Yüreğim Seni Çok Sevdi

·
Okunma
·
Beğeni
·
76.179
Gösterim
Adı:
Yüreğim Seni Çok Sevdi
Yazar:
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752108226
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Yüreğim Seni Çok Sevdi
Yüreğim Seni Çok Sevdi
"Biliyorum, imkânsız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime..." demişti Murat.
"Çünkü, Yüreğim Seni Çok Sevdi!.." Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını.

"Yüreğim seni çok sevdi
o yürek talan
o yürek yangın yeri
o yürek seni istiyor
bir tek seni..."

Aslı ile Murat'ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü.
Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği kadar gerçek..
EDEBİYATTA GARABETÇİLER AKIMI VOL: 2

Kalem çıkarın. Kağıt çıkarın. Adile Naşit gibi sözlü yapmayacağım ama size Canan Tan usulü yaz dizisi tadında kitap yazmanın reçetesini yazacağım;

Gerekli malzemeler:

- Para ama öyle böyle değil çok para. Çünkü biliyorsunuz pis fakirleri dinlemeyi de, izlemeyi de milletcek hiç sevmeyiz. Çünkü hepimiz ingiliz kraliyet ailesine mensup, bir eli yağda bir eli balda insanlarız. Öyle fakirlikmiş, parasızlıkmış bilmeyi. Ne o öyle varoş varoş haller !

- Yağuşuklu, zengin, biraz meriç ve mutlaka ama mutlaka ' adeleli ' bir genç erkek. Çünkü Feriştah Yengemizin de dediği gibi '' Adele mülkün temelidir. '' Bu erkek öyle biri olmalı ki gerçek hayatınızda asla var olamayacak kadar mükemmel olmalı. Karda kusur olmalı ama zat-ı muhteremde olmamalı, öyle bir mükemmellik.

- Edeleli erkeğin karşısına çıkaracağımız hırslı mı hırslı, tuttuğunu koparan, safımsı salak, her ne hikmetse elini attığı her işi başaran ve yine erkek karakterimiz gibi gerçek hayatta var olamayacak kadar mükemmel bir kız. Bu aralar bir yaz dizisi var, hastahanede geçiyor. Dizide başroldeki kız o kadar mükemmel ki steteskop hariç dizideki herkes bu kıza aşık. İşte öyle bir kız lazım kitabımız için.

- Bu en önemlisi; Gerçeklikten kopmuş, ayakları yere basmayan, hayal aleminde yaşayan ve bütün bu özellikleri sayesinde kitabınızı beğenebilecek okurlar.

Şimdi bol sıfırlı paralarınız sayesinde tutacağınız reklam şirketlerinin yapacağı pr çalışmaları sayesinde sizler de birer Canan Tan olabilirsiniz!


Bir polisiye romanda altı çizilecek bir cümle olmamasını anlarım. Ama ' Büyük aşk ' diye iddiada bulunan bir kitapta altı çizilecek adam akıllı tek bir cümle dahi olmamasını anlayamam. Aşk, Sevgi, Hasret, Yalnızlık, Kavuşamama bunlar çok güçlü duygulardır. Ve gerçekten estetik anlayışı güçlü bir yazar değilseniz bunları kağıda aktarmanız, hele ki okuyucuya bu duyguları hissettirmeniz imkansızdır. Tıpkı Canan Hanım'ın hissettiremediği gibi. Bütün duygular havada kalıyor. Bütün iddialar boşa çıkıyor kitapta. Aslı denen hanım kızımızın aşkını anlatırken; ' ooo çok aşık, ama öyle böyle değil deliler gibi aşık, valla bak neden inanmıyorsun, ekmek Kur'an çarpsın ki çok seviyor ' diye bir iddia var ama bu duyguyu verecek tek bir cümle yok. Kız sevdiği adamı anlatırken ' yok şunu söyledi, yok böyle davrandı, yok böyle kucakladı beni ' gibi sığ cümleler hariç tek bir duygu durum belirten cümle kuramıyor. Aşk karşıdakinin size nasıl davrandığından çok size ne hissettirdiğidir, yaşattığı duygulardır. Ama Aslı'nın yaşadığı aşkın adı var kendisi ve duyguları yok. Şahsen Aslının aşkına ikna olmadım ben.


