Yusuf ile Zuleyha (Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün)

·
Okunma
·
Beğeni
·
14.202
Gösterim
Adı:
Yusuf ile Zuleyha
Alt başlık:
Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753625579
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Nasıl herkese duyurur da sesimi derim: “Bu anlattığınız ben değilim. Ben bu anlattığınız değilim. Yusuf'u ben nasıl yerim? Ben Yusuf'u nasıl yerim?” Sözünün bu kısmına gelince kurt, nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı. Gri tüylerle kaplı göğsü, ön ayakları ıslandı. Bir ah çekti derinden derine. Islak burnu daha ıslandı. Ve devam etti: “Ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım. Alnıma sürülen bu kapkara lekeyi neyle, nasıl yıkayayım? Öyle bir leke ki değil bana, yeter kıyametin kopacağı güne değin gelip geçecek tüm torunlarıma. Tek muradım, bütün yaratılmışların sahibi olan Tanrım. Bu ayıpla yaşatamazsın beni. Ya alsın yeni doğmuş bütün kurt yavrularıyla birlikte canımı, kurt neslinin dalı yaprağı burada kesilsin, ya da adım temize çıksın.”
224 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
.
Ne istersin hayattan. Peki ya Allahtan ne istersin.

... kardeşleri sırtından vurmuştu Yusuf’u. 
Bir kuyuya düşmüş karanlıkta kalmıştı Yusuf.
Lakin alemlerin Rabbi olan Allah onu Kuyuda da yalnız bırakmadı..
Rabbini anarak aydınlatmıştı karanlık kuyuyu.
Rabbim sen en iyisini bilirsin demişti, sana teslimim demişti Yusuf peygamber. 

Öylesine güzel bir peygamber, ki o Rabbinden gelen her sıkıntıya şükretti.
Belki de en zor şeyle sınandı, sabırdı bu.  O ne güzel bir peygamberdi. Kuyuda yapayalnız bir çocukken mısıra peygamber oldu.

O ne iffetli bir gençti ki kendinden korkup, şeytanın şerrinden Allaha sığındı.
Günah işlememek için zindanı tercih etti.
Yaşadığını bilmedi. Yaşadığını bilseydi acıyacaktı
İffetin yalnızca kadına ait olmadığını gösteren güzel bir örnektir hz. Yusuf.
İlk tesettür ayeti ilk önce erkeklere inmedi mi?
Peki ya o zaman Yusuf’un koruduğu neydi.  İffetli olmak önce erkeğin payına düşer sonra kadına.
Böyle bir insana Züleyha nasıl aşık olmasın. Tüm benliği ile Yusuf'a bağlanmamak elde değildi.
Ne güzeldir sabırla beklemesi
Züleyhanın her duasında yer almak ne güzeldi. Rabbim hayırlı dualarla bizi bekleyen eşler nasip etsin bize.

  Ey Yusuf ne güzel peygambersin sen öyle sana olan sevgisi sayesinde gerçek aşkı buldu Züleyha. Rabbine yöneldi. Kalbindeki putları yıktı.


Anlayabilen için çok güzel ve özel hikayedir. Hz. Yusuf ile Züleyha'nın hikayesi... İffetini koruyan genç bir Yusuf, öte yandan sabırla dua ile Yusuf’u bekleyen Züleyha

Rabbim Yusuf peygamber gibi iffetli insanlar çıkarsın karşımıza.
Ne demiş hz. Ali
Rabbim öyle eşler nasip etsin ki onun Müslümanlığı karşısında kendi müslümanlığımıza çeki düzen verelim.

Son olarak şunu eklemek istiyorum.

Biz insanoğlu dünyevi acılar içinde kaybolup gidiyoruz. Ekmek parasına, sevda masalına takılıp gidiyoruz asıl amacımızı unutuyoruz. Herşey anında olsun istiyoruz. Olduğunda pişman oluyoruz. Hayır ile şerri birbirinden ayıramıyoruz. Oysa ki olduğumuz durumu beğenmeyip başımıza gelenler yüzünden Allah'a isyan ediyoruz. Halbuki sabır ile şükür ilacını kullanarak ne güzel yaşarız ama unutuyoruz
Ne güzel örnektir Yusuf peygamber- sabrın peygamberi.
Sabrederek bir yere kral olamayabiliriz ama şükredip Allah katında yüceliriz.

Rabbim hepimize Hz. Yusuf peygamberin sabrını versin...

