Yusufçuk Yusuf (Akçasaz'ın Ağaları 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.780
Gösterim
Adı:
Yusufçuk Yusuf
Alt başlık:
Akçasaz'ın Ağaları 2
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
662
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807336
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Yusufçuk Yusuf
Yusufçuk Yusuf
Akçasazın Ağaları tarihle, zamanla, düzenle hesaplaşmanın hikayesidir. Ağalar çökerken yanı başlarında yeni bir tarih yazılır, değişme kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir.

Yusufçuk Yusuf Çukurova’ya kuşaklar boyunca egemen olmuş iki derebeyinin hikayesidir. Köylüleri yıllarca baskı altında tutan bu güç kırılırken, yeni zamanların gereklerine uyum sağlamış yeni zenginler başka bir güç oluştururlar. Barbarlığı çağrıştıran bu güç, “bataklıktan kurtulmaya yüz tutmuş bir bataklık toprağını yağmalar”.

“İnsanoğlu farklılaşıyor, deri değiştiriyor ve kendini yeniden tanımlıyor. Acaba ortaklaşa yitirilen yüzyılların ağırlığını bir kenara koyabilecek mi? Genelleştirmek bizim elimizde.Yaşar Kemal’in Binbir Geceleri bizi buna davet ediyor.”
Alain Bosguet, Le Matin, (Fransa)

“Hasatla birlikte, omuzları evrensel genişlikte Türk yazarı Yaşar Kemal’in yeni kahramanlık destanı geldi. Bunalım evreninde bir trajedi. Kitapta İnce Memed’in yazarının bizi alıştırdığı epik ve toprak kokan soluğu bulmak da mümkün.”
Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa)

“Yusufçuk Yusuf’ta Yaşar Kemal’i yeni ve büyük bir atılım içinde buluyoruz. Bu kitap yalnız Yaşar Kemal’in en önemli yapıtı değil, Türk romanının da başyapıtlarından biridir.”
Cemal Süreya, Oluşum

“Hugo çapında bir yazar olan Yaşar Kemal’in en önemli özelliği, günümüzde gözardı edilen bir tarzda freskler çizerek yazması.”
Christian Guidicelli, Guide Lire, (Fransa)
Akçasazın Ağaları ikilemesinin bu ikinci kitabında, serinin ilk kitabında üstünkörü değinilen Mahir Kabakçıoğlu’nun ve Derviş Bey’in ağırlıkla yer aldığını görüyoruz. Akyollu Mustafa Bey’in yatağa mahkum yaşamaya başlamasından sonra Derviş Bey’le Akyollu Mustafa Bey arasındaki husumetin harareti bitmeye yüz tutmuş, Derviş Bey’in başına başka bir felaket gelmiştir. Mahir Kabakçıoğlu’nun saman altından su yürüterek, Derviş Bey’i bir başka cinayetin azmettiricisi olmaya zorlamasını, arka plandaki toprak sahibi olma mücadeleleri eşliğinde okuyoruz bu kitapta. Devir değişmiş, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş hızlanmıştır ve bu süreçte, “eski kafalı” olmaya devam eden Derviş Bey, bu değişim sürecinde hem ağaların hem de kamu idarecilerinin hedefi hâline gelmiştir. Bu süreçte, oğlundan da öte tuttuğu Yusuf’un başına da felaketler gelmektedir ve Derviş Bey’e zaman zaman vicdan azabı yaşatan bir durumdur bu. Yaşar Kemal’in klasik, uzun doğa betimlemelerini bir yana koyarsak, polisiye tadında, panoramik bir eser olmuş Yusufçuk Yusuf. Düşmanında bile mertlik arayan Derviş Bey’in başına namertçe çoraplar ören Mahir Kabakçıoğlu’nu ve değişime uyum gösterirken, kazanmak uğruna her şeyi yapabilen karakterleri film izler gibi izleyeceksiniz. Demirciler Çarşısı Cinayeti’nden sonra, ara vermeden bu eseri okuyup seriyi bitirdiğim için pişman değilim. Seriyi baştan sona okumanızı tavsiye ederim.
Yaşar Kemal okumaya başlamak için zor bir seri. Olay örgüsü az betimleme çok . Eğer daha önce yaşar Kemal okumadıysanız bu seri ile başlamayın . Seriye gelince birinci kitap olan demirciler çarşısı cinayetinde derviş bey ve Akyollu mustafanin kan davasını okuyoruz . Onların yanında da bir sürü karakterin yaşam öyküsünü . Devam kitabı olan yusufcuk yusufta ise köylülerin ve ağaların toprak mücadelesine yer veriliyor . Toprak için onurundan gururundan vazgeçen ağaları görüyoruz . Genel anlamda okuması zor olan bu seriyi ben çok beğendim . Çünkü yazar iki karınca iki böcekten insanlığa dair çok ders veriyor . Ben yazarın Tüm kitaplarını okuyacağım için seri kitaplara bu seri ile başladım . İnce memed ı ise daha sonraya bıraktım . Çünkü onunla ilgili beklentim çok büyük .kısacası okuyun okutturun
Sapsarı bir kitap Yaşar Kemal'in deyişiyle. Kendini birden Çukurova'nın kavurucu sıcağında ( sarı sıcağında) buluyorsunuz. Sonra yağmur yağıyor birden (sarı yağmur) sizde ıslanıyorsunuz. Yüreğinize yağıyor sanki yağmur. Kah ağalar ile tartışıyor sofralarına konuk oluyorsunuz kah tarlada kan ter içinde çalışıyorsunuz. Herkesin okumasını tavsiye ettiğim bir kitap.
Çok güzel bir kitaptı bittiğine çok üzüldüm bayağı bir ara vermeme rağmen sonunda bitti keşke 3. Kitabıda olsaydı kan davası ve kendi çıkarları için adam öldürten beş para etmez ağaları konu ediniyor ruhun şad olsun Yaşar Kemal
Çok büyük bir bataklık ve bataklığı dikim alanına çevirmeye çalışan,nereye ne dikeceğini hayal eden köylüler.Öbür yandan para ve güç ile toprakları almaya çalışan üzerinde hayalleri olan ağalar.
O İYİ İNSANLAR, O GÜZEL ATLARA BİNİP ÇEKİP GİTTİLER. DEMİRİN TUNCUNA, İNSANIN PİÇİNE KALDIK.


