Yüzüklerin Efendisi - Kralın Dönüşü (Üçüncü Kısım)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.616
Gösterim
Adı:
Yüzüklerin Efendisi - Kralın Dönüşü
Alt başlık:
Üçüncü Kısım
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
428
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753422024
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Lord of The Rings Third Part: The Return of the King
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Baskılar:
Yüzüklerin Efendisi - Kralın Dönüşü
The Return of the King
Yüzüklerin Efendisi son yüzyılın en çok okunan yüz kitabı arasında en başta geliyor. Türkçe basımının ilk iki kitabı Yüzük Kardeşliği ve İki Kule, bu ilginin evrenselliğini kanıtladı. Polisiye ya da bilimkurgu meraklıları, şiir, roman ve öykü okurları, hep birlikte Frodo, Sam, Merry, Pippin, Aragorn ve Gandalf'ın maceralarını okumaya, 'Orta Dünya'da yaşamaya başladılar.Üçüncü kitap Kralın Dönüşü ile birlikte Yüzüklerin Efendisi tamamlanıyor: Bu kısımda Karanlıklar Efendisi ile Yüzük Kardeşliği, iki cephede karşı karşıya geliyorlar. Frodo ve Sam ellerinde hepsine hükmedecek Tek Yüzük ile Mordor'un içine, karanlığın kalbine doğru bir yolculuk yaparken, diğerleri de karanlığa karşı son cephe olan Gondor'da umutsuz bir savunmaya girişiyorlar...
400 syf.
Bir Tolkien efsanesi olan Yüzüklerin Efendisi..

Yüzüklerin efendisi serisini bitirmenin haklı gururunu yaşıyorum. 3 kitap ve muazzam bir dünya.

Bilenler bilir, bilmeyenler için anlatmak istiyorum.

Bu seride Tolkien'in kurguladığı Orta Dünya'ya hayran olmamak elde değil. Niye mi? Hemen söylüyorum. Göz kamaştıran mekanlar, güzellikler, fazlasıyla ürkütücü yerler, farklı farklı lisanlar, çok çesit ırklar (insan, elf, cüce, ork, uruk-hai, troll, ent, goblin, hobbit).
Hiç bitmeyen bir kötülük ve bu kötülüğe sürekli karşı koyan, asla pes etmeyen bir grup. Grubun adıda çok manidar,
Yüzük kardeşliği.
Bir yüzük uğruna yapılan büyük destansı savaşlar, mücadeleler, fedakârlıklar, kayıplar...
Film serisini de defalarca izledim fakat, bir arkadaşın da dediği gibi ''filmler kitabın özetinin özetidir.'' Doğru. Filmde anlatılmayan ve kitapta anlatılan bir çok şey vardı. İyi ki de bu seriyi okudum diyorum.

