Yüz Liraya Bir Deli

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.818
Gösterim
Adı:
Yüz Liraya Bir Deli
Baskı tarihi:
Aralık 2004
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038083
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
Yüz Liraya Bir Deli
Yüz Liraya Bir Deli
Bekçi,
– Müjde! diyerek sevinçle komiserin odasına girdi.
Bekçi biyandan da iki yarı çıplak adamı iteliyordu.
– Allaha şükür, ikiyüz lira cepte sayılır.
Komiser,
– Ne ikiyüz lirası? dedi.
– Komiserim, sayenizde iki deli de ben yakaladım, hem de bitürlü bulunamayan çıplak delileri...
– Bunlar çıplak değil ki...
– Eh çıplak sayılır... Yoksa içeri alıp daha soysam mı? Bunları nezarete koyup, gidip öbürlerini de yakalayacağım. Dışarısı, nah böyle, vıcır vıcır deli kaynıyor.
128 syf.
·28 günde·7/10 puan
Çoğu zaman gülümseyerek, çoğu zaman düşünerek ve sorgulayarak okuduğum bir kitap oldu. Aziz Nesin gibi yazarlar çok nadir gelir dünyaya ve her yapıtını anlayarak okumak gerekir diye düşünüyorum. Bu kitapta okuduğum diğer kitaplar kadar çok şey kattı bana. Her öyküde bir şeyler öğrenmek çok farklı bir duygu. Yaşadığı dönemi betimlemeleriyle iyi bir şekilde aktardığını düşünüyorum. Ve okudukça geçmişte yaşanan sorunların halen daha yaşanıyor olması can sıkıcı. Okudum pişman değilim sen de oku
118 syf.
·2 günde
Aziz Nesin'in eserlerine iyice ısındım..Hem kafami dinlendiriyor hemde güzel mesajlar alıyorum. Günümüz insanlarıni öykülerde görüyorum resmen bazende başıma gelen öyküleri okuyorum eserlerinde..1970'lerin insanlari ile günümüz insanları neredeyse ayni zihniyette,kafada olduğunu düşünüyorum. Özellikle belirli hikayeleri bunu açıkça gözler önüne seriyor.
Mesela;
"Doğulu Tartışması" öyküsünde iki gazetecinin  köşe yazılarında birbirleri ile tartışmaları ve bunları okuyan iki farklı görüşten vatandaşların kavgasını. Yazarın bu öyküde vermiş olduğu mesajlar o kadar güzel ki,bu günlerde her vatandaşın okuması gereken bir öykü diye düşünmeden edemedim.
Mesela,
"Iyilik sevaptır" hikayesi,
"Adamın serti" öyküsü,
Beni güldürmekten öldürdü.
"Mebus paltosu" da tam bir trajedikomik hikaye ..

Bol bol düşündürüp sorgulatmaktan geri durmamış.
Mutlaka okuyun diyorum. Kitapla kalın.
121 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
1961'de yazılmış hikayelerin bugün de aynı şekilde yaşandığını düşünmek içimi burktu. Keskin kalemiyle yılları aşan öyküler mi yazmış, yoksa biz yıllardır yerimizde mi sayıyoruz diye düşünmeden edemedim.
Hele Nötron Bombası insanlığı Kurtaracaktır yazısına gelen tepkileri okuyunca; "Türk halkının %60'ı aptaldır" derken ne kadar insaflı olduğunu anladım.
128 syf.
·2 günde·10/10 puan
Yazdığı kısa öykülerle topluma ayna tutan Aziz Nesin'in yine birbirinden güzel 12 öyküsü ve 3 tane de yazısı mevcut. Toplumumuzda yazara karşı bir önyargı olduğu aşikar. Nedenini sorduğumda kem-küm ederek verebilecekleri bir cevap dahi yok aslında. Bu bilgi, kültür kaç yazarda var? Birçoğumuzun babaları dedeleri dönemlerini mükemmel şekilde anlatmış. Muhteviyat olarak güldürü türündeki bu öyküler bazen karnım kasılana kadar gülmeme sebebiyet vermesi çok kaliteli bir yanıt olduğunu gösteriyor. Özellikle hiç Aziz Nesin kitabı okumayanlara mutlaka tavsiye ederim. Sevdiğim hikayeler; Yüz Liraya Bir Deli, Patroniçe, Eli Ağır Emekliler, İyilik Sevaptır, Beyamca.... Yani hepsi :)

