Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu

·
Okunma
·
Beğeni
·
641
Gösterim
Adı:
Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
247
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pantaleon y Las Visitadoras
Çeviri:
Sargut Şölçün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
1990 seçimlerinde “Demokratik Cephe”nin “Başkan” adayı olan Latin Amerika’nın en ünlü yazarlarından Llosa, bu romanında Peru Ordusu’nun “düzen” ve “disiplin” anlayışını askerler için açılan bir “genelev” aracılığı ile işler.

Peru Ordusu’na mensup askerler izin günlerinde çevre köy ve kasabalardaki kadın ve kızların ırzına geçmektedir. Askerlerin bu cüretkârlığına halkın tepki göserip “isyan” etmesinden çekinen generaller, çözümü askerler için bir genelev açmakta bulurlar. Ve subayların sicil dosyalarına bakarak görev bilinci çok gelişmiş, yöneticilik kabiliyeti çok yüksek, orduyu ve vatanını çok seven bir üsteğmeni bu işle görevlendirirler... Üsteğmen içki içmeyen, kumar oynamayan, karısından başka hiçbir kadınla beraber olmayan, “mahçup” diye tanımlanabilecek biri olmasına rağmen “emir verildiği için” görevi kabul eder... Görev bilinci ve örgütlenme becerisi çok gelişmiş üsteğmen (terfi ederek yüzbaşı olur) büyük bir çabayla topladığı “hostes”lerle Peru Ordusu’nun cinsel ihtiyaçlarını karşılamaya; daha sonra generallerin “Peru Ordusu’nun en iyi çalışan kurumu” dedikleri “Kadınlar Taburu”na komuta etmeye başlar... “Hostes”ler diğer erler gibi içtimaya çıkıp, tekmil vermeyi öğrenirler...

Dikkatli okurun hemen fark edebileceği gibi Llosa “çarpıcı” bir konu ile okuru tavlamaya çalışmamaktadır. Amacı, Peru Ordusu’nu karakterize eden özelliklerden biri olan “hayatın bütün alanlarını denetleme, her şeye matematiksel bir düzen ve disiplin sınırları içinde hâkim olma” isteğiyle “dalga” geçmektir. Bu anlamda çok az yazarın başarabildiği ölçüde anti-militarist bir kara mizah örneğidir Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu...
247 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Çok ilginç bir kitap. 2010 yılı Nobel Edebiyat ödülü sahibi Peru'lu yazar Mario Vargas Llosa bu kitabında iki zıt konuyu beraberce işliyor.

Yazar, konuların ilginçliğinin yanı sıra yazım tarzında da çok farklı ve ilginç bir yöntem uyguluyor. Birbirinden siyah ile beyaz kadar çok farklı iki olay örgüsünü birbirinin içi içine geçirerek bize aynı anda sunuyor. Artık parağraflarla değil de neredeyse cümlelerle ani geçişler yaparak okuyucuya tam bir beyin ve ruhsal jimnastik yaptırıyor. Bu durum, başlangıçta anlatım ve diyalogların hangi olaya ait olduğunu tespit konusunda çok zorlasa da konu yerleştikçe insan alışıyor.

Yazarın ayrı bir yazım özelliği ise önce karaktere sözünü söyletiyor arkasından bu sözü kimin söylediğini ona bir eylem yaptırarak belirtiyor. Bu da yazarın okuyucuyu yoran ve beyin jimnastiği yaptıran ayrı bir taktik ve tekniği.

Kitabın konusu ise başlı başına ilginç bir durum. Komedi mi, dram mı, eleştiri mi , gerçekler mi ? Bence hepsi hatta daha da fazlası var kitapta.

Peru'nun Amazon kıyıları civarındaki İquitos bölgesinde büyük iki sorun yaşanmaktadır. Bunlardan birincisi rahibin birinin kendini kutsal kişi olarak ilan edip taraftar toplaması diğeri ise bölgedeki askerlerin sivil halktan kadınlara ve kızlara sık sık tecavüz etmeleridir.

