Yüzü Olmayan Adam

·
Okunma
·
Beğeni
·
852
Gösterim
Adı:
Yüzü Olmayan Adam
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059702683
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Belgin Selen Haktanır
Ardında Esrarengiz Mesajlar Bırakan Bir Katil Birbirinden ayrı noktalarda iki erkek cesedi bulunur. Elleri kesilmiş ancak hayattayken zorbalıklarıyla tanınan, herkesin kurtulmak isteyeceği türde iki kurban. Olay yerindeki tek ipucu 1982 yılına ait, kurbanların yüzüne çarpı atılmış eski bir okul fotoğrafıdır. Kendini Olayların Dışında Tutamayan Bir Dedektif Yıllar sonra ailesiyle doğduğu kasabaya dönen Fabian Risk davayı soruşturmakla görevlendirilir. O fotoğrafta kendisi de vardır. Okul günlerinin geride kaldığını düşünürken şimdi sınıf arkadaşları çocukken işledikleri bir günah yüzünden tek tek öldürülmektedir. Sıra ona gelmeden ya da tüm sınıf katledilmeden bu takıntılı psikopatın sırrını ortaya çıkarmak zorundadır. Jo Nesbø'dan daha s&uuml ;rükleyici, Stieg Larsson'dan daha karanlık ve Henning Mankell'den daha gerçekçi. - Tony Parsons Sıradaki 'Gerilim Kralı'na merhaba deyin. - Crimetime Ödülü Jürisi
552 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Kitabı daha yeni okumuşken ve kitaba dair çoğu şey aklımdayken düşüncelerimi belirtmek istedim.

İlk olarak kitap ilk sayfalarından itibaren olaylarla başlıyor yani çok durgun bi kitap diyemem.Kitabı okurken evet katili buldum dediğinizde bi anda ters köşe oluyorsunuz.Ki bu olayı kitap boyu oldukça yaşıyorsunuz.Beni sanırım kitapta en şaşırtan kitaptaki günlük boyutuydu çünkü kitabın kapağında belirtildilen "Bir Katilin Günlüğü" sözü size farklı bir şey düşündürse de ve siz bu günlük sayfalarını tutar da belki bir ipucu bulabilirim gibisinden okusanız da bu bölümler aslında apayrı bir şey...

Bazı yerlerde anlatılanlar ve olan bazı olaylar kim vurduya gitmiş gibi hissettirebilir ki öyle.Ancak kitap bitince benim düşündüğüm "Katili yakaladılar be sonunda..."dan daha çok "Ya bu Fabian Risk'in ailesiyle ilişkisi falan ne duruma geldi?Nasıl hayatlarına devam ettiler."şeklindeydi.

Dipnot:Kitabın 352. sayfasındayken ilerleyen sayfalardan on altısının basılmadığını farketmem sonucu kitaba 3-4 günlük bir ara vermiş sonrasında değiştirerek devamını getirmiş olsam da yayınevine sinirliyim.İçimde tutmak istemediğimden dipnot düşmek istedim.