Tüm külliyatını okuyacağım, hiç kaçarı yok.
128 syf.
·Puan vermedi
#okudumbitti
#AzizNesin
#YüzLirayaBirDeli
#126
sayfa
Selam canlar. Shataram okurken araya aldığım bir Aziz Nesin kitabı daha bitmiş oldu. 12 öykü ve üç tane köşe yazısından oluşan kitap yine ve yeniden güzel ülkemin güzel insan manzaraları ile bir gülüp bin düşünerekten bir çırpıda bitiveriyor..
Yüz liraya bir deli hadi toplamaya gidelim derken, zavallı Necla ile hayatta ne filmler dönüyor diyoruz. Patroniçe ile yok artık derken, eli ağır emekliler ile yok artık kıvamına doğru ilerliyoruz Kul köle hikayesinde nur apartmanında pekte nurlu olmayan tüm apartman sakinleri ile tanışıp anında oradan kaçma isteği duyarak geçiyoruz Doğulu tartışma hikayesine bu Doğulu tartışması aynı zamanda bol bol düşündüren cinsten bir hikaye mebus paltosu çok bizden bir hikaye derken iyilik sevaptır hikayesinde acaba her zaman öylemi demeden geçemiyoruz Beyamca hikayesinde hanıfefendilere bir öğüdü var yazarın. Okuyun bakın bir sözle bir insan nasıl darma duman edilir öğrenin
Aziz Nesin için ne desek az kalır. Sonda ki yazdığı bir yazı için yağtığı açıklamalar ciddi anlamda düşündürüyor insanı. Ne diyelim. Bazı insanların değeri öldükten sonra anlaşılır derler ya. Neye yarar dite sormadan geçemiyor insan. Ama iyi ki bu dünyadan bir Aziz Nesin geçmiş diyorum.
"Bikez bile denize giremediğim,bir şişe soğuk bira bile içemediğim yazın nesini seveyim? Kışın don, yazın kavrul" ben yine de yazdan yanayım
" Bir güzel, şık palto, giyenin bütün yokluğunu, yoksulluğunu gizler. Sırtında kalın bir palto olsun da, isterse pantolonunun ardı yamalı olsun"
" İnsan uykuda da yaşar ama neye yarar böyle yaşamak!.. Yaşamak, yaşadığını bilmektir, yaşamanın bilincine varmaktır"
128 syf.
·2 günde
Aziz Nesindən oxuduğum ilk kitabdı. Satirik tərzdə yazır. Kitab 12 hekayə, 3 məqalədən ibarətdir. Yazıçının tərzini bəyəndim. Gülüş yaradaraq sətiraltı bir çox problemə toxunur.
118 syf.
·2 günde·9/10 puan
Kendine özgü, esprili, hicivli bir dili olan Aziz Nesin'in bu kitabında birbirinden farklı öyküler yer almakta. Devletin, halkın, düşüncelerin durumları hakkında başarılı tespitler öykülerin konusunu oluşturmakta. Her öykü insanı düşündürmekle beraber gülümsetiyor da.
118 syf.
·2 günde·8/10 puan
Aziz Nesin ile ilk tanışmam çocuk yaşlarda okuduğum “Şimdiki Çocuklar Harika” isimli kitabıyla olmuştu. Kitabın içeriğine dair pek bir şey hatırlamasam da(en kısa zamanda tekrar okumalıyım) severek okuduğumu biliyorum.
Aradan neredeyse 20yıl geçmiş, 5gün önce yine ve yeniden tanıştım Aziz Nesin ile “Geriye Kalan” isimli kitabı sayesinde. Artık daha da iyi tanımadan bırakmayacağım Aziz Nesin’i :)
Sadede geliyorum. Kitap kısa öykülerden oluşuyor, yormadan düşündürüyor. Ve kitabı bitirip gözlerinizi kapandığınız zaman YARIM ASIRDIR ÜLKEDE HİÇ BİR ŞEYİN DEĞİŞMEMİŞ olduğunu -bundan önce de söyledim, yine söylüyorum, bundan sonra da söyleyeceğim- görüyorsunuz.

