Yüreğimin Sesini Dinle Yüreğinin Götürdüğü Yere Git'in Devamı...

7,7/10  (26 Oy) · 
261 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.553 gösterim
1993'te yayınlanan Yüreğinin Götürdüğü Yere Git adlı romanıyla tüm dünyada büyük yankı uyandıran Susanna Tamaro, bu yeni romanında o büyüleyici öykünün devamını sunuyor okurlarına. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, 80 yaşındaki bir kadının, uzaklara giden genç torununa yazdığı mektuplardan oluşuyordu. "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur," diyordu yaşlı kadın, "o özgün çağrıya kulak vermeli ve yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz." Yüreğimin Sesini Dinle'de, artık genç bir kadın olan torun, zorlu bir kimlik arayışı içinde yaşamın anlamının peşine düşer. Bu arayış, hem kendi yüreğine, hem de kutsal topraklara doğru bir yolculuğa çıkarır onu. Kendi öyküsünü keşfetmek için çıktığı bu yolculuğun sonunda, aile evinin tozlu tavanarasında hiç ummadığı bir öyküye kavuşacaktır: Yüreğinin Götürdüğü Yere Git. Tamaro, bu kez, Yüreğimin Sesini Dinle diyor okurlarına: Yaşama bir anlam katmak, öfkeyi sevgiye, kırgınlıkları güce dönüştürmek için...
(Tanıtım Yazısından)

İtalyan yazar Susanna Tamaro'nun dünya çapında büyük başarıya ulaşan ve Türkçe de dahil olmak üzere birçok dile çevrilen romanı Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, 12 yıl sonra yeni bir kitapla devam ediyor: Yüreğimin Sesini Dinle.

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, 80 yaşındaki bir kadının, uzaklara giden torununa yazdığı mektuplardan oluşuyordu. "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur," diyordu yaşlı kadın, "o özgün çağrıya kulak vermeli ve yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz."

Yüreğimin Sesini Dinle'de ise, artık genç bir kadın olan torun, zorlu bir kimlik arayışı içinde yaşamın anlamının peşine düşüyor. Kitap, genç kadının anneannesine duyduğu öfke ve anneannenin dramatik ölümüyle başlıyor. Kitapta adından hiç söz edilmeyen kadın kahraman, belli ki Tamaro'nun kendisi...

Annesinin intihar ettiğinden, en azından ölmeyi arzuladığından kesinlikle emin olan genç kadın, babasının kim olduğunu hiç bilmez. Anneannesi de ölünce, pek de uyum sağlayamadığı dış dünyayla tüm bağları kopar ve müthiş bir yabancılaşmanın içine düşer. Bir çıkış yolu bulma umuduyla, pek de gönüllü olmadan ama elinde de olmayarak evin tavanarasında yaptığı araştırma onu aile sırlarına ve babasına götürür. Öfkeli, sert, inatçı ve nihilist bir felsefe profesörü olan baba, kızına bile yüreğini açamayınca, aralarında kırık dökük, yaralayıcı bir ilişki başlar.

Kendisiyle iç hesaplaşmaya girişen genç kadın kaderini, kim olduğunu, yaşamın anlamını, iyiliği ve kötülüğü sorgulamaya başlar. Kendi varoluşuna ilişkin sıkıntılarının yanı sıra, dünyanın dönüştüğü forma uyum sağlayamamakta ve Tanrı'yla bir türlü barışamamaktadır. Hep aynı soruyu sorar: Yoksa gökler boş mudur?

Bir seçeneği her şeyi olduğu gibi bırakıp aile evini satarak farklı bir yöne ilerlemek olan genç kadın, zoru seçerek kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya karar verir. Bu karar onu kutsal topraklara doğru çetin ve araştırmacı bir yolculuğa yöneltir. Uzak bir akrabanın yardımıyla geçmişinin kimi yönlerini aydınlatmaya, kim olduğunu bulmaya çalışırken kafası iyice karışır. Kendi hikâyesini keşfetmek için çıktığı bu yolculuğun sonunda hiç ummadığı bir hikâyeye kavuşur: "Yüreğinin Götürdüğü Yere Git."