Bir kitabın okuyucunun zihninde fark yaratması için; kurgu, dil, akıcılık, estetik anlayışı gibi özellikleri ile kendini göstermesi gerekir. Eğer ortaya çıkan eser bu özellikler ile bir fark oluşturamadıysa edebiyat dünyasında uzun süreli tutunması, yarınlara kalması mümkün olmaz. Bu kitapta bunların hiçbirisi yok maalesef. Nazımdan birkaç şiiri aralara serpiştirmekle iyi kitap yazamayacağınız gibi, bu kitaplar sizi iyi yazar da yapmaz. Bir yazarı yazar yapan şey, herkesin kullandığı kelimeleri ve cümleleri kendi yüksek estetik anlayışı çerçevesinde bir araya getirmektir. Jean Paul Sartre'ın deyimiyle " İnsan bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, onları belli biçimde söylemeyi seçtiği için yazardır. " Ki Nazım demişken çok daha vahim bir konuya değinmek de istiyorum. Kitapta '' Bir Adın Kalmalı '' diye bir şiir var, Canan Hanım bu şiiri Ahmet Hamdi Tanpınar'a ait olarak lanse etmiş. Ama araştırmalarıma göre bu şiir Tanpınar'a değil İbrahim Sadri'ye ait. Sanırım ' Bağlanmayacaksın ' şiirini internetten kopyalayıp- yapıştıran ciddiyetsiz okurların düştüğü hataya düşmüş. Sıradan birinin böyle bir şeyi yapmasını dahi anlayamazken, büyük kitlelere hitap eden yazar olma iddiasındaki insanların böyle bir yanlışa düşmesini hiç anlayamıyorum.

Şimdi bu sitede inceleme yazarken sık sık kullanılan bir kalıp '' dili çok akıcı, sürükleyici '' Bir kitap adam akıllı tek bir mesaj veremiyorsa, estetik bir dil kullanmıyorsa, okuyana edebi ya da düşünsel anlamda hiçbir bilgi ya da zevk katmıyorsa; sadece dilinin akıcı olması o kitabı kurtarmaz. Bütün bunları içinde barındırabilen kitaplar için dilinin akıcı olması ekstra güzel bir özellik olabilir, ama bunlar yoksa dilinin akıcılığı sadece kitabın bomboş olmasından kaynaklıdır. Tıpkı '' Yüreğim Seni Çok Sevdi ' de olduğu gibi. Dili akıcı mı, evet akıcı. Ama yazın ekranlarda görmekten artık intiharın eşiğine sürüklendiğimiz yaz dizileri kıvamında. Mütemadiyen aynı kadınları, aynı erkekleri, aynı karakterleri barındıran okuyucusuna ya da izleyicisine hiçbir şey vermeyen boş zaman ve kalitesiz okur dedektörü adeta. Tabi diyeceksiniz ki sana ne bu durumdan. Doğru bana ne! İsteyen istediğini yazar. Bu ülkede Kahraman Tazeoğulları, Ahmet Batmanlar, Azra Kohenler bile bu işin kaymağını yerken Canan Tan neden bundan eksik kalsın, haklısınız. Ama çok daha fazla hak eden yazarlar varken bunların edebiyattan milyonlar götürüyor olması onların kötü yazar olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Yazdıkları 'şeylerin' - kitap diyemiyorum çünkü gerçek kitaplara haksızlık olur- hiçbir değeri yok. İyi eğitimli, zengin, güzel ve özgür kız ve yakışıklı, zengin ama biraz da hırt alfa erkeği, araya da birkaç tane Nazım dizesi ve birbirinden sahte diyalog... Al sana Canan Tan usulü ' şey ' yazmanın listesi ! Sanırım yazar hanımın diğer ekürileri gibi kaba ve nobran zengin adam fantezisi de var. Diğer kitaplarında da bu karakterin farklı isimlerdeki versiyonları bol bol mevcut zira.


Ciddi bir okur olup da bu kitabı beğenen var mı merak ediyorum. Eğer varsa okurluğun da stockholm sendromu var olmalı. Zira bu edebiyat katillerine bu kadar prim verilmesinin başka açıklaması olamaz. Bu kitabı okuyarak harcayacağınız zamana yazık cidden.



Bu romanı toyluk dönemimde tavsiye üzerine ergen kafasıyla okudum ama o yıllardan beri de nasuh tövbesi ile tövbeliyim kendisine. Yalnız benim lise yıllarımda nasıl zor geçtiyse; İpek Ongunlar, Şule Yüksel Şenlerler, Emine Şenlikoğulları, Canan Tanlar gırla gitmiş. Baya zor zamanlar atlatmışım. Neyse benim düştüğüm hataya düşmeyin diye yazdım bu kadar şeyi. Ortada edebi bir eser yok, karakterler kabız ve kopyala- yapıştır kıvamında, konu bayık, diyaloglar fazlasıyla sahte ve zorlama. Hayır bu kelimelerin kullanmasından hiç hoşlanmıyorum ama oturup bir adet yamaçcan ve bir adet ıtırsu içeren ' şey ' yazmak için edebiyat bu kadar katledilmemeli.


