Yüzyıl Bay Binet

·
Okunma
·
Beğeni
·
338
Gösterim
Adı:
Yüzyıl Bay Binet
Baskı tarihi:
1 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
406
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056787683
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Kitap Yayınları
Baskılar:
Yüzyıl Bay Binet
Yüzyıl Bay Binet
Platon, kendi yaşam hikâyesinin binlerce yıl sonra, milyarlarca Doğal İnsan, Yapay Zekâ ya da Humac tarafından izlenmesini ister miydi ? Muhtemelen, hayır!
Tüm sınırlar ortadan kalktı ve dünya üç bölgeye ayrıldı. Birinci Bölge’de sadece Yapay Zekâlar ve Seçilmiş Doğal İnsanlar, İkinci Bölge’de Robotlar, Üçüncü Bölge’de ise Doğal İnsanlar yaşıyordu ve bölgelerarası ilişkileri düzenleyen tek bir metin vardı: Evrensel Anayasa.
Birinci Bölge’de yaşayanlar bilim, sanat ve felsefeyle ilgileniyor; Üçüncü Bölge’de yaşayan Doğal İnsanlar, Yapay Zekâ ve Robotlar’la bir arada olmak istemiyor; İkinci Bölge’de bulunan Robotlar ise bu iki bölgenin ihtiyaçlarını üretiyorlardı. Evrensel Anayasa’ya göre sadece Üçüncü Bölge’den Birinci Bölge’ye geçiş yapmak isteyenler başvuruda bulunabiliyor ve eğer nitelikleri uygun bulunursa geri dönüşü olmaksızın Birinci Bölge’ye transfer ediliyorlardı.
Her şey düzgün ve kurallara uygun gidiyor, hiçbir bir sorun yaşanmıyordu. Ta ki bir gün, Birinci Bölge’nin yönetim binası Gri Salon’a bir saldırı düzenlenene dek...
384 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Belgesel yapımcısı ve yönetmeni olarak dinler, tarih ve felsefe gibi konular üzerinde yaptığı araştırmalarla kendini geliştirmiş pek az insandan biri olan Ayşe Acar'ın ilk kitabı Yüzyıl Bay Binet, bir Türk yazardan beklenmedik biçimde bilimkurgu türünde bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor. Cnn Türk'te sıkça programlara katılıp aydın kimliğini görebildiğimiz yazar, bu ilk kitabında ilginç hikayesiyle beraber peygamberler ve filozoflardan örnekler vererek bilgi akışı sağlıyor. Dil ve anlatımın oldukça yalın ve anlaşılır olmasıyla beraber merak uyandıran ve kendini okutan bir yapısı var. Kitabın hikayesine bakacak olursak geleceğin tasvir edildiği bir dünya üç bölgeye ayrılmış ve geçişlerin pek mümkün olmadığını görüyoruz. Birinci bölgede yapay zekalar ve özel seçilmiş insanlar, ikinci bölgede sadece robotlar, üçüncü bölgedeyse sadece normal insanlar yaşamakta ve yalnız birinci bölgeye üçüncü bölgeden bazı insanlar geri dönmemek şartıyla başvuru yoluyla kabul edilmekte. Birinci bölgedekiler bilim ve sanatla ilgilenirken, ikinci bölgedeki robotlar sadece birinci ve üçüncü bölgenin ihtiyaçları için üretim yapar, üçüncü bölgedeki insanlarsa günümüzdekine benzer sıradan hayat yaşamaktadırlar. Bay Binet adındaki baş karakter üçüncü bölgeden birinci bölgeye geçmek isteyen insanların başvurularını inceleyip karar veren kişidir. Bir gün bir saldırı düzenlenir ve kaçırılır bu arkadaş, yanındaysa Nima adında bir kız vardır ve ona aşık olur. Bilimkurgu romanına yazar aşk sokmasa daha iyi olurmuş sanki ama kitabın gidişatı bu aşk ilişkisi etrafında şekilleniyor. Nima'nın Natan adındaki ağabeyi zamanında birinci bölgeye geçmiş ve bir daha haber alınamamıştır. Bu olay yüzünden hem Nima hem annesi Atike birinci bölgeye karşı biraz önyargılıdırlar. Bu geçişle ilgili yasaların değişmesi istendiği için bir kaos meydana gelmiştir ve yönetim kadrosu buna çareler aramaktadır. Ayrıca gelişen teknoloji eski yıllara gidip bazı olayları canlı izleme imkanı veriyor. Bu geçmişe gitme olayını Bay Lametri denen şahıs yapıyor ve kendisi oldukça gizemli bir kişilik. Oldukça ilginç bir hikayesi olan kitap maalesef heyecanlı yerinde bitiyor çünkü bu bir seri ve ikinci kitap henüz çıkmadı. Kitabın sonunda bir şarkı listesi ve şiirler bölümü var. İlk kitap deneyimi adına başarılı buldum. Ayşe Acar öyle herhangi bir kimse olmadığından araştırmayla edindiği bilgileri kitabına yansıtıyor. Cevapsız birçok soru var kitapta ve bunlar için sanırım ikinci kitabı beklemek zorundayız şu an.