Kendini tüm şanslarını yitirmiş, gerekli hiçbir soruyu sormamış ve yapayalnız hissettiği bir sürecin sonunda karşısına aidiyet kavramı dikilir. Kaybettiği sevdiklerinin deneyimlerinin onu müthiş bir zenginliğe kavuşturabileceğini keşfeder. Bu, yüreğinde bir hüzün taşımayacak, onların ardından kalan boşluğu hissetmeyecek demek değildir elbette. Ama yine de tünelin ucunda ışık görünmüş, genç kadın hayatta kim olmak ve ne yapmak istediğine ilişkin bir fikre sahip olmuştur.

Yüreğimin Sesini Dinle, başkalarının hikâyelerinde kendi gerçekliğini keşfetmek için yola koyulan genç bir kadının dokunaklı, duyarlı öyküsü...
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2006
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9789750706899
  • Orijinal Adı:
    Ascolta La Mia Voce
  • Çeviri:
    Eren Yücesan Cendey
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bizimmahalleninkitapcisi 
11 Ağu 13:22 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Şimdi size sorsam “Bir kitap okurunu karşısına alıp öğüt verebilir, sıcacık şefkatiyle sarıp sarmalayabilir mi?” diye, bu belki gülünç bir soru gibi gelebilir. Ancak bazı kitaplar bir kitap olmanın bir adım ötesine geçmeyi başarıp okurunu şefkatle sarabilir, öğüt verebilir. Öyle ki, kapağını tekrar tekrar aralayabilir, her okuyuşunuzda yaşınızın getirdikleriyle farklı dersler çıkarabilirsiniz. Sevgili Susanna Tamaro’nun kaleminden “Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” eseri de satırlarına her sığınışınızda bu güzel ve değerli duyguları hissedebileceğiniz özel kitaplardan biri. Buram buram bilgelik kokan bu güzel eserde, bir büyükannenin penceresinden hayata bakacak, onun ayakkabılarını ayağınıza geçirerek yürüdüğü yollardan yürüyeceksiniz. Her satırda soluklanıp altı çizilesi doyumsuz alıntıları heybenizde biriktirecek ve kitabın kapağını kapattığınızda hayatınıza farklı bir pencere araladığınızı fark edeceksiniz.

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, seksen yaşındaki bir büyükannenin torununa yazdığı, fakat hiç göndermediği mektuplardan oluşan, baştan sona hayat dersiyle ince ince işlenmiş bir roman. Sade ve sevgi dolu bir üslupla kaleme alınmış bu güzel eser aslında bir anlamda bir iç çöküşün, iç döküşün ve itiraf edilmemiş gerçeklerin kalemin ucundan özgürlüğüne kavuşması niteliğindedir. Kuşaklar arasındaki farklar, hayata bakış açıları ve iki farklı kuşağın iletişimini (ya da iletişimsizliği) olağanüstü bir beceriyle kalame alan Susanna Tamaro, ben de kitabı okurken büyükannenin dizine uzanmışım, o anlatmışta ben dinlemişim hissi bıraktı desem hiç de mübalağa etmiş olmam herhalde.

Okuduğu kitapla arasında bağ kurmayı seven, bir büyükanne şefkatiyle sarıp sarmalanmak isteyen her okuru bu değerli eserin sayfalarına davet ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun. Yüreğinizin pusulasını dinleyip, onun götürdüğü yere gitmeniz dileğiyle…

meltem şen 
24 Haz 03:42 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitap, Yüreğinin Sesini Dinle'ye göre daha farklı bir akıştaydı. Karakterlerin geçmişi irdeleyiş ve ele alışı ilk kitaptakiyle benzer bir unsur olsa da gerek içsel sorgulamalar gerek felsefi incelemeler ve az da olsa sistem eleştirileriyle farklılık oluşturuyordu. Benim için keyifli bir
okuma deneyimi oldu! :)

