Yüzyılın FırtınasıStephen King

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.518
Gösterim
Adı:
Yüzyılın Fırtınası
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751037206
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sayfa 6 Yayınları
Little Tall Adası sakinleri, kuzeydoğudan esen korkunç fırtınaya defalarca maruz kalmıştı ama bu sefer durum çok farklıydı çünkü fırtına, beraberinde çok daha kötü bir şeyi de getirmişti.


Adaya ilk kar taneleri düşerken, yaşlı Martha Clarendon kelimelerle anlatılamayacak kadar korkunç bir şekilde öldü. Bu ölümün sorumlusu Andre Linoge’ydi...
Ve kendisini yakalamaya geleceklerini bildiği halde, gümüş kurt başlı bastonuyla Martha’nın koltuğunda
oturmuş bekliyordu.


Ada sakinlerini birbirleriyle, en kötüsü de kendi kendileriyle karşı karşıya getiren bu zihin okuyucu şeytani adam, kısa sürede tam bir kâbus haline geldi. İğrenç sırların kanlı işaretlerle, büyünün ölümcül gerçeklerle iç içe geçtiği ve çocukların bile ölümü enselerinde hissettiği bu kâbustan kurtulabilmenin ise yalnızca tek bir yolu vardı. Linoge de onu öneriyordu zaten: “Bana istediğimi verin, gideyim!”
Kitap aslında bir roman olarak değil bir film senaryosu olarak yazılmış. Dolayısıyla okuması başlarda zorlasa da alışınca çok hızlı akan bir kitap. Normal bir düz yazı formatında yazılsa 200 sayfa civarı tutacak bir kitap yani kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmasın.
Kitabın konusu ise Little Tall adasında yaşanan bir fırtınayla birlikte adaya gelen bir yabancının ada halkında yarattığı korku ve yaşanan cinayetlerle birlikte ada halkının yabancının gitmesini istemesidir. Aslında yabancının da istediği budur istediği şey verildikten sonra gideceğini söyler.
Yabancının ismi Andre Linoge’dur. Linoge King’in Mahşer romanındaki Randall Flagg ile benzerlikler taşımaktadır. Ayrıca King’in bir diğer romanı olan Dolores Clairborne’ye göndermeler yapılmaktadır çünkü iki kitap da aynı adada geçer.
Kitap boyunca gerilim yüksek olaylar gizemlidir. Ada halkının psikolojisi, sırları ve zayıflıkları kitap boyunca sizi şaşırtacak. Kitapta kitabın aynı isimle çekilen filminden karelerle bahsi geçen sahne gösterilmiş bu da kitaba gerçekçi bir hava katmış.
Kitabın önsözünde King kitabın yazılış süreci ve bazı kitapları hakkında bigiler vermekte. Önsöz şu ana kadar okuduğum King romanları içindeki en uzun önsözdü.
Kitabı Kingsever herkese öneriyorum ayrıca King’e yeni başlayacaklar için de basit kurgusu yaratıcı karakterleriyle ideal bir kitap olacağını düşünüyorum.
Yüzyılın Fırtınası, kitabın başlarında çok seveceğimi düşündüğüm ama sonlara doğru pek sevemediğim bir Stephen King romanı oldu maalesef. Konusu kısaca şu şekilde: Little Tall adasında yaşanan hava durumu çok şiddetli bir fırtınanın habercisidir. Beklenen fırtına o kadar şiddetlidir ki ona "yüzyılın Fırtınası" derler. Ne yazık ki bu fırtına beraberinde Andre Linoge'yi ve onun gizemli cinayetlerini de getirir. Ada halkının bu cinayetlere olan tepkilerini ve saklı sırlarını da okuyoruz aynı zamanda.

Kitap bir senaryo şeklinde yazıldığı için okuması çok kolay. Beş yüz yirmi sayfa olduğu için kimsenin gözü korkmasın çünkü bir solukta bitebilecek kadar akıcı ve heyecan verici. Ben keyifle okudum ama sonunu hiç sevemedim, tam bir hayal kırıklığı oldu benim için. Tüm ada halkından nefret ettim :)