Rahip, tamamen farklı bir tarikat kurup, hayvanları çarmıha gererek öldürüp onların kanlarıyla insanların arınacağına ve günahlarının bağışlanacağına inan bir topluluk oluşturmaktadır. Bu konu bölgedeki yetkililer tarafından kaygıyla izlenmektedir.

Öte yandan bölgedeki askerlerin tecavüzlerinin iyiden iyiye artması ve bu yüzden hamileliklerin de meydana gelmesi sebebiyle halk isyan halinde olduğundan, ordunun bu konuya acilen çözüm bulması gerekmektedir. Ve aranan çözüm de bulunur. Orduda görevini layıkıyla yapan bir yüzbaşı komutasında bölgedeki askerlerin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla bir kadınlar birliği kurulmasına karar verilir.

Askerliğini yapanlar veya ordu mensubu olan okuyucular bilirler ki , orduda herşey belli kurallar ve disiplin içinde gerçekleşir. İşte burada da aynı mekanizma işleyecektir. Ar-ge çalışması, ihtiyaçları belirleme ve karşılama gücü, istatiksel çalışmalar, kurallar, talimatlar, kara ,hava, deniz kuvvetlerinin katılımının sağlanması, raporlar, bürokrasi ....vs, bir çok işlem sonucunda birlik kurulur.

İşte yazar bütün bunları ve bundan sonra olan olayları espirütüel ve üstü kapalı bir şekilde, eleştirisel olarak anlatmaktadır. Tabii ki her iki olayın bir de dramatik yüzü vardır.

Yazarın bu okuduğum ikinci kitabı. ilk okuduğum ''Cennet Başka Yerde '' isimli kitabında da iki zıt konu vardı ama orada bölümler arası geçişler yapılarak anlatılıyordu ve okunması daha kolaydı. Oradaki olay ''kişisel özgürlük'' hakkında iki farklı konunun anlatılmasıydı.

Bu kitapta ise yazar, bence ''günah işleme'' temasını birbirine zıt iki farklı konuyla bizlere açıklamaya çalışıyor. Rahip günahtan korunmayı dramatik bir şekilde sembolize ederken, ordunun günaha teşviki ise espirütüel bir yaklaşımla sembolize ediliyor.

Sonuçta komediyle ve dramın iç içe geçişlerle sunulduğu çok ilginç bir kitabı, zaman zaman zorlansam da, keyif alarak ve beğenerek okudum.