Bana soracak olursanız Tolkien, George R.R. Martin'den bir tık daha iyi diyebilirim fantastik dünya kurgulama konusunda.
Orta Dünya serüvenine ilgi duyuyorsanız mutlaka okumalısınız. İyi okumalar.
428 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10
Kralın Dönüşü… Yüzüğün sona erişi… Maceranın bitişi… içim sızlaya sızlaya okudum serinin son kitabını…. Ne desem az kalır… Bir taraftan sürekli “appendix” kısmını açıp detayları okuduğum diğer yandan da “Şimdi ne olacak?” merakıyla kitaba geri dönüş yaptığım anlar… Tolkien Baba büyüksün! “Orta Dünya” macerasında kayboldum sıyrılıp gittim evrenden nefes aldım başka diyarlarda… Yüzük Kardeşliği her ne kadar bitmiş gibi görünse de kardeşlerin her biri ayrı diyarlarda olsa da o ruhu hiç kaybetmediler…. Aragorn, Gimli, Legolas, Merry, Pippin, Boromir (R.I.P.) Frodo ve canım Sam ve olmazsa olmazımız Bilge Gandalf. Siz başardınız biz mutlu olduk, siz acı çektiniz bizim içimiz daraldı, asla pes etmediniz, iyiliğin kötülüğü alt ettiğini gösterdiniz bize, her güneşin doğuşunu ayrı bir umut olarak işlediniz ruhumuza… İyi ki okumuşum bu seriyi…Çok şey kattı bana o mücadeleci ruhunuz… Canım Tolkien’ım, her kitap incelemesinde söylüyorum bir daha tekrarlıyorum, iyi ki bir TOLKIEN geçti bu dünyadan içindeki çocuğu kaybetmeyen muhteşem Profesör, yazar, bilge kişi, REST IN PEACE!
Gel gelelim kitaba…
İki Kule’de Miğfer Dibi savaşı kazanılmış, Frodo ve Sam, Mordor’un kanlı yollarında bir yandan yüzüğü yok etmek için maceralarına devam etmişler bir yandan da Gollum’un tuzaklarına göğüs germişlerdi.
Son kitapta Kral Aragorn, Orta Dünya’yı birleştirmeden önce Sauron ve askerleri Gondor’u yok etmek isterler. Roharrimler, Gordor’a yardıma giderler. Gandalf da Pippin’i yanına alıp Gondor’daki savaşa engel olmak için yola çıkar. Gondor vekilharcı Denethor hem oğlu Boromir’in öldüğünü hem de Aragorn’un Kral olacağını öğrenir bu yüzden de çıkacak savaşı çok önemsemez. Bunun üzerine Gandalf ve Pippin yardım ateşini yakarak tüm dünyayı yardıma çağırırlar. Bu arada Sauron askerleri orklar, Gondor’a saldırırlar.Denethor’un küçük oğlu Faramir Gondor’u savunmak için çok uğraşsa da kaleye çekilir ve yaralanır. Babası bu durumdan hiç hoşlanmaz, ülkenin durumunu unutarak, büyük oğlunun da öldüğünü düşünerek yaralı olan küçük oğlu Faramir ve kendisini yakmaya çalışır.
Bu arada İsildur soyundan gelen Aragorn, Gondor’a giderken Ölülerin Yolu’nu seçer ve düşman püskürtülür. Savaşta Kral Theoden ölür, Angmar’ın Cadı Kralı'nı yok eden Rohan’lı Eowyn ve Merry yaralanır. Aragorn onları krallara özgü bir güçle iyileştirir.
Bu arada Mordor yollarında yüzüğü yok etmek için ilerleyen Frodo ve Sam’e dikkatini vermiş olan Karanlıklar Efendisi Sauron’un dikkatini başka yere çekmek için ordu kurulur ve Mordor’a gönderilir.
Hüküm Dağına yaklaşan Sam ve Frodo’nun yolculuğu iyice ağırlaşmaya başlar çünkü yüzük Frodo’nun boynunda iyice ağırlaşmaya başlar. Tam Hüküm Dağı’na gidip yüzüğü yok edecekleri sırada Gollum yeniden ortaya çıkar ve yüzüğü yeniden ele geçirmek için Frodo’nun parmağını ısırır ancak yüzükle beraber Hüküm Dağı’na düşerek yok olur. Yüzüğün ortadan kalkmasıyla zafer kazanılır ve Sauron sonsuza kadar yok edilir. Bu arada Faramir ve Eowyn birbirlerine aşık olurlar ve evlenirler. Aragorn da Elf Prensesi Arwen ile evlenir. Hobbitler köylerine döndüklerinde Saruman ve savaştan kaçan bazı eşkıyaların Shire’ı mahvettiklerini öğrenirler. Bütün Shire halkını bir araya getirip Shire’ı kötülüklerden arındırırlar. Frodo her ne kadar yüzükten kurtulmuş olsa da yaraları sürekli ağrır. Sauron’un ölümünden sonra Frodo, Gandalf ve Elflerle beraber Bilbo’yu da alarak deniz yoluyla üçüncü dünyayı terk ederler. Sam Shire’da evlenir ve çocukları olur.
Çok güzeldin Kralın Dönüşü… Çok güzeldin İki Kule… Çok güzeldin Yüzük Kardeşliği…Ben bu seriyi birkaç defa okurum sanırım… Her okuyuşumda aynı tadı alıp farklı dersler çıkarırım kendime. Teşekkürler TOLKIEN….