KİTAP HAKKINDA FİKİRLERİMİ OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
552 syf.
·6 günde·7/10
İnsanların güçsüz olan hayvanlara nasıl davrandığına bakın. Tüm gizlediği kişiliği orada ve kütüphanesindedir. Açıkçası kitabın sonlarına doğru asıl işkenceleri çeken kişinin günlük sahibinin kim olduğu ile ilgili büyük bir hataya düşeceksiniz. Yazar bizi bilerek o tarafa çekmek istemiş. Aynı zamanda katili bulmamıza gerek yok çünkü olayları çeşitli kişilerin ağzından dinliyoruz.
Kitabın konusu kısaca özetlersek>> dedektimizin sınıfındaki tüm insanlar katledilmektedir ve katil sınıf listesindeki bir kişidir. Herkes ölmeden önce işleri yoluna koyması gereken dediktifimiz aynı zamanda kendi sınıf arkadaşından kendisini de korumalıdır.
Bence sürükleyici bir kitaptı. Yazar kesinlikle konuyu kestirip atmamış detaylara özen göstermişti. Gerilim kitabı olabilir ama gerecek kadar değildi. Tabii tüm o vahşeti o kadar detaylı anlatması biraz mide bulandırıcı. Ama sonuçta olay bu öyle değil mi? Cinayet romanında çiçekli bir bahçe bekleyemem sanırım... Sonuç olarak roman akıcı bir şekilde bitti. Çocukların ihmal edilmesi, yetişkinlerin görmezden gelişi her zaman bir sıkıntı yaratır bu asla değişmeyecek bir gerçektir.
552 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Tek kelimeyle mükemmel diyebileceğim, her sayfasında ayrı bir gizem ve heyecanın olduğu muhteşem bir kitap. Defalarca yinelediğim bir gerçek var. Slav kökenli yazarlar gerilim, psikilojisi bozuk ruhlar konusunda harika bir hayal gücüne sahipler. Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Tabiki gerilim ve polisiye seven okurlaradır bu önerim.
Stefan Ahnhem, ilk kez okudum bu yazarı ve maalesef 1 kitabı dilimize çevrilmiş. Çeviri ve baskı hataları olsa da, yazarın 1 yer de yanlış yazdığını fark ettim.
Fabian Risk, başına buyruk, kuralları tanımayan, iyi bir eş ve baba olmayan dedektif. Yeni bir hayata başlamak için doğduğu şehre döndüğünde, gerçekten de yeni bir hayat olacağını bilmiyordu muhtemelen.
Sınırlar burada önemli, 2 ülkenin köken olarak aynı olması, aynı birlik sınırları içerisinde olmaları bir şey değiştirmiyor. Kitabı okudukça anlıyorsunuz, bir üstünlük çatışması var.
Sonja Risk, kitapta tek uyumsuz kısım o olduğu için 10 üzerinden 10 vermedim kitaba.
Zira, gerilmekse konu, cidden soluksuz şekilde okudum kitabı.
Yazar sizi öyle bir şaşkınlığa uğratıyor ki, ters köşe yaptı, vayyy beee diyorsunuz.
Ruhsuz birisi değilim ama kısmen bazı yerlerde iyi oldu dediğim bile oldu. Ama orada bile yazar sizi gerçekten etkiliyor ve siz sonunda bunu anladığınızda, Stefan Ahnhem'e bir kez daha saygıyla hayran kalıyorsunuz.
Fabian Risk, kitabın zeki ama bana göre aptal karakterlerinden birisi. Lakin, her yazarın kahramanı da Hercule Poirot olacak değil ya ;)
Yine sevgili polisiye kraliçesi biricik Agatha'ma övgüler bırakmadan geçemedim.
Bu kitabı okumayan, gerilim okudum demesin.
Dağılmayan olay örgüsü ve birbirine bağlanan detaylarla muhteşemdi.
Tamam, tamam İngila 'da biraz 10 üzerinden 9 vermeme sebepti ama kolay kolay her kitap 10 puan alamaz değil mi?
Ve müziğin evrensel dili sizi buluyor. Avrupa'lılar klasik ve popüler müziğin hakkını vermeyi biliyor eserlerinde.
Sanat, sanat içindir dedirten bir yaklaşım olduğu muhakkak. Burjuva yaklaşım olsa da, bir noktada haklılar sanki..
Keyifli okumalar dilerim..
552 syf.
·14 günde·5/10
Roman, ismiyle kapak tasarımıyla oldukça başarılı olmasına rağmen, işleyişi zayıf kalmış bana göre... Türü gerilim olarak belirtiliyor ama bünyesinde gerilim türünde olması gereken unsurları barındırmamış hiçbir sayfasında. Örneğin; merak, heyecan duygularını barındırmamış. Adrenalin yeteri kadar yansıtılmamış içeriğe. Gerilim romanlarında düz bir anlatıma yer verilmez normalde ama bu kitapta fazlaca düz anlatıma yer verilmiş. Katilin kim olabileceğini az da olsa merak ettim ama yine de bu merakım yoğun değildi. Bir süre sonra kitap ne zaman bitecek dedim kendi kendime... Ve çok uzun zaman aldı kitabı bitirmek... Yazarın da ilk yayınladığı kitabıymış. Belki de ondandır fazlaca unsur eksikliği, gereksiz yere şarkı sözü içeren satırlar...
552 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Yüzü olmayan adam
İlk önce bir ceset bulunur cesetin elleri yoktur. Acaba neden elleri kesilmiştir? Olay yerinde yıllar öncesine ait bir lise sınıf fotoğrafı bulunur. Sonra 2. Ceset bulur aynı sınıftan dır ce ayakları kesilmiştir. Acaba neden ayakları kesilmiştir?. Gene aynısınıf fotoğrafı ve 2. kişiye çarpı atılmıştır.
RİSK yıllar sonra büyüğüdüğü şehre döner varan 1 neden dönüyor varan 2 Risk de aynısınıfta olup aynı fotoğraftadır. Ve Risk polis memurudur.
Katil neden öldürüyor amacı 2 kişiyi öldürüp bırakmak mı yoksa başkalarınıda öldürmek mi ve neden öldürüyor?
Risk katili yakalayabilecek mi ve en önemlisi o da tehlikedemi
The 24 ü izleyenler bilir 12. Bölümde tam birşeyler bulundu olay çözüldü gözüyle bakılır ama 13 ç. Bölüme baştan başlanarak yeni kanıtlar bulunarak başlanır ve 12 bölümde yanlış ilerlenmiş olarak başlanır. Acaba benziyor mu ? Yada benim kuruntum mu?
Memur Risk nasıl biridir kurallara uyan polismi yoksa balı bozuk bir serseri mayın mı?
Hikaye 10 numara kurgu 10 numara bence
552 syf.
·Beğendi·7/10
Fabian Risk serisinin ilk kitabı olan Yüzü Olmayan Adam’ı beğendim. Konusu güzel ve akıcı, ama arada havada kalan yerlere de takılmadan edemedim. Yani bir hareket, bir söz var ve ilerlediği zaman ‘eee o niye öyle oldu o zaman’ dedirtti çünkü devamı yok. Bazı yerlerde şarkı sözleri gereksizdi. Yazarın ilk kitabı olmasından dolayı bunları görmezden gelip, aksiyonu bol ve heyecanla ilerlediğini de asla inkar edemem. İsveç polisiyesinin tarzı, bol karakter kullanılıyor olmaları sanırım. Bu kitapta da çok karakter vardı. Ben beğendim ve tavsiye ediyorum.
552 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabın arka kapağında Jo Nesbo ve Stieg Larson'dan daha etkileyici yazısını görünce merak ettim. Merakıma değdi. İnternetten araştırdım, bir kitabı çevrilmiş yazarın. Diğerlerini bekliyorum. Jo Nesbo'yu hatırlattı bana, onun kadar iyi diyebilirim. Stieg Larson'u da okuyanlar için iyi bir kitap..

