·
Okunma
·
Beğeni
·
5,6bin
Gösterim
Adı:
Yürek Burgusu
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257163057
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Yürek Burgusu
Yürek Burgusu
Yürek Burgusu
Yürek Burgusu
Henry James (1843 – 1916) ABD’den sevmemiş ve Avrupa’da yaşamayı seçmiş bir ABD vatandaşıdır. Avrupa kültürünü özümsemiş, incelikli diliyle seçkinleşmiş bir yazardı ama çağının bilincindeydi: Çağdaş korku edebiyatının yaşamın en ince noktalarına dokunabileceğini söyleyen ilk yazarlardandır. Yürek Burgusu, İngiliz toplum kurallarının bir hayalet öyküsüyle aktarıldığı bir romandır. Bu roman, hayaletlerin sadece karanlık mekânlarda öykülenmeyeceğinin en klasik örneğidir.
165 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Hasan Ali Yücel Klasiklerine devam ederken, adını daha önce duymadığım bir eser: Hortlak Romanı...
Evet, ben yazmadım bunu önsözde yazıyor.

Baya tartışmalar yaratmış bir eser. O zamanlar Freud'un psikanalizi yeni çıkmış tabii herkes psikanaliz üzerine de yoğunlaşınca, kitapta bunun üzerine tartışmalara yol açmış haliyle.

Esinlenen konuya gelirsek şu ( Önsözden alıntı):
" 1895 yılında James'in bir tanıdığından dinlediği olay; İngiltere'de ıssız bir kır evinde yaşayan iki çocuğa, bir süre önce ölen hizmetçilerinin ruhları görünür. Ruhların amacı, çocukları ele geçirmektir."
Ve burada aklıma müthiş üstat Gargamel'in sözleri geldi:" Sizi yakalayacağım, yıllarca uğraşmam gerekirse bile hepinizi ele geçireceğim!" bunun konumuzla alakası yok tabii.

Evet, kitaba gelirsek ; bir öğretmenin dilinden bu hikaye anlatılmaya başlanmış.
Psikanaliz yorum yapanlara hak vermemek elde değil. Çünkü öğretmenin iç dünyası tüm çıplaklığı ile önümüzde...

Ha bu arada kitapta hayalet yok hayaletler var. Ey önsöz! Bilsem ona göre önlem alırdım. Dikkat! Karanlıkta okumayın!

Özür diliyorum fazlaca abarttım. O kadar korkunç değil. Ama yazıldığı döneme bakınız: 1895 civarı... O döneme göre oldukça korkunçtur diye şey yaptım kızmayın.

Neyse gelelim meseleye; öğretmenimiz kendince analizler yapıp duruyor ve doğruluğunu, kesinliğini hissettiriyor bize.

Sonu şaşırtıcı bitti mi? Evet, "Aaa!" dedim. Ama sanılan gibi korku kitabı değil gerilim var, yalnız fazlaca değil. Psikolojik ve gerilimsel bir eser. Farklı bir tabir oldu ama gerçek bu.

Mutlu mu son? Bakınız ,okuyunuz ,görünüz!
Keyifli okumalar:)
271 syf.
·Puan vermedi
Henry James 1843-1916 yılları arasında yaşamış Amerikalı, birçok alanda eserler vermiş bir edebiyatçı ve aynı zamanda edebiyat kuramcısıdır. James’in roman kuramını Avrupa’ya yaptığı geziler derinden etkilemiştir. O yıllarda İngiltere ve Amerika’da roman pek önemsenen bir sanat dalı değildir. James Paris’te Turgenyev, Flaubert, Zola ve Maupassant gibi sanatçılarla tanışmış ve bu sanatçıların sanat görüşlerinden çok etkilenmiştir. James hayatının tamamını edebiyat sanatının gelişimine ve saygınlık kazanmasına adamıştır. Günümüzde halen Anglo-Sakson ülkelerinde roman eleştirileri James’in geliştirdiği kuramlara dayanmaktadır.

James’in en önemli görüşlerinden ikisinden bahsedecek olursak; bunlardan ilki romanda yazar müdahalesinin kesinlikle olmaması gerektiğidir. İkincisi ise yansıtıcı bilinçtir. Yansıtıcı bilinç James’te modern anlamdaki gibi bilinç akışı şeklinde kullanılmamıştır. Yazar eserlerde genel olarak birinci tekil anlatıma yer vererek dış olayların karakter üzerindeki psikolojik etkisini derinlemesine aktarmıştır.

