Yüreğimin Sesini Dinle Yüreğinin Götürdüğü Yere Git'in Devamı...

8,3/10  (15 Oy) · 
228 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.337 gösterim
1993'te yayınlanan Yüreğinin Götürdüğü Yere Git adlı romanıyla tüm dünyada büyük yankı uyandıran Susanna Tamaro, bu yeni romanında o büyüleyici öykünün devamını sunuyor okurlarına. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, 80 yaşındaki bir kadının, uzaklara giden genç torununa yazdığı mektuplardan oluşuyordu. "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur," diyordu yaşlı kadın, "o özgün çağrıya kulak vermeli ve yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz." Yüreğimin Sesini Dinle'de, artık genç bir kadın olan torun, zorlu bir kimlik arayışı içinde yaşamın anlamının peşine düşer. Bu arayış, hem kendi yüreğine, hem de kutsal topraklara doğru bir yolculuğa çıkarır onu. Kendi öyküsünü keşfetmek için çıktığı bu yolculuğun sonunda, aile evinin tozlu tavanarasında hiç ummadığı bir öyküye kavuşacaktır: Yüreğinin Götürdüğü Yere Git. Tamaro, bu kez, Yüreğimin Sesini Dinle diyor okurlarına: Yaşama bir anlam katmak, öfkeyi sevgiye, kırgınlıkları güce dönüştürmek için...
(Tanıtım Yazısından)

İtalyan yazar Susanna Tamaro'nun dünya çapında büyük başarıya ulaşan ve Türkçe de dahil olmak üzere birçok dile çevrilen romanı Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, 12 yıl sonra yeni bir kitapla devam ediyor: Yüreğimin Sesini Dinle.

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, 80 yaşındaki bir kadının, uzaklara giden torununa yazdığı mektuplardan oluşuyordu. "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur," diyordu yaşlı kadın, "o özgün çağrıya kulak vermeli ve yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz."

Yüreğimin Sesini Dinle'de ise, artık genç bir kadın olan torun, zorlu bir kimlik arayışı içinde yaşamın anlamının peşine düşüyor. Kitap, genç kadının anneannesine duyduğu öfke ve anneannenin dramatik ölümüyle başlıyor. Kitapta adından hiç söz edilmeyen kadın kahraman, belli ki Tamaro'nun kendisi...

Annesinin intihar ettiğinden, en azından ölmeyi arzuladığından kesinlikle emin olan genç kadın, babasının kim olduğunu hiç bilmez. Anneannesi de ölünce, pek de uyum sağlayamadığı dış dünyayla tüm bağları kopar ve müthiş bir yabancılaşmanın içine düşer. Bir çıkış yolu bulma umuduyla, pek de gönüllü olmadan ama elinde de olmayarak evin tavanarasında yaptığı araştırma onu aile sırlarına ve babasına götürür. Öfkeli, sert, inatçı ve nihilist bir felsefe profesörü olan baba, kızına bile yüreğini açamayınca, aralarında kırık dökük, yaralayıcı bir ilişki başlar.

Kendisiyle iç hesaplaşmaya girişen genç kadın kaderini, kim olduğunu, yaşamın anlamını, iyiliği ve kötülüğü sorgulamaya başlar. Kendi varoluşuna ilişkin sıkıntılarının yanı sıra, dünyanın dönüştüğü forma uyum sağlayamamakta ve Tanrı'yla bir türlü barışamamaktadır. Hep aynı soruyu sorar: Yoksa gökler boş mudur?

Bir seçeneği her şeyi olduğu gibi bırakıp aile evini satarak farklı bir yöne ilerlemek olan genç kadın, zoru seçerek kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya karar verir. Bu karar onu kutsal topraklara doğru çetin ve araştırmacı bir yolculuğa yöneltir. Uzak bir akrabanın yardımıyla geçmişinin kimi yönlerini aydınlatmaya, kim olduğunu bulmaya çalışırken kafası iyice karışır. Kendi hikâyesini keşfetmek için çıktığı bu yolculuğun sonunda hiç ummadığı bir hikâyeye kavuşur: "Yüreğinin Götürdüğü Yere Git."

Kendini tüm şanslarını yitirmiş, gerekli hiçbir soruyu sormamış ve yapayalnız hissettiği bir sürecin sonunda karşısına aidiyet kavramı dikilir. Kaybettiği sevdiklerinin deneyimlerinin onu müthiş bir zenginliğe kavuşturabileceğini keşfeder. Bu, yüreğinde bir hüzün taşımayacak, onların ardından kalan boşluğu hissetmeyecek demek değildir elbette. Ama yine de tünelin ucunda ışık görünmüş, genç kadın hayatta kim olmak ve ne yapmak istediğine ilişkin bir fikre sahip olmuştur.