Ben bu kitabın, ancak ölçülü düzeyde ve espritüel bir şekilde yazılmış cinselliği sorun yapmayanların okuyabileceği, hem içeriği hem de yazım şekli olarak çok farklı, çok ilginç ve biraz da okuyanı zorlayan bir kitap olduğu düşüncesindeyim. Okunmak istenirse de ancak sahaflardan temin edilebileceğini de sözlerime eklemek isterim.
247 syf.
·Beğendi·9/10
Maria Vargas Llosa'nın ilk kitaplarından olan "Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu" ile okul yıllarımda tanıştım. Zaten yeni baskısı da yapılmadı sanırım. Kitabın konusu adından ve kapak resminden anlaşılacağı üzere bir hali ilginç. Peru Amazonunda görev yapan askeri birliklerde; çevre köylerdeki kadınlara ve görevli askerlerin ailelerine sarkıntılık/tecavüz olayları artınca, bölgede özel bir tabur kurulmasına karar verilir. Disiplinli bir lojistik subayı olan Yüzbaşı Pantoja, eşi ve annesiyle; kadınlardan oluşan bu birliği oluşturmak üzere bölgeye gönderilir ve olaylar gelişir. Kitap zaten bu tayin emriyle başlıyor ve çeşitli yazışmalar, resmi raporlar, diyaloglar, gazete haberleri, telsiz görüşmeleriyle ve bir sürü değişik şeyle devam ediyor. Bu biraz ordan, biraz burdan anlatım tekniği sizi hiç sıkmıyor, akıcılığa katkı sağlıyor. Bu özel birliğin, kadınlar taburunun oluşturulmasını, her türlü ihtiyaca cevap verecek hale gelmesini ve ordudaki en düzgün çalışan birim haline gelişini keyifle izliyorsunuz. Olaylar apayrı bir coğrafya ve farklı bir kültürde yaşansa da hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Biraz militarizm ama çokca bürokrasi eleştirisi içeren bu hikayeyi okurken sanki bir türk filmi (Örneğin Vizontele) izler gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Çevirmenin de bunda payı büyük tabi. Tarzları farklı olsa bile bu kitap, belki Aziz Nesin'in romanları ile karşılatırılabilir. Sahaflarda bulursanız gözü kapalı alabilirsiniz, oldukça keyifli bir deneyim yaşayacağınıza eminim.
247 syf.
·14 günde·Beğendi·Puan vermedi
Mario Vargas Llosa'nın Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu çok uzun zamandır kitaplığımda bekleyen bir kitaptı.Okunacak kitap stoklarımızı eritmek amacıyla yaptığımız
ayrıntılıokumalar etkinliği için,en eski Ayrıntı kitaplarından birini seçtim.
Daha önce Mario Vargas Llosa'dan Kent ve Köpekler'i okumuştum.Kitabım Alan Yayıncılık'tan çıkmış berbat bir çeviriydi.
Tadına varamamıştım kitabın.
Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu ile Mario Vargas Llosa okumanın zevkini yaşadım.
Peru ordusu askerleri, çevre köy ve kasabalarda kadınları taciz edip, tecavüz etmektedir.Halkın isyanından korkan generaller, ordu mensuplarının cinsel ihtiyaçlarını gidermek amacıyla,gizli bir genelev kurmaya karar verirler.Bu genelevi kurma görevi de organizasyon gücü yüksek, her türlü kötü alışkanlıktan uzak, vatanını ve orduyu çok seven teğmen Pantaleón Pantoja'ya verilir.Teğmen Pantaleón Pantoja'nın görev bilinci bana Orhan Kemal'in unutulmaz karakteri Murtaza'yı hatırlattı.
Teğmen Pantaleón Pantoja'nın kurduğu "hostes hizmeti" ordunun en iyi işleyen birimi olur.
Çok sağlam militarizm eleştirisi barındıran kitap, okuduğum en güzel kara mizah örneklerinden de biri.
247 syf.
·8/10
Merhaba dostlar
.
Peru Ordusu askerleri izin günlerinde çevredeki yerleşim yerlerinde yaşayan kadınlara tecavüz etmektedir. Ordu bu duruma engel olmak için askerlere "Hosteslik" hizmeti sunmaya karar verir. Organizasyon için de asker bir aileden gelen, orduya gönülden bağlı, tam bir görev adamı olan Yüzbaşı Pantoja'yı görevlendirir. .
Yüzbaşı var gücüyle çalışarak tıkır tıkır işleyen bir sistem kurar. Fakat aşırı başarılı olan bu hosteslik hizmeti, farklı nedenlerle de olsa hem askerler hem sivil halk arasında huzursuzluk yaratır. .
Yazar bu kitapta Peru ordusunun düzen ve disiplin anlayışını işlemiş. Öyle detaylı raporlar var ki sanki gerçekten böyle bir birim kurulmuş gibi geliyor insana. Mizahi bir dille ordu, din, ahlak eleştirileri yapmış yazar. Bana göre en öne çıkan şey, tüm kişi ve kurumlardaki iki yüzlülük. Erkeklerin zaptedilemeyen cinsel dürtülerinin neden olduğu sıkıntılar da düşündürücü bence.
.
İlginç bir kitap okumak isteyenlerin aklında olsun. Puntoların minicik olması baya yorucu, uyarmış olayım. @ayrintiyayinlari neden bu puntoyu tercih ediyor acaba? Gözlerimize yazık valla.
.
Sevgiyle kalın
.
247 syf.
·Beğendi·8/10
Llosa Marqueze yumruk atan adam elbette edebiyat dünyasının önde gelen isimleri de bizim gibi insan bu yüzden onların her zaman insan olduğunu unutmadan yaklaşmalıyız olaylara. Neyse konumuz bu değil Asıl konumuz olan esere gelir ise. Birinci ve ikinci dünya savaşı sonrasında edebiyatta ki Rus etkisinin kırılmasının asıl sebebi Güney Amerikalı yazarlar olmuştur. Militarist baskıcı hükümetler yoksulluk insanların sefaleti emperyalistlerin güney amerika üzerinde ki emelleri. Oranın insanını yoğurmuştur bunun etkisinide en iyiden en kötüye görmek mümkündür. Llosanın kitabı aslında absürd bir dram gibi Ordu- bürokrasi ilişkilerine Kadınlar Erkekler ve Sex içgüdümüz üzerinden yaklaşıyor eser iyi de yapıyor.
Arada bir ipin ucu kaçar gibi olsa da bu eser sizin dünya görüşünüze kesinlikle etki edecektir ayrıca. Coğrafi,Kültürel ve Sosyal anlamda güney Amerikayı anlamanız acılarını ,mutluluklarını işlemeniz de işe yarayacaktır..

Keyifli bir eser okunmalıdır.
247 syf.
·11 günde·9/10
Üsteğmen Pantaleon, verilen görevleri yerine getirmedeki üstün başarısı, organizasyon yeteneği ve askeri disiplini ile göze batan bir askerdir. Yüzbaşılığa yükseltildiğinde ona yeni görevi de iletilir. Amazon bölgesinde bulunan askeri birliklerdeki erler hakkında yoğun şikayetler gelmektedir. Erler, birliklerin çevresindeki yaşam yerlerinde bulunan kadınları taciz etmekte hatta ırzlarına geçmektedir. Bu eyleme kalkışan erlere verilen büyük cezalar bile bu olayların tekrarlanmasını engelleyemez. Silahlı Kuvvetler, yeni yüzbaşı olan Pantaleon'dan bu işi çözmesini ister: bölgedeki erlere hizmet verecek bir Hosteslik! servisi kuralacak ve yönetilecektir. Olayın hassasiyeti nedeniyle tabii ki bu süreç gizlilik içinde yürütülecek ve silahlı kuvvetlerin emri altında olacak ama hiçbir zaman silahlı kuvvetlerle ilişkilendirilmeyecektir. Gelgelelim, Pantaleon'un askeri disiplini ve organizasyon yeteneği, hosteslik servisini, silahlı kuvvetlerin en organize çalışan kurumu haline getirecektir.

Konu itibariyle itici gelebilecek ama okudukça da içindeki kara mizahı görüp farklı noktalara evrilen bir kitap. O nedenle konunun kendisinden çok kara mizaha odaklanmanızı, satır aralarına serpiştirilmiş eleştirileri bulup çıkarmanızı ve böylece eserin tadına varmanızı tavsiye ederim.
247 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Selam, tam olarak nasıl ifade edeceğimi bilmediğim bir kitap okudum; kararsızlığım belki de tatil araya girdiği kitabın son 30 sayfasının bir hafta boyunca sürüklenmesidir. Ki yenisini bulunca eskisinin pabucunu dama atma gibi bir huyum var: hemen açıklıyorum, hafta ortasında yeni bir kitaba başladım; Koku ve Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu'nu unuttum hemen. Dün kitabın son 30 sayfasını okurken çokça keşke ben de Panta gibi görevine, işini aşkla, en iyisi olacak şekilde yapmaya çalışsam dedim.
Kitap, yazarın Mario Vargas Llosa’nın memleketi Latin Amerıka’da-Iquinos’ta- geçiyor. Kitap, başarılı yüzbaşı Pantaleon Pantoja’nın Iquinos’a oradaki tecavüz vakalarının önüne geçek için bir kerhane genelev açma kitaptaki adıyla Hosteslik Hizmeti görevini almasıyla başlıyor. Konusunu sorduğunuzda, okuduğunuz yazılarda kitabın saf cinsellik olduğunu düşünebilirsiniz fakat benim daha çok ilgimi çeken; askeri düzen, iş aşkı, düzen, fanatiklik’ti kitaptaki.
Rahip Francisco’nun peşinden giden erkek ve kadın kardeşler, kendini kurban eden insanlar, bana dinin kullanılarak toplumu yönetmek konusunda ne kadar ileri gidebileceğini gösterdi. İnsanlar için bir tutkuya dönüşüyordu kardeşlik. Önü alınamaz bir hale de geldi zaten kitabın sonunda.
Bir diğer konu elbette askeriyeydi, her zaman ilgimi çeken bir konudur; askeriye düzeni, bir askerin düşünceleri, yaşamı. Bu kitapta buna çokça şahit oluyoruz Panta ile. Onun askeriyede öğrendiği düzenin basit tabirle bir kerhaneye geneleve uygulanmasını, sonuçlarını okuyoruz. Elbette arka planda bir aile hayatı da var, hayatı boyunca asker olan bir adamın gizli görev olarak tabiri caizse pezevenklik yapması onu ve düşüncelerini değiştiren bir olaylar silsilesi oluyor. Bu kısım biraz spoi’ye girebilir fakat her şeyin çabasız eski haline dönmesi beni sinir etti ve kitap hakkında karasız kalmama sebep oldu.
Bir yandan hoşuma giden farklı bir açı kazandıran bir yandan da kararsız kaldığım bir kitap oldu Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu. Okumak ya da okumamak, tamamen sizin kararınız. Kendinize iyi bakın.
Ben yeni bir kötülük yaratmak değil, olan kötülüğü yok etmek istemiştim. Panzehirin zehirden daha kötü olabileceğini, aklımın ucundan bile geçirmemiştim generalim.
Buna neden inanmadığını biliyoğum, soğuk kadın. Çünkü, Chupito'yla benim şuğamızda öyle zengin biğ şey vağ ki, sende ondan eseğ yok, yüğek taşıyoğuz yani biz.
Mario Vargas Llosa
Sayfa 91 - peltek karakter ilk defa okuyorum

