Yunus Emre Divanı ve Şerhi

·
Okunma
·
Beğeni
·
307
Gösterim
Adı:
Yunus Emre Divanı ve Şerhi
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
1120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944332538
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eser Kitap
Yûnus Emre, bir tevhid ve aşk eri idi. Kendisinden önceki evliyâların vârisi, sonra gelenlerin ise çıralarını tutuşturdukları, evliyâların merkezi olan, Tanrının nefesi Türkmen Kocası Yûnus’un meşâlesi tüm Anadolu semâlarını kapladı. Anadolu’da tevhid ve aşk çırasını o yaktı. Herkes de çırasını ondan yaktı. Onun nefesleri dilden dile dolaştı. Yûnus’un nefesleri gönülleri ana vatanları olan Tanrı’ya yol gösterici ve O’na bağlayıcı oldu. Onun nefesleri bir yerde okunsun da dinleyenlerin gönülleri Tanrı ile dolu olmasın! Bu duyulmuş şey değildi. O geleneksel olarak bir tarikatın takipçisi değildi, özgürdü. Tanrı kadar özgür. Zîrâ onun müderrisi vasıtasız Tanrı idi. Bunu bir nefesinde şöyle dile getirdi: ‘Çalab müderris bize’. Yüce Tanrı, Yûnus’umuzun lisanından, Türk milletine kendi lisânıyla hiçbir eksikliğe meydan vermeden, kendi sırlarını ve insan olmanın gereğini, âleme âşikar eylemiştir. O zaman mânâ, Yûnus’tan Türk dilini söyleyen, tüm dillerin sahibi Hakk’ın tâ kendisidir. Yûnus’u okuyanın başka okuyacağı ne vardır ki, o okunsun! İlmullahın özü, özeti Hak nefesi olan Yûnus’umuzun divânında mevcuttur. Hak; Hak erenlerinin ve tüm mevcudatın zâhir ve bâtını ile gönlünde gizlidir. Hakikatta ise Hak, apaşikârdır...“Zâhir O’dur, bâtın O’dur.” Hadid: 3. Kendi bağrından çıkan Yûnus’u bu millet bağrına basmış ve Bizim Yûnus’umuz demiştir. Bu millet [Türk Milleti] var oldukça Yûnus ve Yûnus’lar yaşamaya devam edecektir. Hak erenleri, Mevla dostlarına son yoktur. Veli Allâh’ın isimlerindendir. İsim; müsemmânın aynıdır. Müsemmâya ise son nasıl olur!..
Alın size özeti kendi dilinden."Herkesler doğrudur sen doğru isen, bulunmaz dogruluk sen eğri isen".Tavsiye ederim arkadaşlar.Tasavvuf-i ilmi anlatılıyor.
Yazarın bu kitabı ( Yunus Emre'nin kısa hayatı,şiirleri ve lügatçe ) olmak üzere üç bölümden oluşuyor.Bu tür kitaplar anlatılmak istenen kişiyi ki burada " Yunus Emre " ,eldeki imkanlar ölçüsünde ve basmakalıp bilgilerle ve aynı zamanda klasik tarzda hazırlanmış / yazılmış oluyor.
Yunus Emre'nin her bir şiiri birçok anlam / mana içeriyor,tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Sen sultânsın ben kulam sen gülsin ben bülbülem
Hükmün aleme yiter ne kim var var kul üstüne
Yunus'umuzun vefatından sonra bu molla, Yunus'umuzun divânını eline aĺır, bir nehir kenarına oturur ve yanına da bir ateş yakar, başlar divânı okumaya. Her okuduğu ilahi için bu şeriata aykırıdır der ve o ilahiyi nehire, bir diğerini de ateşe atar.İlahi yazılı kağıtlardaki mürekkebler nehir sularına karışır, deryaya kavuşurlar. Ateşte yananlarınsa dumanı gökyüzünü kaplar. Böylece divânın üçte ikisi ateşte yanar, suda kaybolur. Molla Kasım eline bir ilahi daha alır ve başlar okumaya. Son beyite gelir bir anda divân sayfaları mollanın elinde sıkılır, öylece kalır. Yunus'umus son beyitte şöyle demektedir:
Yunus sen bu sözleri eğri büğrü söyleme
Seni sıgaya çeker bir Molla Kasım gelir.
Molla; eyvah! der, pişmandır ama iş işten geçmiştir. Üzülecekte bir şey yoktur.Zira suya atılanları sudaki balıklar, ateşte yananları da gökteki melekler okumaktadırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yunus Emre Divanı ve Şerhi
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
1120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944332538
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eser Kitap
Yûnus Emre, bir tevhid ve aşk eri idi. Kendisinden önceki evliyâların vârisi, sonra gelenlerin ise çıralarını tutuşturdukları, evliyâların merkezi olan, Tanrının nefesi Türkmen Kocası Yûnus’un meşâlesi tüm Anadolu semâlarını kapladı. Anadolu’da tevhid ve aşk çırasını o yaktı. Herkes de çırasını ondan yaktı. Onun nefesleri dilden dile dolaştı. Yûnus’un nefesleri gönülleri ana vatanları olan Tanrı’ya yol gösterici ve O’na bağlayıcı oldu. Onun nefesleri bir yerde okunsun da dinleyenlerin gönülleri Tanrı ile dolu olmasın! Bu duyulmuş şey değildi. O geleneksel olarak bir tarikatın takipçisi değildi, özgürdü. Tanrı kadar özgür. Zîrâ onun müderrisi vasıtasız Tanrı idi. Bunu bir nefesinde şöyle dile getirdi: ‘Çalab müderris bize’. Yüce Tanrı, Yûnus’umuzun lisanından, Türk milletine kendi lisânıyla hiçbir eksikliğe meydan vermeden, kendi sırlarını ve insan olmanın gereğini, âleme âşikar eylemiştir. O zaman mânâ, Yûnus’tan Türk dilini söyleyen, tüm dillerin sahibi Hakk’ın tâ kendisidir. Yûnus’u okuyanın başka okuyacağı ne vardır ki, o okunsun! İlmullahın özü, özeti Hak nefesi olan Yûnus’umuzun divânında mevcuttur. Hak; Hak erenlerinin ve tüm mevcudatın zâhir ve bâtını ile gönlünde gizlidir. Hakikatta ise Hak, apaşikârdır...“Zâhir O’dur, bâtın O’dur.” Hadid: 3. Kendi bağrından çıkan Yûnus’u bu millet bağrına basmış ve Bizim Yûnus’umuz demiştir. Bu millet [Türk Milleti] var oldukça Yûnus ve Yûnus’lar yaşamaya devam edecektir. Hak erenleri, Mevla dostlarına son yoktur. Veli Allâh’ın isimlerindendir. İsim; müsemmânın aynıdır. Müsemmâya ise son nasıl olur!..

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • Black Orchid
  • ulu tahıl
  • İskender Kalkan
  • Burak Taşcı
  • Resul Can Erol

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.9 (1)
9
%11.8 (2)
8
%5.9 (1)
7
%5.9 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0