“EVEN DARKNESS MUST PASS
A NEW DAY WILL COME
AND WHEN THE SUN SHINES
IT WILL SHINE OUT THE CLEARER….”
400 syf.
·16 günde·10/10
Üç seriden son kitapta bahsedeğim. Okuduğum kitaba inceleme yazmaya üşenirim ama sen kitap; muhteşem bir şeydin. Bu kadar betimlemeyi okuyup (özellikle ilk kitapta) vicdanıma kadar sıkılmama rağmen kesinlikle bırakamadım. Az önce bitirdim kitabı ve sevdiğim birine veda eder gibi içim sızladı; Tolkien farkettirmeden karakterlerinle ne güzel de gönlümde yer ettin.(Aragorn reis yerin bambaşka.) Büyüksün üstat.
Kitabın felsefi kısmına girmek istemiyorum bile zira oraya girince çıkamam.
Bir de son olarak şey diyeceğim; Yüzüğü neden kartallarla götürm.... Şaka şaka sbhdhd
428 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Herkese Merhaba.
Yüzüklerin Efendisi fantastik üçlemesinin son kitabıdır. Frodo ve Sam tek yüzük ile Mordor'un tehlikeli topraklarında Hüküm Dağı'na giderek yaklaşırken, insanların en büyük kalesi olan Minas Tirith'te ikinci büyük savaş için hazırlıklar yapılmaktadır. Orta Dünya'nın kaderi Minas Tirith kalesinin düşmemesine ve Frodo ile Sam'in yüzüğü bir an önce yok etmesine bağlıdır. Bu süre içinde bir çok olaylar oluyor ve yaşanıyor. En önemlisi hiçbir şey den korkmayıp herşeylerini vererek savaşıyorlardı hep birlikte. O kadar olaylar oluyor ki tabiki de burada anlatmayacağım. Gercekten muhteşem bir seri. Bu seriyi okuduğum için çok mutluyum ama bir bakımdan da çok mutsuzum. Yıllardır yani çocukluğumdan beri filmini izledim ve hala da izlerim. Daha önce kitaplarını okumadığım için çok ama çok pişman oldum. Hiç bir şey filmdeki gibi kalmıyor. Yani filmde olan bir şey kitap da yok. Kitap da olan bir şey de filmde yok. Ama filmin hakkını yiyemem. Peter jackson çok güzel bir şekilde filmini çekmiş. Kitapda sadece bazı yerlerin doğru yansıtmamış peter jackson. Bu bakımdan okurken baya düşündüm. Niye gercekliği gibi kitap da olan bir şeyi filme yansıtmamış çok merak ediyorum. Kesinlikle filmiyle kalmayın. Ben kaç yıldır izliyorum filmini. Her şeyi ve he sahneyi ezberledim artık. Ama okurken şok içinde şok oldum. Hem kitap da olan güzel seyleri filme koymamış. Keşke koysaydı diye düşünmeden edemiyorum. Yani arkadaşlar öncelikle kitabını okuyun ve sonra filmini izleyin. Bu kadar güzel bir seriyi okudum ya çok mutluyum ve içim rahat. Her karakterini fazla ve fazla seviyorum. Her karakteri ayrı ayrı seviyorum. Hepsinin ayrı yeri vardır bende. Çok güzeldi. Çok severek okudum. Sonlara doğru artık gözlerim doldu. Bitmemeliydi dedim. Bitemez dedim. Gercekten hiç bitmeseydi. Ben ömür boyu okurdum. Zaten şuan bitirdim ama elbette tekrar ve tekrar okuyacağım. Ayrıc diğer Tolkien'in kitaplarınıda okumanızı tavsiye ediyorum. Son olarak bu güzel Orta Dünya'yı bizlere yaşattığı için Tolkien'e sonsuz teşekkür ediyorum. Yüzüklerin Efendisi serisi bu kadar kusursuz bir şekilde yaşatılamazdı. Ama Tolkien bize yaşattı. İyi ki de bildik. İyi ki de kitapları ve filmi var. Ömrüm yettiğince hem filmini hem de kitaplarını okuyacağım. İyi ki varsın Tolkien. İyi ki bu güzel dünyada var oldun. Seni ve kitaplarını çok seviyorum. Sizlerde hala okumadıysanız ve hala da filmini izleyip kitabını okumadıysanız kesinlikle hemen okuyun. Fantastik severler ve Orta Dünya'nın içinde yaşamak isteyenlerede tavsiyemdir. Herkes mutlaka okusun. Herkese tavsiye ediyorum.
400 syf.
·Beğendi·10/10
 Ah be kalbimi parçaladın Tolkien...