James’in anlatıcıları genelde olaylarda aktif rol oynayan karakterlerdir. Elbetteki birinci tekil anlatım eserlerinde bazı sonuçlarda doğurmuştur. Bunlarda ilki birinci tekil anlatımdaki kişi yan karakter olduğunda anlatımdaki merkez kaymasıdır. İkinci durum ise; anlatıcı baş karakter olaylardan doğrudan etkilenen kişi olduğunda, anlatımının da bu etkiden aldığı paydır. Yürek Burgusu’nda anlatıcı doğa üstü olayları yaşayan mürebbiyedir. The Liar’da yenik bir aşıktır. Bu anlatıcıların anlattığı olaylar anlattıkları şekilde mi olmuştur yoksa anlatıcılar bu şekilde mi algılamışlardır?

James’in güvenilmez anlatıcısının en belirgin olarak ortaya çıktığı eseri ise Yürek Burgusu’dur. Eser üzerine yıllarca eleştirmenler tarafından çok farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Olay birbirlerine korku hikayeleri anlatan bir grup genç etrafında başlar. Bu gençlerden birisi olan Douglas kendisinde en dehşet korku hikayesinin olduğunu, bu hikayenin yaşandığını belirtir. Hikayenin baş karakteri hakkında bilgiler verir. Ayrıca elindeki elyazmasının asıl elyazmasının kopyası olduğunu söyler. Daha sonra gençlerden birisi hikayeyi okumaya başlar.

Eseri birkaç farklı biçimde okumak mümkündür. Bunlardan ilki, James’in kuramları bağlamında teknik okuma yapmaktır. İkincisi ise, bir korku hikayesi olarak okumadır. Birinci tekil anlatıcı ile okurun arasındaki özdeşlik ve James’in derin ruh tahlilleri düşünüldüğünde bu okumadan alınacak haz yüksek olacaktır. Bir diğer okuma ise, esere yapılan yorumlar çerçevesinde olayın izi sürülerek yapılacak okumadır. Burada da her okuyucudan çok farklı değerlendirmeler ve yorumlar gelebilir. Elbette her okumanın kendine göre farklı keyfi vardır.

Ben eseri beğendim. Kullanılan dil –bazı noktalarda muğlak kalmasına- ve çeviri gayet iyiydi. Ayrıca ikinci okuma tavsiyemi tercih etmek isteyen okurlar için, önsözü okumamaları yerinde olacaktır.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
165 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Kitabin konusu; Anne ve babalarını kaybeden Miles ve Flora kardeşlere bakacak kimse yoktur. Amcaları, çocuklarla ilgilenmesi için bir mürebbiye tutar. Genç ve tecrübesiz mürebbiye evde yaşadığı süre boyunca oraya ait sırları da keşfetmeye başlar. Hayaletler görür ve hayaletlerin çocukları ele geçirmeye çalıştıkları kanısına varır. Çocukları korumak için her geçen gün onlar üzerindeki kontrolünü de arttırır.
Aslında korku romanı denemez yer yer insan garipse de daha çok murebbiyenin içsel düşüncelerini ve psikolojisini anlatıyor..
Okurken sıkılmadım aslında psikolojik kitapları seviyorsanız okuyabilirsiniz :)
144 syf.
·11 günde·6/10
Konusu ilgi çekici olmasına rağmen üslup o kadar kötüydü ki okurken asla odaklanamadım. Sürekli oradan oraya atlıyor konu. Sanki asıl hikayeden özet çıkarılmaya çalışılmış da en önemli yerler yazılmamış izlenimi verdi bana. Bence daha detaylı anlatılmalıydı olaylar, şu an kafamda oturtamadığım çok yer var. Karanlık kitaplıktan okuduğum ikinci kitap ama ikisi de beni tatmin etmedi.
165 syf.
·5 günde
Yürek Burgusu|Henry James
İlk gez gerilim yüklü bir kitap okudum. Sayfa sayısı az olmasına rağmen kurulan uzun cümlelerden dolayı olsa gerek okuması uzun sürdü.
İlk sayfada korkunç bir öykünün anlatılacağı söylenerek merak uyandırdı. Kurgu oldukça başarılıydı. Fakat belirsizlikler, sürekli sonraki sayfayı tıklatan haber siteleri gibiydi.
Kitabın konusu; anne babası hayatta olmayan iki çocuğun eğitimi ve bakımı ile ilgilenilmesi için amcaları tarafından bir öğretmen tutulur. Öğretmen; çocuklar, hizmetçiler ve ona arkadaşlık edecek olan bir kahya ile birlikte yaşamaya başlar. Çocuklardan ve evden oldukça hoşnuttur ve kendini çok mutlu hisseder ta ki daha önce o evde yaşayıp ölen iki kişinin hayaletleriyle karşılaşana dek.
Çocukları bu kötü ruhlardan korumak için büyük bir özveriyle korkularını bastırmaya çalışır.
Okurken hep daha kötü şeylerin olabileceğini düşündüm fakat belirsizlikler aydınlanmadan birçok şey havada kalarak kitap sonlandı.
“The Others” filmindeki gibi ağzımı açık bırakacak bir son beklemiştim ama olmadı.
Sonunu ne yazık ki anlayamadım:)