Bir de ismi bir tek bana mı komik geliyor :)
- Yüreğim seni çok sevdi, ama dalağım bu konuda çok isyankar, ince bağırsağım ile el ele vermiş senden vazgeçirmeye çalışıyorlar Aslı asdfghjk :))


Son olarak belirtmezsem bu gece uyuyamam; normalde bir kitabı okumak için karar verirken kapağını göz önüne almam ama Allah aşkına o nasıl berbat bir kapaktır benim bile dikkatimi çekti. İki kuruş fazla verin daha adam akıllı, göz kanatmayan bir şeyler tasarlattırın. Kitabın içeriği çöp, bari makyajına dikkat edin değil mi ama :)

Oh rahatladım. Şimdi bunları yazdığım için linç edebilirsiniz beni.
İlk aldığım romanım.. Aslı ile Murat'ın aşkları ve içinde bulunan şiirleri ayrı bir neşe katıyor :-)
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.409 Oy)19.173 beğeni43.737 okunma3.026 alıntı184.383 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.754 Oy)11.496 beğeni28.674 okunma1.594 alıntı150.213 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (4.950 Oy)5.629 beğeni18.576 okunma905 alıntı94.346 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.778 Oy)13.502 beğeni34.792 okunma3.452 alıntı147.178 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (4.309 Oy)5.156 beğeni18.920 okunma825 alıntı78.075 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.619 Oy)9.122 beğeni25.536 okunma1.544 alıntı127.975 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    8.9/10 (4.895 Oy)5.439 beğeni16.303 okunma910 alıntı77.591 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.944 Oy)8.914 beğeni26.520 okunma2.697 alıntı115.746 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.236 Oy)6.942 beğeni20.279 okunma729 alıntı114.137 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.274 Oy)5.926 beğeni15.680 okunma1.769 alıntı67.421 gösterim
Yüreğim seni çok sevdi
O yürek talan
O yürek yangın yeri
O yürek seni istiyor
Bir tek seni
Bu kitabı okuyan herkes belli bölümlerinde kendisine muhakak bir bölüö bir parça ayıracaktır. İki kişinin aşkını destansı bir şekilde anlatmış canan tan
Ve Canan TAN ın okunmaya değer harika bir kitabının daha sonuna gedim.
Siz yapabilirmiydiniz aslının yaptigini, yüreğinizin sevdiğini mantığınızdaki sese değişebilirmiydiniz?,ama bunun arkasındaki sebebi hissettirmeden ve hikssetmeden.kaçabilirmiydiniz her şeyden,ondan,hiç zannetmiyorum.
Aslı ve muratın üniversite yıllarında Nazım Hikmet şiirleriyle başlayan aşkları her geçen gün daha da artmaktaydı taki muratın evlilik hayallerini kurduğu ve bu bahaneyle bursaya olan seyahatlerinde aslıyı ailesiyle tanıştırana kadar,muratta aslı gibi bu aşkın imkansız olduğunun farkına varır ama yinede vazgeçmez çünkü yüreği aslıyı cok sevmişti.üniversite den sonra aslı mastır yapmak için amerika ya gider ve ilk kopuşları başlar.iki yıllık bir süreden sonra aslı daha fazla sürdüremez artık muratın mutlu olmasını ister ve herşeyi sonlandırır murat yinede vazgeçmez ama aslı amerikada bir profesörle evlenmeye karar verir,aradan yıllar geçer aslı öğrencilik yıllarını bırakmaz ve doktora yapar ve artık evliliğini sürdüremez ayrılır ve türkiyeye döner bu sırada murat evlenmiş ve bir kızı olmuştur,bursada bir seminerde karşılaşırlar o an sanki eski yıllara dönmüş gibi olurlar bir an,beraber bir yerlere giderler sıcak bir sohbet başlar aralarında telefonu çalıyor muratın: " canım kızım!bitanem nasılsın ?nasılsın ASLIM" .İşte o an zaman durur aslı için .murat: seni unutabileceğimi mi sandın aslı,adını dudaklarımdan sileceğimi mi sandın,ben ölsem bile adın son nefesimde de dudaklarımda olacak
"KAYBETMEK İÇİN ERKEN,SEVMEK İÇİN ÇOK GEÇ".
Aslında kitapları yarım bırakmak adetim değildir. Ilk yüz sayfanın ardından tamamen boş ve okuyucuya verecek hiç bir şeyi olmayan bir kitap olduğuna kanaat getirdim. Daha fazla üzerinde zaman kaybetmeye değer bulamadığım için de yarım bıraktım. Kimseye laf söylemek ve küçümsemek amacında değilim. Eleştiri yapacak seviye de bilgiye de sahip olmadığımı biliyorum. Tüm bunlar benim fikrimi söylememe engel değil. Bence bu kitapla zaman kaybedilmemeli. Saygılar bizden.
Canan Tan'ın okuduğum ilk ve son kitabı oldu Yüreğim Seni Çok Sevdi. Kitabı hiç mi hiç sevemedim, çok anlamsız bir kitaptı baş karakterdeki kızı hiç beğenmedim. Yer yer çok sinirlendim, sonlara doğru sayfa atlayarak okudum. Elimde başka bir kitap olmadığı için okudum ama okumasam da olurmuş zaman kaybı oldu.
Bu kitap ilk kitap okumaya baslayanlari okumaya yöneltecek türden bir kitap ve herkesin hayatında mutlaka bende bunu yaşamıştım diyeceğiniz türden bir kitap
Çok önce okuduğum bir kitap şimdi görünce aklıma geldi de..