Yüreğimin Sesini Dinle, başkalarının hikâyelerinde kendi gerçekliğini keşfetmek için yola koyulan genç bir kadının dokunaklı, duyarlı öyküsü...
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2006
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9789750706899
  • Orijinal Adı:
    Ascolta La Mia Voce
  • Çeviri:
    Eren Yücesan Cendey
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

"Yüreğimin Götürdüğü Yere Git" kitabının devamını kaleme alan yazardan başarılı bir kitap daha. İlk kitapta 80 yaşındaki yaşlı kadını ve torununu ele alan yazar bu kitapta da aynı hikâyeye artık genç bir kadın olan torunun ,yaşamın anlamının peşine düşmesini ele alarak devam etmektedir. İlk kitap ardından beklentileri karşılayan sıcacık bir roman...

bahar ozer 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitabi almadan once "yureginin goturdugu yere git"in devami niteliginde olacagini dusunmustum. Gunluk bulunduktan sonra olacaklari gormeyi bekliyordum. Bu anlamda hayal kirikligina ugratti ama kendi icinde kotu bir kitap degil. Okunabilir.

fulden ufacık 
20 Oca 11:31 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dikkat spoiler içerir!
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git romanının devamı olan bu kitap da bu sefer torunun gözünden olayları anlatılmıştır. Kimlik arayışı içinde olan torun, anneannesine yaşadıklarını anlatmak ister. Neden birbirlerinden uzaklaştıklarını, annesinin yaşamındaki zorlukları öğrenir. Babasını bulur. Babasını bulduğunda, babasının o bencilliği o umursamaz kişiliği, bir anda kızını sevmek ister. Ona yazdığı mektupda bunu anlatmaya çalışır. Köklerinin yeri olan İsrail'e akrabalarının yanına gider. O zaman kendi köklerini keşfettiği hissetmeye başlar. Anneannesinin kuzeniyle konustuğunda onun düşünceleri yavaş yavaş yerine oturur. Sorular sorarak kendi kişiliği oluşmaya başlar. İtalya'ya döndüğünde Ziraat Fakültesinin Ormancılık Fakültesine başvurmaya karar verdi.Çünkü ağaçlar onun için her şeydir. Kitabın sonunda anneannesinin onun için yazdığı defteri bulur ve onu okumaya başlar.

Fatos 
01 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yüreğinin sesini dinle o kadar derin ki , omrumuzun sonuna kadar da derinliği gitti de artacak. Tüm insanlık için çok özel bir kitap özellikle genç nesil için okunulmasi gereken baskitaplardan bir tanesidir.

Kitaptan 15 Alıntı

"...Gecenin ağırlığı,
yanıtı olmayan soruların ağırlığıdır.
Geceler hastalara,
huzursuzlara aittir ve onun zorbalığından kurtulmanın yolu yoktur.."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
fulden ufacık 
20 Oca 11:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Benim asıl yapmak istemediğim bu, bir başkasının benim için hazırladığı ayakkabıları giymekten yana değilim."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
fulden ufacık 
20 Oca 11:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Felsefe ve güneş birbirlerine çok benzerler; her ikisi de geceyi-hem fiziksel hem zihinsel- kovmak zorundadırlar; zihinsel gece insanoğlunu batıl inançlar okyanusunda boğulmuş olarak yaşamasına neden olandır."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
fulden ufacık 
20 Oca 11:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Saatin zaman ayarını kuran biz değiliz, o bizim haberimiz olmadan en baştan ayarlanmıştır. Tek bilgelik, bunu bilmek, içimizde her an denetlenemeyen bir şeyin patlayabileceğinin bilincinde olmaktır."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
fulden ufacık 
20 Oca 11:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Hiçbir insan dünyaya kendi isteğiyle gelmez. Hiç bize danışılmadan kendimizi sahneye atılmış olarak buluruz; kimimiz başrolü kapmıştık, kimimiz basit figüranlardık, bazıları oyun bitmeden sahneden çekilir ve temsili -günün programına uygun olarak gülerek, ağlayarak ya da sıkılarak- koltuklardan seyrederdi.
Bu aşikar zorbalığa karşın bir kez doğduktan sonra kimse gitmek istemez. Neden? Bu bana bir çelişki gibi görünüyordu: Dünyaya gelmeyi ben arzulamıyorum ama bir kez buraya vardıktan sonra da gitmek istemiyorum."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
fulden ufacık 
20 Oca 11:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Temeller ve kökler aynı şeydir, diye ekliyordun, ayakta sağlam durmaya ve rüzgarın şiddetiyle yıkılmamaya yarar, diyordun."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
fulden ufacık 
20 Oca 11:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Kitaplarla hayat daha iyi anlaşılabilir, derdin sık sık; okuma sayesinde duyguları derinlemesine kavrayabilirsin."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
Ferah 
22 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Sen benim minicik bir kırıntımı tanıdın; ben de senin mini mini bir kırıntınla ilişki kurdum...''

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
fulden ufacık 
20 Oca 11:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Zerreden büyük bir gizem yoktur. Gizli olanın patlaması gözle görünmeyenin korunması içinde gerçekleşir. Bir taş, taş olmadan önce her zaman bir taş olmuştur ama bir ağaç, ağaç olmadan önce tohumdur; insan, insan olmadan önce bir moruladır. En büyük tasarılar sırasındaki bir ortamda uyuklar; içi dıştan ayıran gelişime izin verir. Bu nedenle en başından beri küçük olana özen göstermek gerektiğini anlamışımdır."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
fulden ufacık 
20 Oca 11:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Olaylar farklı ayrıntılara sahip olabilirler ve sınırlılığımız içerisinde gördüklerimiz, neredeyse her zaman bütünün sadece bir parçasıdır."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
2 /