Yüreğimin Kıyılarında 

·
Okunma
·
Beğeni
·
194
Gösterim
Adı:
Yüreğimin Kıyılarında 
Baskı tarihi:
Aralık 2019
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257031097
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parola Yayınları
Kuralları yıkan ve töre tanımayan bir Ağa!

İdealleri uğruna ailesini karşısına alıp, kirli oyunlardan kaçan bir Doktor!

Onlar için kavuşmak ne kadar kolay görünse de aslında bir o kadar zor.

Mardin’in töre kokan topraklarında ve sevdaların gömüldüğü taş konaklarında;

Aşkın en kutsal halini, Yüreklerinin Kıyılarında yaşayan iki aşık!

Geçmişin puslu gölgesi her daim üzerlerinde olan Naz ve Demiralp sevdalarına sahip çıkabilecek mi?

“Bak kardeşim. Bize bir bak! Biz bu toprakların kurbanıyız.

Burada doğduysak zaten bir sıfır yenik başlıyoruz hayata.

Çünkü kararlarımızı biz veremiyoruz!

Çünkü korumamız gereken insanlar var!

Çünkü kendimizden önce yaşatacaklarımız var.”
464 syf.
·Beğendi·9/10
. Kitabı okurken, kendimi Mardin'in büyülü atmosferinde kaybolmuş gibi hissettim Mardin Seyir Tepesinden, tüm ihtişamıyla, güzel şehri, Demiralp Ağa ve Naz' ın duygularıyla izledim. Bir Ağanın, törelerle mücadelesini, bir doktorun, aşkı için mücadelesi... İkilinin, yüreğinin kıyılarındaki aşka siz de ortak olmak isterseniz bu kitap tavsiyemdir der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın
464 syf.
·10/10
Yüreğimin Kıyılarında
Kendi fikirlerini, inançlarını, doğrularını, özgürlüğünü, ruhunu kaybetmemek için bazen ölürsün. Ölerek özgür olursun, yaşarken esir olacağına.
Herkese kocaman sevgilerle merhaba. Uzun zamandır kitap kokusuyla okumak istediğim şahane kitabın yorumuyla karşınızdayım. Hemen size o büyülü kitabı, kelimelerimin yetebildiği kadarıyla anlatacağım.
"Sen benim yüreğimin kıyılarındaki AŞK, içindeki SEVDASIN!"
Demiralp... Mardin'in sıcak topraklarında yıllardır törelere karşı gelmiş bir ağadır. Geçmişte yaşadığı acı olaylar onun pusulası olmuş, hiçbir insanın özellikle de genç kızların canı yanmasın, diye kimsenin yapamayacağı fedakarlıklar yapmak için yıllardır uğraşmaktadır. Hayatını, topraklarında yaşayan insanlar ve sevdikleri için çabalamaya adamışken bir gün kapısını, İstanbul'dan gelen bir rüzgarın çalacağından habersizdir.
Hayatını esir almış bir mutsuzluk, yüreğini parçalayan bir ihanet varken Naz, artık İstanbul'da nefes alamaz. Ardına bakmadan çok sevdiği şehirden kaçar. Bir kuş misali Mardin topraklarına yuva kurmaya başlar. Uzun zamandır kendi hayatını yaşamanın hayalini kurarken, bu topraklar ona nefes aldırabilmiştir. Planlarında aşka yer yokken, yeniden nefes almasını sağlayan bu güzel şehir ona kalbinin ritmini bozduracak aşkla tanıştıracaktır.
