Zacharius Usta (Olağanüstü Yolculuklar 15)

·
Okunma
·
Beğeni
·
7140
Gösterim
Adı:
Zacharius Usta
Alt başlık:
Olağanüstü Yolculuklar 15
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051717395
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Baskılar:
Zacharius Usta
Zacharius Usta
Zacharius Usta sıradışı bir yeteneği olan saat ustasıdır. Fakat ne yazık ki kibre kapılarak, zamana hükmetme konusunda neredeyse Tanrı’ya yakın bir gücü olduğuna inanır. Tuhaf bir biçimde, bir anda sağlığı kötüye gitmeye başlar, bu da yetmezmiş gibi yaptığı bütün saatler bozulduğu için kullanıcıları tarafından geri getirilmiştir. Pittonaccio’ya satılan eski demir saat hariç... Zacharius Usta ruhunun bu saate hapsedildiğine inanır ve bu sebeple onu geri almak ister; fakat saatin sahibi Pittonaccio saati ancak kızı Gérande’ye karşılık vermeye razı olmuştur. Peki Zacharius Usta saati mi yoksa kızını mı tercih edecektir?
56 syf.
·Puan vermedi
Spoiler İçerir
Merhabalar yazarın Doktor Ox'un Deneyi kitabından sonra okuduğum eseri olan Zacharius Usta.Üslup olarak Jules Verna’nın diğer kitapları gibi akıcı ve sürükleyici bir şekilde kaleme alınmıştır.Konu olarak ise Zacharius Usta dünyaca ünlü bir saat ustasıdır Usta kendine özgüveni yüksek olan biri olduğundan da kendini zamanın tanrısı ilan eder.Fakat zamanla yaptığı saatler birer birer bozulmaya başlar ve alıcılar satıcıdan gelip ücretlerini almak isterler ve alırlar.Zacharius Usta bu duruma çok üzülerek yataklara düşer.Bir gün yaptığı tek bir saatin çalıştığını öğrenir ve onun peşine düşer.Buna rağmen usta hiç bir zaman kibirinden ve bencilliğinden ödünmez.Kitabın ana fikrine gelecek okursak ; Bilim ve maneviyat içinde bocalayan bir ustanın hırsı,kibir,bencilliği ve ölümsüzlük hissi Üzerine yazılmış bir solukta okunabilecek bir eser.
Keyifli Okumalar Dilerim
56 syf.
·1 günde·7/10
Sonsuzluğa hiçbiriniz sahip olamazsınız, ona göre yaşayın!

Yaptığı saatlerle dillere destan bir üne kavuşmuş, yaşını sorsalar kimsenin bilemeyeceği kadar ihtiyar saatçi Zacharius Usta; kızı Gerande, çırağı Aubert ve ihtiyar hizmetçisi Scholastique ile birlikte üflesen yıkılacak mı desem, yel alıp götürecek mi desem, kendisi gibi görünüşü de garip bir evde yaşıyorlardı. Bir akşam yemeğinde sol tarafında başlayan sızıdan (hayır aşk acısı değil) şikayetçi olarak büyük dermanını aramaya adım attı. Günden güne büyüyen şikayetlerin ve artçı depremler gibi gelen sızıların ardı arkası kesilmiyor. Bunlar kendisi için de ünü için de hiçte olumlu şeyler değil. Ne yapıp edip bir çaresini bulmalı ama nasıl?

Ölümsüzlük, zamanın tek çaresi. Gel gelelim bizim Usta'da bunun peşinde. Ölümsüzlük aşkına Mecnun olup çöllere, rezil olup dillere düşe kalka çare arıyor arıyor ama bir türlü bulamıyor. Sonunda çare gelip onu buluyor ve çözümü kulağına fısıldıyor. Başta çok saçma geliyor böyle bir şey nasıl olabilir ki? Mümkün değil. Ölümsüzlüğün anahtarını ellerinizde tutsaydınız siz ne yapardınız? Ya da neyin karşılığında o anahtarla sahip olabilirdiniz? Onun için neleri feda ederdiniz? Her şeyi. Zacharius Usta her şeyini feda etmeye hazır, kibrinden gözleri dağlanmış her yeri kapkara gören biri gibi hareket ediyor.