Kitabın başında oldukça uzun bir önsöz kısmı var, bu önsözde yazar bizlere diğer kitapları hakkında birtakım bilgiler veriyor, bu da aklınızın bir köşesinde kalsın:)
Dediğim gibi keyifle okudum ama buna rağmen kitabı pek sevemedim ve biraz da yazarın bir diğer kitabı olan Düzenleyiciler'e benzettim (onu da çok sevmemiştim:)). Eğer King'in gerilim romanlarını seviyorsanız bu kitabı seversiniz, keyifli okumalar:)
  • Ruhlar Dükkanı
    8.7/10 (100 Oy)105 beğeni308 okunma20 alıntı8.023 gösterim
  • Mahşer
    8.6/10 (213 Oy)184 beğeni551 okunma223 alıntı5.698 gösterim
  • Tılsım
    8.9/10 (33 Oy)30 beğeni91 okunma49 alıntı1.352 gösterim
  • Kujo
    8.3/10 (112 Oy)93 beğeni292 okunma22 alıntı2.349 gösterim
  • Kule
    8.9/10 (60 Oy)49 beğeni166 okunma38 alıntı1.506 gösterim
  • Kara Ev
    8.7/10 (34 Oy)24 beğeni103 okunma15 alıntı1.424 gösterim
  • Oyun
    7.7/10 (66 Oy)41 beğeni182 okunma32 alıntı1.672 gösterim
  • Christine
    8.4/10 (65 Oy)53 beğeni187 okunma36 alıntı1.483 gösterim
  • Ejderhanın Gözleri
    8.4/10 (53 Oy)46 beğeni139 okunma23 alıntı1.151 gösterim
  • Korku Ağı
    8.7/10 (41 Oy)32 beğeni111 okunma27 alıntı2.038 gösterim
Senaryo şeklinde yazılmış bu kitap çoğu okuyucuya itici geliyor, ya daha başlamadan vazgeçiyorlar yada iki sayfa sonra alışık olmadıkları için bırakıyorlar. Size tavsiyem -özellikle daha önce böyle bir tecrübeniz yoksa- sabırla sayfalara devam etmek, birbirinize alışmanızı beklemek. Çünkü devamı su gibi akıyor. Hiçbir yenilikten kaçmayan hatta korkmadan üzerine giden King ile bu deneyim kaçmaz.
Film icin yazılmış senaryo... Ilk defa bu kadar uzuun bir önsöz yazmis King. Kitabin en begendigim kısımı da bu önsöz oldu. Çünkü bazı eserlerinin ilham kaynağı olaylardan bahsetmiş.
Kitaba gelecek olursam garip bir varlığın aniden adada ortaya çıkmasıyla siddetini arttiran fırtına ve ölümler...
Birazcık Mahşer kitabindaki Flagg akla geliyor. Garip güçleriyle insanlari etkileyip istedigini yaptırıyor.
MUH-TE-ŞEM!

Bir insan nasıl böyle bir kurguyu, bir olayı hayal edebilir? Önsözünde bunun sadece hücresinde öylece oturan, donuk bakışlarla etrafına bakınan bir mahkumla kafasında oluşmaya başladığını anlatmış. Küçük bir kıvılcım, büyük bir yangına dönüşmüş anlayacağınız. Yazarın başka bir kitabı olan Ruhlar Dükkanı'ndaki gibi kötü, şeytani bir adamımız var yaşını tahmin edemiyoruz çünkü birkaç bin yıl devirmiş. Küçük bir kasabaya -Little Tall'a- gelen feci bir fırtınayla beraber geliyor bu amcamız, adı Andre Linoge. Ya da dede demek daha doğru olur sanırım. Ama görünüşü öyle yaşlı değil otuzlarında sert hatlara sahip bence biraz da çekici ama yakışıklı değil. Bunu ne yazık kitabın içindeki fotoğraflardan söyleyebiliyorum. Keşke fotoğraf koymasalardı çünkü kafamın içinde karakterleri ete kemiğe bürümeyi daha çok seviyorum. Bir kitabı okuduktan sonra filmini izlediğimde karakterin fiziksel özellikleri kafamdakiyle uyuşmadığında da fena halde canım sıkılıyor. Neyse bu şeytani amcamızın istediği bir şey var neredeyse sonuna kadar bunu öğrenemiyoruz ama merak ediyoruz. Sürekli "Bana istediğimi verin, gideyim." diyor. Nitekim alıyor da. Bu, her ne kadar karşı çıksa da kasaba şerifinin-Michael Anderson'ın- zararına oluyor. Buna Little Tall halkının gösterdiği büyük bir bencillik sebep oluyor. Ama kim bilir benzer bir durumu yaşasaydık büyük çoğunluğumuz aynı bencilliği gösterirdi herhalde.

Linoge'umuz zihin okuyabiliyor. Yani herkesin kendine sakladığı çirkin sırları açığa çıkarmakta usta. Aslında bir büyücü. Zihin okuma dışında da yetenekleri var ve bunları kullanarak kasabalılara gereken korku duygusunu yeterince yaşattırabiliyor. Hatta biraz fazla. Little Tall sakinleri yalnız kalmaktan korkuyorlar çünkü o yaşlı öcü her an birine bir şey yapabilir. Linoge bunun karşılığını istediğini elde ederek alıyor ve gidiyor...

