Yüreğinin Götürdüğü Yere Git

·
Okunma
·
Beğeni
·
29087
Gösterim
Adı:
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719622
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Va' Dove Ti Porta Il Cuore
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, seksen yaşında bir büyükannenin uzaklardaki torununa yazdığı mektuplardan oluşur. Alabildiğine yalın, gündelik konuşma diliyle yazılmış bu sevgi dolu mektuplar, hem bir iç döküş, hem de bir bilgenin vasiyeti niteliğinde. Yaşlı büyükanne, bu mektuplarda, kendisinin ve kızının dokunakl? yaşamlarının gizli kalmış yönlerini açığa vururken kendi kendisiyle bir iç hesaplaşmayı da birlikte yürütüyor. Değişen gelenekler, altüst olmuş değerler karşısında hissettiklerini, torununa sevgiyle aktarmaya çalışan bu yaşlı kadın, gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken şöyle diyor: "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yaptığımız yolculuktur; o özgün çağrıya kulak vermeli, yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz."
Susanna Tamaro'nun bu en ünlü kitabı, yayımlandığı günden bu yana yeni okurlarla buluşmayı sürdürüyor.
160 syf.
·9/10
Oldukça yaşlı bir ninenin torununa yazdığı mektupları içeren bir kitap. kitaplardan genelde sadece birkaç satır alıntı yaparken bu kitapta sayfaları alıntılarla doldurduğumu fark ettim. Yazar, ninenin ağzından toruna serzeniş ederek bize öğütler veriyor aslında. Çok tatlı ve hisli bir kitap. O kadar dolu ki ben bitirdikten sonra sanki tuğla kadar kalın bir kitabı bitirmişim gibi hissetim. Aslında kitaptan sonraki gün biraz kafam karıştı.Ama hoş bir şeydi bu. Farklı bakış açıları içinde olmamı sağladı. Ayrıca okurken bir yaşlının hayata bakışını, geçmişte yaptığı seçimleri ve pişmanlıklarını çok güzel ortaya koyuyor. Tamaro'nun 2 kitabını daha okumuştum fakat en sevdiğim kitabı bu oldu ve yerini koruma konusunda iddialı gözüküyor. Sadece 160 sayfa. Ama mümkünse 1 günde bitirmeyin en az 2 günde okuyun ve bol bol not alın derim. Keyifli okumalar :)
144 syf.
·Puan vermedi
*Yapılacak ilk devrim, insanın kendi içine yapacağıdır, evet ilk önemli devrim budur. İnsan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken bir düşünce uğruna savaşmak, yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir.
*Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve "yüreğinin götürdüğü yere git"

Aşk kitabı değil aksine uzun süre yaşamış bir kadının torununa "Okuyacağından bile emin olmadan yazdığı mektuplar"
Bir sırla 3 hayatı da değiştiren bir kadın. Ben zaten yaşı hayli ilerlemiş bir insan gördüm mü, yanında bir yer edinir, başlarım hayatını dinlemeye, sizinde böyle bir merakınız varsa bir solukta bitirirsiniz.
Sağlıcakla kalın:)
  • Bir Çift Yürek
    8.4/10 (2.591 Oy)2.632 beğeni10.297 okunma2.416 alıntı67.421 gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (1.973 Oy)1.903 beğeni10.061 okunma320 alıntı29.019 gösterim
  • Ferrari'sini Satan Bilge
    7.4/10 (2.347 Oy)2.119 beğeni10.499 okunma3.019 alıntı47.876 gösterim
  • Ana
    8.6/10 (2.961 Oy)3.192 beğeni11.936 okunma9.524 alıntı62.724 gösterim
  • Baba ve Piç
    7.7/10 (1.879 Oy)1.637 beğeni8.932 okunma978 alıntı27.393 gösterim
  • Kaşağı
    8.2/10 (1.286 Oy)1.146 beğeni10.049 okunma255 alıntı26.260 gösterim
  • Mutluluk
    8.3/10 (3.086 Oy)3.414 beğeni14.245 okunma2.654 alıntı52.880 gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (2.921 Oy)3.467 beğeni11.121 okunma9.889 alıntı88.745 gösterim
  • Yaprak Dökümü
    8.1/10 (2.113 Oy)2.022 beğeni13.158 okunma1.063 alıntı35.392 gösterim
  • Mavi Saçlı Kız
    8.4/10 (1.134 Oy)993 beğeni6.375 okunma518 alıntı17.315 gösterim
152 syf.
·Beğendi·10/10·
Kızının ölümünden sonra torununa bakan anneannesi, kendisini yalnızlığa terk eden torununa yazdığı mektuplardan oluşan bu roman,akıcı, sürükleyici,oldukça etkileyici ve yol gösterici bir eser...Okurken mektuplar başkası tarafından bana ithafen yazılmış hissettim.Kesinlikle kitap severlerin okuması gereken bir eser okumanızı,her sözünde bir nebzede olsun kendinizi tanımanızı tavsiye ederim. 