"Varlığımı dünyaya dağıttığıma göre yaşayacak ne kadar ömrüm kaldı artık! Çünkü ben, Zacharius Usta, imal ettiğim bütün bu saatlerin yaratıcısıyım! Bu demir, gümüş ya da altın kutuların her birine ruhumun bir parçasını hapsettim. O lanet olası saatlerden biri ne zaman dursa, kalbimin durduğunu hissediyorum, zira saatler kalp atışlarıma göre ayarladım!"

Sözlerinden de anlaşılacağı gibi, tek derdi kendi vadesinin dolmaması, saatlerine kattığı ruhlarının tik-tak, tik-tak'larının sonsuza kadar sürmesi. Bundan habersiz kızı, çırağı, hizmetçisi ustaya çare bulabilmek için her yolu deniyor, her düşüncenin arkasına bakıyor ve bir umut sağlığına kavuşması için çabalıyorlar. Daha önce de dedimya, kör olmuş ve hiçbir yardımı görmüyor. Zaman daraldıkça yaşama hırsı içini yiyip bitiriyor. Bu amacına ulaşabildiği mi derseniz, kibirle hareket ederseniz neye ulaşacaksınız, Zacharius Usta da ona ulaşıyor.
Hayatımızda değerli olan pek çok şey var. Onlara sarılmamız gerek, boş beleş şeylere değil. Kendi egolarımızı, çıkarlarımızı, bencilliğimizi bir kenara bırakmalıyız Zacharius Usta'lar. Unutmayın! Sonsuzluğa hiçbiriniz sahip olamazsınız. Ona göre yaşayın.

İnceleme biterken son bir uyarı!!!

Toprak altında çürüyüp gidecek bedenlerinizin içinde kibire yer vermeyin, vermeyin ki; yaşarken de, ölürken de pişman olmayın.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Oh be! Günler sonra adam akıllı bir kitap okuyabildim.

İnceleme Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=2shNkY8pEj4

Jules Verne'den okuduğum 2. kitap. Daha önce de Doktor Ox'un Deneyi'ni okuyup çok gülmüştüm ve çok sevmiştim.

Peki bu kitabı güzel kılan nedir,kısaca anlatayım :)

Zacharius Usta, saat ustasıdır. Olağanüstü incelikle yaptığı saatler Cenevre şehrinin gururudur. Kendisi o kadar ünlenmiştir ki kendisi Fransa ve Almanya'da bile tanınır.

Tabii böyle bir üne dayanamayan Zacharius Usta bir süre sonra kibirlenmeye başlar.

Tanrı sonsuzluğu yarattıysa ben de zamanı yarattım der. Bak bak bak :D

Bu kadar da artislenirsen görürsün babayı :D Bir gün ustamızın saatler bozulmaya başlar, millet hep bozuk saatleri getirir ve "bunlar ne?" der.

Zacharius Usta anlam veremez ki tuhaf bir şekilde her bir saat bozulurken de o acıyı yüreğinde hisseder.

Kitabın güzel yani çok akıcı ve heyecanlı olmasıdır. 60 sayfa ama 2-3 dakika sürdü sanki okumam :D

Çok güzel bir kitaptı bu kitabı da en sevdiklerim listesine koyacağım.

