Yöntem Üzerine Konuşma

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.996
Gösterim
Adı:
Yöntem Üzerine Konuşma
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052229002
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Bilgesu Yayıncılık
Modern felsefenin temel sorunlarından biri de yöntemdir. Kesin, kendisinden kuşku duyulmayacak bilgi sağlayan bir yöntem arayışı çağa damgasını vurur. Descartes’ın çabası da bu arayışın neredeyse başlangıcıdır. Descartes bir düşünceyi, sağduyunun dünyada en iyi paylaştırılmış şey olduğu düşüncesini kabul ederek yola çıkıp neden insanların farklı görüşlerinin olduğunu sorarak devam eder. Bu böyledir çünkü düşüncelerimizi başka başka yönlendiririz. Böyle olmaması için yeni bir yöntem gerektir. Yöntem Üzerine Konuşma da herkesin aklını iyi yönetmesi için izlemesi gereken yöntemin ne olduğunu ortaya koyma çabasıdır.
136 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Okurken her bir satırından, her bir cümlesinden keyif aldım. Bu kitap da; Descartes'in yöntem üzerine düşüncelerini aşama aşama saptadığını görüyoruz. Bunu yaparken de çıkış noktası şüphe oluyor. Descartes, 'Şüphe duymuyorsam, hiç bir şey üzerine düşünmüyorum diyerek, düşünce yapısındaki kuşkuculuğu açıkça ortaya koyuyor. Decartes bu düşünce yapısıyla modern düşünceyi skolastik felsefeden sıyırmaya çalışmış ve felsefeye yepyeni bir soluk getirmiştir. Bu açıdan bile yaptığı tespitler son derece değerlidir. Descartes felsefesini süzgeçten geçirdiğimizde karşımıza kesin olarak doğruluğunu bilmediğimiz herşeyden şüphe etmemiz gerektiği tezi ortaya çıkmaktadır.
Descartes'i ele alırken irdelememiz gereken bir diğer konu ise bilgi üzerine olan görüşüdür.Ona göre bir bilgiye ulaşmak için en kolay bilgiden başlamak gerekmektedir. Daha sonra kademeli olarak ve bir düzen içerisinde daha karmaşık bilgiye ulaşılmalıdır.
Descartes'e göre, felsefe için başlangıcı oluşturacak olan önermeler öncelikle sezgisel anlamda açık ve seçik olmalıdır. Ona göre açıklık, bir kavramın zihnimize doğrudan verilmesi, seçiklik ise kavramı zihnimizdeki diğer idelerden ayırt edebilmemiz ve sınırını çizebilmemizdir. Descartes bunun için de dört aşamalı bir yöntem öneriyor.
1) Doğruluğunu açık ve seçik olarak bilmediğimiz hiç bir şeyi kabul etmemek.
2) araştırdığımız sorunların her birini mümkün olduğunca küçük parçalara bölmek.
3) onları basitten karmaşığa doğru bir sırayla incelemek.
4)Sık sık geriye dönüp elde edilen verileri sınamak.
Descartes'a göre şüphe etmek düşünmektir. Düşünmek ise varolmaktır. Bu düşüncesinden ise ünlü sözü ortaya çıkmıştır.
"Düşünüyorum o halde varım."
Kesinlikle felsefeye ilgi duyan herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Açık ve anlaşılır şekilde yazılması anlaşılmasını da kolaylaştırıyor.
76 syf.
·Beğendi·7/10
Felsefe en sevdiğim konulardan birisidir çünkü sorgulamayı seviyorum ve inanıyorum ki insan doğruya sorgulayarak ulaşır mesela dinimizi ele alalım acaba ailemiz müslüman olduğu için mi müslümanız eğer öyleyse bi sorun var çünkü kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde Bakara süresinde "Allahın indirdiğine uyun denildiği zaman onlar: Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulunduğumuz şey'e uyarız derler. Ya ataları birşey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?" diye aslında sorgulamamız gerektiği de anlatılmıştır yani hristiyan bir ülkede hristiyan bir anne babadan dünyaya gelsek hristiyan olarak mı yaşayacaktık yoksa doğruyu mu arayacaktık peki şimdi dinimizde bazı hocaların dediği gibi sorgulamak doğru değilse ve insanı inançsız yaparsa ve dediğim gibi hristiyan olarak dünyaya gelsek ve papazlar da deseki sorgulamayın aforoz edilirsiniz o zaman yine de ailemize, çevremizdeki herkese karşı çıkarak , doğruyu arayabilecekmiydik? Zaten bir çok kanıtla ve içinde eksik bulunmaması yönüyle ve Allah-u Tealanın Kuran-ı Kerimi koruyacağı sözünü ve değiştirilemez olduğunu doğruyu sorgulayan herkes kabul edecektir buna rağmen bizim insanlarımızın sorgulamayı neden yalan birşey varda saklamak istiyor gibi hallere bürünüp sevmediğini anlayamıyorum. Biraz uzun bir yazı oldu, okuyan arkadaşlar vaktinizi aldığım için kusura bakmayın konu felsefe olunca dilim biraz fazla açılıyor sanırım. Kitap felsefenin en önemli filozoflarından Descartes'in kendi kaleminden kendi düşüncelerine yer verdiği "düşünüyorum öyleyse varım" felsefesini ne manada söylediği gibi çeşitli düşüncelerini konu alan otobiyografisi. Felsefeyle ilgilenen arkadaşların kesinlikle okuması gereken kitaplardan dili biraz ağır olsada okunmaya değer.
76 syf.
Rene Descartes, kendisi dışında her şeyin yokluğunu düşleyebildiğini, ancak kendisinin yok olabilirliğini hayal edemediğini; düşünen özne olarak kendisinin şüphesiz var olduğunu gördü: 'Düşünüyorum, o halde varım" dedi.

