Yürek Sürgünü

7,0/10  (1 Oy) · 
14 okunma  · 
1 beğeni  · 
586 gösterim
Dünyanın değişmeyen yanında olmaktan, geleceği güzelleştiren rüyalar görmekten ve vazgeçmemekten mutlu, dakikalardır hasır bir sandalyenin üstünde, sanki kımıldarsa her şeyi yitirecekmiş gibi soluk almadan oturuyordu. Sürgündeydi, buraya yüreğinin peşinden gelmişti.Hiçbir şey değişmemişti. Çok şey değişmişti. Bir yanında 1969, diğer yanında 1991. Eski fotoğraflar, silinmeyen hatıralar, alışkanlıklarının kozasında yaşayan yorgun erkekler ve fedakâr kadınlar, yarım kadehler... Öfkesini, korkusunu, zekâsını kusan eski arkadaşlar... Şeria Irmağı, Tunalı Hilmi, Tuz Gölü... Dinozorlar, Müslümanlar, Mülteciler, Piş manlar, Kaybe denler...Mehmet Eroğlu, Yürek Sürgünü'nde, ilk romanlarını nihayetlendiren bir dönem panoraması çizerek, 1989 sonrasını anlatıyor. Siyasetin sonraki yıllarda nasıl biçimleneceğine dair erken tarihli öngörülerde bulunuyor. "Bir çağ ölürken yenisinin henüz doğmadığı bir zamanda yaşıyoruz."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2014
  • Sayfa Sayısı:
    470
  • ISBN:
    9789750514326
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
mehmet aysu 
30 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Roman, “dünyanın değişmeyen yanında olmaktan, geleceği güzelleştiren rüyalar görmekten ve vazgeçmemekten mutluluk” duyan sürgündeki yazar, Kadir’in iç sesiyle açılır. “Eskisi yıkılırken yerine yenisinin konulmadığı bir çağda, nereye ve neye ait olduğuna karar vermek zorunda olmak!” Üstelik de bu seçimi aşk acısı çekerken yapmak! 1970’lerde yirmi yaşlarında olup hayatlarını yüreklerinin doğrultusunda biçimlendirmiş bir kuşağın temsilcisi sayılabilecek Kadir’in, yirmi yıl sonra, sosyalizmin dünya arenasında gerilediği dönemdeki hüzünlü öyküsü