Mektuplardan notlar;

//“Ama güçlü olabilmek için insanın kendini sevmesi gerekir; kendini sevebilmek içinde insan, kendini derinlemesine tanımalı, kendi hakkında her şeyi, en gizli, kabullenmesi en zor şeyleri bilmelidir.”

//“Kimbilir neden en basit gerçeklikler, anlaması en zor olandır.”

//“Anlayışın sessizliğe gereksinmesi vardır. Gençken bunu bilmezdim, şimdi cam akvaryumunda dönen bir balık gibi bu boş ve sessiz evin içinde dolaşırken bunu biliyorum.”

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, seksen yaşında bir büyükannenin uzaklardaki torununa yazdığı mektuplardan oluşur. Alabildiğine yalın, gündelik konuşma diliyle yazılmış bu sevgi dolu mektuplar, hem bir iç döküş, hem de bir bilgenin vasiyeti niteliğinde. Yaşlı büyükanne, bu mektuplarda, kendisinin ve kızının dokunakl? yaşamlarının gizli kalmış yönlerini açığa vururken kendi kendisiyle bir iç hesaplaşmayı da birlikte yürütüyor. Değişen gelenekler, altüst olmuş değerler karşısında hissettiklerini, torununa sevgiyle aktarmaya çalışan bu yaşlı kadın, gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken şöyle diyor: "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yaptığımız yolculuktur; o özgün çağrıya kulak vermeli, yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz."
Susanna Tamaro'nun bu en ünlü kitabı, yayımlandığı günden bu yana yeni okurlarla buluşmayı sürdürüyor.
160 syf.
·7 günde·9/10
Çok yoğun ve derin şeyler yazan yazarlar için hep acı şeyler yaşadığını düşünürüm. Bu kadar hisli şeyler yazabilmesi için insanın baya uzun çetrefilli yollardan geçmesi lazım herhalde. Belki o yollardan geçmeden evvel yazsaydı kendini yetersiz hissederdi ve eksik olurdu yazdığı şey, o yol boyunca öğreneceği çok şey vardı belki… Kim bilir…

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git de böyle bir kitap. Hisli yoğun bir anlatım var. Kitap bittikten sonra merak edip yazarın hayatına baktığımda çok az bilgiye ulaştım. Edindiğim bilgilere göre de Tamaro’nun zor yollardan geçtiğini görmüş oldum…
Hayat herkes için zor ancak güçlü ve iyi insanlar kolaylaştırarak güzel yaşamak için uğraş veriyor. Benim gördüğüm bu.

Kitaba gelecek olursak; (içerik hakkında bilgi içerebilir) bir ninenin torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bunlar ki sadece mektup değil birkaç insanın hayatından bahseden, dolu dolu yaşanmışlık ve tecrübe kokan mektuplar.
Kızını elim bir kazada kaybeden ninemiz, iki yaşlarındaki torunuyla yeni bir hayata başlıyor. Hayatlarına dair çok şey öğreniyoruz bu mektuplarda. Geçmişe dönüp anlatmak istediği ne varsa anlatıyor ninemiz. Geçmişteki pişmanlıklarını, üzüntülerini, yaşadığı zorlukları, heyecanlarını ve mutluluklarını…

Kitapta çocuk yetiştirmeyle ilgili çok fazla örnek olduğunu gördüm. (Çocuk gelişimi eğitimi görmüş biri olarak ilgimi çekti.) Bu konuda eğitimsel anlamda bir şeyden bahsetmiyor, sadece örnek olarak önünüze sunuyor.
İlişkiler, evlilik, anne-kız, nine-torun, karı-koca kısacası hayata dair her şey var kitapta. Çok kısa olmasına rağmen yoğun, dolu bir kitap bu.