Metodik şüpheciliğin fikir babası olan Descartes, varlıkları tek tek ele alıp yeniden incelemesi ile kendinden öncekilerin aktardığı bilgileri elekten geçirdi. Bence Descartes, bu metot ile filozof, bize şunu demek istiyor;
“Peşinden gittiğimiz, koşulsuz kabul ettiğimiz ve hayatımızda uyguladığımız bilgiler, ya gerçek değil ise?”

BU ÇAĞDA BİZE EN ÇOK LAZIM OLAN ŞEY DE BU!
* Toplumu, inançlarımızı, değerlerimizi… ve hayatı, kendi emeklerimizle elde ettiğimizle değil, liderimizin bize sunduklarını kabul ediyor ve hayatımıza onun verdiği ‘şablon formlar’ ile biçimlendiriyoruz.
* Müslümanız ama dinimizi asıl kaynağından (Kur’an’dan) değil, eski insanlardan, camii imamından, mahalledeki …abiden, belki inanmazsınız ama bazen kiliseden ve gerekli gereksiz her yerden öğreniyoruz.
* Marxist'iz ama Marx’ı Marx’tan değil, Marxçılardan öğreniyoruz.
* Olayları, yerinde değil, birinin ağzından öğreniyoruz…

BİZİM HAYATIMIZA, METODİK ŞÜPHECİLİK ŞART! Herşeyden şüphe edip inandığımız şeyler ile ilgili yeniden düşünmeli ve ana kaynağını yeniden incelmeliyiz. Aksi halde, gerçeklerden hep uzak kalacağız.
Bu kitabı, felsefeyi yetersiz bir şekilde bilseniz bile okumalısınız.
SAYGILAR…
136 syf.
·5 günde·7/10
René Descartes amca ile tanıştığım ilk kitap. Genel olarak dili ağır ve yavaş bir şekilde anlatıyor. Büyük bir görev üstlenmiş ama bence zincirlerini tam atarak göreve başlamamış. Belirli bir dala tutunarak ve belli değerleri baz alarak başlaması ve o kısımları yüzeysel sorgulayarak geçmesi bence biraz eksik bırakmış kitabı. Ama o zamana göre bence o zincirlerden kurtulması çok zordu. Erken yaşta ölmesi ise bitirememesine neden olmuş(Zenginin şımarık tavrı yüzünden hastalanarak ölmesi bende ayrı bir üzüntü oluşturdu.). Bence René Descartes amca ile bu kitapla tanışmanız(Kesinlikle kötü kitap değil. Sadece tam olmamış bir kitap ama gene size kesinlikle birşeyler katabilecek bir kitap.) zorunlu değil bence ama kesinlikle bu yüce ruhlu insanla tanışmanızı öneririm.
136 syf.
En büyük ruhlar en büyük erdemlere olduğu kadar en büyük kötülük lere yatkındır lar.dunyada oynanan tüm komedilerde oyuncu olmaktan​çok izleyici olmaya çalışarak kuşku götürebilecek ve bizi yaniltabilecek her konu üzerinde özellikle düşünerek, zihnimden,ona daha önce sızmış olabilecek tüm yanlışları temizliyordum.
136 syf.
·Beğendi·8/10
Avrupa bu kitapla aklını başına aldı. Daha önce önce skolastik düşünce ve dini hurafelerin baskısı altında bulunan bir yerdi rasyonel düşüncenin bir nevi başlama vuruşu kısa ve net
Rene Descartes, metafizik dünyasını üç aşamada kurdu. Kendisi dışında her şeyin yokluğunu düşleyebildiğini, ancak kendisinin yok olabilirliğini hayal edemediğini; düşünen özne olarak kendisinin şüphesiz var olduğunu gördü: 'Düşünüyorum, o halde varım" dedi.

İkinci aşamada, her şeyden şüphe edebilen öznesinin, eyleme geçip şüpheden daha iyi olan BİLMEK aşamasının mükemmellik olduğunu; bunu da nereden öğrendiğini sorup, kendinden daha mükemmel olan Tanrı'dan gelmiş olacağını buldu

Son aşamada; düşlerin düş, yanlışın yanlış, eksiğin eksik olduğunu geçerli kılmak; gerçeği gerçek, doğruyu doğru, mükemmeli mükemmel bilmek için, yani yanlışın ya da eksikliğin Tanrı'dan gelmesinde, hakikat ya da mükemmelliğin yokluktan gelmesine oranla daha az aykırılık bulunmadığını apaçık gördü.