KEYİFLİ OKUMALAR
224 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Ben ilk defa Yusuf ile Züleyha'nın hikayesini okudum ve ilk defa bir Nazan Bekiroğlu eserini okudum sonra dedim ki neden daha önce okumamamışım acaba?
Nazan Bekiroğlu ' nun öyle ustaca kullandığı bir dili var ki hayran kaldım, her cümlesi ayrı bir şiirsellikle yazılmış. Çok basit bir cümleyi bile öyle bir yazıyor ki hayran kalmamak elde değildi.
Bir aşk bu kadar güzel anlatılabilirdi. Hem beşeri hem ilahi aşk. ..
Çok güzel bir hikaye, Yûsuf'un Züleyha'nın hissettiklerini siz de hissediyorsunuz neredeyse..
Mutlaka okunması gerekiyor umarım okunur. Keyifli okumalar. :)
224 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bu inceleme, yaptığım ilk inceleme. Haliyle birazcık heyecanlıyım, lütfen heyecanımı mazur görün. :)

Nazan Bekiroğlu hanımın kalemi, üslubu
çok farklı. Ruha çok iyi gelen, kalbe hitap eden ama bir yandan da zihni yoran bir kalem.
Kitabı okumaya başladığım günden beri kitabın etkisini üzerimde o kadar çok hissettim ki, kitap kelimelerle ifade edemediğim bir ruh haline büründürdü beni. Okudukça kitaplaştım, okudukça iyileştim.

Okunması herkese nacizane tavsiyemdir.
Okurken çok güzel tevafuklarla karşılaştım,
o yüzden isteyenlere bir diğer tavsiyem de Yusuf Suresi ile birlikte okunmasıdır.

İyi okumalar diliyorum..:)

“Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.” (Yusuf suresi/ 3. âyet)
224 syf.
Kim düştü kuyuya, Yusuf mu, Yakup mu, Züleyha mı? Zindan kimin kaderi, Yusuf'un mu, Yakup'un mu, Züleyha 'nın mı?
Yusuf'un rüyasında güneş vardı, ay vardı, Yusuf'un rüyasında tam onbir yıldız vardı...
Nerede ki devlet ve muhabbet var, nerede ki hâl ve makam var, orada kıskançlık vardı...

Böyle başlıyor hikâye. Hangi hayat vardır ki içinde cefa olmasın, hangi yol vardır ki üstün bir kudret eliyle çizilmesin. İçinde kuyular, çöller de bulunsa, her kapısı ayrı çiçekli zindanlar da bulunsa, değil mi ki hiçbir yaşanan sebepsiz gelmez başa...

Sonra, çöl utandı, kurt utandı, kuyu utandı, ayna utandı. Nasıl olsa yanlış hesap dönerdi gittiği yerden. Aklanacak, anlanacak günü beklemek de imtihandı...

Yusuf ki sabırdı. O Mah-ı Kenan'dı. Güzeldi Yusuf. O kadar ki, en çok Züleyha 'ya imtihandı...

Ahsenü'l kasas...
Biz bildik diyelim, dinledik diyelim bu kıssayı, her kalemde ayrı bir lezzetle, her kelâmda yepyeni duygularla yine de ilk defa tamamlamıyormuş eksikler gibi...
Tevrat ve Kur'an-ı Kerim'de anlatılan bu kıssa, halk hikâyesi ve mesnevî olarak da birçok defa kaleme alınmıştır.
Beşerî aşktan ilâhi aşka uzanan bu yola Nazan Bekiroğlu 'nun kalemiyle çıkmak ise, yüreğin her köşesine dokunarak yürütmektir bir nevi.

Şimdi ben, Yusuf,tut ki Mısr'a azizim, efendiyim. Boynumdaki künyede hâlâ vasfım yazılı, Züleyha'ya köleyim...

Nazan Bekiroğlu' nun cümleleri kullanmaktaki ustalığı Yusuf ile Züleyha kitabında da sade ve akıcı bir üslupla aktarılıyor bizlere.

Adım ne Yusuf ne Züleyha
Bu kuyuda yeniyim.
Kuyu serin
Kuyu yüreğimden de derin...

Keyifli okumalar.
224 syf.
"Yusuf ile Züleyha” adlı eseri Nazan Bekiroğlu, kitabı altı bölüm şeklinde oluşturmuştur.

-SÖZ BAŞI: Her hikayenin bir başlangıcı, gelişmesi ve sonucu vardır ya hani. Yaptığı o muazzam tasvir ve akıcı üslubu bu bölümde farkedilmektedir.

- YUSUF'UN RÜYASI: Ayeti kerime de geçen “ Bir vakit Yusuf babasına: «Babacığım, ben rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki, onlar bana secde ediyorlar.» dedi.(YÛSUF SÛRESİ/4.) Hz.Yusuf’un başına gelen, ve gelecek olan olaylardan bahsediyor.

