·
Okunma
·
Beğeni
·
26,5bin
Gösterim
Adı:
Yürek Çöküntüsü
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052980897
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can
Yürek Çöküntüsü eşi ve 19 yaşındaki kızı Erna ile tatile çıkan varlıklı işadamı Salomonsohn’un hikayesidir. İtalya’ya giden aile bir otele yerleşir. Rahatsızlandığı bir gece kalkıp koridora çıkan Salomonsohn, kızı Erna’nın gizlice odasına döndüğünü görür. Ama ne kızını sorguya çeker ne de karısına söz eder gördüklerinden. İçi içini yer, kızını baştan çıkaran erkeğin oteldeki üç züppeden hangisi olabileceğini düşünüp durur. Kızının karıştığı bu olayı aklından çıkaramayan Salomonsohn kuşkular içinde kıvranırken hem ailesinden hem de hayattan uzaklaşır, hatta bu uzaklaşması nefrete dönüşür. Yürek Çöküntüsü, dile getirilemeyen düşüncelerle, duygularla gitgide zehirlenen Zweig karakterlerinin yer aldığı en etkileyici örneklerden biri.
104 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Stefan Zweig bu eserinde Salomonsohn isminde Alman yaşlı bir adamın bir gün ansızın vücudunda bir ağrının başlamasıyla hayatında değişen ve gelişen olaylara yer verilmiştir. Yaşlı adamın kızı ve eşinin hastalığında onu ihmal etmesi umursamaları Salomonsohn’ı yanı bir babanın ve eşin yüreğinin ezilmesi içine kapanmasıyla ölüme giderken bile intikamını alan birinin hayati anlatıyor.Eserde ;İhmal, umursamazlık, sevgisizlik gibi konular üzerinde durulmuştur Okumanızı tavsiye ederim
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
"Bir yüreğin adamakıllı sarsılabilmesi için her zaman ille de kaderin güçlü bir tokadı ya da her şeyi sert bir şekilde söküp atan bir güç gerekmez."

Evet Tanrı bizi böyle yarattı..küçücük bir et parçasına bağlıdır hayatımız..ona bir şey olursa sistem çöker...
Bazen sadece bir duygu, yakınlarından aldığın bir darbe yeterlidir...
Aynen kahramanımızın kalbinin çöküşü gibi.

Adı Salomonsohn olan ve vatanı Almanya'da parayla alınmış bir mevkiye sahip yaşlı bir adam.Ailesini Paskalya tatili için götürdüğü otelde,yatağında aniden uyanır ve göğsüne saplanan acı ile telaşlanır. Agrı yüzünden uyanık kalan adam o esnada bir takım sesler duyar.Koridora yönelir ve odalardan birinden bir kapı kilitleme sesi duyarak irkilir. dindirmek istediği ağrısını gördüğü olay ile daha da kamçılar.Karısı yatağında uyuyorsa;bir yabancının odasından çıkan kim peki?Maceralı yaşama olan düşkünlüğü ile henüz on dokuz yaşında olan kızı Erna'dan başka kim?
Elbette bu Erna'ydı...
Siz olsanız ne yapardınız?
Salomonso susup kendini bitirmeye karar verdi...yüreğinin ölümünü her gün biraz da bekledi...
60 syf.
·1 günde·6/10 puan
Başkahramanımız Salomonsohn, kendini ailesinin mutluluğuna adamış bir şekilde gece gündüz demeden çalışan bir babadır. Ancak eşinin ve kızının yavaş yavaş paraya taptıklarını ve ondan uzaklaştıklarını hissetmeye başlayan Salomonsohn, şahit olduğu bir olay üzerine ailesini ve kendisini sorgulamaya başlar.

Her şeyin farkına varınca da ailesi için para kaynağı dışında bir vasfı olmadığını anlayan babanın çöküşünü kısa ama etkili bir biçimde okuyoruz bu kitapta.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitap için basitçe, Zweig, bu defa acıyı, direk olarak damardan girmiş diyebiliriz. Bunca yıldır Zweig kitapları okurum , ama bu güne kadar beni bu kadar derinden yaralayan bir eseri olmadı. Oysa Zweig'in bütün eserleri, genelde dram üzerinedir ama bu defa gerçekten damardan vurmuş diyebilirim.