Artık yazarın muhteşem dili ve konunun kusursuz işlenmesi gibi detayları açıklama gereği bile duymuyorum.

Kitabı okurken sadece bir konuda çok korkuyordum o da bu seriye yakışır bir sonun yazılıp yazılmadığıydı.Neyse ki bunun için de endişelenmeme gerek kalmadı çünkü hem yüzüğe yakışan hem de bütün karakterlere yakışan bir sondu.

Öyle canım sıkıldı biraz Yüzüklerin Efendisi okuyayım diyebileceğiniz bir seri değil. Ben boş kafayla okunması gerektiğini düşünüyorum çünkü yeni bir dünyaya adım atıyorsunuz. Gerek haritaları gerek ırkların kendilerine ait dilleri gerek 1. Çağdan 3. Çağa bağlanan muhteşem detaylarla yeni ve gerçek bir evrene atılmak gibi.

Ölmeden önce okunması gereken bir seriyi bitirdiğime mutluyum. Sillmarilion'u da 15 tatilde okurum umarım. Bu yaz tatilinde de elinize Hobbit'i alın ve yüzüğün öyküsünü okumaya başlayın. Hayatınızda verdiğiniz en güzel kararlardan biri olacağını garanti ederim.
400 syf.
·3 günde·10/10
Kitabın etkisi çok büyük evet okurken bitecek diyordum ama şuan bildiğiniz bittiği için üzülüyorum....Dokuz Yoldaş... Muthiş bir hikayeydi a'dan z'ye eksikleri kesin vardır ama müthiş çalışılmış bir eserdi. Kitaba gelecek olursak kitap biraz erken bitiyor olaylar. Ve uzunca bir mutluluk hikayesi okuyorsunuz. açıkçası mutsuz da olmuyorsunuz offf bitsin de kurtulalım gibisinden. Ve Tolkien reis o kadar detaycı biriymiş ki içinde bulunan eklerin yanı sıra kitabın son kısımları bile DLC(ek paket)yani yani bir hikaye kitabı olacak şekilde tasarlanmış. Bazı kişiler sevmez kimin ne olduğunu bırakın biz düşünelim derler. Ancak ben Yazarın vermesini isterim. ve herkesi Legolastan Aragorna Entlere ordan Sıçrayan Midilli sahibine hepsini vermiş. Kitabın sonundaki eklerde müthiş eksik yerleri tamamlamış isteyen olursa da Lisanıda öğrenebilir Ek' E de vardı. Bana göre müthiş bir kitabın serinin bir Efsane Eserin sonuna geldik... Ve tek diyebileceğim Elfler gibi sonsuz bir hayat istiyorsanız kolay bu kısacık hayatınızı iyi değerlendirip iyi olursanız bazı kuralları da yerine getirirseniz sizde sonsuz mutluluğa doğru yelken açacak cennete gidip her şeyi görebilirsiniz.
400 syf.
·9 günde·10/10
"Çünkü geriye bir kişi dönmektense üç kişi dönmek daha kolay."

Beni çok kötü bir hüzün bastı son sayfasını okurken. Sanırım uzuuuuuun bir süre etkisinden çıkamayacağım lakin bir kitabı duygusuz okumakla yutkunarak okumak arasındaki farkı gerçek anlamda hissettim. Efsaneler efsanesiydi. Okuyucuyla aynı fikirde miyim bilmiyorum ama Sam'in Frodo'dan bu yolculukta daha büyük katkısı olduğunu her zaman savunacağım galiba. Ayrıca film ve kitap arasında da Hüküm Dağı kadar fark var neredeyse. Tabi ki kitap tercih edileni. :)
428 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Shire'da başladı ve Shire'da bitti yolculuğumuz. Yüzük Taşıyıcısı Frodo, sadık dostu Samwise Gamgee, Merry ve Pippin ile. Aslında taa en
başında Gandalf ve Bilbo ile. Ardından Ayrıkvadi'de
Elrond'un divanında İsildur'un varisi Dundain halkının reisi Arathorn oğlu Aragorn II
Elessar,Kuyutorman'ın kralı Thranduil'in oğlu Legolas,
Gloin oğlu Gimli ve Ak Kule'nin Komutanı, Gondor Vekilharç Prensi
Boromir katıldı aramıza. Ve böylece başlamış oldu Yüzük Kardeşliği'nin hikayesi. Moria madenlerinde,Khazad-dûm köprüsünde kaybettik Gandalfı. Ardından Fangorn Ormanı'nda karşımıza çıktı tüm heybeti ile Ak Süvarı. Esir düştük, nice badireler atlattık. Miğfer Dibi ve Pelennor Çayırlarında beraber kılıç salladık Sauron'un ordularına
karşı.Rohhirim ile birlikte sürdük atlarımızı. "Yaşa Yurt Hükümdarı Theoden." Kim unututabilir Gimli'yi bile kendine aşık eden Lorien'in
Hanımı Galadriel'in güzelliğini.Veya hiçbir erkeğin öldüremeyeceği
rivayet edilen Angmar’ın Cadı Kralı'nı alt eden cesur Rohan kadını Eowyn'i.