DİĞER BÖLÜMÜN KONULARI: Yusuf’un güzelliği, gördüğü rüya, kardeşlerinin kıskançlığı, Hz.Yakub’un Yusuf'a düşkünlüğü, kardeşlerin kıskançlık uğruna Yusuf'u ölüme terketmeleri veya sanmaları.

-ZÜLEYHA'NIN RÜYASI: Züleyha’nın rüyası, pazara düşen Yusuf’u esir olarak yanına alması, Yusuf’un Züleyha’nın yanında büyümesi, Yusuf’a karşı bakışının değişmesi… Mısırlı kadınların Yusuf’un güzelliğine kayıtsız kalmaması, Züleyha’nın Yusuf’u odasına çağırması, gömlek hadisesi ve zindan…

-FİRAVUN'UN RÜYASI: Rüya gören Firavun'un gördüğü rüyanın tabiri için Yusuf’a başvurması anlatılmaktadır.
-YUSUF'UN DUASI: Rabbim! Mülkten bana nasibimi verdin. Ve bana rüya ilmini öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni Müslüman olarak öldür. Ve beni Salihlerin arasına kat! (Yusûf,101)

- SON SÖZ, YAZININ KADERİ: Nazan Bekiroğlu’nun kitap hakkındaki son sözleri bu bölümün içeriğini oluşturmaktadır.

Kitabı okuyunca daha iyi anlayacağız ama öyle bir kıssa ki Yusuf ile Züleyha, hissemize inanın ki çok şey düşüyor.

Kalbinin bir köşesine dokunan hikaye nedensiz yazılmıyor...

" Şaşılacak kadar eksik kalmayacak mı yine de, bitti zannedilen hikâye?"

Gece birazdan bitecek. Hastaların ıstırabı, uykusuzluğu annelerin, zaman güne değecek...

Kitabı çok beğendim sade , şiirsel ve akıcı insanı yormayan anlatımı var...
224 syf.
·10/10
Aşkın bir adı da SABIRDI...

Yusuf'un aşkıyla Züleyha öyle bir hale girdi ki , artık her şey ona Yusuf demekti ...

Züleyha , Yusuf'a bir mektup yazmaya başlayınca Yusuf diye başladı Yusuf diye bitirdi. Gördü ki hitaptan öteye geçemedi. Ve Züleyha'nın lügatında Yusuf'tan öte sözcük yoktu.

'' Dilim Yusuf'un adından başka bir sözcük telaffuz edemiyorken kuştan , ağaçtan , sudan nasıl söz açarım? Nasıl olur da Yusuf olmayan bir ismi ağzıma alırım?
Bundan sonra dedi Züleyha , nasıl eskisi gibi konuşur , eskisi gibi güler ve ağlarım? ''

''Bundan böyle sözcük dağarcığım Yusuf'un dilinden dökülen sözcükler kadardır. Sadece sözcüklerim değil , hayat sözcükler kadarsa varlığım da Yusuf kadardır.'' dedi.

Ömrünü ayaklarımın altına atacak yiğitler çoktur Mısır ülkesinde ... Ama ille Yusuf ille kölem olan Yusuf görsün beni ...

