Adı:
Yürüyen Şato
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
293
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053750901
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Howl's Moving Castle
Çeviri:
Bülent O. Doğan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Hayao Miyazaki'nin Oscar adayı olan animasyon filmi Yürüyen Şato'nun asıl hikâyesi...

Diana Wynne Jones'un usta kaleminden çıkan eğlenceli, macera ve sürprizlerle dolu olağanüstü bir roman...

Sophie Hatter üç kız kardeşin en büyüğü olmak gibi kara bir talihe sahiptir, öyle ki kısmetini aramak için evinden bile ayrılamamaktadır. Ancak farkında olmadan Çöl Cadısı'nın hiddetini üstüne çektiğinde, korkunç bir büyünün etkisi altında kalır: O artık yaşlı bir hanımdır. Bu berbat durumdan kurtulmasının tek yolu, tepelerde durmadan hareket eden bir şatodan, Büyücü Howl'un şatosundan geçmektedir. Sophie büyünün bozulmasını sağlamak için, kalpsiz Howl'la başa çıkmaya, bir ateş ciniyle pazarlık yapmaya ve Çöl Cadısı'yla karşı karşıya gelmeye mecburdur. Bu macera sırasında Howl'un ve kendisinin- bilinmeyen ve olağanüstü yanlarını keşfedecektir.
"Mizah, büyü ve aşkın muhteşem bir karışımı." Publishers Weekly Diana Wynne Jones son kırk yılın en iyi çocuk kitabı yazarı.
(Tanıtım Bülteninden)
KALP AĞIR BIR YÜKTÜR

Hayao Miyazaki'nin Oscar adayı olan animasyon filmi Yürüyen Şato'nun asıl hikâyesi…

Söylentiler o dur ki yazarımız Diana Wynne Jones bir gün rastgele bir okula kitapları için söyleşiye gider ve orada olan bir miniğimiz ondan kendi kendine yürüye bilen bir şatonun hikayesini yazmasını ister ve bizim can yazarımız hemen işe koyulur.

Bilen bilir kullanıcı adım bile Miyazakinin oluşturduğu bir karakter . Miyazakinin her yapıtı benim için mihenk taşları gibidir ve Howlun yürüyen şatosu da öyle. Böyle bir hayal gücü ve yetenek görülmüş değil.

Hikâyemize gelecek olursak 3 çocuklu bir ailenin en büyük kızı olan Sophie nın babasının emaneti olan şapkacı dükkanını çalıştırken günlerden bir gün onu ziyaret eden Çöl cadısı tarafından büyülenmesi.
Ve hayatının tepetaklak olduğu zamanlarda kendini genç kızların kalbini çalan Howlun şatosunda bulması.
Howl gibi kalpsiz ve bencil olan bir büyücü kim bilir neler yapacak bizim Sophie'mize. Yalnız Howl haddinden fazla yakışıklı ve çekici ona göre ^-^
Ateş cinimiz Calcifer ve minik yardımcımız Micheal i unutmayalım.
Ha bir de farklı bir süpriz ile gelen Şalgam Kafayı. Merak etmeyin onlar bizden yana :)

Fantastik ve bir o kadar güzel bir dünya olan bu başyapıtın herkes tarafından okunmasını ümit ederim.

Peki Howl bu kadar kötü mü?
Sophie gibi sıradan bir kız onu kazanabilecek mi?
Ya da büyü ortadan kalkacak mı?