Ve nihayaetinde Hüküm Dağı'na vardık Frodo ve Sam ile birlikte. Çok yorgun düştük, ümitlerimizi kaybettiğimiz çok zaman oldu bu yolculukta. Esir düştük orkların ellerine kara kulelerde. Shelob'a karşı savaştık.Fakat sen çok yaşa Samwise Gamgee. Sen
olmasaydın tamamlayamaz idik bu yolculuğu. Ve nihayetinde bir zamanalar Smeagol olarak bilinen Gollum. Ne demişti Gandalf "Gollum’un bile daha yapacak işleri olabilir" O olmasa idi yok edebilir miydik Yüzük'ü. Yazın en sıcak ve en bunaltıcı günlerinde beni de bu yolculuğunuza kabul ettiğiniz için teşekkürler dostlarım. Belki seneler seneler sonra bir daha bir araya gelip yeniden çıkarız yolculuğumuza. Bundan dolayı elveda demiyorum, şimdilik hoşçakalın dostlarım.
400 syf.
·132 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kendi neslimin birçok üyesi gibi Yüzüklerin Efendisi ve ardından Tolkien ile karşılaşmam, eksikleri-gedikleri ile beraber sinema tarihinin gerçek baş yapıtlarından biri olan film serisi ile oldu. O zamanlar oldukça çocuk bir yaşta, izlediklerim, hikâye, o enfes müzikler beni öylesine etkiledi ki böyle bir şey yapmak istiyorum dedim içimden.

Ardından çok geçmeden Tolkien ile tanıştım, ama okumayı hep erteledim. Üşendiğimden değil, doğru zaman ve doğru kitap anlayışına sahip olmaktan doğdu bu erteleme. Sizi bir şey kendinden alıkoyuyorsa daha vakit gelmemiş demektir. Kitabın beni çağırmasını bekledim. Nihayetinde o gün geldi ve seriyi okumaya başladım.

Okumadan önce evren hakkında epey bilgim vardı. Birinci ve ikinci çağları sular seller gibi biliyordum, tarihçi hafızası da işime yaradı tabii. Üçüncü çağın sonunu okumak, umut aradığım bir dönemde kısmet oldu. Üç kitap da bitti ve tek dediğim şu oldu: Böyle bir şey yazmak istiyorum ben. Bana ilham verdi, çalışmalarıma başlamama fırsat sağladı, hayal etmeme imkan tanıdı. Daha çok toy ve bilgisizim. Yeteneğim ise şüphe götürür cinsten. Ama umut.., harika bir yunan-roma efsaneleri ve yaratıcılık karması bir eserden ilhamla doğunun masalları, efsaneleri ile beslenmeye gidecek bir umut.

Öykünme ve taklit arasındaki o ince çizgiyi öyle güzel belirlemiş, her ayrıntıya o kadar dikkat etmiş ve karakterlerin kendi hikâyelerini oluşturmasına güzelce izin vermiş ki Tolkien, zamanında asil bir İngiliz profesörünü düşük görülen fantazi edebiyatına ilgi duyduğu için eleştirilen meslektaşları bile hatalarını itiraftan kaçınmamış.

