Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.715
Gösterim
Adı:
Yürümenin Felsefesi
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055029647
Kitabın türü:
Çeviri:
Albina Ulutaşlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kolektif Kitap
“Yaşamak için ayağa kalkmamışken, yazmak için oturmak nasıl da beyhudedir.”
-Henry David Thoreau-

Nietzsche’nin Kara Orman’da yürürken göz çukurlarına dolan mutluluk gözyaşları, Rimbaud’nun tahta ayağıyla açılacağı çöllere dair kurduğu düş, yasaklı Rousseau’nun Alpler’deki adımları, Thoreau’nun Walden’daki gezintisi, Nerval’in dar sokaklardaki aylaklığı ve daha niceleri... Aylaklar, göçebeler, sürgünler, hacılar, kaçaklar, seyyahlar, münzeviler ve mülteciler yürüyorlar. Peki yürümek sadece evle iş arasında gidip gelmek, bir yerlere yetişmek ve koşuşturmak değil de evrenle özel bir ritim, akort ya da hafifleme içinde buluşmak olabilir mi? Yeryüzüyle hemhal olup kendimizi başkalaşmaya açarak yürüyebilir miyiz?

Yürümek iki mesafe arasında gidip gelmek değil yaratıcı bir eylemdir. Hem kendi yalnızlığımıza çekildiğimiz hem de toplum olarak bizi dönüştürecek bir ayağa kalkıştır. İki büklüm vücudun karşısında dikilmeye çalışan, attığı her adımda yeryüzünün gerçek bir parçası olduğunu fark eden Homo Viator’un eylemidir. Çünkü Yürüyen İnsan kendi üzerine çöken kaygı, haset ve korku yumaklarını çözer, varlığını yeryüzünün ebediyen yeni olan kalbine düğümler. Yürüyoruz, işte bu düğümü atmak için.
(Tanıtım Bülteninden)
Merhabalar...
Beni takip edenler az çok bilir müziğin hayatımdaki yerini... Haddinden fazla yaptığım müzik paylasimlarimdan sitem edenlerin olduğunu hissedebiliyorum.. Dostlar, melodilerin tılsımini, ritmlerin gizemini hissedip ruhunuzu arındırmaniz dileğiyle..

Ben hayatımın en uzun yazısını yazarken bunu dinledim :
https://youtu.be/QAi0OwUXBeQ
Ama siz bunu da dinleyebilirsiniz 
https://youtu.be/KFppTBdCse8

Kitap okumak...
Kime sorsan hobisidir.Ne anlama geldiğini bilen ender insanlarız.bu öyle bir aşk ki;insana reel hayatıni bile unutturabilecek, içindeki gerçek “ben”ı kesfedebilecegi muazzam bir eylem... İhtiyacımız olan tek şey bazen farklı bir mekan, yeni karakterler, yeni hikayeler, yeni bilgiler... Bunların hepsini birarada bulabileceğimiz tek yer kitaplar...

Yürümek....
Ne kadar da basit bir eylem değil mi? Bir ayağı ötekinin önüne atarak, yaklaşık 1-2 yaşından sonra her insanoğlunun yapabildiği birsey...

Hissetmek...
Yaşadığını yürürken. Yerküreyi, katmanlarıni, çekirdeğini, bir çok canlıya ev sahipliği yapan toprağı,azot ve oksijen karışımı havanın alveollerinize dolusunu , teninize ısıtan güneşi...

Fransız filozof Frédéric Gros’un bu kitabını görünce hemen okumam gerektiğini anladım akabinde birkaç gün sonra okumaya başladım. İtiraf etmeliyim ki dinlendirici, tabiri caizse çerez niyetinde bir kitap olduğunu düşünmüştüm.Ne kadar da yanılmışım...

Bu~benim için~çok değerli kitabın içeriğinde;
hepimizin tanıdığı, adını herseferinde kodlayarak yazdığım, bıyıklarına hayran olduğum, düşünceleri ve sözleri ile feyz alınacak saygıdeğer filozof Nietzsche den,

Düşün, deliliğin ve karanlığım şairi Gerard de Nerval’den,

Evli, kendisinden 10 yaş büyük olan bir şair olan Paul Verlaine ile fırtınalı aşkı ile tanınan genç şair Arthur Rimbaud dan,

Fransız İhtilal'inin fikir babalarından, yarattığı akım ile birçok ulusu etkileyen Jean-Jacques Rousseau'dan,

“İnsanın yaşam düzeyini, bilinçli bir çabayla yükseltme konusundaki tartışma götürmez yeteneğinden daha cesaret verici bir gerçek bilmiyorum.”cümlesi bana cesaret veren, Walden Lake kenarında kendi yaptığı kulübesinde yaşayarak, bir çoğumuzun hayalini gerçekleştirmis olan Henry David Thoreau’dan,

Ülkesinde çıkan, yirmi polisin diri diri yandığı 1919 Amristar katliamından sonra sivil itaatsizlik hareketini durdurup, şiddete başvuran isyancılari temize çıkarıp ölümlerinin sorumluluğunu üstlenen ve oruç tutmaya başlayan Gandhi ye kadar doğadan ilham alarak kendilerini nasıl kesfettiklerini,yürümekten duydukları hazzı, bu yürüyüş surecindeki ruhani arinmanin eserlerine olan katkıları ile bizlere ulaşmaya çalışan bu değerli insanların hayatlarından kesitler göreceğimiz yine bizim de yüce ve kutsal olanla doğa ile komünleşmemizi amaçlayan muazzam bir kitap...

Gelelim benim ilerleyememe sebep olan kısma; papazlardan, rahiplerden, hac yuruslerinden ve hacı olmanın rituellerinden bahsedildiği kısımlarda devam etmekte zorlandım.

Birkaç kere okuyup farklı açılardan bakarak yazmaya çalıştığım ıncelememe saygıdeğer Oruç Aruoba nin bir cümlesi ile sonlandırmak istiyorum:
<Her “yeni”yol için temel belirleyici, “eski”bir yolun sonuna dek yürünmesidir. >

Okuyan, okumayan, yarısında “off Didem içim şişti... “deyip kalkıp bir sigara yakan, amaann bir ara okurum deyip bir göz atan, okumadan beğenenler bile çok çok teşekkür ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla
Yürümenin Felsefesi kitabını ilk elime aldığımda “yürüme” den kastedilenin idealist bir anlam ihtiva edeceğini umarak başladığım fakat bildiğimiz tekdüze, sade, hareketlilik içeren ‘yürümek’ten bahsedildiğini anladığımda umduğumu bulamayacağım endişesine kapıldım ilkin. Fakat ilerledikçe hiç de ilgimi çekmeyecek bir konunun, yürümenin bir felsefesinin nasıl yazılabileceğini hatta ve hatta bir manifesto gibi ‘yürümeye’ yürütecek dinamizmi gördüm bu kitapta.

Yazımızın devamı: http://1cay1kitap.com/yurumenin-felsefesi/
  • Satranç
    8.7/10 (7.803 Oy)7.784 beğeni20.706 okunma1.078 alıntı96.737 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.339 Oy)7.673 beğeni24.064 okunma511 alıntı118.731 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.387 Oy)11.768 beğeni29.587 okunma2.111 alıntı124.839 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (13.218 Oy)16.451 beğeni36.740 okunma1.641 alıntı154.788 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (4.899 Oy)5.052 beğeni17.007 okunma576 alıntı84.093 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (6.710 Oy)7.592 beğeni22.287 okunma1.229 alıntı94.868 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.651 Oy)3.205 beğeni10.725 okunma888 alıntı44.003 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.113 Oy)5.369 beğeni13.972 okunma1.537 alıntı72.636 gösterim
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    8.6/10 (4.861 Oy)4.542 beğeni12.807 okunma1.265 alıntı68.929 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (3.593 Oy)3.479 beğeni13.213 okunma824 alıntı64.410 gösterim
Nietzsche’nin yorulmak bilmeyen bir yürüyüşçü oluşunun, onun düşüncelerinin oluşmasında nasıl bir yeri olduğunu anlatıyor. Tükenmemek için yapacağınız en iyi işlerden biri yürümektir, kafanızı çalıştırmak, düşüncelerinizi yoğunlaştırmak, düzenlemek için yürümek. “Ormanlarda bolca yürüyorum ve muazzam sohbetler yapıyorum” diyor Nietzsche. Üstelik asıl aradığını dağlara çıkmaya başlayınca bulacaktır. Ona güç veren yollar buldukça yürür, günde sekiz saat yürüyerek yazmaya başlar.

Kitapta şöyle diyor: Yürüyüş Kant'taki gibi işe ara vermek ya da oturmaktan kamburu çıkmış, iki büklüm olmuş vücuda yapılan asgari bir temizlik değildir. Nietzsche çalışmak için yürümek zorundadır. Dinlenmenin, hatta refakatçisi olmanın bile ötesinde, Nietzschenin tam olarak parçasıdır yürüyüş.

Sadece kitaplar arasında düşünebilenlerden, aklını kitapların dürtüklemesini bekleyenlerden değiliz biz. Bizim ethosumuz açık havada, tercihen yolların bile tefekküre daldığı ıssız dağlarda veya deniz kıyılarında yürüyerek, sekerek, tırmanarak, dans ederek düşünmektir.
Frederic Gros, yürümenin felsefesi kitabıyla adeta yürümeyi sıradan bir eylemden çıkarıp insan için , bedenin ve ruhun iyileşmesi adına güçlü yanlarına atıfta bulunuyor.

Nietzsche, Rimbaud , Rousseau, Thoreau , Nerval , Kant ve Gandi ; tüm dahiler uzun yürüyüşler esanında arınmış temizlenmiş ve müthiş eserler bırakmışlar . Çünkü onlar yürümeyi sıradan bir adım atma olayından çok kendileri için bir yaşam biçimi, nefes alma , var olma gercegi olarak idrak etmişler .

Gros , yürümek sadece ev ile iş arasında gidip gelmek , bir yerlere yetişmek veya koşuşturma değil evrenle özel bir ritim , hafifleme içinde buluşmak olarak tanımlar .

Tekliğimizi , yürürken yalnızca kendi ruhumuzu ve bendenimizi dinleyerek , doğayla baş başa kalarak özümüzü hissedebiliriz . Gökyüzünün cazibesini , ağaçların şefkatini , yüzümüze değen ılık rüzgarı hızlı yaşanan bu çağda fark etmemiz ne kadar mümkün? Bir yere yetişmek acelesi ile etrafa bile bakmadan hızlıca geçip gitmek yürümek değil, bir yerlere yetişme telaşıdır. Modern dünya ile beraber insanlar doğadan , topraktan , gökyüzünden , güneşten ve yıldızlardan kopmaktadır . Beton binaların arasında , masa başına haps olmuş memurların , okul gibi hapisanelerin içinde ders gören çocukların bile artık yürümekteki gayesi bir yerden bir yere ulaşmak olmuştur.

Yürümek spor değildir , diyor Gros , ve ekliyor yürümek her adımda yeryüzünün sağlam olduğunu kanıtlamaktır. Yürürken hissedilen gerçeklik sadece toprağın sağlamlığını değil , kişinin yere ne kadar sağlam bastığını da test etmesidir .

Bir tarz felsefi kitaplardan hoşlanıyorsanız okumanızda fayda var . Lakin felsefeyi sıkıcı bulanların okurken çok zorlanacağı bir kitap .