Bu soruların cevabını bulmak için
Yürüyen Şatoya gitmek gerek ;)
Öncelikle Kitabı yazdığı ve Hayao Miyazaki'ye ilham olduğu için Diana Wynne Jones'a, Oscar'a aday olacak kadar güzel bir animasyon yaptığı için de Hayao Miyazaki'ye ve Hayao Miyazaki'yi de tanımamıza vesile olan TRT4(Çoçuk)'e sevgilerimi sunarım.. Kitabı okumaya başlayınca tekrar izledim ve seviyorum ya burayı deyip Ghibli'nin sunduğu koca hayal gücünün dokuduğu kalbi gösterdim (evet esinlenme olsa da çizimler de ayrı bir hayal gücü, hak yemeyelim)
Önce filmini izledim ki filmi de ayrı güzel.. Elbette kitap ve film buz dağının görünmeyen yüzüydü.. İkisini de ayrı ayrı sevsem de kitabın bambaşka olması ve filme yansıtılmaması da üzdü.. İlginç olan kitap ve filmde bağdaşmayan yerlerden biri saçların rengi konusuydu.. Onun dışında ise Howl'un kırdığı yumurta sayısıyla filmdeki aynıydı ne tuhaf ama!
Büyük kız kardeş olmak belki de Sophie'nin kendine yaptığı harici bir lanetti çünkü her kötü şeyi büyük kız kardeş olmasına bağlıyor..
Cadı onu lanetledikten sonra oldukça sakin şekilde karşıladı ve "Her şey yoluna girecek ihtiyar." dedi (kahretsin burası filmde mi vardı kitapta mı?! Hep şaşırırım işte böyle) Bu beni şaşırtsa da bunu iki şeye bağladım.. İlki Sophie'nin zaten hep kurtulmak ve tüymek için çok iyi bir neden aramasıydı (her ne kadar sağduyulu olsa da her insan sağlam bir nedenle tüymenin hep zararsız olduğunu düşünür ki bunun için kimse suçlanamaz ha?) İkinci olarak da yine kahretsin kitapta mı filmde mi olduğunu hatırlamadığım bir nokta: "Yaşlanmanın en iyi yanı da artık insanın hiçbir şeye şaşırmıyor olması.."demişti Sophie.. Bu da bana yapılan lanetin oldukça esaslı bir yaşlılık laneti olduğunu gösterdi öyle ki çoğu kez yaşlılara özgü söylemler ve davranışlar da bulunuyordu Sophie.. Bu sakinliği bu ikisinden biri kısaca..
Kitap filme oranla ve beklediğimden de komik çıktı.. Howl'un ve Sophie'nin atışmalarını gülerek okudum ve yazarın çok iyi iş çıkarttığını düşündüm..
Bir ara akışı kaçırıyorum sandım, her şey hızla birbirine karıştı.. Neyse ki topladım..
Karakter olarak Howl hep aşık olduğum serseri.. Aslen o kadar iyi niyetli ki ölmekten korkan bir yıldıza yaşaması için kalbini veriyor ve sürekli kızları sevmeye çalışıyor, elbette kalbi olmadığı için aşık olamıyor.. Kız düşkünü Howl aslında böyle mikemmal bir adam..
Kitap bana huzur verdi, yaşam enerjimi yükseltti.. Normalde okuduğum PDF dosyalarını silsem de (J.K.Rowling'inkileri sildim düşünün) bunu asla silmeyeceğim ve bulduğum an kitabını alacağım..
Kitabın sonuna doğru çoğu şeyi anlabiliyoruz onun öncesi hep bir acaba.. Kitap bitince bir miktar üzüldüm ama toparlandım ve iyi kitapların bitişinde yaptığım gibi usulca gülümsedim ve saygı duydum..
yürüyen şato gerçekten çok güzel kitapın filmini izleyip okumak daha güzel karakterleri hayal edipte okumak bence eyer filmini izlemeyi okusaydım eminim hiç beyenmezdim kitapta çok güzel maceralar var herkese okumasını tavsiye ederim
Kitap, filmden daha iyi bence. Filmde kafama takılan bazı detayları kitapta buldum. Eğlenceli, fantastik ve yaşadığız dünyayı size unutturuyor bazen. Hatta bazen çok daldığınız da nerdeyim ben duygusu bile geliyor.
Yıllar önce filmini izlemiştim ve çok beğenmiştim...Kitabının olduğunu gördüğümde hemen aldım...Kitapta filmi kadar çok güzel... Okumanızı tavsiye ederim.
Hayatımda okuduğum en tatlı kitaptı
Miyazaki'nin animelerinde bambaşka bir ruh var. Muhtemelen animesini izlemeseydim kitabı sevmezdim.
Karakterleri gözünün önüne getirirerek okuyunca daha eğlenceli okunuyor.
Konusuna gelirsek;
3 kızın en büyüğü olan Sophie'nin sıkıcı bir hayatı vardır. Bir gün çöl cadısı tarafından yaşlı bir nineye çevirilir. Ailesinin kendisini bu şekilde görmesini istemeyen Sophie kısmetini aramak için bir yolculuğa çıkar ve bu yolculuğunda başına çeşitli olaylar gelir...devamı kitapta^-^
Merhabaaa 1000kitap okurları

* Bu platformu çok ama çok
sevdim. Çünkü insanların kitaplar hakkında fikir edinebildikleri bilgi paylaşımı olan bir yerde bulunmak muazzam bir olay. O yüzden bu işte benim de parmağım olsun istedim.
Konumuza dönersek-->

2008 yılında (yanlış hatırlamıyorsam) TRT , Hayao Miyazaki'nin animelerini yayınlıyordu.Sevmek bir yana bayılarak izlerdim. Yani önce animeyi izlemiş daha sonra kitabı okumuş biri olarak yorumluyorum.

Howl,Sophie,Calcifer,Michael, Çöl Cadısı vs. karakterlerimiz var kitapta. Benim en sevdiğim karakter, ateş cini Calcifer oldu. Kitaba eğlence katan bir karakterdi.