Bu girizgâhtan sonra kitabı anlatmaktır asıl iş. Bende bıraktığı iyi izlenimlerden öteye gitmeyecek bu inceleme. İyi ve kötü arasında görülen o net ayrımın arkasında iyinin kırılganlığı göze çarpıyor. Kötü her zaman güçlü, çabuk yayılıyor, kâti bir hükmü var ve asla son bulmuyor. Ancak iyi, çabuk pes etmeye yatkın, umutsuzluğa sıkça kapılan, kötüye meyl eden tarafının her an ağır basması muhtemel bir hâlde. Ama ufak, cılız ve ölgün bir umut doğru ellerde gerçek bir güce dönüşüyor. Half-Life'daki G-man aklıma geldi sıkça, okurken: "Yanlış bir yerdeki doğru insan, her şeyi kökünden değiştirir." Tabii romantik bir umuttan öte bu duyulan şey; zekice, karşıdakini tartarak, her zaman sayduğu içerisinde bir umut. Umudu nasıl hedef hâline getirirsin rehberi bu kitap.

Hedeflerine ulaşma yolunda ise nelerle karşılaşacağını da söylüyor eser. Yol asla tahmin ettiğin çıkmıyor. Plânların ya da ümitlerin olsun, fark etmez, hikâyeni yolun tayin ediyor. Seçimlerin ise seni ve yolunu inşa ediyor. Seçimlerin "sen" oluyor. Tercihlerin umudu hedef kılmanın kilidi. Hayatta da olduğu gibi bazen tek bir yanlış tercih felakete sürüklerken tek bir doğru tercih senin kişisel zaferin oluyor.

Kitapta yan karakter kavramına bence çok nadir rastlanmakta. Ufak dizeler söyleyen karakterler bile hikâyenin akışını değiştirebiliyor. Hayatın ana akışını da böyle görmek mümkün. Birbirinin arkasında kalmış ya da tek birini besleyen ana karakter de yok. Herkes, anlatılan herkes, ya bir yola çıkmışlardan ya da yolda karşılaşılmışlardan müteşekkil. Herkesin bir yolu var, bazen başkasıyla kesişen bazen uzaklardan dolanan. O yüzden herkes aslında birer ana karakter, yola çıkan da yolda rastlanılaşılan da.

Çok iyi inşa edilmiş, açık bulmanın gerçekten zor olduğu bir tarihi var kitabın. Kitap bir tarih kitabı, bir destan. Unutulmuş zamanların, unutulmuş öykülerinin yer ettiği bir mitoloji. Yüzüklerin Efendisi bir başlangıç değil o dünyanın en önemli hikâyelerinden biri bile sayılmayabilir. Hayati bir dönüm noktası, bir çağ açıp kapatan olayın anlatısı sadece. Ama Orta Dünya tarihi zaten bunlarla dolu. İşte o zaman insan bir Osmanlı kroniği okurmuş gibi hissediyor. Gerçekçiliği ile de seni içine alışı ve etrafını sarması çok kolay oluyor. Theoden'in konuşmasını okurken yükselmek, Entlerin şiiriyle öfkelenmek, görmediğin Galadriel'in karşısında senin de içinin ürpermesi duygu yozlaşmasından değil, o şeyler gerçekmişçesine, o olaylar yaşanmışcasına kitabın sana anlatabilmesinde gizli.

Eser dört başı mamur öğütlerle dolu. Didaktik olmayan ancak aforizma çıkarılabilecek nitelikte olan bu nasihatler, o kadar evrensel, o kadar din-dil-ırk üstü ki (erdemin en bilinir özelliği) sadece insan olma hasletinden dolayı insan da olmalı diye düşünüyor okuyan:

+Bütün sözler sadece şunu söyler: Sen bir kadınsın, senin yerin evin. ...Fakat ben de at sürüp kılıç savurabilirim; ne acıdan korkarım ne ölümden.

-Neden korkarsınız hanımefendi?

+Kafesten. Ta ki yaşlılıktan ve alışkanlıktan parmaklıkları kabullenip büyük işler başarma isteği hatırdan veya gönülden silininceye kadar parmaklıkların arkasında kalmaktan. (Kral'ın Dönüşü, s.62)



Ümit ve ümitsizliğin kardeş olduğu sınırda, sendelemek, düşmektir diyor Gandalf. Ümitvâr olmaya ve parmaklarımızı kırmaya, ebediyyen.
300 syf.
·7 günde·10/10
Şaheser... Serinin en iyi kitabı ile karşı karşıyasınız. Yüzüğün serüveni son aşamasında. Mordor'un karanlığı sizi boğsa da kendinizi okumaktan alamıyorsunuz. Minas Tirith'te Nazgul'lerle savaşacaksınız. Gollum'a hem güvenip hem şüphe duyacaksınız. Burası son safha. Burada her şey gerçek. Fantastik bir evrene kendinizi bu kadar kaptırdığınıza şaşıracaksınız. İmkanım olursa yine bu kitabı ve bu seriyi tekrar okurdum.