Okuyunuz, okutunuz
128 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Daha on bilemedin on bir yaşlarımdaydım. Bir komşumuz bizde kitap var atacağız istersen al demişti.Küçüklükten beri kitaba meraklı olan ben ise , kitap lafını duyunca koşarak gitmiştim.Kitaplara bakarken Aziz Nesin'in Şimdiki Çocuklar Harika kitabı dikkatimi çekti.İçinde çocuklar lafı falan geçince direk onu elime aldım sanırım.Kitap yığının içinden tam elime aldım,arkamdan bir ses '' Sen o kitabı alma.'' dedi.Dönüp soran gözlerle baktım.Devamı geldi cümlenin o adam ateist.Bende çocuk aklı işte, bu şekilde sert söylenince inanılmaz kötü bir şey var kitapta.Çocukların beynini yıkayan şeyler anlatıyor sanırım diye düşünmüştüm .yaaa deyip bıraktım işte sonra.O gün başka kitap aldım mı almadım mı hatırlamıyorum bile ama bu olay beynime kazınmış.Aradan on yıl geçmiş neredeyse.Ben on yıl sonra bir Aziz Nesin kitabı okudum ve kitabı çok sevdim.Bence döneminin güçlü kalemlerinden biriymiş Aziz Nesin.Şimdi biri bana o meşhur nasıl bir kitap o dese.Tatlı derim.Kitabın tatlısı olur mu?Olur efendim.Eğer bir kitabı okurken yüzünüze gülümseme veriyorsa,sık sık tebessüm ediyorsanız ve o kitap sizin gününüzün güzel geçmesine sebep oluyorsa o kitap tatlıdır.Bu da o kitaplardan biri işte.Okurken sık sık gülerim insanların ağlanacak haline diye geçti aklımdan.Bir nefeslik kitaplardan.Bence alacağınız bir nefesi de ona ayırmalısınız.
118 syf.
Küçükken okuduğum bu kitabı yetişkin zihniyetiyle tekrar okumak istedim. "Kara mizah" denilince akla gelen ilk isim olan Nesin, 70ler Türkiye'sini anlatsa da gerek siyasal ve ekonomik hayatın, gerek ülkem insanının topluma tavrının günümüzden farkı olmadığını gözler önüne seriyor.
128 syf.
·1 günde·8/10 puan
Aziz Nesin okumalarına devam ediyorum. Kesinlikle Aziz Nesin'i okurken hep şunu diyorum :" Yeminle şimdi ki gibi..." Aziz Nesin 70'lerde yazmış ama aynı bugünün toplumsal yapısını anlatmış. Açıkcası üzücü değişmemişiz... Satılık insanlar,cahillik ,avantacılık ve önyargılı insanlar... Hiç değişmemek üzüyor Usta! Hem de çok...
118 syf.
·8/10 puan
Yazılan hikayeler 50 yıl önce olmasına rağmen geçerliliğini halen korumakta. Özellikle kitaba ismini veren herkesin birbirlerini rahatlıkla suçlayıp kendi çıkarını korumayı eleştirdiği "Yüz Liraya Bir Deli" hikayesi, esnaftaki bitmek bilmeyen kurnazlığın konu alındığı "Mebus Ceketi" ve "Zavallı Necla" hikayeleri diğer hikayelerden ayrılabilir. Nükte konusunda sağlam temelli hikayeleri ile kendi jargonunu yaratan yazarın kitapları boş buldukça ara ara okunmalı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüz Liraya Bir Deli
Baskı tarihi:
Aralık 2004
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038083
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
Yüz Liraya Bir Deli
Yüz Liraya Bir Deli
Bekçi,
– Müjde! diyerek sevinçle komiserin odasına girdi.
Bekçi biyandan da iki yarı çıplak adamı iteliyordu.
– Allaha şükür, ikiyüz lira cepte sayılır.
Komiser,
– Ne ikiyüz lirası? dedi.
– Komiserim, sayenizde iki deli de ben yakaladım, hem de bitürlü bulunamayan çıplak delileri...
– Bunlar çıplak değil ki...
– Eh çıplak sayılır... Yoksa içeri alıp daha soysam mı? Bunları nezarete koyup, gidip öbürlerini de yakalayacağım. Dışarısı, nah böyle, vıcır vıcır deli kaynıyor.

Kitabı okuyanlar 269 okur

  • koray zafer tütüncü
  • Sümeyye
  • Melisa
  • Devrim
  • pınar olcar
  • Vildan Hivda
  • Gönül Akpınar
  • Plupluş
  • Barış Kocamanoğlu
  • Emel mutlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.7
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%6.7
35-44 Yaş
%46.7
45-54 Yaş
%13.3
55-64 Yaş
%6.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.1
Erkek
%37.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.9 (26)
9
%17.2 (15)
8
%26.4 (23)
7
%8 (7)
6
%4.6 (4)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0