Howl da şehirdeki söylentilere göre birisi miydi acaba?
Sophie'nin yaşlandıktan sonraki tepkisi ne oldu? Hayatı nasıl devam etti? Bu soruların cevaplarını sayfaları çevirdikçe öğreniyoruz tabi.

Genel olarak Howl ve Sophie'nin çabalarını görüyoruz. Howl'un kendini bulma çabasını (örtük bir şekilde de olsa var) , Sophie'nin kendisine yapılan büyüyü bozma çabasını...
Hem kim bilir, büyüsünü bozmak için çabalayan birileri daha vardır ? :)

Kitap, fantastik severler için hazine nitelikte bir kitap. Her yaşta okunabilecek türden.Kısacası tam şu sonbahar günlerinde okunacak tatlı bir kitap.

Şunu yazmadan geçemeyeceğim: Kitabın başındaki bir olay az ileride karşımıza sürpriz bir şekilde çıkıyor. Hem şaşırtıcı hem sevindirici türden.

*Bana kitap mı yoksa filmi mi gibi soranlar da oldu. Net bir yanıt veremem fakat önce kitabı okursanız film size biraz eksik ve farklı gelebilir.
•°
Hayao Miyazakinin animasyon dünyasından daha farklı bir dünya ile karşılacaksınız. Aynı karakterlerle farklı hikayeler olarak değerlendirmek lazım.
Bir yanda sürekli kendini ailesini bahane ederek sınırlayan Sophie'nin, diğer yanda savaşın çirkinliğine dayanamadığından kendini farklı göstermekten çekinmeyen Howl'un kesişen büyülü dünyası...
Diana Wynne Jones - Yürüyen Şato
Sayfa sayısı:293
Tür:Roman, Fantastik
"Hayao Miyazaki'nin Oscar adayı olan animasyon filmi Yürüyen Şato'nun asıl hikâyesi…
Diana Wynne Jones'un usta kaleminden çıkan eğlenceli, macera ve sürprizlerle dolu olağanüstü bir roman…
Sophie Hatter üç kız kardeşin en büyüğü olmak gibi kara bir talihe sahiptir, öyle ki kısmetini aramak için evinden bile ayrılamamaktadır. Ancak farkında olmadan Çöl Cadısı'nın hiddetini üstüne çektiğinde, korkunç bir büyünün etkisi altında kalır: O artık yaşlı bir hanımdır. Bu berbat durumdan kurtulmasının tek yolu, tepelerde durmadan hareket eden bir şatodan, Büyücü Howl'un şatosundan geçmektedir. Sophie büyünün bozulmasını sağlamak için, kalpsiz Howl'la başa çıkmaya, bir ateş ciniyle pazarlık yapmaya ve Çöl Cadısı'yla karşı karşıya gelmeye mecburdur. Bu macera sırasında Howl'un -ve kendisinin- bilinmeyen ve olağanüstü yanlarını keşfedecektir."

*****************************************************************
Çok güzel bir kitapla geldim!
Kitabın geçtiği sihirli evrende, gizli güçleri olan şapkalar, yedi fersahlık çizmeler, büyüler, cadılar ve büyücüler var. Ve çok daha fazlası.
Kitabımızın ana karakteri Sophie, üç kızın en büyüğü ve bunun bir lanet olduğuna ve asla evlenemeyeceğine inanıyor, bir gün onun cadıyla karşılaşmasıyla macerasına adım atıyoruz.

Kitabın dili bakımından bana kalırsa çocuk masalı değil, belki gençler için olabilir, anlanılması beklenen hislerden dolayı. Konuların bağlanması da çok başarılıydı.

Sophie, Howl, Calcifer, Michael, Bayan Fairfax, bütün karakterlere bayıldım, umarım Uçan Şato'da yine karşılaşırız.

Ve beklemediğim bir sonla bitti, bu tarz aşklara bayılıyorum, sihirli ve masum.
Severek okudum, yüzümde bir gülümsemeyle bitirdim.

Tavsiyemdir, ayrıca animasyonu da varmış aynı isimle, onu da izleyebilirsiniz.

#book #bookie #booking #bookstagram #read #yürüyenşato #ithaki #diannewynnejones #kitap #bookish
Hayao Miyazaki'nin Diana Wynne Jones'un eserini canlandırmasıyla tanıştığımda çok küçüktüm. Bilinç yaşımdan da küçüktüm ilk aşkım Miyazaki'nin çiziminden çıkma Büyücü Howl olmuştu. Belki yüzlerce, belki binlerce kez izledim bunu. Gerçi, izlemeyen kalmamıştır değil mi?

