Sergen de, belki geçmişte olan (Sergen` de yaşayan insanlar gibi kardeşçe, dürüstçe) fakat şimdi ve gelecekte olması zor hatta imkansıza yakın fakat olmasını isteyeceğimiz bir dünya.
Güzel bir hikâye
Oldukça ütopik fakat hep istenilen...
Birlik ve beraberlik için ben yerine biz diyebilmeyi ve kadına verdiği önemi çok güzel bir dil ve kurgu ile dile getirmiş. Güzel insan ,güzel yazar. Bir solukta okunacak belki biraz ütopyası bol bir kitap ama insanların amaçları için birlik olabileceğini, sağduyu ve empati gösterirse neler yapabileceğini de gözler önüne seren bir kitap olmuş . Ellerine sağlık iyi ki yazmış...
Tavsiye ederim. Kitabın gerek akışı olsun gerekse Üstün Hocamızın nükteli üslubundaki kalite olsun okuduğunuz zamanı verimli değerlendirmek isteyenlere adeta bir hediye. Sonunda heykel ile günümüz dünyasındaki bir çok şeyi bağdaştırma imkanı buluyor insan.
Kitaba an itibariyle başlıyorum. Şimdilik hızlı okunuyor ama .
"Sergen, kendi yağıyla kavrulan bir kasabadır. Sergenliler kıt kanaat ama huzur içinde yaşayan insanlardır. Bir gün, diğer kasabalarda, şehirlerde yaşayanların kahraman dedelerine ait birer heykeli bulunduğunu öğrenirler; kendilerinin böyle bir kahramanları olmadığına üzülürler. Uzun tartışmalar sonucu, kasabanın artık yaşamayan romancısı Narlı Nine nin heykelini yapmaya karar verilir. Heykel tamamlandıktan sonra çalınır. Kısa süren yas döneminin ardından Almira Hala nın önerisiyle boş kalan kaidede birer saat süreyle heykel gibi durmaya karar verirler. Bu çözüm kasabayı mutlu eder. Canlı bir heykele sahip bu kasaba ülkede ve dünyada ilgi odağı olmuştur."
sadece hikaye anlatılmıyor, aralarda güncel hayata dair örnekler, eleştiriler, fıkralar sıkıştırmış.Güzeldi, okunur
Yorgun Heykel, Üstün Dökmen'den ütopya tadında, duygu dolu ve ilham verici bir roman.
Sergen kasabasında yaşanan bu hikaye, aslında aynı zamanda hoşgörünün, dayanışmanın ve temiz yürekli insanların da hikayesi.
(Buradan itibaren spoiler olabilir)
Sergen kasabasında milliyeti, dini, mezhebi farklı olan pek çok insan, tüm insanlığa örnek olacak bir uyum içinde birlikte yaşamanın ve kendi yağıyla kavrulmanın bir şekilde yolunu bulmuştur
Kasabaları için bir gurur vesilesi olsun diye bir heykel yaptırmaya karar verir Sergenliler. Heykel uzun bir uğraş ve bekleyişten sonra yerine konur ve kasaba çok sevinir. Ama bu sevinç uzun sürmez ve heykel bir gün ortadan kaybolur. Çok üzülür Sergenliler ama buldukları çözüm herşeyi değiştirecektir.
Nihayetinde güzel bir hikaye; Üstün Dökmen'in de güzel tespit, önerme ve güzel mesajlarıyla süslenip bezenmiş. Kadına hak ettiği değeri verme, birlik-beraberlik, barış, sevgi, empati, okumanın önemi gibi...
Entrikasız, yalansız, dolansız, riyasız bir hikaye. İçinden çıkılamaz gibi görünen ancak beklenmedik şekilde çok kolayca çözülen problemler, kan davasına dönüşebilecek olayların gürültüsüz patırtısız tatlıya bağlanması okuyucuya "keşke her zaman böyle olabilse" dedirtiyor. O kadar ki böyle bir hikâyenin gerçek olabileceğinden kuşku duyuyor okuyucu. O yüzden bir ütopya tadını alıyorsunuz romanı okurken; acaba bunlar gerçekten yaşandı mı ya da günümüz dünyasında gerçekten yaşanabilir mi diye düşünmeden edemiyorsunuz.
Bu kitap belki bir edebiyat şaheseri değil ama misyonu da zaten bu değil. Başka yazarlar yapsa da, belki birileri örnek alabilir kaygısıyla romanlarındaki karakterleri asla intihar ettirmediğini ifade eden Üstün Dökmen'den güzel hisler ve güzel mesajlar veren, okuma keyfini de yaşatan, belki de beyaz perdeye bile
Üstün Dökmen, (d. 1954, İstanbul). Türk akademisyen, psikolog, yazar ve televizyon programcısı. Hâlen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde profesördür.
1971 yılında Ankara'da Cumhuriyet Lisesi'ni, daha sonra Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümü'nü bitirdi. 1986 yılında doktorasını Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında bitirdi. 1988'de doçentlik, 1995'de profesörlük derecesini aldı.
Sosyal bilimlere ilgi duyuyordu, ancak öncelikle Hacettepe Üniversitesi Fizik Bölümü'ne kaydoldu. Üçüncü sınıfa gelince fiziğin kişiliğine uygun olmadığını fark etti. Yeniden üniversite sınavlarına girerek Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü'ne geçti. Bu bölümden mezun oldu ve aynı bölümde Uygulamalı Psikoloji (Klinik Psikoloji) alanında master yaptı. Psikolojik danışma ve rehberlik alanında 1986 yılında doktora, 1988 yılında doçentlik, 1995te ise profesörlük derecesi aldı. Hâlen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde öğretim üyesidir.
TRT'de Küçük Şeyler adlı bir programı hazırlıyor ve sunuyordu.
Dökmenin çeşitli bilimsel dergilerde yayımlanan makalelerinin yanı sıra dört bilimsel, bir de şiir kitabı vardır. Bu kitaplar sırasıyla; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi: Kuruluşu, Gelişmesi, Çalışmaları , Okuma Becerisi İlgisi ve Alışkanlığı Üzerine Psiko-Sosyal Bir Araştırma , İletişim Çatışmaları ve Empati , Sosyometri ve Psikodrama adlarını taşımaktadır. Şiir kitabının adı Selam dır. Meslektaşı Doç. Dr. Zehra Yaşın Dökmenle evlidir; iki kızı bulunmaktadır.