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
56 syf.
·Beğendi·6/10
Saat zamanı değil vakti gösterir. Saatin vakte etki etmek gibi bir hususiyeti yoktur. O sadece ân'ı gösterir. Ki durum itibariyle de saatin zamana hüküm sürmesini düşünmek ahmaklık olur. Zacharius Usta bu konuda yanılgıya düşüyor. Saat yapma konusunda usta olan kahraman bu ustalıkla meşhurlaşınca kendisini zamanın hakimi olarak görüp yaratıcı ile ortaklık payesine erdiriyor kendini. Dinsel açıdan bakılacak olursa ne büyük kayıp. Hem kibir hem de şirk. Zaten kitapta da saatçilik üzerinden bilim ile din arasında başlayan çatışmaya işaret ediyor kitap. Yazılış tarihi 19. yüzyıl olunca akla aydınlanma çağının devamı ve bilmin yükselişi ve buna karşılık olarak da din kurumunun bilim karşısında zayıflaması ve Kilisenin sözünün toplum karşısında güçsüzlüğe uğraması akla geliyor. Bilim geliştikçe ve Kilise geri planda kaldıkça özellikle buluşlarda bulunan bilim insanlarının bazıları toplum ve kendi şahısları nezdinde ayrıcalıklı olduklarını hissettiler. İşte bu kanıda kibir ön plana çıkıyor. Zacharius Usta kitabı bunu ele alıyor. Ancak Zachurius Usta bu durumu kibir olarak değil kendi hakkı olarak kabul ediyor ve kendince bir zaman felsefesi oluşturuyor. Yazar da bilim din çatışmasında din tarafını seçiyor ve görüşünü en etkili bilim, düşünce aracı olan zaman ile yapıyor. Saat yapımı ustasının zamana hükmedebileceğini düşündürmesi ile tüm bilim dallarına görüşünce dinin üstünde bir iş olmadığını, saat yapmakla zamana hükmedilmeyeceğini ifade ediyor. Hem de masalsı bir sekilde. Bilim din karşıtlığı haricinde bir çıkarımda daha bulunulabilir: Zacharius Usta işini kalpten yapıyor. Her şeyini vererek hazırlıyor saatlerini. O saatlere fısıldayan adam. Belki de saat adam. Çünkü herhangi bir saat sebepsizce durunca onun da kalbinde sebepsizce bir tekleme oluyor.
Yazıldığı dönem için önemli bir eser. Tatmin etmeyebilir ancak okunmalı. Özellikle gizli kibri olan ve bunun farkına varanların alacağı önemli dersler olabilir.
49 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Jules Verne, beni üslubu ve zekası ile etkileyen nadir yazarlardan biri. Niye bilmiyorum onu Charles Dickens ile mizahi yönden benzetiyorum. Yaptıkları eleştiriler o kadar hoş ki cümlenin esas anlamına ulaşmadan önce bir süre hayranlıkla gülüyorum.

Zacharius Usta; inanç, bilim ve kibir üzerine yazılmış harika bir kitap. Cenevre'nin meşhur saat ustası ve yaptığı büyük buluşun ardından hissettikleri, bu hislerin onu götürdüğü nokta ve çevresinde sebep olduğu hasar anlatılıyor.

Kesinlikle tavsiye ederim.
56 syf.
·Beğendi·8/10
Ünlü Fransız yazar, bilim kurgunun babalarından, Jules Verne'den ilk okuduğum kitap Zacharius Usta oldu. Şimdiye kadar neden bu yazarı okumadın diye soracak olanlar vardır, millet çocukken okuyor sen niye geç kaldın gibisinden ama onlara tek cevabım sana ne olacaktır. Geç de olsa böyle önemli bir ismi okumaktan dolayı mutluyum. Romandan çok uzun öykü olan Zacharius Usta'nın hikayesi oldukça ilgimi çekti. Dili öyle ağır filan değil, tümden özele doğru tasvirler var. Bazen de özelden genele doğru olan anlatımlar okuma zevkimizi okşuyor. Kendisi bir bilim kurgu yazarı olsa da bu eserinde biraz fantastik şeyler yazmış. Kısacası okuması başta zor gibi gelse de hemen alışıyorsunuz sonrasında zaten bir bakmışsınız kitap bitmiş. Bu kısacık kitapta gerçekten önemli dersler olduğunu söylemeliyim. Hikayeye geçersek, Cenevre'de Zacharius adında bir saat ustası vardır ve yaptığı saatler sayesinde ünü ülke dışına taşmıştır. Ancak bu usta yetenekli olmasıyla beraber oldukça egolu ve kibir sahibidir. Bir gün sattığı saatler çalışmadığı gerekçesiyle ona iade edilmeye başlar fakat çok aradığı halde asla sebebini bulamaz. Zacharius usta yavaş yavaş ömrünün sonuna geldiğini hissetmektedir fakat saat ustalığı onu hayatta tutmaya çalışmaktadır. Küçük bir evde kızı Géralde, çırağı Aubert ve hizmetçisi Scholastique ile yaşayan Zacharius ustanın yaşadığı kasvetli maceraları okuyoruz. Kimine göreyse usta inançsız olduğunda tanrı onu cezalandırmaktadır. O kısacık kitaba bu kadar çok şey sığdırmış Jules Verne. Sonunu merak ederek okurken daha kalın olabilirmiş diye aklımdan geçirdim aslında. Az sayfayla çok şey anlatmak büyük yetenek işte. Eserde bilim ve dinin çatışmasını da okuyoruz. Özellikle son bölümün oldukça heyecanlı olduğunu söylemem gerek. Bazı şeyler havada kalsa da güzel bir uzun öykü bence. Zacharius ustanın delirmesi de güzeldi. Bilhassa yaşamak için gösterdiği çaba ve ideallerinden vazgeçmemesi benim hoşuma gitti. Uzun roman aralarında zihni dinlendirmek için okunabilir, zevkli bir öykü gerçekten. Günümüzde kol saati takan kalmadı herkes telefonunkini kullanıyor, Zacharius usta şimdiye işsizdi. Bazı karakterler hep kitaplarda kalmalı işte.
72 syf.
·1 günde·7/10
Jules Verne sevdiğim bir yazar.. Çocukluğumda birçok kitabını okudum,tabi bunlar kısaltılmış metinlerdi.
Artık Alfa Yayınlarından Jules Verne tam metinlerini toplamak lazım :)
Kitabı oldukça beğendim, kısacık kafa dağıtmalık..
Saatlerle ilgili geçen öykü ya da romanları ayrı bir seviyorum :)
Yazarın kalemiyle tanışmak isteyenlere tavsiye ederim
Jules Verne
56 syf.
·9/10
Şirin mi şirin bir öykü okudum, bir saatte.
Bunun gibi akıcı ve basit dille yazılmış kitapları sevmemin sebebi bana hiç de cazip gelmeyen film izleme zevkini yaşatması; her şey hemen olup bitiyor.
Kibir ve hırs üzerine kurulmuş. Jules Verne'nin okuduğum ikinci eseri. Yavaş yavaş üslubu içimde bir kalıba girmeye başladı.
Su gibi..
-Saat-insan benzetmesini Ahmet Hamdi Tanpınar okudum okuyalı çok seviyorum.-