Kitapta bütün ömrünü ailesi için çalışmakla geçirmiş bir babanın, ailesi tarafından gelen bir ihanetle nasıl yıkıldığı anlatılıyor. Ama bu anlatım bu kadar basit sözcüklerle değil.

Böyle bir durumdaki bir kişinin ruhunda kopan fırtınalar ancak bu kadar mükemmel bir şekilde anlatılabilirdi ve bunu da ancak Zweig başarabilirdi. O da, sadece işini yaparak bunu bize aktarmış. Ve sonuçta muhteşem bir öykü yaratarak, bizlere okumamız için bırakmış.

Sonuç olarak, dramatik öykü ve roman severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
54 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitabı profkitap sitesinden dört adet Zweig,dört adet Dostoyevski eserleri olmak üzere toplamda 8'li set üzerinden aldım.Kitabın kapağında "Yakıcı Sır" yazmasına rağmen ve aslında ben de kitabı "Yakıcı Sır" gibi okurken kitabın başında bu terslikte bir iş olduğunu anladım ve Yakıcı Sır kitabının konusunu iyice araştırmaya başladım ve gördüm ki aslında Yakıcı Sır diye okuduğum kitap aslında Bir Kalbin Çöküşü imiş.Kitabın içinde Zweig'in iki eseri bulunuyor.Diğeri ise Ay Işığı Sokağı.İki eser tek kitapta ama kitap kapağında Yakıcı Sır yazıyor :) İlk kez başıma böyle bir şey geldi.Çok şaşkınım.Korsanı da bozdular artık.İşte bu yüzden korsan değil de PDF okumayı tercih ediyorum.Orjinal kitap mı? He yok kullanmıyorum :) Hani eğitim ücretsizdi?

Bir Kalbin Çöküşü,Zweig'in o bildiğimiz buhranlarını kaleminden akıttığı ve o buhranları bana buram buram yaşattığı bir kitap.Salomonsohn ile birlikte kah başım döndü,kah safra kesem ağırdı,kah titredim,kah ayakta durmakta zorluk çektim.Ama sonunda Salomonsohn öldü,ben yaşıyorum.Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabıyla beni hayal kırıklığına uğratan Zweig bu kitapla yine sevdirdi kendisini bana.Profkitap sitesinin hayal kırıklığını saymıyorum.Onlar kaybetti :)
56 syf.
·1 günde
Kitap, "Bir kalbi temelinden sarsmak için kader her zaman sillesini vurmaya, sertçe müdahale etmeye gerek duymaz; aksine, asıl sudan sebeplerden yıkım üretmek onun zapt edilemez yaratma hevesini kamçılar." cümlesiyle başlar. Bu böyledir, insanların kalbinin paramparça olması her zaman büyük sebeplere dayanmaz. Büyük sıkıntılarımız yoksa bile onları kendi kendimize yaratırız.
65 yaşında olup bu zamana kadar sürekli karısını ve biricik kızını mutlu etmek için gece gündüz it gibi çalışan zavallı Salomonsohn, ölmeden önce bir kez olsun dinlenmek istediği için ailesiyle bir süreliğine güzel, sakin bir otele tatile çıkarlar.
Fakat garibanın yüzü gülür mü? Henüz ilk geceden tüm dengesini sarsacak bir olaya şahit olur. Bize de iyi kalpli bu âciz adamın çöküşünü okumak kalır.
56 syf.
·Puan vermedi
Elbette hiçlik değildi, hiç olmak bu değildi. Bu tiksinti ve utançtı. Hiçlik neydi? Kendini onlara ait hissetmemek, kendini kendine ait hissetmemekti.