Kitapları almak için yaşım fazla gecikti ama ruhum hâlen çocuktu, benim için sorun değildi. Wynne Jones'un tüm kitaplarını aynı anda alıp ilk Yürüyen Şato'yu okudum. Miyazaki'nin oluşturduğu karakterlerden sonra o kişileri farklı simalarla hayal etmek çok zordu, kabul ediyorum. Ama gayet eğlenmiştim. Kitap çocuk, yetişkin yaşı fark etmiyor kanımca. Wynne Jones her kitleye hitap edebilen birisi olduğunu düşüyorum.

Howl'a çocukken aşıktım kitabı okurken bir daha aşık olmuştum. Sophie'ye zaman zaman üzüldüm, zaman zaman sevindim. Bu duyguları kitap size apaçık yansıttıktan sonra yaşı kim umursar ki? Mutlaka okumalısınız. İnanın, izlemekle kalmıyor. İyi okumalar dilerim.
Bu kitap hakkında nasıl bahsedebilir açıkçası pek emin değilim. O kadar güzel ve eşsizdi ki! Sürükleyici, bundan şüpheniz olmasın, hatta öyle sürüklüyor ki kendi dünyasına dolabınızı açıp yedi ferahlık çizmelerin orada olup olmadığına bakarsınız geliyor. Her karakter çok ayrı ve etkikeyici. Calcifer, Michael, Sophie ve özellikle Howl... Her karakterde içinizden bir parça bulabiliyorsunuz. Kitap incelemede pek iyi değilim ama bu kitabı (özellikle büyü ilginizi çekiyorsa) kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
hayao miyazakinin animasyona uyarlamasıyla bilinir. içindeki küçük, romantik ve iç ısıtan hikayeyi okumak isteyeceksiniz. hayao miyazakinin imzasıyla unutulmazların arasına adını kazımıştır.
"Neredeyse aptalca bir içgüdüyle, daha bir saat önce yaşıyordu! diyecekti. Kendini tuttu, çünkü ölüm böyle bir şeydir: İnsanlar ölünceye kadar yaşarlar."
Daha bir saat önce yaşıyordu! diyecekti. Kendini tuttu, çünkü ölüm böyle bir şeydir: İnsanlar ölünceye kadar yaşarlar.
''Kes şunu be kadın!" dedi. "Zavallı örümcekleri rahat bırak!"
" Bu ağlar tam rezillik!" dedi Sophie onları süpürgeyle
toplarken.
"Öyleyse ağları indir ve örümcekleri bırak,"dedi
Howl.
Herhalde örümceklerle şeytani bir bağı var, diye düşündü Sophie. "Ama yine ağ örerler," dedi.
"Ve sinekleri yakalarlar, bu da faydalı bir şey," dedi Howl.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yürüyen Şato
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
293
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053750901
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Howl's Moving Castle
Çeviri:
Bülent O. Doğan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Hayao Miyazaki'nin Oscar adayı olan animasyon filmi Yürüyen Şato'nun asıl hikâyesi...

Diana Wynne Jones'un usta kaleminden çıkan eğlenceli, macera ve sürprizlerle dolu olağanüstü bir roman...

Sophie Hatter üç kız kardeşin en büyüğü olmak gibi kara bir talihe sahiptir, öyle ki kısmetini aramak için evinden bile ayrılamamaktadır. Ancak farkında olmadan Çöl Cadısı'nın hiddetini üstüne çektiğinde, korkunç bir büyünün etkisi altında kalır: O artık yaşlı bir hanımdır. Bu berbat durumdan kurtulmasının tek yolu, tepelerde durmadan hareket eden bir şatodan, Büyücü Howl'un şatosundan geçmektedir. Sophie büyünün bozulmasını sağlamak için, kalpsiz Howl'la başa çıkmaya, bir ateş ciniyle pazarlık yapmaya ve Çöl Cadısı'yla karşı karşıya gelmeye mecburdur. Bu macera sırasında Howl'un ve kendisinin- bilinmeyen ve olağanüstü yanlarını keşfedecektir.
"Mizah, büyü ve aşkın muhteşem bir karışımı." Publishers Weekly Diana Wynne Jones son kırk yılın en iyi çocuk kitabı yazarı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 120 okur

  • Tuğçe yaman
  • Merve
  • Selcan Krt
  • zahide küçükyıldız
  • sevda
  • Ersin
  • NDÇ
  • Burcu
  • Gülşah
  • İrem Güven

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%8.3
18-24 Yaş
%41.7
25-34 Yaş
%30.6
35-44 Yaş
%8.3
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83.1
Erkek
%16.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%49.3 (33)
9
%26.9 (18)
8
%10.4 (7)
7
%9 (6)
6
%1.5 (1)
5
%1.5 (1)
4
%0
3
%1.5 (1)
2
%0
1
%0