Elinizde olsa, bir yere giderken, birini beklerken, yapacak hiçbir şey bulamamışken okursunuz.
Gözünüze çarpan bir çocuk kitabını göz ucuyla ama çok da tat alarak okumak gibi..
56 syf.
·Beğendi·9/10
Jules Verne’ün birçok kitabını okuyan biri olarak favorimin bu olduğunu söyleyebilirim, zaman kavramına farklı bir bakış açısı getirmiş, zamanı insanla özdeşleştirmiş. In Time(Zamana Karşı) filmi aklıma geldi, konu ya da kurgu bakımından değil kitabın ana fikri bana filmi çağrıştırdı sadece. Kitabın hacmi küçük ama insanın da hacmi küçük olmasına rağmen zaman gibi sonsuz, soyut bir şeye sahip olmaya çalışıyoruz. Okumanızı şiddetle öneririm.
Bu arada ben inceleme yaparken konuyu anlatmak değil de kitabın bende nasıl bir izlenim bıraktığını anlatmayı daha çok seviyorum sanırım ekspresyonistim :(
Eğer okuduysanız sizin de düşüncelerinizi merak ediyorum.
56 syf.
·9/10
Jules Verne, aslında çoğumuzun macera kitaplarıyla tanıyıp bildiği gerçek bir yazar. Ama bu eseri ister fiziksel olarak isterse de konu anlamından diğerlerinden biraz farklı. Fiziksel olarak farklılığı, kitabın ince bir yapıdan oluşudur ama konu olarak farklılığı ise yazardan pek alışık olmadığımız bir içeriğe dalmış olmasıdır.
Zacharius Usta, oldukça yaşlı bir bilim insanının kendisini ne kadar bilime adadığını ve bilime bedel olarak neleri feda edebileceğini anlatan yoğun içerikli bir eser.
Bana göre; yazarın eserde anlatmak istediği mesaj, içeriğinde değinmiş olduğu, bir bilim insanının ardı arkası kesilmeyen başarısızlıklar ardından kendi içsel huzurundan tutup, tuplumda edindiği şöhrete kadar hepsinin bir anda yok olmaya karşı beslediği korkudur. Ve yazar da bu korkuya, insanın bilimle bağlandığı ruhla hitap eder. Çünkü eserin kahramanı olan Zacharius Usta, kendini adadığı saat yapımına bu ruhu verebiliyor. Daha doğrusu kendisini, yaptığı saatlerle özelleşleştirecek kadar kaptırmış bir kahraman. Asıl sorun tam da burda başlıyor. Çünkü söz konusu saatler için bunca şeyi göze almak oldukça büyük manevi sorunlara da yol açabilmektedir.