65 yıllık ömründen sana geriye kalan ‘geri kafalılık ünvanı’ , ‘aciz bir adam’, ‘sömürülmüşlük’, ‘tek dayanağı alınma amacından sapmış bir adet baston’, ‘yapayalnız kalbi çökmüş bir adam’.
56 syf.
duyduğu yoğun ilgiyi yansıtan öykülerinden biridir. İnsan ruhunun en karmaşık duygularından biri olan tutkuyu olanca canlılığıyla dile getiren Bir Kalbin Çöküşü, ruh ikizini Lev Tolstoy’un unutulmaz kahramanı İvan İlyiç’te bulduğumuz yaşlı bir adamın, Salomonsohn karakterinin ailesinden ve yaşamdan uzaklaşmasını öyküler.
80 syf.
·1 günde
STEFAN ZWEİG okumak bağımlılık yapar...
Kitabın içerisinde iki hikâye mevcuttur. Ay ışığı sokağı ve kitaba ismini veren Yürek çöküntüsü. En etkisili tabiki Yürek çöküntüsüydu. Stefan zweig öykülerindeki karakterleri ve iç dünyalarını harika betimlemeleriyle yine kalemini konuşturmuş özellik Yürek çöküntüsü hikâyesi çok etkiliyici buldum fazla ayrıntıya girmeden okuyucusuna karakteri adeta yaşatmayi başarmış okudukça kitapta sona yaklaşırken kendinizi öykünün baş karakterini oynayan babanin düşmüş olduğu çaresizliği, yanliz en dipte hissetmeniz kaçınılmazdır.
104 syf.
Kitabın sayfaları bitince yüreğimde bir acı hissettim, yutkunmakta zorluk çektim, gözlerim doldu ama ağlayamadım. Istemeden insan kendini sorgulamayı başlıyor. Acaba benim yanlış davranışlarım, vurdum duymazlik hareketlerim, paraya pule düşkün oluşum, reddederek, affetmeyerek, bir kalemde sildiklerim kaç insanın yüreğini öldürdü diye. Sonra benim biricik yüreğimi öldürmek çabasında olan insanları hatırladım, evet bu yüzden göz yaşlarım düşmemişti zar zor olsa da yutkundum, yutkunabildim, çünkü gerçekler her zaman canımızı acıtmaz mı?! Şimdi ne alaka dersiniz yaşıyorsun ya! Evet, haklısınız insan yaşarken öldürebilir ve ölebilir de bunu yüreğinde yapar, ve yüreğinde gerçekleşen ölüm gerçek ölümden daha acımasız, dayanılmaz, ve çekinmez olur.
80 syf.
STEFAN ZWEIG... Bu yazara her kitabında hayranlığım daha da artıyor, kitaplarını okurken akışına kapılmamak, kitaptaki karaktere bürünmemek mümkün değil.

Yürek Çöküntüsü, bir insanın psikolojisini öyle güzel ve derinden anlatmış ki, bir insanın kendi içinde sıkışıp kalmasını, beynini kemiren düşüncelerle ve onu sona götürecek acı duyguları adeta sizde yaşıyorsunuz.

Yıllarca eşi ve kızı tarafından bir hiç muamelesi gören ama onların mutluluğu için sürekli çabalayan, karşılığında da büyük bir hayal kırıklığı yaşayan ve sonrasında kendini her şeye kapatan bir babanın öyküsü.

Beni çok etkileyen bu kitabı okumamış olan herkese tavsiye ediyorum, okurken biraz bunalabilirsiniz belki ama bencilliği ve bir insan ne kadar acı çekerse çeksin bunu göremecek kadar kör olan insanların burnumuzun dibinde de olsa görmek istemeyen bakmaz olayını çok güzel anlatmış.

Okumanız bol olsun:)

#evdekal!
Artık o yabancı biri gibi, benimle yabancı gibi konuşuyor ve hiç benim hayatımı düşünmüyor ne hissettiğimi ne acılar çektiğimi ve ne düşündüğümü, bütün bunlar umrunda bile değil! Geçen her yılla bana yabancılaşıyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yürek Çöküntüsü
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052980897
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can
Yürek Çöküntüsü eşi ve 19 yaşındaki kızı Erna ile tatile çıkan varlıklı işadamı Salomonsohn’un hikayesidir. İtalya’ya giden aile bir otele yerleşir. Rahatsızlandığı bir gece kalkıp koridora çıkan Salomonsohn, kızı Erna’nın gizlice odasına döndüğünü görür. Ama ne kızını sorguya çeker ne de karısına söz eder gördüklerinden. İçi içini yer, kızını baştan çıkaran erkeğin oteldeki üç züppeden hangisi olabileceğini düşünüp durur. Kızının karıştığı bu olayı aklından çıkaramayan Salomonsohn kuşkular içinde kıvranırken hem ailesinden hem de hayattan uzaklaşır, hatta bu uzaklaşması nefrete dönüşür. Yürek Çöküntüsü, dile getirilemeyen düşüncelerle, duygularla gitgide zehirlenen Zweig karakterlerinin yer aldığı en etkileyici örneklerden biri.

Kitabı okuyanlar 6bin okur

  • Binnur Erbek
  • yağmur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları