Adı:
Yürüyen Kentler
Baskı tarihi:
Mayıs 2006
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756227311
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günışığı Kitaplığı
Baskılar:
Yürüyen Kentler (Yürüyen Kentler #1)
Yürüyen Kentler
352 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Her şeyden önce kitaptan nasıl haberim oldu, onunla başlayayım. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit film serileri ile tanınan Peter Jackson'ın Aralık ayında gösterime girecek olan son filmi "Mortal Engines" Yürüyen Kentler roman serisinin ilk kitabının uyarlaması. Film trailerlardan gözlemlendiği kadarıyla filmin görsel bir şölen olduğu ve en azından bu bağlamda sinema tarihindeki yerini alacağı söylenebilir. Fantastik olarak tanımlanan türü hariç bırakırsak Hollywood sinemasından pek haz eden bir insan olmadığımı söyleyebilirim. Film trailerlarında yer alan görseller beni heyecanlandırmadı der isem yalan olur. Yani filmi görmeye gideceğim. Hollywood sektöründe üretilen pek çok üründe olduğu gibi bu metninde deformasyona uğrama tehlikesi var. Her uyarlama birebir metne kalacak diye bir kural olmamakla beraber -ki zaten bu sanatın doğasına aykırıdır- işaret ettiğim deformasyon, metnin içinin boşaltılıp boşaltılmamasına yönelik bir endişe olarak tanımlanabilir. İşte bu bağlam içerisinde Philip Reeve'e ait yeni tanıştığım bu metni okunacaklar listemde ön sıraya aldım. İyi ki de öyle yapmışım. Distopik bir eser olan metnin anlatısının bir action kurguya dönüştürülme ihtimali çok yüksek. Çevirisinin iyi yapıldığını düşündüğüm metin akıcı bir olay kurgusuna sahip. Distopik bir manzara çerçevesinde tasvir edilen ve fantastik bir yanının da bulunduğu söylenebilecek dünya düzeni, romanın hemen başında içerisine çekiyor okuyucusunu. En azından bende öyle oldu diyelim. Satırlar ilerledikçe ve alt metni okudukça romanın salt bir distopya olmadığını fark ediyorsunuz. Spoiler vermemek adına karakterlere ve epizotlara değinmeden metnin kendisini kapitalist sisteme dayayan emperyalizm ideolojisi ile küreselleşen dünya alegorisi ve eleştirisi olduğunu söyleyebilirim. Yazar sistem eleştirisiyle kalmayıp fen bilimleri veya sosyal bilimler olarak ayırmaksızın bilim insanlarının söz konusu dünya düzeninin bu noktaya gelmesindeki rollerine de metninin bir çok bölümünde can acıtan ironik vurgular yapmış. Fakat söz konusu vurgular bilim karşıtlığı olarak değerlendirilmemeli. Mevzuyu sonuç odaklı olarak ele alıyor ve bu sistem içerisinde acı çeken, inleyen insan toplulukları mevcut iken muhafaza edilen tarihi birikim ile sistemi besleyen yeniliklerin anlamsız kaldığına dikkat çekiyor. Dünyaya mutluluktan çok acı veren vahşi sistemin doğrudan tasvirinden ziyade alegori ile ifadesi yöntemiyle akılda kalıcılığını hedefleyen yazar serisinin ilk kitabında bunu başarmış gibi görünüyor kanaatimce. Serinin üç kitabı daha var ve bu ilk kitabın bende bıraktığı tat diğerlerini de okutacak gibi görünüyor bana. Distopya türü sevenlere tavsiye ediyorum.
352 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Sinema uyarlamasınin arifesinde (Peter Jackson lotr. serisi)tekrar tazeleme ihtiyacı hissettim. Keyifli bi macera fantastik , postapokaliptik bir distopya, kentlerin kasabalarin gemi yada tekne gibi karada yolculuk edip birbirlerini avladiklari bir gelecek. Devam kitaplari da çok zevkli umarım sinema uyarlamasinda da aynı duyguları hissederiz.
352 syf.
·8/10
Filmi vizyona girmeden bir çırpıda okumak istedim çünkü sinema sektörüne güvenim çok sağlam değil. Kitabın genel olarak anlatımını çok beğendim. Özgünlüğü olan bir eser ve gerçekten güzel bir hayalgücü barındırıyor. Şehirlerin köyleri kasabaları yutması muhteşem bir altmetin üzerine kurulu olduğunu gösteriyor. Çok güzel bir kitap ve bence her kütüphanede olmalı.

Not: Yaptığım kitap eleştirilerine laf eden birkaç tip var onlara kapak niteliğinde bir şey söylemek isterim. İyi kitapları övüp kötü kitapları eleştirmek okuyucunun görevidir. Yazılan her safsataya alkış tutarsak abuk sabuk bir edebiyat dünyası ortaya çıkar. Kötü kitapları en ağır şekilde eleştirelim ki iyi kitapların bir anlamı olsun değil mi! Misal bu kitap çok güzel okuyun okutun ama bana ergenlerin, kişisel gelişimcilerin, sosyal medya fenomenlerinin kitaplarıyla gelmeyin o kitapları ben anca geri dönüşüm kutusuna atarım.
352 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
İnsanlar yaşadıkları dünyayı yıkmasını iyi biliyorlar. Ancak kurmasını ve korumasını pek yapamıyorlar. Kitap da böyle bir kıyamet sonrası dünyayı anlatıyor. İnsanlar yıktıkları dünyada hayatta kalmak için yürüyen kentler yapmışlar. Ancak hala akıllanmamış bu sefer bu bu mobil kentler kendi kendilerini yiyip bitirmeye başlamış. Güzel bir bilim kurgu romanı.
Kitapla ilgili incelemem: https://kitapokurum.blogspot.com/...yuruyen-kentler.html
352 syf.
·Puan vermedi
Yürüyen Kentler uzak bir gelecekte, distopik bir zaman aralığında geçiyor. Altmış Dakika Savaşları denen şiddetli bir çarpışma sonucunda tüm kıtalar yerle bir olmuş, güdümlü atom bombaları ve virüslü özel bombalar Dünya’nın neredeyse bütün kaynaklarını yok etmiştir. Hatta Kuzey Amerika kıtası o kadar kötü durumdadır ki oraya artık ölü topraklar denmektedir. Londra başta olmak üzere Avrupa’daki kentlerse devasa tank paletlerinin ve güçlü motorların yardımıyla hareket eden, mobil şehirlere dönüştürülmüştür. Artık dünyaya “Kentsel Darvincilik” hâkimdir. Başla bir deyişle, büyük şehirler varlıklarını sürdürebilmek ve kaynak elde edebilmek için küçük kentleri yutmakta ve sadece en güçlü olan hayatta kalmaktadır.

Ama bu “yürüyen kentler” fikrine herkes sıcak bakmaz. Özellikle de Asyalılar… Kendilerine Mobillik Karşıtı Birliği diyen kalabalık bir grup insan, şehirlerin sabit olması gerektiğini savunmakta ve güçlünün güçsüzü yutmasının son derece doğal karşılandığı bu düzene karşı çıkmaktadır. Himalaya Dağları’nın sarp yamaçlarının arkasına sığınan bu insanlar yerleşik hayatın son temsilcileri ve mobil kentlerin en büyük düşmanıdır.

M. İhsan Tatari

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...likle-tanisma-vakti/
352 syf.
·Puan vermedi
Bu, 2010 senesinde oğluma arkadaşı tarafından hediye edilmiş bir kitaptı. Geçen gün kütüphaneyi düzenlerken elime geçti ve (kapak resmi de bir çocuk kitabı intibası uyandırdığında) gözden geçirmek için sayfaları çevirirken kendimi yürüyen şehirlerin, politik savaşların, karmaşık maceraların içinde buldum.

Okuması zevkli, hayal gücünü zenginleştiren, dünya politik gerçeklerinin hiç değişmediğini (güç ihtirası) anlatan keyifli bir macera. Daha sonrasında biraz araştırma yapıp filminin de çekildiğini öğrendiğimde, eh onu da seyrettim (ve genel olarak kitaptan pek fazla sapmamış).

Maceraseverler ve düşünerek okuyanlar için tavsiye edebileceğim bir içerik.
352 syf.
·2 günde·7/10
Yorumum tek cümle ile 'o neydi gız??!'
Haftasonu Ölümcül Makinalar filmi izlemiştik. Hem Feka'nın serinin ingilizcesini okuyup çok beğenmesi hem de filmin yapımcıları arasında Peter Jackson olması filmi heyecanla izlettirdi. Ama öyle ahım şahım bir film değildi, olay tamam orjinal ama ne bileyim, belki oyuncular (Hugo Weaving'e lafım yok), belki ortamda birşey olmamıştı. Ay çok boşum hadi bi daha izleyim demem yani.
Neyse film, kitap karşılaştırmalarında herkesten farklı fikirler çıksa da, dedim ki kitabını da okuyayım, kendim karar vereyim. (Bu arada kitap 4 kitaplık seri.)
Dün gece başladığım 1. kitap bugün öğleden sonra bitti. Bazı yerleri bir kaç defa okudum, acaba hızlı okurken atlıyor muyum diye ama yok. Ve sonuç film ve kitap karşılaştırmasını reddediyorum.
Bi kere kişi isimleri hariç ve bir kaç olay hariç filmle bambaşka ilerlemişler. 1.kitap sonu ile 1.film sonu bile bambaşka. O yüzden serinin 2.kitabını okumadan önce büyük ihtimal araya bütün kitaplığı, arkadaşlarımın kitaplığını falan koyacağım.
Kasvetli, fırtınalı bir bahar öğleden sonrasıydı.
Londra kenti, eski Kuzey Denizi’nin kurumuş yatağı boyunca,
küçük bir madenci kasabasını kovalıyordu.

Londra, geçmişteki o mutlu günlerinde böylesi küçük bir av için
kılını bile kıpırdatmazdı. Büyük Mobil Kent bir zamanlar, kuzeyde
Buz Diyarı’nın en ücra köşelerinden güneyde Akdeniz kıyılarına dek gezinip,
bundan çok daha büyük yerleşmeleri avlayarak geçirirdi günlerini.
Ne var ki, son zamanlarda av bulmak iyiden iyiye zorlaşmış,
daha büyük bazı kentler Londra’ya iştahla bakar olmuştu.
O ise on yıldır, Tarihçiler Loncası’nın bir zamanlar Britanya Adası
olduğunu söylediği, batının nemli ve dağlık bir bölgesinde
pusuya yatmış, kendinden büyük kentlerden saklanıyordu.

Bölgenin nemli tepelerinde kurulu tarım kasabaları ve durağan
yerleşim alanları dışında hiçbir şey yememişti bu on yıl boyunca.
Neyse ki sonunda, Belediye Başkanı, Londra’nın, kara köprüsünden
geçerek Büyük Av Alanı’na dönme zamanının geldiğine karar vermişti.
Yüksek izleme kulelerindeki gözcüler madenci kasabayı
fark ettiğinde, Londra kara köprüsünü daha yeni yarılamıştı.

Kasaba otuz iki kilometre ötede tuz tabakalarını kemiriyordu.
Londra halkına göre bu, tanrıların bir işaretiydi.
Belediye Başkanı bile (O ne tanrılara ne de işaretlere inanırdı)
bunun doğuya doğru yolculukta iyi bir başlangıç olduğunu düşünüp,
kovalamanın başlaması için emir verdi.
Madenci kasaba yaklaşan tehlikeyi görüp kaçmaya çabaladıysa
da, Londra’nın altındaki devasa tırtıllı paletler giderek artan bir hızla
dönmeye başlamıştı artık. Çok geçmeden kent, sıcak bir kovalamaca
içinde gümbürdeyerek ilerliyordu.

Bir düğün pastası gibi yedi kattan oluşan, hareketli metal dağın alt
katmanları motor dumanına boğulmuşsa da, zengin villaları üst güvertelerde
pırıl pırıl parlıyor; en tepede, çorak topraktan altı yüz metre yüksekte
de Aziz Paul Katedrali’nin altın haçı ışıldıyordu.
Katherine elini tutmak için uzanınca, silkindi Bevis. "Hayır! Biri görür. Mühendisler'in birbirine dokunması yasaktır..."
"BEDENİNİ LONDRA'YA GERİ GÖTÜRECEĞİM" dedi Shrike kıza. "CROME SENİ BİR DEMİR KADIN OLARAK YENİDEN DİRİLTECEK. ETİN ÇELİKLE, SİNİRLERİN KABLOLARLA, DÜŞÜNCELERİN ELEKTRİKLE DEĞİŞTİRİLECEK. ÇOK GÜZEL OLACAKSIN! SONSUZA KADAR YOLDAŞIM OLACAKSIN."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yürüyen Kentler
Baskı tarihi:
Mayıs 2006
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756227311
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günışığı Kitaplığı
Baskılar:
Yürüyen Kentler (Yürüyen Kentler #1)
Yürüyen Kentler

Kitabı okuyanlar 61 okur

  • Vahit Can Keskin
  • tabby cat

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0