İyi okumalar ...
Kitabı okurken altını çizdiğim birçok cümle ile karşılaştım. "Yürümek zamana eşlik etmek çocukla gezer gibi zamanın temposuna ayak uydurmak demektir." Yürümeyi tercih ettiğimiz anlar nelerdir? Canınız sıkıldığında, sağlığınızı önemsediğinizde, temiz hava ile güne başlamak istediğinizde, kararlar almanız gerektiğinde.....vb her an için tercih etmediniz mi? Bu kitapla yürüyüşleriniz daha da anlam kazanacak.
Kitap, benim gibi yürüme tutkunları için bir rehber niteliğinde. İçindeki yürüme tukusunun felsefe ve düşün adamlarında da bu denli olduğunu bilmiyordum. Benim gibi bilmeyen biri için Henry Thoreau yu tanımaya vesile olması bile tek başına okumayı gerekli kılıyor.
Okurken bana hep saatler süren doğa yürüyüşlerimi anımsattı. Eğer hiç doğa yürüyüşü yapmamışsanız bu kitabın neden bahsettiğini anlayamazsınız. Gündelik hayatın o anlamsız kargaşasından uzaklaşıp çok da konforu olmayan, sizi niye geldim ben buraya diye pişman ederken huzuru bulmanıza yardım edecek, doğanın o sıcak renklerinde kaybolurken kendinizi bulmanızı sağlayacak Hiking veya Trekkingler yapmak gibiydi benim için bu kitabı okumak. Yürümek hayatının bir parçası olmuş düşünürlerin, yazarların hayatlarını anlatmış, onların şiirleriyle renk katmış Frederic Gros. Kaynakçası en çok hoşuma giden yanı oldu.
Yürümenin Felsefesi öyle bir kitap ki, yürümenin özünü kavrayıp bir yürüme tutkusuna sahip olmakla kalmıyorsunuz. Nietzche, Rousseau, Kant, Gandi gibi birçok ismin hayatlarına konuk oluyor ve yürümenin mucizelerine tanıklık ediyorsunuz.

Doğayla iç içe olan bir şehirde yaşadığım için sık sık gerek tek başıma, gerekse arkadaşlarımla yürüyüşler yapan biriyim. Yani kitabın bana yürümeyi sevdirmesine gerek yoktu, kitabı zaten güdülenmiş olarak aldım. Ancak yürümenin özünü, insana kattıklarını görmemin yanında, kitabı okuduktan sonra büyük bir okuma tutkusuyla baş başa kaldım. Kitapta adı geçen isimler için yürümenin anlamını gördükçe hayatlarını, eserlerini merak eder oldum. Ve serüvenime Nietzche ile başladım.
İnsan yolculuktan değişmiş olarak dönmeyi arzu eder. Yolculuğa çıkılmaz yürünmezse eğer, bir yerde durmanın-yaşarken tabutta olmanın bunaltıcı hissi hissedilir kalpte. Her yürüyüşe çıkıldığında insan geride bıraktığı şeylerden keyif alır ve dünyaya doğru bir şekilde; yürünen tepelerden, geçilen sokaklardan ve insanları görebilme özgürlüğüyle sahip olarak iyice rahatlar. Yürüyebilenler geriye dönebilmek için yürümezler, onlar için yolda görülecek şeyler, akla gelecek fikirler daha önemlidir.
Eğer sizde yürümeyi seven birisiyseniz kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Fiziksel yürüyüş tutkunu olanların fizikötesi alanda da harekete, özgürlüğe ve özgün varoluşa düşkünlüğünü bilen bir kitapla baş başa kalacaksınız.
Keyifli okumalar.
Yürümeyi düzensizlik ekseninde bir düzene bağlamış biri olarak felsefesini konu edinmiş bir eseri tatmak zevkli olsa da ara ara kendi kendini çürütmesi hoşuma gitmedi :)

Bunun haricinde Kant, Nietzsche, Rousseau gibi düşünürlerin 'yürüme' ile ilişkilerini ele alması kitabın kalitesini arttıran etkenlerden..
Yürümek temalı ne kadar yazı yazılabilir ki? Hem de hepsi birbirinden farklı ve güzel. 

Frederic Gros bir felsefe profesörü. Çok akıcı bir anlatımı var. Bir o kadar da içten. Ne kadar akıcı olsa da düşünce yazıları olduğu için peşpeşe birçok bölümü okumak yorabilir okuyucuyu. Ben yavaş yavaş, sindire sindire okudum. Yanımdan alıntı defterimi ve kalemimi ayıramadım. Koca bir paragrafı tekrar tekrar okuduğum anlar oldu.

