Yorgun Savaşçı

8,0/10  (40 Oy) · 
153 okunma  · 
25 beğeni  · 
1.596 gösterim
Esir Şehir Üçlemesi’nde Millicileri İşgal Kuvvetleri’nin baskısı altındaki İstanbul’da anlatan Kemal Tahir, ‘Yorgun Savaşçı’da onları Anadolu’ya gönderir. ‘Yol Ayrımı’nda yan karakterlerden biri olarak karşımıza çıkan Cehennem Topçu Cemil, ‘Yorgun Savaşçı’nın baş kahramanıdır. İstanbul’a geldiğinden beri, bir türlü üzerinden atamadığı yorgunluğu sanki dinlendikçe çoğalan Cemil, bir yandan aşık olup evlendiği teyze kızı Neriman ile her şeyi bırakıp uzakta bör köyde yaşamayı isteycek kadar bıkkın; diğer yandan Anadolu’ya geçip Milli Mücadele’de ön saflardayer almayı isteyecek kadar da cesurdur. 1919 ve 1920 yıllarında İstanbul’daki örgütlenmeleri ve Anadolu direnişini anlatan ‘Yorgun Savaşçı’, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden sürecin romanı olarak da okunabilir.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2005
  • Sayfa Sayısı:
    538
  • ISBN:
    9789752731608
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehmet Y. 
05 Haz 11:25 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Yorgun Savaşçı yıllardır bitmeyen tartışmaların odağındaki bir roman. Tabii sadece romanı değil, çekildiği halde sansür nedeniyle yakılan filmiyle de öyle. Halbuki bir kitabın yasaklanması, bir filmin yakılması… Bunlar totaliter eğilimlerdir. Doğru değil…

Yorgun Savaşçı, bir neslin adıdır aslında. Çünkü bir nesil 1911 Trablusgrap, 1912-13 Balkan, 1914-18 Birinci Cihan ve nihayetinde 1919-22 arasındaki İstiklal Harbiyle birlikte o cepheden bu cepheye sürüklenmiştir. Bir ülke, aralıksız 11 sene harp etmiştir. Bunlar kolay şeyler değildir. İnsanları sadece bedenen değil, zihnen de yorar; bitirir. Çünkü kimin kahraman kimin hain, neyin doğru, neyin yanlış olduğu belirsizdir.

Kemal Tahir, Yorgun Savaşçı’da ‘Cehennem Topçu’ Yüzbaşı Cemil karakterini oluşturmuştur. Zaten roman bir ‘ben’ romanıdır ve tamamen Cemil üzerinden yürür. Cemil, -eski- bir İttihatçı, yeni Kuvvacıdır. Olaylar 1919’un karlı bir şubat gününde İstanbul’da başlar. Cemil, pek çok emsali gibi Balkan Dağlarından, Hicaz çöllerine kadar pek çok cephede dövüşmüştür. İzmir’in işgaliyle birlikte Anadolu’ya geçmiş ve direnişçilere katılmıştır.

Roman tarihi seyre ve kronolojiye uygun olarak ilerler; Atatürk de dahil pek çok tarihi şahsiyet romanda kendisine yer bulur. Nihayetinde Çerkes Ethem’in asi Anzavur’un birliklerini dağıttığı bölüme kadar gider. Roman bir bakıma yarım kalmış gibidir. Devamının gelmesi beklenebilir lakin Kemal Tahir, ömrünün kalan yıllarında başka romanlar yazmasına rağmen Yorgun Savaşçı’ya devam etmemiştir. O halde bitmiş sayabiliriz.

Romanı tartışmaları hale getiren pek çok unsur var. Bunların bir kısmına katılıyor, bir kısmında ise yazarı haklı buluyorum. Özellikle Tarık Buğra’nın Küçük Ağa’sı da aynı dönemi anlatması ve meseleyi farklı yorumlaması bakımından okunmaya değerdir ve bence Yorgun Savaşçı’dan daha başarılıdır.

Cemil karakteri tam bir İttihatçı’dır. Çelişkileriyle, iyi niyeti ama kaybedişleriyle, hayat tarzı ile… Roman hayli yüksek tempoda başlıyor; kendini okutuyor. Cemil’in karısı olacak olan Neriman karakteri ve o dönem İstanbul’u iyi işlenmiş.

Romana dönük temel eleştiri Anadolu’yu yansıtışıdır. Buna göre Anadolu –tıpkı Yaban’daki gibi- coğrafi olarak kıraç, pis, yaşanmaz bir yer iken, Batı Anadolu halkı ağırlıklı olarak korkak, cahil, çıkarcı ve umursamazdır. Ölmekten bıkmışlardır. Rumlara tepki göstermezler hatta Yunan bayraklarını kendileri asarlar. Kim güçlüyse ondan yanadırlar. Esas dertleri mahsul zamanı savaşmak olmayıp, hasadın toplanabilmesidir. Din adamları ekseriyetle teslimiyetçi ve düşmanla işbirlikçidir. İttihatçıları gâvur olarak görürler; Milli Mücadeleye girmekte ayak direrler. Kuvvacı birlikler ise çeteci ve kıyıcıdırlar. Halkı bezdirmişlerdir.