•Kitaplarda rastladığımız, sevdiğimiz gerçek şövalyeler kazandıkları üstünlüğü hiçbir zaman karşısındakinin yüzüne vurmazlar.
•Ne kadar çok sarsılsam da bir o kadar derine çekilip kaldım orada.
•Çevremdeki her şeye sanki ölümün eli değmiş.
•Bizler de yolunu yitirip başıboş dolaşan koskoca bir gemideki bir avuç yolcu gibiydik. İşin garibi şu ki, geminin dümeninde ben vardım!
•Her şeyi yitirebilirdik ama ne yapıp yapıp, aklımızı başımızda tutmalıydık
1000Kitap
144 syf.
·33 günde·Beğendi·5/10
Kitabin beşte ikisini okudum. Çevirmen Egemen Özkan sürekli olarak eski Türkçe kelimeler serpiştirmiş. Sözlük kurcalamama olanak sağlıyor bu durum; ama bunu sevmeyen birileri olursa eğer kitaptan soğuyabilir. Anlatım dili, çevirmenin üslubundan bağımsız şekilde eski aşk romani diyalogları gibi belirsiz. Kitap içerisinde diyalogda bahsi geçen mevzuyu bir an için anlamayıp(yeterince done olmadığını icin), sonrasında gelen cümlelerle çözüyorsunuz. Duygusal betimlemeler olduğundan, birinci kişinin ağzından anlatıldığı için bağ kurmanız kolaylaşıyor. Bittiğinde incelemeyi muhtemelen editlerim; ama İthaki’nin Karanlık Kitaplık koleksiyonu için yeterli bir kitap bence.

Ufak not: Kapak arkasındaki Stephen King’in yorumu abartılmış bir yorum bence. 62 sayfadır bu abartıya değen bir şey göremedim. Okumaya devam.
165 syf.
·5 günde·8/10
Öncelikle bir not düşmek istiyorum. Çoğu okuyucu korku/gerilim türünde bir kitap değildi demiş fakat yazıldığı zamana bakacak olursak yeterince korkutucu olduğunu tahmin edebiliriz.

Çerezlik bir kitap olmasına rağmen neden bu kadar uzun sürede okuduğumu anlayamadım açıkçası. Kitabın konusu yeterince sürükleyiciydi oysaki. Özellikle bir öğretmenin öğrencilerine kendi çocuğu gibi davranması aşırı hoş bir durum olmuş kitapta.

Korku kısmına gelirsek, korkup korkmamak bence biraz da inançlarımızla alakalı. Ne ölçüde neye inandığımıza bağlı olarak neyin korkutucu neyin korkutucu olmadığını anlayabiliriz sanırım. Genel olarak "korku" türünde olmasına gelirsek, korku birazcık geride kalmış gibi.

Bu türde okuduğum ilk kitaptı ve akıcılığı gayet yerindeydi. Akıcılığı bence olayların gerçek olup olmadığına, daha doğrusu karakterin olayı yaşayıp yaşamadığına bağlı olarak ilerliyor. Genel olarak güzel bir kitaptı fakat ben pek korku hissedemedim, bence kitabı güzel kılan tek şey öğretmenin öğrencilerine davranışıydı.
Yeni arayışlarda olanlara tavsiye ederim.
144 syf.
·13 günde·8/10
Öncelikle kitabı okumamın bu kadar uzun sürmesinin nedeni kitap değildi, bendim ve daha kısa sürede okumuş olmak isterdim.
Korkudan çok, gerilim ve psikoloji üzerine bir romandı Yürek Burgusu. Bir mürebbiyenin iki çocuğu eğitmek amacıyla gittiği malikanede, hayaletler görmesi ve bu hayaletlerin kötülüklerinden çocukları korumaya çalışmasını anlatıyordu. Mürebbiyenin ağzından dinlediğimiz hikaye, kadının psikolojisini, düşüncelerini çok güzel yansıtmıştı. Kendi düşüncelerindeki karmaşa ve korkusuna rağmen çocuklara olan sevgisiyle hep kendini siper etmesi, çocukları saf koruma isteğinde olması çok güzeldi.
Kitabın sonu ilginçti, beklemiyordum. Hatta yanlış anlamadığımdan emin olmak için birkaç kere okudum.
Genel olarak da kitabın sonlarında kesin bir şeye varılamıyor. Bu benim için bir sıkıntı değildi çünkü korku/gerilim kitaplarında her şeyin açıklanmamasıyla oluşan bilinmezliğin kitabı daha da güzelleştirdiğini düşünüyorum. Ama yine de sonu benim için bir sürprizdi.
144 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Korku ve gerilimden çok sanrı ve psikolojik bir kitap diyebilirim. Bir beklentim yoktu zaten olsaymış baya aşağısında kalacakmış. Her neyse.
Dünya klasiklerinin arasında bulunan korku-gerilim, fantastik ve gizem içeren kitapları daha çok sevdiğimi anladım son zamanlarda. Yürek burgusu da onlardan biri ama bir dracula olamaz ne yazık ki.
Gotik tarz seven herkese önerebilirim.
165 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitap bitti, bittide...
Hafızamda kitap için açılan bölüm ne zaman kapanır bilemiyorum. Etkilemiyor derseniz size vereceğim cevap kitabı tekrar okuyun olurdu.
Burada kitavın sizin üzerinizde bir tesir bırakmasının sebebi hayalet veya hortlak görmek değildir.
Bir öğretmenin dilinden anlatılan eser, öğretmenin gördüğü hayalet vari ürünlerin öğrencilerinin de görüp bu durumlarla nasıl baş etmeye çalıştıklarını anlatıyor.
Kitap kesinlikle sizi sonuna kadar sürüklüyor. Ne olacak, bu durum nasıl son bulacak diyerekten sona geliyorsunuz. Öğretmenin tamamen iç konuşmaları ve yaşanan durumlara karşı çocuklarını nasıl düşündüklerinin tahlilini yapmaktadır.