King bu hikayede bizlere insanların tehlike altında verebilecekleri kararları, köşeye sıkıştıklarında uykularını kaçıracak hatalı ama buna rağmen kendilerince tek olan çıkış yollarını nasıl seçtiklerini gösteriyor. Eser tiyatro senaryosu şeklinde yazılmış. Önce önyargıyla başladım. Ama okurken dizi izler gibi her sahne tüm detaylarıyla gözümde canlanınca bu hoşuma gitti. Yine mükemmel bir kurgu, muazzam bir olay örgüsü ve müthiş bir son. Zaten King'den başka ne beklenebilir ki?..
Okuduğum en kötü Stephen King kitabı :(

Film senaryosu olarak yazıldığı için okuması gerçekten zor. Okuduğum e-kitapta harf hatalarıda olunca okumak işkenceye dönüştü.

Bu tarz bir kitap okumadıysanız hiç bulaşmayın derim.

Benim için olayın tek olumlu yanı, bundan sonra bu tarz bir kitap okumamak için tecrübe kazandırmış olması.
Kesinlikle harika bir kitap. Kitabı okuduktan bir kaç sene sonra filmi de izledim. Filmi de gayet etkileyiciydi. Başarılı buldum. O kliseyi güzel canlandırdıklarını düşünüyorum.
Yıllar önce filmini izlemiştim çok ürkütücü idi gerçekten.okurken film gözümde canlandı.Stephen King Maine şehrinde kapısının üstünde yarasalar olan şato gibi bir malikanede muhteşe bir hayalgücü ile yaşamaya devam ediyor.insan bu kadar korkutucu şeyi nasıl hayal eder anlamış değilim :)
Stephen King hayranı olmamı sağlayan kitaptır bu. Aslında kitap bir roman gibi değil, senaryo gibi yazılmış durumda. Oldukça soğuk ve karlı bir kasabaya gelen doğaüstü bir kötü abimizin(Linoge) istediğini almak için yaptıklarını içeriyor. Zaten kitabın ana konusu için 'İstediğimi verin gideyim.' diyen bir adet devil's imp. hikayesi desek yanlış bir şey demiş olmayız. Sürükleyici bir eser. Ne istediğini gerçekten merak ediyorsunuz. :)
Size dünyanın sonunun geldiğini söylerlerse, kahvaltılık tahıl satmak istiyorlardır. Panik yapmayın diyorlarsa, iş ciddidir.
Günah dudaklara tatlı gelir, ama dilde ekşidir ve dürüstlerin midesini zehirler.
Stephen King
Sayfa 303 - İnkılap Kitabevi
Bu nakit bir dünya. Bedelini yaşarken ödüyorsun. Bedel bazen küçük oluyor, ama genellikle büyük; arada bir de sahip olduğun her şey...
Annem daima, "Bir kapı deliğinden bakmayın yoksa canınız sıkılabilir" derdi.
Stephen King
Sayfa 240 - İnkılap Kitabevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüzyılın Fırtınası
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751037206
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sayfa 6 Yayınları
Little Tall Adası sakinleri, kuzeydoğudan esen korkunç fırtınaya defalarca maruz kalmıştı ama bu sefer durum çok farklıydı çünkü fırtına, beraberinde çok daha kötü bir şeyi de getirmişti.


Adaya ilk kar taneleri düşerken, yaşlı Martha Clarendon kelimelerle anlatılamayacak kadar korkunç bir şekilde öldü. Bu ölümün sorumlusu Andre Linoge’ydi...
Ve kendisini yakalamaya geleceklerini bildiği halde, gümüş kurt başlı bastonuyla Martha’nın koltuğunda
oturmuş bekliyordu.


Ada sakinlerini birbirleriyle, en kötüsü de kendi kendileriyle karşı karşıya getiren bu zihin okuyucu şeytani adam, kısa sürede tam bir kâbus haline geldi. İğrenç sırların kanlı işaretlerle, büyünün ölümcül gerçeklerle iç içe geçtiği ve çocukların bile ölümü enselerinde hissettiği bu kâbustan kurtulabilmenin ise yalnızca tek bir yolu vardı. Linoge de onu öneriyordu zaten: “Bana istediğimi verin, gideyim!”

Kitabı okuyanlar 125 okur

  • MAKASAPATU
  • Howard Roark
  • Mine Mare
  • Elif
  • Halime Özkan
  • Emin Karataş
  • Hacer Ahıshalı
  • Mehmet öner ŞAKAR
  • Ender M
  • Adige Tekin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.5
14-17 Yaş
%6
18-24 Yaş
%10.4
25-34 Yaş
%34.3
35-44 Yaş
%31.3
45-54 Yaş
%14.9
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.8
Erkek
%42.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.5 (13)
9
%20.5 (9)
8
%34.1 (15)
7
%4.5 (2)
6
%4.5 (2)
5
%4.5 (2)
4
%2.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0