Şahsi fikrim elbette bunların kısmen haklılık payı olabilir lakin çok ağır ithamlardır. Eğer gerçekten böyle olsa idi Milli Mücadelenin başarılı olma şansı yoktu. Mümkün değildi. Sadece Akhisar halkının suçlandığı mevzular bile çok ağırdır; kaldı ki Bursa, Manisa…

Edebi tarafına gelirsek, üç bölümden oluşan roman kendini okutabilen bir eser. Hacmine rağmen öyle…

Mehmet Hakan Ersoy 
04 Haz 19:24 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 10/10 puan

Savaştan yenik çıkmış bir imparatorluk.Romanın geçtiği tarihler Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'dan Anadolu'ya geçtiği tarihler.Mondoros ateşkes anlaşması ile birlikte memleketin her yanı işgale uğramış durumda.Kurtuluş savaşına hazırlık dönemleri.İngilizlerin gözetimi altında İzmir Yunan işgalinde.Roman baş kahramanı Cemil (Cehennem Topçu ) eski bir ittihatçı ve asker.Fakat diğer ittihatçılar gibi o kadar çok savaş görmüşki (Balkan harbi,Çanakkale,Trablusgarp,Suriye,Doğu Cephesi vb.) artık bu savaşlardan çok yorgun düşmüş durumda.(romanın ismide burdan geliyor). Fakat memleket işgal altında bir şeyler yapmak lazım.Her karışıklık döneminde olduğu gibi yine vatan hainleri,korkaklar ve satılmışlar işbaşında.
İşte böyle bir dönemde Anadolu'da eşkıyalar kol gezmekte.Ordu dağılmış olduğundan kurtuluş için artık başıbozuk eşkıyalar,zeybekler ve efelerden medet umar hale gelinmiş durumda.Roman böyle bir dönem de geçiyor.Yakın tarihini halen bilmeyenlerin,ona buna yalakalık yaparak birilerine yandaşlık yapmak sevdası içinde olanların,okuması gereken romanlardan bir tanesi.

Nurten Ulaba 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Üçlü serinin devamı olmasa da öbür kitapları tamamlayıcı bir şekilde yazılmış. İttihat Terakki partisine mensup insanların kurtuluş savaşı ve sonrasında yaşadıkları anlatılmış.

ihtiyar 
31 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Klasik Kemal Tahir kitabı, ben çok beğeniyorum. Bu romandan uyarlanarak yapılan film, ülke tarihinde ilk yakılan film ünvanına sahiptir. Sırf bu nedenle okuyun derim.

salih 
17 Tem 01:24 · Kitabı okudu · 7 günde

Kemal Tahir'in başyapıtlarından ve en fazla tartışılan eserlerinden. Hatta bu kitabın filmi çekiliyor, bu film Türkiye'de yasaklanan ve yakılan ilk film. Filmi yasaklayan komsyonda Turgut Özakman'da var dediğine göre engel olmaya çalışmış ama başaramamış, filmin bir nüshasını kurtarmayı başarabilmiş. Kitap ittihatçı olan Yüzbaşı Cemil'in Kurtuluş mücadelesinde ki hikayesini anlatıyor. İttihatçılık propagandası yapıldığı ve Kurtuluş mücadelesinde Atatürk'ten pek bahsedilmediği için çok tartışılmıştır.
Benim dikkat çekmek istediğim husussa kitabın büyük bir kısmı memleketim olan Akhisar'da geçiyor ve Kemal Tahir yer yer haklı da olsa yöre halkını mücadeleden kaçmakla itham etmekte ileriye gitmiştir. Dönem şartları ve bölgein demografik yapısını dikkate almamış bana sorarsanız. Ama en azından Halitpaşa'nın hakkını vermiş. Velhasıl kitap olay örgüsü ve süreklilik açısından çok hoş fakat dediğim gibi tartışılacak tarafı da çok.