Canan Tan okuyanlar onun tarzını az çok bilirler, şiirli, edebi bir üniversite aşkı...

Dili fazlasıyla basit, okurlukta çağ atlamış insanları tatmin etmeyebilir ama yeni başlayanlar için sade, akıcı, naif, genellikle Nazım Hikmet şiirleri içeren hoş bir kitap.
Sıradan bir aşk romanı Aslı ve Murat arasındaki aşkı anlatıyor. İçinde harika şiirler barındıran ve farkında olmadan birini ne kadar çok sevebileceğinizi gözler önüne süren bir roman.Fakat bazı yerleri çok sıkıcı ve bir çok şeyi en ince ayrıntılarına kadar anlatıp sonlarına doğru çok hızlı geçilmiş.
Canan Tan tüm kitaplarında zengin ve başarılı kız figürünü de çok kullanıyor. Açıkçası bir klişe haline geldi.Vakit geçirmek için okunabilir.
Kitabın konusu, Aslı ve Murat'ın birbirlerine karşı olan derin duygularını ve birbirlerinden vazgeçemeyişlerini anlatan dokunaklı bir aşk hikayesine dayanır.
Bu kadar boş, gereksiz ve fazlasıyla zaman kaybettiren bir kitap daha yok...
Canan Tan'ın okuduğum ilk kitabı ve sanırım son kitabı olacak. Kitabı sadece Aslı karakterini kendime benzettiğim için bitirdim. Daha önce kendime bu kadar benzeyen bir karaktere rastlamamıştım. Kitabın dili çok basit geldi bana, yapmacık gibiydi. Kitabın sonu da beni mutlu etmedi. Ara ara okutulan şiirler dışında pek katkısı da olmadı. Belki de beklentim yüksekti bilmiyorum çok sık adını duyduğum bir yazar ve kitabı. Benim için hayal kırıklığı oldu. Özellikle alın okuyun diye tavsiye edebileceğim bir kitap değil anlayacağınız.
En acısı da ne biliyor musun?
"Aslında sana hiç sahip olamadığımı, seni
kaybettiğimde anlamış olmam."
Sevdiğini özgür bırak, döner gelirse senindir ­; dönmezse, zaten hiçbir zaman senin olmamıştır
'Acıyı göğüsleyemiyorsan, hafifletici yolları bulup çıkararak, dayanılır hale getireceksin.'

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüreğim Seni Çok Sevdi
Yazar:
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752108226
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Yüreğim Seni Çok Sevdi
Yüreğim Seni Çok Sevdi
"Biliyorum, imkânsız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime..." demişti Murat.
"Çünkü, Yüreğim Seni Çok Sevdi!.." Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını.

"Yüreğim seni çok sevdi
o yürek talan
o yürek yangın yeri
o yürek seni istiyor
bir tek seni..."

Aslı ile Murat'ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü.
Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği kadar gerçek..

Kitabı okuyanlar 10.781 okur

  • Özlem Yıldırım
  • Fatıma Ertuğrul
  • Ebru Nur Halibiş
  • Ays
  • lal hi
  • Serap
  • Dilek Zeyrek
  • Feyzan Keçeci
  • Cansu Bay Kartal
  • Gizem

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%27.9
14-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%14
25-34 Yaş
%25.6
35-44 Yaş
%25.6
45-54 Yaş
%2.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%88.2
Erkek
%11.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.5 (10)
9
%0.3 (6)
8
%0.2 (5)
7
%0.5 (10)
6
%0.2 (4)
5
%0.1 (3)
4
%0 (1)
3
%0 (1)
2
%0
1
%0 (1)

Kitabın sıralamaları