Demiralp ve Naz'ın kendine has, yüreklere dokunan aşklarını okurken bire bir hissettim. O kadar samimi ve naifti ki. Yazar öyle iki karakter yazmışki hani okurken insanın içi gidiyor. Demiralp'in yaptığı fedakarlıklar, Naz'ın yaşadıklarına rağmen dimdik ayakta duruşu. Çok seviyorum ayakları yere basan, dimdik duran kadın karakterlerini ve bir o kadar da insana, kadına değer veren merhameti olan erkek karakterleri. Bir o kadar da sevdiğim dostluklar var: Demiralp ve Turaç'ın yoldaşlıkları, Naz ve Sümeyya’nın kardeşlikleri birbirleri için her şeyi yapan koca yürekli insanlar. Onların dostluğunu öyle güzel güzel anlatmış ki, ‘ben de istiyorum böyle sağlam dostluklar’ diyesi geliyor insanın. Tabii ki Turaç'ın sevdasından da bahsetmek istiyorum: dosken ayrı aşıkken bambaşka olan adam. Her halini çok sevdim ben özellikle yılmadan teklif etmesine ve açık sözlülüğüne hayranım. Turaç ve Sümeyya kitabın rengi olmuş bence.
Kitabın belki de en özel bir karakteri var ki kalbimde yeri farklı. İsminden ve hikayesinden bahsetmek istemiyorum. Sadece şunu söyleyeyim onu okurken gözyaşlarımı tutamadım. Öyle bir hikayesi var ki yürek burkan, kalpleri dağlayıp yakan... ‘Nasıl yazdın sen yahu bunu’ diyesim geldi. Nasıl dayanabildin yazarken, ben okurken mahvoldum. Gerçekten yazarı tebrik ediyorum bu konuda. Çünkü yazılması, okunması gereken konuları bir bir açık yüreklilikle yazmış. Aile sevgisi, dostluk, kardeşlik, fedakarlık, ve en önemlisi aşkın her halini büyük bir ustalıkla ve akıcı kalemiyle başarılı bir şekilde anlatmış güzel yazar. Erkeklerin Demiralp'i okuyup onun güzel kalbini, kadınlar ise Naz'ı okuyup onun gibi hayata karşı dimdik durması gerektiğini görmeleri lazım.
Demiralp'in yıllardır Mardin topraklarında verdiği savaşı, Naz'ın, kafesinden kaçan kuş misali yeni bir hayat arayışına neden girdiğini merak eden herkesi, kitaba davet ediyorum. Şiddetle okuyun tavsiye ederim.
464 syf.
·Puan vermedi
@parolayayinlari ndan çıkan sevgili @nevra_karatas ın merakla beklediğimiz kitabı Yüreğimin Kıyılarında kitabı çıktı. @kahve_kitap_aski Pınar'ın da sürpriz yaparak  hediye ettiği kitabı, yine Pınar ve Deniz Kart Deniz ile birlikte #okuduk .
.
Ailesinden ve onların hiç bir zaman benimseyemediği hayat tarzından kaçan iyi yürekli, cesur, güzeller güzeli doktor Naz ve Mardin'in iyi yürekli, mert, töre tanımayan ağası Demiralp'in aşk hikayesi...
.
Yüreğimin Kıyılarında merakla beklediğimiz, daha çıkmadan gıybetine başladığımız bir kitaptı. Karakterleri yazarın ilk kitabı Yüreğimde Saklı Sevdan kitabından azıcık tanıyorduk. Bu yüzden de keyifli bir okuma olacağını biliyorduk, öyle de oldu.
Bol hatta bol bol sohbet ettik ve didiştik Başlamamızla bitirmemiz bir oldu. Çok keyifli bir aşk hikayesi. Türü sevenler için kesinlikle tavsiye ederim. .
Son olarak yazara ufak bir notum var: Nevra'cım her kitapla birlikte kaleminin lezzeti artıyor. Bir sonraki kitabını merakla bekliyoruz. .
.