Eseri bu kadar kıymetli yapan kısım yazarın ustalığı ile psikolojik bir duygu birakmasıdır
Kitap bitince bile hala zihnime uygulanan psikolojik etki gitmemiştir. Ne kadar inceleme yazmaya çalışsamda,kitabı bir kaç defa daha okumak gerektiğini ve her okuma ile daha farklı şeyler tecrübe edeceğimi ve incelememin o derece değişeceğinin farkındayım.

İyi okumalar

Henry James
144 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Yürek Burgusunu okudum ve beğendim.,. yazıldığı dönemi düşünürsek evet bir korku kitabı olarak sınıflandırabiliriz....Ancak korkudan daha çok gizem ve psikolojik gerilim olarak yorumlanabilir belki de paranormal ....Belki , diyorum zira ben bu kitaptan hiç bir şey anlamadım Kitabın sonuyla alakalı birçok şey havada kaldı...Bir mürebbiyenin iç dünyasını mı anlattı ,ya da paranormal vakalar gerçek miydi ya da hepsi mürebbiyenin sanrıları mıydı ? Bilmiyorum ve hala düşünüyorum Detaylara takılmadan okursanız evet güzel gizemli bir hikaye...Ama takılırsanız dipsiz bir kuyu....
165 syf.
·Beğendi·9/10
Kitaba yazarın ününe ve H.A.Y klasikleri dizisine olan hayranlığımdan başladım .. önsözde verilen bilgilerin kitapla ilgili fikirlerimin daha okumadan fragram oluşturması benim açımdan olumsuzdu . Ancak yazarın kullandığı dil(üslup) psikolojik ve insan duygularına hitap edebilecek ve aynı zamanda etkileyebilecek yetkinlikte olduğunu söyleyebilirim .. roman gözüyle okuduğumuz zaman hikayenin sonunun bu şekilde bitirilmesi bende eksik birşeyler bıraktı . Aynı zaman da kahramanlarımızın karmaşık iç dünyaları aydınlatılmadan insana gerçekte böyle karmaşık yapılara sahip insanlar olduğunu kanıtlar nitelikteydi .. okunmasını tavsiye ederim . Çünkü her görüş kendi içinde farklı anlamlar taşır
Kitaplarda rastladığımız, sevdiğimiz gerçek şövalyeler kazandıkları üstünlüğü hiçbir zaman karşısındakinin yüzüne vurmazlar.
Onların yarattığı dünyada dolaşıyordum, benim dünyama hiç gerek duymuyorlardı.
Henry James
Sayfa 53 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Birçok kez aynı şeyi yaptıktan sonra artık tutacağımız yol konusunda iyice eğitilmiştik.
Henry James
Sayfa 101 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yürek Burgusu
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257163057
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Yürek Burgusu
Yürek Burgusu
Yürek Burgusu
Yürek Burgusu
Henry James (1843 – 1916) ABD’den sevmemiş ve Avrupa’da yaşamayı seçmiş bir ABD vatandaşıdır. Avrupa kültürünü özümsemiş, incelikli diliyle seçkinleşmiş bir yazardı ama çağının bilincindeydi: Çağdaş korku edebiyatının yaşamın en ince noktalarına dokunabileceğini söyleyen ilk yazarlardandır. Yürek Burgusu, İngiliz toplum kurallarının bir hayalet öyküsüyle aktarıldığı bir romandır. Bu roman, hayaletlerin sadece karanlık mekânlarda öykülenmeyeceğinin en klasik örneğidir.

Kitabı okuyanlar 447 okur

  • Zira; Esen Diyor ki!
  • Sezen Yıldız

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0