Bu dünyada yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Tanrı bazen garip davranıyordu. Yaşanan bazı olayları anlamak mümkün olmuyordu.
Ayşe Acar
Sayfa 127 - Siyah Kitap
Milyonlarca kişi, tarih boyunca katledilirken ezoterikler etraflarına topladıkları insanlara katliamları seyretme bedeli olarak cenneti vaat ettiler. Bu cennet öyle yüceydi ki, onlar kimsenin bilmeye cüret edemeyeceği Tanrısal bilgi ile kutsanmışlardı. Sıradan insanların bilmediği şeyleri biliyor, insanların görmediği şeyleri görüyorlardı. Katliamların, yoksullukların ortasında kimselerin görmediği neyi görüyorlardı acaba? İnsan çığlıkları arasında bilinmeyen neyi biliyorlardı? Onlar sevgi denen illeti yiyip içerken yeryüzünün aç çocukları ne yiyorlardı acaba? Tanrı bir dilim ekmek için gözyaşı döken çocukları değil, hücrelerine kadar sevgiye teslim olmuş bu katliam seyircilerini kutsuyordu öyle mi! Tanrı'ya izin vermediler, Tanrı tutacak el bulamadı ve çocuklar öksüz kaldı.
Ayşe Acar
Sayfa 141 - Siyah Kitap
Aslında halklar bir insanın ölümünü seyretmekten zevk aldıkları için kahraman miti yaratırlar ve adayın paramparça oluşunu seyrettikten sonra kendilerine bu seyir zevkini verdiği için o kişiyi kahraman ilan ederler. Şimdi durum değişti. Kahramanlar, onursuz bir halkın hayalini gerçekleştirmek isteyecek kadar aptal değiller. Tini kendi aralarında paylaştılar ve asıl halk onlar oldu şimdi.
Ayşe Acar
Sayfa 104 - Siyah Kitap
Üretmenin en temel koşulu özel yaşamda tek başına olmaktı. Evlilik, aile gibi kurumlar insanın kendini gerçekleştirmesi engelliyordu. İnsanlar çiftler halinde yaşadıkça kendiliklerini yitirip mutsuz oluyorlardı. Bu yitik tabloya bir de çocuk eklendiğinde ise durum tam bir ölüler trajedisine dönüşüyordu.
Ayşe Acar
Sayfa 23 - Siyah Kitap
Oyunları savaştan ayıran iki şey vardır. Gerçek bir savaşta savaşan kişi bizzat savaşın içinde olur, savaşa bir oyuncak göndermez. İkinci şey ise savaşta ölüm korkusu olmalıdır. Bu korkuyu oyunda bulamazsınız. Oyuncu oyunun içinde olduğunu bilir ve ölümle yüzleşemez. Ölüm ihtimalinin olmadığı her durum yalnızca bir oyundur.
Ayşe Acar
Sayfa 199 - Siyah Kitap
"...Sokrates özgür bir insandır. Ancak onun kadar özgür bir insan Sokrates'i sevebilme kapasitesini taşıyabilirdi. Öyle biri olmadı."
Ayşe Acar
Sayfa 101 - Siyah Kitap
Emek önemli. Neydi emek? Değerin özü ve içsel ölçüsü. Ama emeğin kendisinin değeri yok. Emek piyasasında alınıp satılan şey, emek değil, iş gücü. Emek sadece düşünsel etkinlik değil oysa. Emek, insanın kendi kendini gerçekleştirdiği kapsamlı bir etkinlik.
Ayşe Acar
Sayfa 136 - Siyah Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüzyıl Bay Binet
Baskı tarihi:
1 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
406
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056787683
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Kitap Yayınları
Baskılar:
Yüzyıl Bay Binet
Yüzyıl Bay Binet
Platon, kendi yaşam hikâyesinin binlerce yıl sonra, milyarlarca Doğal İnsan, Yapay Zekâ ya da Humac tarafından izlenmesini ister miydi ? Muhtemelen, hayır!
Tüm sınırlar ortadan kalktı ve dünya üç bölgeye ayrıldı. Birinci Bölge’de sadece Yapay Zekâlar ve Seçilmiş Doğal İnsanlar, İkinci Bölge’de Robotlar, Üçüncü Bölge’de ise Doğal İnsanlar yaşıyordu ve bölgelerarası ilişkileri düzenleyen tek bir metin vardı: Evrensel Anayasa.
Birinci Bölge’de yaşayanlar bilim, sanat ve felsefeyle ilgileniyor; Üçüncü Bölge’de yaşayan Doğal İnsanlar, Yapay Zekâ ve Robotlar’la bir arada olmak istemiyor; İkinci Bölge’de bulunan Robotlar ise bu iki bölgenin ihtiyaçlarını üretiyorlardı. Evrensel Anayasa’ya göre sadece Üçüncü Bölge’den Birinci Bölge’ye geçiş yapmak isteyenler başvuruda bulunabiliyor ve eğer nitelikleri uygun bulunursa geri dönüşü olmaksızın Birinci Bölge’ye transfer ediliyorlardı.
Her şey düzgün ve kurallara uygun gidiyor, hiçbir bir sorun yaşanmıyordu. Ta ki bir gün, Birinci Bölge’nin yönetim binası Gri Salon’a bir saldırı düzenlenene dek...

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • eh

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0