Anneanneyle yaşayan, anneannenin büyüttüğü bir sürü insan vardır burada eminim. Nasıl bir şey olduğunu bilirler… Anneden daha hassas bir yapıda oluyor çoğu en azından benim anneannem öyleydi. Annem çalıştığı için beni oraya bırakırdı, bazen geceler bazen de gündüzleri orada olurdum. Şanslı bir çocuktum hep el üstünde tutuldum. Ne anneannem ne dedem sesini yükseltti. Üstüne bir de ilk torunları olduğum için daha bir kıymetliydim tabii :) Gözünüzde baya şımarık bir kız çocuğu canlanabilir şimdi ama gerçekten öyle şımarıklarım yoktu. Çok güzel bir çocukluk geçirdim anneannem sayesinde:) Onun yeri bende çok kıymetlidir yani...
Kitapta ise biraz farklı bir iletişim var. Torunu ergenliğe girene kadar her şey yolundayken ergenliğe girişiyle daha başkaldıran bir genç haline geliyor. Anneanne ise sabrından asla taviz vermiyor. Karşısında her zaman duygulu ve sessiz bir kadınla karşılaşan torun daha da asileşip başka bir yerde okumak istiyor ve ninesinden çok uzaklaşıyor. Yaşlı kadın koca evde bir başına yaşamaya başlıyor. Buralarda yalnızlığın yaşlıyken çok daha ağır geldiğini düşündüm. Çok daha yoğun hissedildiğini. Terkedilmişlik duygusu daha ağır basıyor. Zor bir durum.
Hep şunu düşündüm; gençken kalabalıklar içinde savrulmak, bir yaprak gibi gittiğin yeri bilmeden uçmak gibi geldi bana. Bu yüzden gençken insanların yalnız kalmaya ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Kendilerini geliştirmek, hayat üzerine düşünmek ve kendilerini bulmaya çalışmaları için. Yaşlıykense biraz daha kalabalıklara karışıp yalnızlıktan uzak olmalılar bence. Yaşlıyken insanlar evlerine birileri gelsin, arayanım soranım olsun diye bekliyorlar. Unutulma korkusu belki de bu. Ölüm yaklaştıkça beklenen sondan korkmak belki.
Belki de yalnızken öleceğim korkusudur bu. Ölümün belirsizliği insanda zaten korku uyandırırken bir de bunu yalnızken yaşamak bambaşka bir korku oluyordur içlerinde… Annem hep ölümün de hayırlısı olsun, der. Öyle gerçekten…
Genel bir şekilde değerlendirirsek kitabı gerçekten iyi buldum. Alınacak çok şey var bu kitaptan. Öğrenilecek çok şey…
Tavsiye edilir:)
Kitabın son paragrafıyla da bitireyim…

"Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle gene bekle. dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git."

Yüreğinizin götürdüğü yerde olmanızı dilerim…

Sevgiyle ve kitapla…

https://youtu.be/UhBmb9Y0puo
144 syf.
Uzun zamandır kütüphane de duran bir kitaptı. Nedenini bilmediğim bir şekilde kitabı okumaktan kaçıyordum hep. Demek ki okumam için zamanını bekliyormuş. Bazı acıların kabuk tutması gerekiyormuş.
Anneannemi buldum bu kitap da, onun bize verdiği gibi torununa nasihatler, öğütler veren bir Babaanne okudum, okudukça o nasihatlerin öğütlerin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu anladım. Anneanneniz, Babaanneniz hayattaysa çok şanslısınız. Dinleyin onları bence her sözleri bir kitap...
152 syf.
·8/10
Sonundaaa :)
1k ailemden görüpte okuduğum ilk kitap oldu tanıştıranlara teşekkürler. Biraz fazla bir beklentiyle okuma başlamıştım yoğunluk falan derken bitirme süreci uzadı lakin fazlasıyla tatmin etti. Bol bol alıntılarla geleceğiimm :)
Bir büyükannenin torununa yazdığı hayat ve tecrübe dolu mektuplardan oluşuyor. Yer yer bazı karakterlere çok fazla sinir olsamda bitirince minnoş gibi oluyorsun :)
152 syf.
·6 günde
80 yaşındaki anneanne kızı öldükten sonra büyüttüğü, şu an yanında olmayan torununa düzenli olarak yazdığı ama hiç göndermediği mektuplar. Daha doğrusu kitap bu mektuplardan oluşuyor.
Kitap o kadar akıcı ve sadeydiki su gibi okunuyor. Kendine has bir havası var, biraz da duygusal.
Gerçekten çok sevdim. İnce bir kitap zaten, merak ediyorsanız mutlaka şans vermenizi öneririm...
144 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Anneanne sen ne güzel insanmissin böyle
Bir anneanne nin torununa tavsiye,öneri, uyari mahiyetinde yolladığı mektuplar güzel bir kitap keşke bizimde hayatımıza yön vermemize yardımcı olacak büyüklerimiz olsaydi
158 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bir çırpıda bitirdiğim , okurken hiç sıkılmadığım , 158 sayfa olmasına rağmen profilimde de görüldüğü üzere fazla fazla not aldığım çok samimi ve güzel bir kitap.
160 syf.
·1 günde
Kızını kaybetmiş ,yaşlı bir kadının ,torununa kendi yaşantısındaki sırları ve ona verdiği öğütlerden oluşuyor. Uzun zaman önce okumama rağmen hala birçok satırını anımsıyorum hemen. Okurken insana kendi yaşantısından bir sürü şey buldurduğunu düşünüyorum. Bu sebepten bana sürükleyici gelmişti. Çoğu satırın altı çizilidir. Kendim için özel bulduğum sayfaları vardır. Hatta bunaldığımda,kaçacak bir yer aradığımda o sayfaları okumak iyi gelir. Başucu kitaplarımdandır. Okunmasını gönül rahatlığı ile öneririm.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Seksen yaşında bir büyükannenin torununa yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap. Gayet yalın bir anlatımı ile sohbet tadında konuşma dili ile sıkılmadan okuyacağınız, hatta ufak tefek dersler çıkarabileceğimiz bir kitap.