Afşin 
30 Nis 00:14 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir kitabın ismi o kitabın anlattığı olaya ancak bu kadar yakışır. Ülkemizin bir kısmının okuduğu zaman yüzünün kızaracağına eminim. Insan okurken kahroluyor. Ilk sayfadan son sayfaya kadar bir nefeste okunuyor. Okunmasından ziyade okunmasının tavsiye edilmesi gereken bir başyapıt

Tuğba Karakaya 
09 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Tarih anlatan romanları çok seviyorum. Kemal Tahir okumayı ,tarihin tamamını değilde sadece bir kesitini anlatmasını çok seviyorum. Anlattığı hikayelerin başı yok sonu yok. Sadece zamandan bir kesit. Yani kitapta kurtuluş savaşından bir kesit anlatmış Kemal Tahir. Ancak kitap bittiğinde Kurtuluş Savaşı kazanılmamıştı. Bloğumda daha detaylı yorumumu bulabilirsiniz :

http://hayalimdekikutuphane.blogspot.com.tr/...asc-kemal-tahir.html

Ömer Talip Akalın 
 08 Ağu 15:57 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Cihan Harbi sonrası bertaraf olmuş ve çökmüş olan imparatorluğun ruh halini birebir yansıtan Kemal Tahir romanı. Gayet güzel. Olayları dönemin İttihatçıları olan bireylerin gözünden takip ediyorsunuz. Bu bağlamda, romanın bazı bölümlerinde duymadığınız, beklediğinizden daha farklı olan durumlarla karşı karşıya kalabiliyorsunuz.
Tanım: Tarihi roman okumayı sevenlerin okuması gerektiğini düşündüğüm güzel bir roman.
Dipnot: Bazı bölümlerde Enver Paşa'ya ve cemiyete yönelik ifadeler mevcut ve bu ifadelere subjektif bir açıdan yaklaşırsanız zevk alamazsınız. Mesela ben İttihak ve Terakki Cemiyeti'ne dair romanda yer alan ifadelerden bir kısmına katılırken, bir kısmını da haksız bulan birisiyim, bu durumları değerlendirirken düşüncelerimi biraz geri planda tuttum ve okurken daha çok zevk aldığımı hissettim. Sizlere tavsiyem de böyle yapmanızdır. İyi okumalar.
İkincil Dipnot: Kitap gayet akıcı. Ben başka şeylerle uğraştığımdan geciktirdim. Bitirmeniz en fazla üç gün sürer, sürekli okursanız.

Atilla Kuru 
25 May 11:25 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Milli Mücadele'ye İttihatçıların gözünden bakan bir tarihi roman. Kemal Tahir her zamanki gibi diyaloglarda çok başarılı. Halkın Milli Mücadele'ye bakışındaki farklılıklar çok iyi yansıtılmış ve resmi tarihe ilişkin bazı eleştiriler araya serpiştirilmiş. Bir çırpıda okunuyor.

Kitaptan 43 Alıntı

Asiye-Melikşah 
20 May 08:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İnsanın en güçlü yönü alışması...En güçsüz yönü de bu...

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 230)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 230)
Asiye-Melikşah 
20 May 08:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ne demiş Köroğlu'nun babası?"Biz kör olduksa,dünyanın da bakılacak suratı kalmadı ya!

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 204)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 204)
Asiye-Melikşah 
 16 May 11:08 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

En büyük silahımız olan düşünme gücünün asıl işi, gerçeği bulmak, anlamak, değiştirmektir.

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 134)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 134)
Asiye-Melikşah 
16 May 11:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dize gelip ölümü beklemek vardı.Bir de sonunu düşünmeden atılmak...Biz umut olmasa da vuruşmayı seçtik.

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 140)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 140)
Asiye-Melikşah 
16 May 11:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Birine acımak başka şeydir,suçuna ortak olmak başka...

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 113)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 113)
Asiye-Melikşah 
20 May 08:39 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İnsanoğlu tehlike karşısında kurtulamayacağını bilse de,önce kaçmayı dener.

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 348)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 348)
Asiye-Melikşah 
16 May 11:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ölümüne acımadım...Bahtına acıdım...

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 112 - İthaki)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 112 - İthaki)
Asiye-Melikşah 
16 May 11:06 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dünyada hiçbir başka şey,bu yorgana sarılış kadar bir insanın kendi yalnızlığına sığınışını bu kesinlikte anlatamazdı.

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 129)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 129)
Asiye-Melikşah 
20 May 18:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir memlekette halkın kahraman anlayışı eşkıyadan yukarı çıkmamışsa ,o memlekette insanların çoğunluğu soyguna biraz yatkın demektir.

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 445)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 445)
Asiye-Melikşah 
16 May 11:21 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Sarıkamış yolunu sökebilseydik...Umduğumuz gibi Kafkasya dağlarında çiçekler açsaydı,düşman önümüzden kaçsaydı bile biz,95 bin kişi ile Turan'a ulaşamazdık.Ulaşabilseydik,elimizde tutamazdık.Tutabilseydik Almanlardan kurtaramazdık.

Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 141)Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir (Sayfa 141)
5 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Türk Edebiyatının En İyi 100 Romanı Yeniden Belirlendi!
Türk Edebiyatının En İyi 100 Romanı Yeniden Belirlendi! Eleştirmenler, yazarlar, akademisyenler, edebiyat öğretmenleri ve yayıncıların oluşturduğu 100 kişilik jüri ekibiyle Hürriyet Pazar eki ‘Türk Edebiyatının Gelmiş Geçmiş En İyi 100 Romanı’nı yeniden belirledi.