İnsanın rüyada gördüğü gerçeklik ile uyanıkken nesnel ölçütlerinde yanılgısına AKIL - deneysel AKIL değerine yer veriyor. Geometricilerin soyut üçgenden yola çıkıp üç açısının iki dik açıya eşit oluşu prensibini bulmaları gibi; Descartes da fikir ve kavramlarımızın tam ve mükemmel olan Tanrı'dan bize hakikat temelinde vermesi prensibine ulaştı.

Onun Metafiziği ve felsefesinden öğrenecek çok şey var...
136 syf.
·4/10
Okuduğum ilk kitabıdır, ilk olarak bu kitabından başlamamanızı öneririm. Ben yazdıklarına gıcık olarak bitirmiştim...
Diğer kitaplarını okumadığımdan şununla başlasanız daha iyi diyemeyeceğim.
76 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
metodik şüphesi, ruh ile madde ayrımı, Tanrı'nın mevcudiyetine dair ispatları ve metodunun kuralları yanında; geçici ahlak düsturları, düşünce ile dil arasındaki ilişkiye yaklaşımı, kan dolaşımı ve benzeri fizyolojik gözlemleriyle bir arada sunulmaktadır.
136 syf.
·Puan vermedi
Herkes Descartes olmayabilir fakat onun yöntemleri ile bilgiyi arayışına girebilir.En Descartes in en önemli hiçbirşeyi hemen kabul etmemesi ince ve sık dokuması.Düşünüyorum o halde varim,varlığım düşüne bilme yetisine sahip olmam.
76 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
İki tam bir kezde bölüm bölüm okudum, açık söylemek gerekirse biraz ağır bazı bölümleri notlar bölümüne sık sık başvurmak gerekiyor. Aksi takdirde özümsemek için çok sağlam bir alt yapı gerekiyor. İlk kez Descartes okudum, okurken yorucu ama bir şeyler kaparak çıkınca da bir o kadar lezzetli.
136 syf.
Bir işi en küçük parçalara bölüp detaylarının ne olduğunu öğrenirseniz her şeyi başarabilirsiniz. Motivasyonuzu arttıracak güzel bir kitap.
Güzel kitapları okumanın geçmiş yüzyıllardaki erdemli insanlarla sohbet etmek gibi olduğunu biliyordum.
...akıllı olmak için iyi bir beyne sahip olmak yetmez, önemli olan onu iyi kullanmaktır. En büyük ruhlar en büyük erdemlere olduğu kadar en büyük kötülüklere de yatkındırlar; ancak çok yavaş yürüyenler her zaman doğru yolu izliyorlarsa koşanlardan ve doğru yoldan uzaklaşanlardan daha çok ilerleyebilirler.
René Descartes
Sayfa 7 - OLYMPİA yayınları
Onların gerçek görüşleri olduğunu bilmek için, söylediklerinden ziyade yaptıklarına dikkat etmeliydim.
İyi bir zihin yapısına sahip olmak yeterli değildir; önemli olan onu iyi kullanmaktır. En büyük ruhlar en büyük kötülükleri işleyebildikleri gibi, en büyük faziletleri de sergileyebilirler.
René Descartes
Sayfa 11 - Doğu Batı Yayınları
Bize çok garip ve gülünç gelen birçok şeyin genellikle öbür büyük halklarca benimsenmekten ve onaylanmaktan geri kalmadıklarını görerek, ancak örneklemeyle ve alışkıyla inandırılmış olduğum hiçbir şeye tam tamına inanmamayı öğreniyordum ve böylece doğal ışığımızı karartabilen ve bizi doğruyu anlamaya daha az yatkın kılabilen pek çok yanlıştan kendimi yavaş yavaş kurtarıyordum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yöntem Üzerine Konuşma
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052229002
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Bilgesu Yayıncılık
Modern felsefenin temel sorunlarından biri de yöntemdir. Kesin, kendisinden kuşku duyulmayacak bilgi sağlayan bir yöntem arayışı çağa damgasını vurur. Descartes’ın çabası da bu arayışın neredeyse başlangıcıdır. Descartes bir düşünceyi, sağduyunun dünyada en iyi paylaştırılmış şey olduğu düşüncesini kabul ederek yola çıkıp neden insanların farklı görüşlerinin olduğunu sorarak devam eder. Bu böyledir çünkü düşüncelerimizi başka başka yönlendiririz. Böyle olmaması için yeni bir yöntem gerektir. Yöntem Üzerine Konuşma da herkesin aklını iyi yönetmesi için izlemesi gereken yöntemin ne olduğunu ortaya koyma çabasıdır.

Kitabı okuyanlar 260 okur

  • Hüseyinlui

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0