu parlak cümleyi kullanır Zweig: "Bazı kentler vardır ki, oraya ilk gittiğinizde her şey anında tanıdık gelir." Parlak diyorum çünkü eminim herkesin zihin defterinde bir fotoğraf karesi belirdi. Bir aşk oluverir âşinalık. Farklı şehirlerin müştereği çoktur. Şehir insana dair ve insana aittir. Şehir tüm varlığıyla insana benzer. Şu cümleleri de daha sonra yazmak için şuraya kaydediyorum: "Yüksekten bakıldığında büyük bir oyuncağı andıran kent, insana şirin görünse de, suskun bir hüzün içinde olduğunu hissetmemek mümkün değil." "Bu kentte büyük bir geçmişin gölgesini hisseden kişi, değişkenliğin ve kısa ömürlülüğün ne olduğunu fark ediyor." "Suskunluğun o etkileyici, inatçı ve ısrarcı gücüne ürpererek hayran kalmamız çok tuhaf." "Ne olağanüstü rahatlatıcı bir manzara; sürekli tekrarlanan güzellik, değerini hiç yitirmiyor." "Ölü taşların suskunluğunun altında tohumların beklediği toprakların suskunluğundan geliyorsunuz."
YolculuklarStefan Zweig · Everest Yayınları · 2017107 okunma
9/10
·318 syf.··
2020 10. kitabı
Daha çok novellaları ve biyografi eserleriyle kitaplığımızı, edebi dünyamızı şenlendiren Zweig, bu sefer çok farklı bir yazım türünde karşımıza çıkıyor. Gerek kişisel zevkleri gerek siyasi zorbalıklardan dolayı sık sık seyahat halinde bulunan Stefan Zweig gidip gördüğü bu yabancı toprakları kendine has üslubuyla yazıya aktarıyor. Moskova’dan Detroit’e, Brugge’den Salzburg’a kadar birçok şehirde görülmesi gereken yerleri, onların tarihçelerini insanda seyahate çıkma hevesi uyandıracak şekilde güzel tasvir ediyor. Savaş karşıtı görüşleriyle tanıdığımız yazarın, özellikle muharebe yıllarında Avrupa’nın o dönemki durumundan dolayı içine düştüğü karamsar ruh halini kitapta açıklıkla görebiliyoruz.
YolculuklarStefan Zweig · Everest Yayınları · 2017107 okunma
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2018 13:09
Stefan Zweig, geçmiş yüzyılımızın en önemli aydınlarından birisidir. Barış yanlısı, romantik, sanata karşı hassas duygular besleyen, centilmen, çevre dostu... Daha birçok şey söylenebilir. Dünyanın en önemli yerlerini görmüş, adeta yaşamış bir yazar olarak bu gezi yazılarında yaptığı detaylı tasvirler, önemli çözümlemeleri ile mekânları hissederek yaşıyorsunuz.
YolculuklarStefan Zweig · Everest Yayınları · 2017107 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2017 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2017 00:00
Çok severek okuduğum yazarın, yolculuklar üzerine yazmış olduğu kitabını da okurken büyük keyif aldım çünkü yüzyıl öncesinin ülkelerini ve bu ülkelere yaptığı seyahatlerdeki izlenimlerini anlatışını çok beğendim. Nedeni de sadece gezdiği gördüğü yerleri değil oranın ruhunu da anlatabilmesi ve özellikle doğasından bahsederken kullandığı ifadeler. Bunun yanı sıra, iki dünya savaşını da görmüş bir yazar- sanat adamı olarak, toplumların ve sanatın bundan ne şekilde etkilendiğini de gözlemlemiş ve kitabına konu etmiş. Günümüzde yani yaşadığı dönemden yüz yıl sonra aynı seyahatleri yapmış olsa, acaba bu ülkerdeki değişimleri nasıl yorumlardı diye merak ederek okuduğum bir kitap oldu. Keyifli okumalar.
YolculuklarStefan Zweig · Everest Yayınları · 2017107 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.