"Üç yüzük göğün altında yaşayan elf krallarına
Yedisi taştan saraylarında cüce hükümdarlarına
Dokuz yüzük ölümlü insanlara ölecekler ne yazık
Bir yüzük gölgeler içindeki Mordor diyarına
Kara tahtında oturan karanlıklar efendisine
Hepsine hükmedicek bir yüzük hepsini o bulacak.
Hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak."
400 syf.
·Beğendi·10/10
Ne denebilir ki? Daha fantastik roman kavramının oluşmadığı bir dönemde daha önce görülmemiş muntazam bir dünya oluşturmaya ve bu dünyaya ait özel bir dil yaratmaya yıllarını vermiş bir adamdan bahsediyoruz. Her konu, her karakter ince ince işlenmiş. Ayrıca çeviri de çok iyiydi, belirtmeden geçmeyelim.Ne yazık ki bu dünyayı hiçbir zaman tamamlayamamış. Ancak elimizdeki kitaplara baktığımızda fazlasıyla yeterli geliyor insana. Tabi biz fantastik ve orta dünya delileri her zaman fazlasını isteyecektir. Işıklar içinde yat büyük usta. Bu fantastik edebiyatın "MİHENK TAŞI" nı okumadıysanız ayıp etmişsiniz, ne olur okuyun. "Ah o gemide ben de olsaydım" diyor ve yazımı sonlandırıyorum. Özleyeceğim be :((((
400 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitap hakkında nasıl tek bir yorum bulunmaz hayret verici. Fantastik dünyanın babası, anası her şeyi olan bu kitabı okumadan başka kitap okumayın arkadaşlar.
"Yaşasın Buçukluklar!
Tüm övgüler onlar için!
Tüm övgüler Frodo ve Samwise'a!
Çok yaşayın!
Çok yaşayın!
Çok yaşayın Yüzük Taşıyıcıları,
Tüm övgüler size!"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüzüklerin Efendisi - Kralın Dönüşü
Alt başlık:
Üçüncü Kısım
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
428
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753422024
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Lord of The Rings Third Part: The Return of the King
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Baskılar:
Yüzüklerin Efendisi - Kralın Dönüşü
The Return of the King
Yüzüklerin Efendisi son yüzyılın en çok okunan yüz kitabı arasında en başta geliyor. Türkçe basımının ilk iki kitabı Yüzük Kardeşliği ve İki Kule, bu ilginin evrenselliğini kanıtladı. Polisiye ya da bilimkurgu meraklıları, şiir, roman ve öykü okurları, hep birlikte Frodo, Sam, Merry, Pippin, Aragorn ve Gandalf'ın maceralarını okumaya, 'Orta Dünya'da yaşamaya başladılar.Üçüncü kitap Kralın Dönüşü ile birlikte Yüzüklerin Efendisi tamamlanıyor: Bu kısımda Karanlıklar Efendisi ile Yüzük Kardeşliği, iki cephede karşı karşıya geliyorlar. Frodo ve Sam ellerinde hepsine hükmedecek Tek Yüzük ile Mordor'un içine, karanlığın kalbine doğru bir yolculuk yaparken, diğerleri de karanlığa karşı son cephe olan Gondor'da umutsuz bir savunmaya girişiyorlar...

Kitabı okuyanlar 2.158 okur

  • Ayşegül Gökçe
  • Seher Mengü
  • Savaş
  • Helin Şahin
  • Onur
  • Ebru Öztürk
  • Vefa snk
  • Kadir Pars
  • kleigher
  • Mehmet Balcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.8
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%24.8
25-34 Yaş
%29.7
35-44 Yaş
%29.9
45-54 Yaş
%8.4
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%43.4
Erkek
%56.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%71.8 (529)
9
%17.5 (129)
8
%6.6 (49)
7
%2.4 (18)
6
%0.4 (3)
5
%0.7 (5)
4
%0
3
%0
2
%0.1 (1)
1
%0.1 (1)

Kitabın sıralamaları