"Yüreğimin Götürdüğü Yere Git" kitabının devamını kaleme alan yazardan başarılı bir kitap daha. İlk kitapta 80 yaşındaki yaşlı kadını ve torununu ele alan yazar bu kitapta da aynı hikâyeye artık genç bir kadın olan torunun ,yaşamın anlamının peşine düşmesini ele alarak devam etmektedir. İlk kitap ardından beklentileri karşılayan sıcacık bir roman...

bahar ozer 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitabi almadan once "yureginin goturdugu yere git"in devami niteliginde olacagini dusunmustum. Gunluk bulunduktan sonra olacaklari gormeyi bekliyordum. Bu anlamda hayal kirikligina ugratti ama kendi icinde kotu bir kitap degil. Okunabilir.

fulden ufacık 
20 Oca 11:31 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dikkat spoiler içerir!
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git romanının devamı olan bu kitap da bu sefer torunun gözünden olayları anlatılmıştır. Kimlik arayışı içinde olan torun, anneannesine yaşadıklarını anlatmak ister. Neden birbirlerinden uzaklaştıklarını, annesinin yaşamındaki zorlukları öğrenir. Babasını bulur. Babasını bulduğunda, babasının o bencilliği o umursamaz kişiliği, bir anda kızını sevmek ister. Ona yazdığı mektupda bunu anlatmaya çalışır. Köklerinin yeri olan İsrail'e akrabalarının yanına gider. O zaman kendi köklerini keşfettiği hissetmeye başlar. Anneannesinin kuzeniyle konustuğunda onun düşünceleri yavaş yavaş yerine oturur. Sorular sorarak kendi kişiliği oluşmaya başlar. İtalya'ya döndüğünde Ziraat Fakültesinin Ormancılık Fakültesine başvurmaya karar verdi.Çünkü ağaçlar onun için her şeydir. Kitabın sonunda anneannesinin onun için yazdığı defteri bulur ve onu okumaya başlar.

Fatos 
01 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yüreğinin sesini dinle o kadar derin ki , omrumuzun sonuna kadar da derinliği gitti de artacak. Tüm insanlık için çok özel bir kitap özellikle genç nesil için okunulmasi gereken baskitaplardan bir tanesidir.

Kitaptan 31 Alıntı

Rüzgar da bir sesti, ölülerin iniltilerini, onların ayak seslerini, birbirlerine söyleyemediklerini taşıyordu.

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 40)Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 40)
Büşra Demir 
15 Nis 10:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Çünkü dünyaya gelen her yaratığın en derin tutkusu devrim yapmak değil, sevmek ve sevilmektir. "

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 103 - can yayınları)Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 103 - can yayınları)

"...Gecenin ağırlığı,
yanıtı olmayan soruların ağırlığıdır.
Geceler hastalara,
huzursuzlara aittir ve onun zorbalığından kurtulmanın yolu yoktur.."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
meltem şen 
08 Tem 14:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

'' Gerçek anlamda meydan okumak budur işte: dünyaya bizden daha eksiksiz varlıklar meydana getirmek. Eğer silahlarla devrim yapılamıyorsa, bu en azından çocukları başka yöntemlerle yetiştirmekle gerçekleştirilebilir. ''

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 70 - Can Yayınları)Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 70 - Can Yayınları)
Büşra Demir 
15 Nis 10:30 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dönüşüm
"Ama tırtıl da dönüşümün onurunu taşır; o yumuşacık dokusundan bir kelebeğin beklenmedik ihtişamı çıkıverir.
Ya büyülü sözcük "dönüşüm" ise? Ya karanlığın tek varlık nedeni ışığı karşılamaksa?"

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 117 - Can yayınları)Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 117 - Can yayınları)
ilknur güzelbaba 
14 Nis 17:06 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Eğer silahlarla devrim yapılamıyorsa, bu en azından çocukları başka yöntemlerle yetiştirmekle gerçekleştirilebilir.

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 70 - Can)Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro (Sayfa 70 - Can)
4 /