Öyleyse hepimiz yüreğimizin götürdüğü yerlere gidelim...
158 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
80 yaşındaki bir kadının uzaklardaki torununa yazdığı mektuplarından oluşuyor. Yalın bir dille,sevgisini katarak tüm içtenliğiyle yazılmış ama gönderilmemiş olan bu mektuplarda, yaşlı kadın, kendisinin ve kızının acı dolu yaşamlarının gizemli yönlerini açığa vururken, bir yandan da hem kendini, hem de kızını yaşamı üzerinden bir iç hesaplaşma yürütüyor.Acılarını,mutluluklarını,pişmanlıklarını hissettiklerini torununa sevgiyle, bilgece aktarmak isteyen bu kadın, kendi gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken, "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur," diyor; "yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz."
İnsanlar bir araya toplanıp bir önceki hayatlarından konuşuyorlarmış. Sözgelimi bir ev kadını şöyle diyor: "1800'lerde New Orleans'da yaşayan bir sokak kadını idim, bu yüzden şimdi kocama sadık kalamıyorum."
" Her erkeğin yaşamında," diyordu, "mükemmel birlikteliğe ulaşabileceği tek bir kadın vardır, her kadının yaşamın bütünlüğüne ulaşabileceği tek bir erkek vardır." Ama buluşabilmek pek az kişinin yakalayabildiği bir alın yazısıydı. Böylesine bir buluşmayı kaç kişi başarabilmiştir ki....

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719622
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Va' Dove Ti Porta Il Cuore
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, seksen yaşında bir büyükannenin uzaklardaki torununa yazdığı mektuplardan oluşur. Alabildiğine yalın, gündelik konuşma diliyle yazılmış bu sevgi dolu mektuplar, hem bir iç döküş, hem de bir bilgenin vasiyeti niteliğinde. Yaşlı büyükanne, bu mektuplarda, kendisinin ve kızının dokunakl? yaşamlarının gizli kalmış yönlerini açığa vururken kendi kendisiyle bir iç hesaplaşmayı da birlikte yürütüyor. Değişen gelenekler, altüst olmuş değerler karşısında hissettiklerini, torununa sevgiyle aktarmaya çalışan bu yaşlı kadın, gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken şöyle diyor: "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yaptığımız yolculuktur; o özgün çağrıya kulak vermeli, yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz."
Susanna Tamaro'nun bu en ünlü kitabı, yayımlandığı günden bu yana yeni okurlarla buluşmayı sürdürüyor.

Kitabı okuyanlar 8.704 okur

  • Sevgi yurdakul
  • Sema akşahin
  • Hatice Taştimur
  • Ada B.
  • FerahYalman
  • pervin seymen
  • Mehmet Baynal
  • Seçil Koç
  • tsundoku
  • Tugba

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.7
14-17 Yaş
%3.4
18-24 Yaş
%12.8
25-34 Yaş
%25.2
35-44 Yaş
%37.8
45-54 Yaş
%13.3
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84.4
Erkek
%15.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.4 (316)
9
%13.2 (226)
8
%19 (327)
7
%13 (223)
6
%5.9 (102)
5
%2.4 (42)
4
%1.7 (29)
3
%0.8 (13)
2
%0.2 (4)
1
%0.3 (6)

Kitabın sıralamaları