Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu

·
Okunma
·
Beğeni
·
317
Gösterim
Adı:
Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
247
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pantaleon y Las Visitadoras
Çeviri:
Sargut Şölçün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
1990 seçimlerinde “Demokratik Cephe”nin “Başkan” adayı olan Latin Amerika’nın en ünlü yazarlarından Llosa, bu romanında Peru Ordusu’nun “düzen” ve “disiplin” anlayışını askerler için açılan bir “genelev” aracılığı ile işler.

Peru Ordusu’na mensup askerler izin günlerinde çevre köy ve kasabalardaki kadın ve kızların ırzına geçmektedir. Askerlerin bu cüretkârlığına halkın tepki göserip “isyan” etmesinden çekinen generaller, çözümü askerler için bir genelev açmakta bulurlar. Ve subayların sicil dosyalarına bakarak görev bilinci çok gelişmiş, yöneticilik kabiliyeti çok yüksek, orduyu ve vatanını çok seven bir üsteğmeni bu işle görevlendirirler... Üsteğmen içki içmeyen, kumar oynamayan, karısından başka hiçbir kadınla beraber olmayan, “mahçup” diye tanımlanabilecek biri olmasına rağmen “emir verildiği için” görevi kabul eder... Görev bilinci ve örgütlenme becerisi çok gelişmiş üsteğmen (terfi ederek yüzbaşı olur) büyük bir çabayla topladığı “hostes”lerle Peru Ordusu’nun cinsel ihtiyaçlarını karşılamaya; daha sonra generallerin “Peru Ordusu’nun en iyi çalışan kurumu” dedikleri “Kadınlar Taburu”na komuta etmeye başlar... “Hostes”ler diğer erler gibi içtimaya çıkıp, tekmil vermeyi öğrenirler...

Dikkatli okurun hemen fark edebileceği gibi Llosa “çarpıcı” bir konu ile okuru tavlamaya çalışmamaktadır. Amacı, Peru Ordusu’nu karakterize eden özelliklerden biri olan “hayatın bütün alanlarını denetleme, her şeye matematiksel bir düzen ve disiplin sınırları içinde hâkim olma” isteğiyle “dalga” geçmektir. Bu anlamda çok az yazarın başarabildiği ölçüde anti-militarist bir kara mizah örneğidir Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu...
Maria Vargas Llosa'nın ilk kitaplarından olan "Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu" ile okul yıllarımda tanıştım. Zaten yeni baskısı da yapılmadı sanırım. Kitabın konusu adından ve kapak resminden anlaşılacağı üzere bir hali ilginç. Peru Amazonunda görev yapan askeri birliklerde; çevre köylerdeki kadınlara ve görevli askerlerin ailelerine sarkıntılık/tecavüz olayları artınca, bölgede özel bir tabur kurulmasına karar verilir. Disiplinli bir lojistik subayı olan Yüzbaşı Pantoja, eşi ve annesiyle; kadınlardan oluşan bu birliği oluşturmak üzere bölgeye gönderilir ve olaylar gelişir. Kitap zaten bu tayin emriyle başlıyor ve çeşitli yazışmalar, resmi raporlar, diyaloglar, gazete haberleri, telsiz görüşmeleriyle ve bir sürü değişik şeyle devam ediyor. Bu biraz ordan, biraz burdan anlatım tekniği sizi hiç sıkmıyor, akıcılığa katkı sağlıyor. Bu özel birliğin, kadınlar taburunun oluşturulmasını, her türlü ihtiyaca cevap verecek hale gelmesini ve ordudaki en düzgün çalışan birim haline gelişini keyifle izliyorsunuz. Olaylar apayrı bir coğrafya ve farklı bir kültürde yaşansa da hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Biraz militarizm ama çokca bürokrasi eleştirisi içeren bu hikayeyi okurken sanki bir türk filmi (Örneğin Vizontele) izler gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Çevirmenin de bunda payı büyük tabi. Tarzları farklı olsa bile bu kitap, belki Aziz Nesin'in romanları ile karşılatırılabilir. Sahaflarda bulursanız gözü kapalı alabilirsiniz, oldukça keyifli bir deneyim yaşayacağınıza eminim.
Llosa Marqueze yumruk atan adam elbette edebiyat dünyasının önde gelen isimleri de bizim gibi insan bu yüzden onların her zaman insan olduğunu unutmadan yaklaşmalıyız olaylara. Neyse konumuz bu değil Asıl konumuz olan esere gelir ise. Birinci ve ikinci dünya savaşı sonrasında edebiyatta ki Rus etkisinin kırılmasının asıl sebebi Güney Amerikalı yazarlar olmuştur. Militarist baskıcı hükümetler yoksulluk insanların sefaleti emperyalistlerin güney amerika üzerinde ki emelleri. Oranın insanını yoğurmuştur bunun etkisinide en iyiden en kötüye görmek mümkündür. Llosanın kitabı aslında absürd bir dram gibi Ordu- bürokrasi ilişkilerine Kadınlar Erkekler ve Sex içgüdümüz üzerinden yaklaşıyor eser iyi de yapıyor.
Arada bir ipin ucu kaçar gibi olsa da bu eser sizin dünya görüşünüze kesinlikle etki edecektir ayrıca. Coğrafi,Kültürel ve Sosyal anlamda güney Amerikayı anlamanız acılarını ,mutluluklarını işlemeniz de işe yarayacaktır..

Keyifli bir eser okunmalıdır.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
247
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pantaleon y Las Visitadoras
Çeviri:
Sargut Şölçün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
1990 seçimlerinde “Demokratik Cephe”nin “Başkan” adayı olan Latin Amerika’nın en ünlü yazarlarından Llosa, bu romanında Peru Ordusu’nun “düzen” ve “disiplin” anlayışını askerler için açılan bir “genelev” aracılığı ile işler.

Peru Ordusu’na mensup askerler izin günlerinde çevre köy ve kasabalardaki kadın ve kızların ırzına geçmektedir. Askerlerin bu cüretkârlığına halkın tepki göserip “isyan” etmesinden çekinen generaller, çözümü askerler için bir genelev açmakta bulurlar. Ve subayların sicil dosyalarına bakarak görev bilinci çok gelişmiş, yöneticilik kabiliyeti çok yüksek, orduyu ve vatanını çok seven bir üsteğmeni bu işle görevlendirirler... Üsteğmen içki içmeyen, kumar oynamayan, karısından başka hiçbir kadınla beraber olmayan, “mahçup” diye tanımlanabilecek biri olmasına rağmen “emir verildiği için” görevi kabul eder... Görev bilinci ve örgütlenme becerisi çok gelişmiş üsteğmen (terfi ederek yüzbaşı olur) büyük bir çabayla topladığı “hostes”lerle Peru Ordusu’nun cinsel ihtiyaçlarını karşılamaya; daha sonra generallerin “Peru Ordusu’nun en iyi çalışan kurumu” dedikleri “Kadınlar Taburu”na komuta etmeye başlar... “Hostes”ler diğer erler gibi içtimaya çıkıp, tekmil vermeyi öğrenirler...

Dikkatli okurun hemen fark edebileceği gibi Llosa “çarpıcı” bir konu ile okuru tavlamaya çalışmamaktadır. Amacı, Peru Ordusu’nu karakterize eden özelliklerden biri olan “hayatın bütün alanlarını denetleme, her şeye matematiksel bir düzen ve disiplin sınırları içinde hâkim olma” isteğiyle “dalga” geçmektir. Bu anlamda çok az yazarın başarabildiği ölçüde anti-militarist bir kara mizah örneğidir Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu...

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Kamal
  • Fırat Koç
  • arya
  • SAKINCALI PIYADE
  • Erhan
  • Omayra
  • Ceyhun Tansu Ebinç
  • Aslı Erinç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%60 (3)
8
%40 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0