İşte böyle yalvardı Züleyha Yusuf'un Rabbine . Aşkı o kadar güzel anlatmış ki Nazan Bekiroğlu ...
Mutlaka Okuyun ;)
224 syf.
·9/10
Merhabalar Nazan Bekiroğlu bu eserinde hepimizin bildiği bir konuyu yani Yusuf ile Zuleyha’yı anlatıyor.Eser sayesinde daha fazla güzelleşen Yusuf ile Züleyha’nın tüm yaşadıklarını gözlerinizin önüne gelecek ve bir film şeridi gibi hiç sıkılmadan okuyacağınız bir eser.Diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da üslubu çok iyiydi.Aşk dolu edebi ve şiirsel bir eser.Sıkılmadan bir çırpıda okuyacağınız bir eser Okumayanlar var ise şiddetle tavsiye ederim. İyi okumalar...
224 syf.
·5 günde·8/10
Uzun zamanıdır Nazan Bekiroğlu okumak istiyordum fakat hangi kitabından başlayacağım konusunda kararsızdım. Yusuf ile Züleyha'dan başlamak nasipmiş. Yazarın çok güzel ve kendine has bir üslubu var okurken hiç yorulmuyorsunuz. Okudukça ordan oraya savruldum. Günümüzde yitip giden değerler üzerinde düşündüm. Mesela üniversite yıllarıma gittim şöyle bir, elimde sallama bir tesbih, tabii tesbih dediğin ağırlığından belli olur. Simsiyah taşları ve üzerinde ki işlemelerle, ağırlığıyla Oltu çok hoşuma gitmişti o zamanlar. Anlatmak istediğimden sapmadan konuya gireyim. O zamanlar sürekli bu tesbihle sabır çeker dururdum. Ezeni ezmek gibi birde gaye edinmiştim. Gördüm ki ezilen günü geldiğinde ezen olabiliyor. Anladım ki insanlar kötü ama kötülük yalnızca onlardan değil biraz da bizim sınavımız bu. Fakat sabretmek gerçekten bu muydu. Sadece sabır dilemek miydi ? Elbette bu değildi. Sabretmek karşınıza çıkan bir sıkıntının, bir bela ve musibetin Allah'tan geldiğini bilmek. Dua etmek namaz kılmak değil miydi. Yusuf kuyuya düştüğünde, zindanlara atıldığında rabbinden başkasına sığındı mı? Rabbinden vaz mı geçti? Peki iffet neydi? O bize unutturulan, filmlerle dalga geçilen iffet. Üç günlük göğe bakmalı aşklarda yitip giden iffet... Dünyanın gelip geçici olduğunu unutmadık mı? Uzadıkça uzar bu yazı, iffet, imtihan, sevgi, gençlik, dua, tövbe, sabır ve daha birçok kelimeyle. Yusuf ile Züleyha...
224 syf.
·5 günde
Yusuf'un güzelliğine, iffetine pranga vurulmaz. Yusuf zindan görmedi, zindan Yusuf'u gördü. https://www.youtube.com/watch?v=BgKJ2mcIQSo
Zindan! lafta iki hece diyor üstad. Zindan! Ne insanlar çürütüyor o zindan, ne masumlar düşüyor o zindana, suçlu olsa da ne mağdurlar düşüyor o zindana. Mesela bugün Çanakkale bir çocuğunu toprağa verdi, diğerini de zindana verecek.
Amentüdendir, Peygamberimizin yeri ayrı ama biz diğer peygamberlere de inanır ve muhabbet besleriz. Ama benim hikayesini en sevdiğim peygamdir Yusuf (a.s), babasıyla sevgisi, kardeşleri tarafından kuyuya atılması, esir pazarları, kölelik, Züleyha'yıve bütün Mısır kadınlarını kendine aşık edecek güzelliği ve nihayet bir iftiraya maruz kalıp zindanlara düşmesi, bitti mi hayır, zindandan sonra ülkenin en önemli yöneticilerinden biri olması ve kardeşleriyle yıllar sonra tekrar karşılaşması..
Bu menkıbeleri çok iyi biliyorum, ekseriyetini teferruatlı bir şekilde okudum, dinledim, bir de Nazan Bekiroğlu'ndan okumak nasip oldu, bu vesileyle de kendisiyle tanışmış oldum, ben daha önce hiç okumamıştım yazarı. Malesef çağımız yazarlarına karşı bir önyargım var ama kitabı beğendim, şelaleyi beğenen amca kadar değil tabi, mikemmel diyemem ama iyiydi, şiir gibi anlatmış olayı, belki hikayeyi bilmiyor olsam daha çok etkilenirdim.
Tasavvuf edebiyatı okumuyordum bir dönemler.Trabzon'da Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde sohbet etme imkanı buldum Nazan Bekiroğlu'yla.Çok hanım,çok zarif,çok sade ve samimi gelmişti.Çok iyi bir enerji yakaladık sohbetimiz esnasında.Kendisinin edebiyat profesörü olduğunu bilirdim,kitaplarından haberdardım fakat okumamıştım.Nar Ağacı,Lâ,Mimoza Sürgünü derken Yusuf ile Züleyha kitabını da okumak istedim.Tasavvufa merak sardığım zamanlardı.İyiki de okudum diyorum.Üslubu ve dili akıcı ve okunmaya izin veriyor.Kurgu namına bir şey soyleyemem çünkü bahis belli.Kuyu kime zindan oldu bilinmez.Yakup'un mu kör oldu gözleri,Züleyhayı mı kör etmişti nefsi,cılız bir umuda ihtiyacı olan Yusuf muydu âmâ adayı? Bunlar da bilinmez.Zaten tasavvufta amaç,gaye çırak olmak ve bilmemektir.Aslolan hiçliktir.Yusuf ile Züleyha hikayesinden keyif alarak okuyabileceğiniz bir eser.Nazan hanımı tanıyınız.Okunmaya değerdir.Kitapla ilgili alıntımı ayet üzerinden yapmak istiyorum:"Hani Yûsuf babasına şöyle demişti; 'Babacığım ben rüyada, gerçekten on bir yıldızla, güneş ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm.' " (Yûsuf, 12/4.)Zaten her şey bu ayetten sonra başladı.
224 syf.
·Beğendi·8/10
Sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, daha önce senin bundan hiç haberin yoktu. ( Yusuf, ayet 3 )