Bu kitabı okurken birçok felsefeci hakkında bilgi edinip aynı zamanda hayatın tekdüzeliğine baş kaldıracaksınız. Rousseau özellikle en yakın zamanda bir eserini okumak istediğim felsefeci oldu. İlk okumam için kitap öneriniz varsa lütfen bana iletin
Kitabı tavsiye üzerine almıştım. Hayatımızın büyük bir bölümünü bir çok şey ya da şeyler yaparak geçiriyoruz. Bu kitap çok basit bir şeyi ön plana çıkarıyor: Yürümek. Evet, basit bir yürüme eylemi. ve bunun içinde çok güzel örneklere yer veriyor. Kitap içeriğinde; Nietzsche, Rimbaud, Rousseau, Thoreau, Nerval, Kant ve Gandi'yi bulacak, öykü niteliğinde hayatlara konu olacaksınız. Yapmanız gereken tek şey, tembelliği bırakıp, yürümeye başlayın. Bakarsınız; kendinizle birlikte kaldığınızda, büyük gördüğünüz sorunlar, yürüdükçe küçülmeye başlayacaktır.

"KOPMAK ZORDUR, " der Nietzsche, "bir bağı ortadan kaldırmak acı vericidir. Fakat çok geçmeden yerine yeni bir kanat çıkar."

İyi okumalar.
Sadece kitaplar arasında düşünebilenlerden, aklını kitapların dürtüklemesini bekleyenlerden değiliz biz. Bizim etho-sumuz açık havada, tercihen yolların bile tefekküre daldığı ıssız dağlarda veya deniz kıyılarında yürüyerek, sekerek, tırmanarak, dans ederek düşünmektir...
Frédéric Gros
Sayfa 18 - Kolektif Yayınları
Bana seyyar bir yaşam gerek.

Güzel bir havada, güzel bir ülkede telaşa gelmeden yol yürümek ve yürüyüşün sonunda da hoş bir manzarayla karşılaşmak, onca yaşam tarzı arasında zevkime en uygun olanı.
Göğün altında yürüyordum, İlham Perileri!
Ve kul köleydim size;

Ah tanrım, ne muhteşem aşklar düşledim!
Mümkün mertebe az oturmalı;
açık havada yürürken doğmayan, şenliğine kasların da katılmadığı hiçbir düşünceye güvenmemeli.
Önyargıların hepsi bağırsaklardan gelir.
Daha evvel de söylediğim gibi,
Kutsal Tin'e karşı işlenen esas günah,
yerinden kıpırdamamaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yürümenin Felsefesi
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055029647
Kitabın türü:
Çeviri:
Albina Ulutaşlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kolektif Kitap
“Yaşamak için ayağa kalkmamışken, yazmak için oturmak nasıl da beyhudedir.”
-Henry David Thoreau-

Nietzsche’nin Kara Orman’da yürürken göz çukurlarına dolan mutluluk gözyaşları, Rimbaud’nun tahta ayağıyla açılacağı çöllere dair kurduğu düş, yasaklı Rousseau’nun Alpler’deki adımları, Thoreau’nun Walden’daki gezintisi, Nerval’in dar sokaklardaki aylaklığı ve daha niceleri... Aylaklar, göçebeler, sürgünler, hacılar, kaçaklar, seyyahlar, münzeviler ve mülteciler yürüyorlar. Peki yürümek sadece evle iş arasında gidip gelmek, bir yerlere yetişmek ve koşuşturmak değil de evrenle özel bir ritim, akort ya da hafifleme içinde buluşmak olabilir mi? Yeryüzüyle hemhal olup kendimizi başkalaşmaya açarak yürüyebilir miyiz?

Yürümek iki mesafe arasında gidip gelmek değil yaratıcı bir eylemdir. Hem kendi yalnızlığımıza çekildiğimiz hem de toplum olarak bizi dönüştürecek bir ayağa kalkıştır. İki büklüm vücudun karşısında dikilmeye çalışan, attığı her adımda yeryüzünün gerçek bir parçası olduğunu fark eden Homo Viator’un eylemidir. Çünkü Yürüyen İnsan kendi üzerine çöken kaygı, haset ve korku yumaklarını çözer, varlığını yeryüzünün ebediyen yeni olan kalbine düğümler. Yürüyoruz, işte bu düğümü atmak için.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 74 okur

  • B
  • Murat Karahan
  • Nazlıcan Arık
  • Muhammed K
  • Hilal Oral
  • Raziye BİÇER
  • curiositas
  • Redd_Moon
  • İzzet Ali
  • Ömer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%27.8
25-34 Yaş
%44.4
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.7
Erkek
%45.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14 (6)
9
%23.3 (10)
8
%32.6 (14)
7
%25.6 (11)
6
%4.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0