#alıntı .

.
Bu kalp senin Naz! Sen benim yüreğimin kıyılarındaki aşk, içindeki sevdasın.
.
Yıllar boyunca göremediğimiz, görmek istemediğimiz şeyleri bazen tek bir söz, bazen de tek bir davranışla görür, gözlerimiz açılırdı ve bazen zamanında yetişirdik hayata bazen de çok geç kalırdık yaşama... .
464 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Yazarın hem basılı olan kitaplarını hem de wattpad adlı sosyal platformdan yayınladığı hikayelerini severek düzenli olarak takip ediyorum.
Yazarımızın basılı ilk kitabı Yüreğime Saklı Sevdan kitabından tanıdığımız Demiralp ağanın hikayesinin ne kadar etkileyici olacağını ilk kitabı okurken anlamıştım zaten. Ve yanılmadım.
Demiralp ağa, ilk sevdasına olan sadakati, ailesine olan bağlılığı ve koruyuculuğu ile tamamen hayran olunacak biri bence. Naz doktor ise İstanbullu farklı bir çevrede yetişmiş ama son zamanlarda kontrol edemediği olaylar ile karşılaşması ile ideallerinin peşinden giderek kendisini Mardin’de buluyor.
Ve bu iki yaralı insan Mardin’de birbirlerine derman oluyor.
Kitap güzeldi ve ben de severek okudum. Yalnız bir tek duygusal geçişler çok hızlı gelişti gibi geldi. Özellikle de Naz, tamam ne istediğini bile güçlü biri ama yine de Demiralp ile olan yakınlaşmaları sanki çok çabuk oldubittiye geldi.
Ama genel olarak keyifle okuduğum bir kitap oldu.
Umarım “Sessiz Çağlayan”ımız da kitap olarak en kısa sürede basılır. Levent ile Özden’i çok ama çok özledim.
464 syf.
·Puan vermedi
Kalemini çok sevdiğim yazarın merak ettiğim eseriydi.
Naz basarili bir doktor. Geçmişte ailesi ile yaşadıklarından artık öyle bir noktaya gelir ki;Istanbul'u terk edip Mardinde görevini sürdürür.
Demiralp bulunduğu toprakların şartlarını en iyi duruma getirmek için çabalayan ve bu uğurda kendi canı kanı olan kardeşine bile hasret yasayan bir adam.
Ilk görüşte birbirinden etkilenen ve bunu söylemekten çekinmeyen çok güzel seven iki çift yüreğin sınavları çok zorlu olur. Çünkü ikisininde geçmişinde yaşadıkları tek tek önlerine çıkıyor. Bu zorlu mücadeleyi verip vermedikleri ise eserde
464 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Naz’ın artık İstanbul’da kalmak için bir nedeni kalmamıştı. Hele o geceden sonra kalması sadece kendine zarardı ve Naz, artık doğru bildiklerini yapmak için gitmeliydi! Bu nedenle evinden çok uzağa Mardin’e gitmişti. Sevgisiz büyüyen bir kız olarak, en yakın arkadaşı Sümeyya ve birkaç arkadaşıyla sevgi açlığını gidermeye çalışmıştı. Ve Naz artık gerçek bir aşk istiyordu: Sümayya’nın dedesinden defalarca duyduğu gibi bir aşk! İstanbul’da istediği olmamıştı, belki Mardin de olabilirdi... Kim bilebilir?
Mardin’in ağası Demiralp'in tek istediği Çisem’i bulmaktı. Törelere karşı gelmiş, kuralları yıkmış, Mardin’in en güçlüsü olmuştu ama hala O’nu bulamıyordu! O da en yakın arkadaşı Turaç da Çisem dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyorlardı. Taa ki Demiralp’in yolu, hastaneye düşene kadar. Doktorun odasında o ince, naif sesi duyup başını kaldırdığında, dünyası artık değişmişti, bundan emindi. Esmer, mavi gözlü kadın, ‘bir daha olmaz’ düşüncesini ezmişti Demiralp’in!
Mardin'in töre kokan topraklarında, sevdaların gömüldüğü taş konaklarında; geçmiş gün yüzüne çıktığında, kavuşmak Demiralp ve Naz için mümkün olacak mıydı?

Defalarca okumama rağmen, hiç bitmesini istemediğim bir kitaptı. Aşk, tutku, aile, güç, ihanet, kısacası birçok duyguyu size hissettirecek; kimi zaman gülümseyerek kimi zaman merakla kimi zamanda sinirlenerek okuyacağınız, bitmeden elinizden bırakamayacağınız harika bir kitap olmuş Yüreğimin Kıyılarında. Karakterleri çok seveceksiniz eminim. Özellikle de ağamıza hayran olacağınızı düşünüyorum. Herkesin harcı değildir töreyi değiştirmek! Tabii ki doktorumuzun asi ve hazırcevap hallerini de takdir edeceksiniz; sonuçta bir ağaya kafa tutmak cesaret ister! Demiralp’in töreleri değiştirebilmek için neleri feda ettiğini, Naz’ı İstanbul’dan neyin kaçırdığını merak ediyorsanız, kesinlikle ve kesinlikle okumalısınız. Yoksa çok şey kaçırmış olabilirsiniz.
"Biz bu toprakların kurbanıyız. Burada doğduysak zaten bir sıfır yenik başlıyoruz hayata.
Çünkü kararlarımızı biz veremiyoruz!
Çünkü korumamız gereken insanlar var!
Çünkü kendimizden önce yaşatacaklarımız var!"
Turaç’a dönüp, “Önce sen bir o eli bırak bakalım!” dedi ama sesi yine haddinden fazla sinirli ve sert çıkmıştı.
Turaç dakikalardır Halit’le nişanlısı arasında geçenleri izliyordu. Sonunda kendisine dönen Halit’in uzlaşmaz tarafını görünce sıkıntıyla gözlerini kapattı. Sümeyya üzülmesin diye susacak ve Halit ne derse desin, alttan alacaktı ama görünen o ki karşısındaki adamın buna niyeti yoktu.
Gözlerini açıp, “Sen neden bırakmıyorsun?” dediğinde Halit şaşırdı. “Neyi bırakmıyormuşum ben?” “Sevdiğin kızın elini,” dedi Turaç.
“Çok yakında orada olacağım, Naz. Ve inan bana aramızdaki bu mesafeyi kaldıracağım!” Naz, adamın dediğim dedik hâllerini seviyordu. İki manaya da gelen mesafeyi kaldıracağım sözü de Naz’ın çok hoşuna gitmişti. Ve o günü sabırsızlıkla bekliyordu.
“Görmedim, Uluzar görmedim. Şimdi yürü de gidelim artık,” dedikten sonra Turaç’ı arkada bırakarak az ilerideki arabasına yürüdü. “Gözlüklü, kumral doktorumuz çok etkilemedi yani seni?” Demiralp duyduğu sözlerle adımlarını durdurdu. “Gözlük kullanmıyor, ayrıca kumral değil, esmer!” Sözlerinin ardından ne yaptığını fark ederek sessizce, “Siktir!” dedi. Kendisi alnını ovalarken arkadaşı haince gülümsüyordu. “Ve sen bu doktoru görüp etkilenmedin, öyle mi?” derken Turaç’ın bembeyaz dişleri ortadaydı.
Birden içinde her şeyden kaçma isteği belirdi. İstanbul’dan kaçtığı gibi buradan da kaçmak.. Fakat İstanbul’dan kaçması gereklilikti! Burada bunu yapmayacak, sonuna kadar gidecekti. Kaçmak yoktu artık!
Nevra Karataş
Sayfa 228 - Parola Yayınları
“Neyse ne Uluzar! Sorun nerede? Ben hangi kısımda yardım edeceğim? Anlamadım.”
“Sorun şu ki... Abi, ben elimde çiçek falan taşımam,” dedi sıkılarak.
Demiralp arkasına yaslandı ve arkadaşını gaza getirmek için, “E taşıma Uluzar. Çiçek götürmek istemiyorsan ve Sümeyya öküz sever diyorsan götürme,” dedi.
“Birincisi, taşıma demekle olmuyor. Öyle sap gibi gidemem! İkincisi, niye öküz oluyormuşum? Belki o da yolda çiçek taşımayı sevmiyordur. Ben onu düşünüyor olamaz mıyım?” dedi Turaç ama kendi bile söylediğine inanmadı.
Demiralp tek kaşı havada, hafif gamzeleri çıkmış bir şekilde arkadaşına bakıyordu. Hafif bir alayla, “Bu söylediğine sen inanıyor musun Uluzar?” dedi.
Turaç bir of çekti ve sıkıntıyla yerinde kıpırdanarak, “Tamam ne diyorsan o. Çiçek mi alıyorum?” dedi.
Ömürlük sevdalara yazdık adımızı
Aşkın en kuytularına saldık yüreğimizi
Tatlı bir bahar rüzgârıydın bana doğru esen.
Candın, canan ol istedim
Ruhuma can ver,
Tüm benliğime aşk ol istedim.
Yeniden bana umut
Kalbime sahip
Gözlerime eş ol istedim.
Ben sadece seni istedim...
Nevra Karataş
Sayfa 5 - Parola Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüreğimin Kıyılarında 
Baskı tarihi:
Aralık 2019
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257031097
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parola Yayınları
Kuralları yıkan ve töre tanımayan bir Ağa!

İdealleri uğruna ailesini karşısına alıp, kirli oyunlardan kaçan bir Doktor!

Onlar için kavuşmak ne kadar kolay görünse de aslında bir o kadar zor.

Mardin’in töre kokan topraklarında ve sevdaların gömüldüğü taş konaklarında;

Aşkın en kutsal halini, Yüreklerinin Kıyılarında yaşayan iki aşık!

Geçmişin puslu gölgesi her daim üzerlerinde olan Naz ve Demiralp sevdalarına sahip çıkabilecek mi?

“Bak kardeşim. Bize bir bak! Biz bu toprakların kurbanıyız.

Burada doğduysak zaten bir sıfır yenik başlıyoruz hayata.

Çünkü kararlarımızı biz veremiyoruz!

Çünkü korumamız gereken insanlar var!

Çünkü kendimizden önce yaşatacaklarımız var.”

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Arzu dumanoglu
  • Ayşenur Kahraman
  • emelin_kutuphanesi
  • Deniz Kart
  • Zeynep
  • mucdem
  • @kahve_kitap_aski
  • Füsun Saygın
  • Özlem  Tosun
  • maviyorum

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (4)
9
%14.3 (1)
8
%0
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%14.3 (1)