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
247
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pantaleon y Las Visitadoras
Çeviri:
Sargut Şölçün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
1990 seçimlerinde “Demokratik Cephe”nin “Başkan” adayı olan Latin Amerika’nın en ünlü yazarlarından Llosa, bu romanında Peru Ordusu’nun “düzen” ve “disiplin” anlayışını askerler için açılan bir “genelev” aracılığı ile işler.

Peru Ordusu’na mensup askerler izin günlerinde çevre köy ve kasabalardaki kadın ve kızların ırzına geçmektedir. Askerlerin bu cüretkârlığına halkın tepki göserip “isyan” etmesinden çekinen generaller, çözümü askerler için bir genelev açmakta bulurlar. Ve subayların sicil dosyalarına bakarak görev bilinci çok gelişmiş, yöneticilik kabiliyeti çok yüksek, orduyu ve vatanını çok seven bir üsteğmeni bu işle görevlendirirler... Üsteğmen içki içmeyen, kumar oynamayan, karısından başka hiçbir kadınla beraber olmayan, “mahçup” diye tanımlanabilecek biri olmasına rağmen “emir verildiği için” görevi kabul eder... Görev bilinci ve örgütlenme becerisi çok gelişmiş üsteğmen (terfi ederek yüzbaşı olur) büyük bir çabayla topladığı “hostes”lerle Peru Ordusu’nun cinsel ihtiyaçlarını karşılamaya; daha sonra generallerin “Peru Ordusu’nun en iyi çalışan kurumu” dedikleri “Kadınlar Taburu”na komuta etmeye başlar... “Hostes”ler diğer erler gibi içtimaya çıkıp, tekmil vermeyi öğrenirler...

Dikkatli okurun hemen fark edebileceği gibi Llosa “çarpıcı” bir konu ile okuru tavlamaya çalışmamaktadır. Amacı, Peru Ordusu’nu karakterize eden özelliklerden biri olan “hayatın bütün alanlarını denetleme, her şeye matematiksel bir düzen ve disiplin sınırları içinde hâkim olma” isteğiyle “dalga” geçmektir. Bu anlamda çok az yazarın başarabildiği ölçüde anti-militarist bir kara mizah örneğidir Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu...

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • piktobet
  • mete bleda ünal
  • Vivienne
  • Şahin Akkuş
  • Cansu
  • Ukuş
  • Fatma Erdem
  • Gul Uzuner
  • Salih Uzuner
  • tereddütsüz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%35.7 (5)
8
%42.9 (6)
7
%14.3 (2)
6
%0
5
%7.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0