Kendisi oldukça kısa olan bu eser için yazılacaklar gerçekten çoktur. Yazar insanları iki kutba da çekip onların fikirlerini de almak istemiş olabilir. Zira, bilim için sevdiklerini feda edecek kadar bilime bağlı insanlar da olabilir. Yazarın dile getirmek istediği çok güzel bir mesaj var: "Bilimden değil, bilimi yönetenden korkulması gerek. Zira bilim, kötü niyetli insanların elinde bir canavara dönüşebilir." Sanırım bu cümle her şeyi özetliyor. Ve olayın kahramanı olan Zacharius Usta'yı da okuyucuya bir canavar olarak göstermek istemiş olabilir.
Her yönüyle okuyucuyu taraf tutmakta özgür bırakan bir eser. İster bilim uğruna en yakınınızda bile bulunan sevdiklerinizi feda edin, isterse de bir noktada "Bu kadarı da fazla!" diyerek bazı şeylere belirli bir sınır koyayarak "Dur!" deyin.. Her şekilde seçimi insanın vicdanına bırakıyor.
56 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Garip bir kitaptı ne yalan söyleyim
Kısa olmasına rağmen değişik hisler yaşattı bana yavaş yavaş okudum ki hiçbir noktayı atlamayayım diye
Etkilendiğim yer son sayfada yazan Tanrının dengi olmaya kalkışan , sonsuza kadar lanetlenecektir ! Oldu
“Kibir, iyilik için yaratılmış bir meleği yok etti. İnsanoğlunun kaderinin tosladığı engeldir o. “
Jules Verne
Sayfa 40 - İş Bankası Kültür Yayınları
...Her birine ruhumun bir parçasını hapsettim! O lanet olası saatlerden biri ne zaman dursa, kalbimin durduğunu hissediyorum, zira saatleri kalp atışlarıma göre ayarladım.
Ölüm bu!.. Varlığımı dünyaya dağıttığıma göre yaşayacak ne kadar ömrüm kaldı artık!
... hayat yapılan işlerin niceliğiyle ölçülürse, daha az yaşanıyor, ama daha iyi bir hayat sürülüyor.
Jules Verne
Sayfa 14 - İş Bankası
Halbuki şimdi uyumak ve güzel rüyalarda biraz neşe bulmak zamanı! Yaşadığımız şu lanetli çağda kim mutlu gün yüzü görüyor ki?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zacharius Usta
Alt başlık:
Olağanüstü Yolculuklar 15
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051717395
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Baskılar:
Zacharius Usta
Zacharius Usta
Zacharius Usta sıradışı bir yeteneği olan saat ustasıdır. Fakat ne yazık ki kibre kapılarak, zamana hükmetme konusunda neredeyse Tanrı’ya yakın bir gücü olduğuna inanır. Tuhaf bir biçimde, bir anda sağlığı kötüye gitmeye başlar, bu da yetmezmiş gibi yaptığı bütün saatler bozulduğu için kullanıcıları tarafından geri getirilmiştir. Pittonaccio’ya satılan eski demir saat hariç... Zacharius Usta ruhunun bu saate hapsedildiğine inanır ve bu sebeple onu geri almak ister; fakat saatin sahibi Pittonaccio saati ancak kızı Gérande’ye karşılık vermeye razı olmuştur. Peki Zacharius Usta saati mi yoksa kızını mı tercih edecektir?

Kitabı okuyanlar 1.671 okur

  • Özge Kutlu
  • Deniz Çağla
  • Ömer Faruk Nazlı
  • Mehmet can çebi
  • Serhat Sarı
  • Sedef
  • İnsan Olun Biraz
  • Hazal Güzel
  • Ali Güneş
  • Sinem bulut

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.3 (2)
9
%0
8
%0.5 (3)
7
%0.3 (2)
6
%0.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0.2 (1)
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları