Yunus Emre

·
Okunma
·
Beğeni
·
40
Gösterim
Adı:
Yunus Emre
Baskı tarihi:
1 Ocak 2016
Sayfa sayısı:
327
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051804354
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Bismillahirrahmanirrahim;

Yunus'un gönül bağına, kendimi bağladım. Sarkan olgun üzümlerinden, bir tane tattım. Kalbim, harman olmaya, dönmeye başlayınca; sözler boşaldı, gönül hazneme. İlm-i Ledün'den bir damla su damlatıldı gönlüme. Hızır (a.$) da hazneye üfledi. Dönmeye başladı kalbim. Üç gün karıştı içimde, dinlenmeye çekildi ve Yunus'a;

-Sana bağlıyım, bürüneyim bedenine, gireyim ruhuna, dilin elbisesini çıkart ben giyeyim dediğim de;

-Tamam. Kendini yaz o zaman, çünkü ben, senleyim. Kalemi aldığında da nefsi terbiye, edep elbisesine girdiğin ve ilmimi, verilen hallerimi, hallerini kâğıda yaz.

Harcımızı dök. Bütünlüğümüz bu kitapta oluştu. Ben ve senleri okut, kolay okuyanlara gelsin. Yaşadığımızı yaşarlar mı? Yaşayanlarla beraber oluruz.

Zarar gelmez birlikteligimizden. Zarar gelir diyenler ziyanı bulmasın.

Sözümüz gönlü açığa. Değdik hayatlara, parçan olduk.

Böylece kalbim hazırlanmış, dilim hazır olmuş, kalem de yazmaya başladı.

Hayatı ibret alınacak, gıpta edilecek. Kalemim doğruyu, dürüstü yazacak; otuz bir sene Tabduk'un kapısında kalmış. Yunus'un ve Tabduk'un da hakkında oluşmuş doğru bilgileri, bu kitapta toplamış. Beni de siz okuyucuları da yaşatmış değimlidir?

Ben yunus'a bürünen şer hoş'um. Onu bütün benliğim ve kalbimle ilhamımı da dahil, her halini birebir yaşadım. Çünkü Yunus'un İlmi Ledün'lü olduğunu evvelden biliyordum, bende onun bulunduğu ilmin bireyiyim. Anlatmaksa bizlere düşer.

Ledün ilmi ise; meşakkatsiz yokun yok olduğu ilimdir. Tavuğun gagalamasını, yılanların sıkmasını, tayyi mekânın da içinde olduğu bu hayatı Ledün denizine dalarak, dilime üflenerek, bilerek yazdım. Olmaz mı sizce? Olur! Yunus, nasıl Yunus oldu! Nasıl hakikate erdi! Nasıl kazandı! Bunları okuyun öğrenin. Sizde onun gibi, yaşamaya çalışın, niyet edin kolaylık gelir. Bende Yunus'a dedim;

- Dil elbiseni emanet verdin. Ben senin bu emanetini vermesem, sahip olsam, yinede ister misin elbiseni? Dedim. O da;

- Yok, dilim eskidi. Yeniyi giydim, dar geldi daha yeniyi diledim, bol geldi. Ne yapsam elbise bulamadım. Dilsiz olmaya çene kapatıp, dili uyutmaya karar verdim.

Elbiseyle yatılmaz, benimde elbiseye ihtiyacım yok. Senler giysin, o halde. Ben, fakir Yunus'um bir elbisem vardı. Onu da, sana verdim! Dedi.
327 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitap Yorumu // Olgun Işıklar - Yunus Emre




Selamlar çok sevgili okurlar! Bugün yine benim için farklı olan bir kitabın yorumu ile geldim. Kitap kapaktan ve isimden de anlayacağınız üzere benim için üstad mertebesinde bulunan Yunus Emre'yi biraz şiirsel tarzla biraz da sohbetle anlatıyor. Ve kitabın içerisinde ise kendisinden birçok şiir barınıyor.



Kitabı okurken üstad dediğim insan hakkında ne kadar çok az şey bildiğimi anladım. Kendisi hakkında okuduğum ilk kitap olması da beni biraz utandırmadı değil. Kitap oldukça akıcı ve güzel bir kitaptı benim için. Bana tasavvuf gibi birçok konuda bilgi verdi beni aydınlandırdı diyebilirim hatta... Kitabı okurken bir sürü yere post-it koydum diyebilirim neredeyse bitti hatta post-it'lerim. Kitabın kesinlikle okunması gerektiğini düşünüyorum ben çünkü size harika şeyler katıyor her türlü konu hakkında. Kitaptan sonra kendimi daha da iyi olduğumu hissettim ben. Bu tarz kitaplar ilgisini çeken varsa kesinlikle öyle bir araştırın derim...
Aşkı aldı benden beni, bana seni gerek seni Ben yanarım dünü günü, bana seni gerek seni Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni
Aşkın aşıkları öldürür, aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur, bana seni gerek seni
Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz
Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz
Bu ne yaredir ki çare bulunmaz

Aşkın pazarında canlar satılır
Satarım canımı alan bulunmaz
Yunus öldü deyu selan verirler
Ölen beden imiş, aşıklar ölmez

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yunus Emre
Baskı tarihi:
1 Ocak 2016
Sayfa sayısı:
327
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051804354
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Bismillahirrahmanirrahim;

Yunus'un gönül bağına, kendimi bağladım. Sarkan olgun üzümlerinden, bir tane tattım. Kalbim, harman olmaya, dönmeye başlayınca; sözler boşaldı, gönül hazneme. İlm-i Ledün'den bir damla su damlatıldı gönlüme. Hızır (a.$) da hazneye üfledi. Dönmeye başladı kalbim. Üç gün karıştı içimde, dinlenmeye çekildi ve Yunus'a;

-Sana bağlıyım, bürüneyim bedenine, gireyim ruhuna, dilin elbisesini çıkart ben giyeyim dediğim de;

-Tamam. Kendini yaz o zaman, çünkü ben, senleyim. Kalemi aldığında da nefsi terbiye, edep elbisesine girdiğin ve ilmimi, verilen hallerimi, hallerini kâğıda yaz.

Harcımızı dök. Bütünlüğümüz bu kitapta oluştu. Ben ve senleri okut, kolay okuyanlara gelsin. Yaşadığımızı yaşarlar mı? Yaşayanlarla beraber oluruz.

Zarar gelmez birlikteligimizden. Zarar gelir diyenler ziyanı bulmasın.

Sözümüz gönlü açığa. Değdik hayatlara, parçan olduk.

Böylece kalbim hazırlanmış, dilim hazır olmuş, kalem de yazmaya başladı.

Hayatı ibret alınacak, gıpta edilecek. Kalemim doğruyu, dürüstü yazacak; otuz bir sene Tabduk'un kapısında kalmış. Yunus'un ve Tabduk'un da hakkında oluşmuş doğru bilgileri, bu kitapta toplamış. Beni de siz okuyucuları da yaşatmış değimlidir?

Ben yunus'a bürünen şer hoş'um. Onu bütün benliğim ve kalbimle ilhamımı da dahil, her halini birebir yaşadım. Çünkü Yunus'un İlmi Ledün'lü olduğunu evvelden biliyordum, bende onun bulunduğu ilmin bireyiyim. Anlatmaksa bizlere düşer.

Ledün ilmi ise; meşakkatsiz yokun yok olduğu ilimdir. Tavuğun gagalamasını, yılanların sıkmasını, tayyi mekânın da içinde olduğu bu hayatı Ledün denizine dalarak, dilime üflenerek, bilerek yazdım. Olmaz mı sizce? Olur! Yunus, nasıl Yunus oldu! Nasıl hakikate erdi! Nasıl kazandı! Bunları okuyun öğrenin. Sizde onun gibi, yaşamaya çalışın, niyet edin kolaylık gelir. Bende Yunus'a dedim;

- Dil elbiseni emanet verdin. Ben senin bu emanetini vermesem, sahip olsam, yinede ister misin elbiseni? Dedim. O da;

- Yok, dilim eskidi. Yeniyi giydim, dar geldi daha yeniyi diledim, bol geldi. Ne yapsam elbise bulamadım. Dilsiz olmaya çene kapatıp, dili uyutmaya karar verdim.

Elbiseyle yatılmaz, benimde elbiseye ihtiyacım yok. Senler giysin, o halde. Ben, fakir Yunus'um bir elbisem vardı. Onu da, sana verdim! Dedi.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • İshak Kaya
  • Kübra Doğan
  • Mehmet navruz
  • Havana Diker
  • Aynur
  • Furkan Özcanoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%33.3 (1)
2
%0
1
%0