Dedektif Fabian Risk'in okuduğu sınıftan iki kişi öldürülünce İsveç polisi alarma geçer. Tabii Risk de.. Sınıfı ve kendisi tehlike altındadır.

Tavsiye ederim..
Not: Laban'in su şişesine çişimi doldurdum. İlk önce içmeyecek gibi oldu ama sonra içti. Çok iğrenç.
Sayfalarına ilk kez yazıyorum. Annem hiçbir şeyi unutmamak için, düşüncelerimi yazmanın iyi bir şey olduğunu söylemişti.
Çıplaktı; kolları ve bacakları cam plakanın dört köşesine dogru uzanmış bir şekilde duruyordu. Ayrıca, üstünde yattığı cama bağlanmıştı.
Herkes bir super kahraman, her şeyle başa çıkabilecek birisi olmak ister. Sonuç olarak hepimiz kusurları ve eksiklikleri olan insanlarız.
"İnsanlar birbirinden uzaklaşır, farklı hayatlar yaşamaya başlar ve daha siz ne olduğunu anlamadan arayıp merhaba demek için biraz fazlaca uzun bir süre geçmiş olur."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüzü Olmayan Adam
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059702683
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Belgin Selen Haktanır
Ardında Esrarengiz Mesajlar Bırakan Bir Katil Birbirinden ayrı noktalarda iki erkek cesedi bulunur. Elleri kesilmiş ancak hayattayken zorbalıklarıyla tanınan, herkesin kurtulmak isteyeceği türde iki kurban. Olay yerindeki tek ipucu 1982 yılına ait, kurbanların yüzüne çarpı atılmış eski bir okul fotoğrafıdır. Kendini Olayların Dışında Tutamayan Bir Dedektif Yıllar sonra ailesiyle doğduğu kasabaya dönen Fabian Risk davayı soruşturmakla görevlendirilir. O fotoğrafta kendisi de vardır. Okul günlerinin geride kaldığını düşünürken şimdi sınıf arkadaşları çocukken işledikleri bir günah yüzünden tek tek öldürülmektedir. Sıra ona gelmeden ya da tüm sınıf katledilmeden bu takıntılı psikopatın sırrını ortaya çıkarmak zorundadır. Jo Nesbø'dan daha s&uuml ;rükleyici, Stieg Larsson'dan daha karanlık ve Henning Mankell'den daha gerçekçi. - Tony Parsons Sıradaki 'Gerilim Kralı'na merhaba deyin. - Crimetime Ödülü Jürisi

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Esra TANRIVER
  • Ezelihan
  • Selma salgırboyu
  • Neslihan Yılmaz
  • Hüsamettin Çalışkan
  • Barış Özgüven
  • Sibel
  • Fatma erkek
  • Beyzanur
  • Cihat Davutoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.8 (3)
9
%31.3 (5)
8
%18.8 (3)
7
%12.5 (2)
6
%12.5 (2)
5
%6.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0