Yaşar Kemal / Demirciler Çarşısı
Ağalık sistemi bu topraklardan çok şey aldı götürdü. Sorgulamadan biat etme kültürünün her zerresini cahil ve geri bırakılmış halka dayatılıp hücrelerine işlenmesi noktasında ağalar başrolde yine. Halk açlıkla sınanırken ve boğaz tokluğuna ömür boyunca çalışmaya mecbur bırakılırken ağalar üstünlük savaşlarında piyonlarını bir bir öne sürüp yok ediyor. İşte Yaşar Kemal de bu noktada tutuyor benliğimizden. Ayrıca geri kalmış bu toplumun başını çekenlerin aynı zamanda halkın nefret ettikleri ve sevdikleri şeyleri belirleme hakkına sahip olduğunu belirtiyor. Bu hakkı da biat kültürünü kendine öğünç kaynağı edinen yine aynı halk veriyor muktedirlere. Yine yağmurda ıslanacak, bataklık konusunu duyacak ve zulme uğrayacaksınız her sayfada. Yusuf aslında hepimiziz. Kendi amaçları için kullanılarak sonra yok edilen cahil bir halkız. Yaşar Kemal iyidir. Okuyun, okutun...
“bizimki muhalefetin ağzını açtırmamaya karar verdi. belki de muhalefeti ortadan kaldıracak. o zaman bu memleket memleket olacak. bizde, bu doğu memleketlerinde demokrasi sökmez. daha yeni yeni anlıyorlar.” (yusufçuk yusuf, s.325)
İnsanların, bu sefil , bu yoksul , bu cahil halkın böyle köpeklere, yalancılara, onursuzlara önem vermeleri devrin bozukluğundandır.İnsanın piçleşmesidir ve bu bir kriz çağıdır. Bu yaşlı, kocamış insanlık kim bilir böyle ne kötülükler geçirmiştir! Bir gün gelecek , insanlar onurun , şanın, insan olmanın paradan da ekonomiden de üstün olduğunu anlayacaklar.
Savcı , onun komünistliğine dair başka deliller buldu.Bunlar Harp ve Sulh ile Dostoyeveski'nin Karamazof Kardeşleri ile Suç ve Cezasıydı. Rus eserleri... Bundan daha iyi komünist delilleri mi olur ?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yusufçuk Yusuf
Alt başlık:
Akçasaz'ın Ağaları 2
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
662
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807336
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Yusufçuk Yusuf
Yusufçuk Yusuf
Akçasazın Ağaları tarihle, zamanla, düzenle hesaplaşmanın hikayesidir. Ağalar çökerken yanı başlarında yeni bir tarih yazılır, değişme kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir.

Yusufçuk Yusuf Çukurova’ya kuşaklar boyunca egemen olmuş iki derebeyinin hikayesidir. Köylüleri yıllarca baskı altında tutan bu güç kırılırken, yeni zamanların gereklerine uyum sağlamış yeni zenginler başka bir güç oluştururlar. Barbarlığı çağrıştıran bu güç, “bataklıktan kurtulmaya yüz tutmuş bir bataklık toprağını yağmalar”.

“İnsanoğlu farklılaşıyor, deri değiştiriyor ve kendini yeniden tanımlıyor. Acaba ortaklaşa yitirilen yüzyılların ağırlığını bir kenara koyabilecek mi? Genelleştirmek bizim elimizde.Yaşar Kemal’in Binbir Geceleri bizi buna davet ediyor.”
Alain Bosguet, Le Matin, (Fransa)

“Hasatla birlikte, omuzları evrensel genişlikte Türk yazarı Yaşar Kemal’in yeni kahramanlık destanı geldi. Bunalım evreninde bir trajedi. Kitapta İnce Memed’in yazarının bizi alıştırdığı epik ve toprak kokan soluğu bulmak da mümkün.”
Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa)

“Yusufçuk Yusuf’ta Yaşar Kemal’i yeni ve büyük bir atılım içinde buluyoruz. Bu kitap yalnız Yaşar Kemal’in en önemli yapıtı değil, Türk romanının da başyapıtlarından biridir.”
Cemal Süreya, Oluşum

“Hugo çapında bir yazar olan Yaşar Kemal’in en önemli özelliği, günümüzde gözardı edilen bir tarzda freskler çizerek yazması.”
Christian Guidicelli, Guide Lire, (Fransa)

Kitabı okuyanlar 148 okur

  • Güneş Üçcan
  • Serkan Çakın
  • Bey Böyrek
  • ibrahim Yanık
  • Mehmet Yılmaz
  • Mustafa Borazan
  • Dicle Yaprak
  • Crazy23-23
  • hüseyin arslan
  • Alper Kızmaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.1
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%17.2
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%31.2
45-54 Yaş
%11.8
55-64 Yaş
%6.5
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%31.4
Erkek
%68.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%63.6 (35)
9
%12.7 (7)
8
%16.4 (9)
7
%1.8 (1)
6
%5.5 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0