Yüzüncü Ad - Baldassare'nin Yolculuğu

8,3/10  (268 Oy) · 
889 okunma  · 
230 beğeni  · 
3.586 gösterim
Doğu'daki son Cenevizlilerden, antika tüccarı Baldassare Emriaco, 1665 yılı sonlarında, soyunun yüzyıllardır yaşadığı Lübnan'dan yollara düşer. Ertesi yıl, İncil'e göre "Canavar'ın Yılı"dır. Kimilerine göre düpedüz Mahşer: Kan, ateş, yıkım ve her şeyin sonu... Zamanın sonu!

Dünyayı ve Baldassare'yi kurtarabilecek tek şeyse, Yüzüncü Ad'dır. Kimselerin görmediği bir yazma kitap ve bu kitapta açınlandığı söylenen bir ad: Allah'ın, Kuran'da anılan doksan dokuz adının, sıradan ölümlülere bildirilmemiş olan yüzüncüsü... Tanrı'nın gizli ve yüce adı...

Yüzüncü Ad'ın peşinden önce İstanbul'a uğrar Baldassare'nin yolu; oradan İzmir'e, Sakız'a, Cenova'ya, Amsterdam'a, sonra da Londra'ya. Konya'da vebanın kıyımına, İzmir'de Sabetay Sevi'nin şaşırtıcı başkaldırısına, İngiltere'de büyük Londra yangınına tanık olur.

Korku, şaşkınlık, düşkırıklığı, umut ve aldanma, menzil taşlarıdır bu uzun yolun. Bir de en beklenmedik anda yolcunun karşısına dikiliveren aşk. Sevincin, mutluluğun tek kaynağı aşk!..
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    404
  • ISBN:
    9789750800030
  • Orijinal Adı:
    Le Periple De Baldassare
  • Çeviri:
    Samih Rifat
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Berrinnn 
 06 Mar 00:03 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · Puan vermedi

Dini İnanç... Ne denli yıkımlara ve yanılgılara neden olabilir cehalet ile birleştiğinde? Peki ya aşka olan inanç ve aslında onun bir yanılgıdan ibaret oldugunu anlamak nasıl bir yıkıma neden olur insan ruhunda? Ancak şu var ki, yapılan hiçbir yolculuk ( bu ister iç yolculuğumuz olsun ister çıkılan bir seyahat) insana bir şey katmadan sonuçlanmaz. Bazen yanlış olarak nitelediğimiz veya doğru olarak kesin kanılarda bulunduğumuz olaylar göründüğü gibi olmayabilir. Ama hiçbir yolculuk değiştirmeden bırakmaz insanı veya hayatını...Kaderımızı kendı seçimlerimiz mi belirliyor yoksa bizim yerımıze çizilen bir çizgiden mi gidiyoruz? Bence her ikisi de... Aşka dönecek olursak, aşk ve huzur barınamaz yanyana. Kahramanımız Bess e aşık olmamıştı belki ama her aklına düştüğünde ona huzuru ve anne sıcaklığını getırmışti. Aşık oldugu kadın Marta ise hayalkırıklığının ta kendısıydı. En kötüsü de aklına geldiğinde sadece acı duyacak olması.
Son olarak sabır, dinginlik ve iyi bir yürek yaşadıgı acılara, hayalkırıklıklarına rağmen hiçbir zaman kaybetmez çünkü vicdan en büyük imtihandır dünyada. Anlatımı, üslubu, düşündürme yeteneği gayet iyi bir kitaptı. Bir cümlenın insan da aynı anda farklı kaç düşünce uyandırabilecegının bir kanıtı adeta...