O hepimizin bildiği " Yusuf ile Zuleyha " Nazan Bekiroğlu`nun kendine has, şiirsel uslubuyla can bulursa nasıl olur?
Hiç yorulmadan Zuleyha`nın diliyle aşkını okumak güzeldi.

Sondaysa nacizhane bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Uzun süre bundan önce, seyrettiğim bir dizi vardı ( bildiğiniz diziler gibi değil valla :)) ) " Hz. Yusuf " diye. Bu diziyi hepinize tavsiye ediyorum. Çok şey katacaktır size eminim. Linkini de şuralara bir yerlere koyayım belki seyretmek isteyen olur ;

https://www.youtube.com/...KSmXyOdvw7_NpGWTlFjV :)

Keyifli okumalar efendim *_*
Züleyha evli, Züleyha efendi.Âşıktı, hemde kölesine tutsaktı! Ne kadar ayıptı, ne kadar yasaktı!
Dedikodular gelince Züleyha'nin kulağina dedi: Ateşe düşmeyen yanmayı nerden bilsin? Elini bıçak kesmeyen kanın rengini nasıl öğrensin?
Nazan Bekiroğlu
Sayfa 99 - 46.baskı
Benim bahtım da sizin bahtlarınız kadar şaşılası,baht defterlerine bakacaksak eger.Anladıgım şu ki baht;
Onu yürüyenle anlamlı!
Ey Yusuf`un Tanrısı, dedi Züleyha.
Hissediyorum ki
Bana Yusuf kadar yakınsın
Bana kalbim kadar yakınsın
Bana benim kadar yakınsın,
yok, dedi Züleyha, bana benden daha yakınsın. Sen benim kalbimdesin.

Yok yok, dedi Züleyha, Rabbim sen benim kalbimde değilsin, sen benim kalbimsin.
Sadece, Rabbim sen en iyisini bilirsin, dedi. Sen en iyisini bilirsin ve böyle olduysa, böyle olması gerekiyor demektir. Sana teslimim.
Nazan Bekiroğlu
Sayfa 153 - Timaş Yayınları
Yûsuf'un gömleği gün gelir, kurt parçaladı, der de bırakırlar Yakub'un kucağına. Yûsuf'un gömleği, gün gelir asarlar Mısr'ın kapısına.
Nazan Bekiroğlu
Sayfa 110 - Timaş Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yusuf ile Zuleyha
Alt başlık:
Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753625579
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Nasıl herkese duyurur da sesimi derim: “Bu anlattığınız ben değilim. Ben bu anlattığınız değilim. Yusuf'u ben nasıl yerim? Ben Yusuf'u nasıl yerim?” Sözünün bu kısmına gelince kurt, nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı. Gri tüylerle kaplı göğsü, ön ayakları ıslandı. Bir ah çekti derinden derine. Islak burnu daha ıslandı. Ve devam etti: “Ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım. Alnıma sürülen bu kapkara lekeyi neyle, nasıl yıkayayım? Öyle bir leke ki değil bana, yeter kıyametin kopacağı güne değin gelip geçecek tüm torunlarıma. Tek muradım, bütün yaratılmışların sahibi olan Tanrım. Bu ayıpla yaşatamazsın beni. Ya alsın yeni doğmuş bütün kurt yavrularıyla birlikte canımı, kurt neslinin dalı yaprağı burada kesilsin, ya da adım temize çıksın.”

Kitabı okuyanlar 3.066 okur

  • Ali Emirgan
  • Funda
  • ElifNur Şen
  • Hakan Şen
  • Sümeyye
  • Farah Asel
  • Esranur Uzunoğlu
  • gece
  • Nurefşan Can
  • Selma

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.5
14-17 Yaş
%6.4
18-24 Yaş
%27.1
25-34 Yaş
%34.5
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.4
Erkek
%19.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (324)
9
%20 (162)
8
%19.5 (158)
7
%10.5 (85)
6
%5.3 (43)
5
%2.6 (21)
4
%0.7 (6)
3
%0.4 (3)
2
%0.2 (2)
1
%0.7 (6)

Kitabın sıralamaları