Zacharius Usta ve Olağanüstü ÖykülerJules Verne

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.439
Gösterim
Adı:
Zacharius Usta ve Olağanüstü Öyküler
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758602995
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Zacharius Usta
Zacharius Usta ve Olağanüstü Öyküler
Jules Verne'den birbirinden ilginç, masal tadında üç öykü... Zacharius Usta'da, işini çok seven bir saat ustası olan Zacharius'un, hayat verdiğini düşündüğü saatlerle arasında gizemlerle dolu bir ilişki vardır. Öyle ki bu ilginç saat ustasının başına gelebilecek en kötü şey, tiktaklarını hayranlıkla dinlediği saatlerinden birinin durmasıdır. Çünkü saatlerinin düzenli vuruşlarıdır Zacharius Usta'yı sonsuzluğa taşıyacak olan... Raton Ailesinin Serüveneri perilerin ve büyücülerin çağında, hayvanların da konuştuğu zamanlarda geçen bir masal. Masal bu ya, o çağda her varlık, insanlar arasında yerini almak üzere son basamağa ulaşmadan önce, sırasıyla basamakları tırmanmak zorundadır. Birbirine aşık Ratine ve Ratin'in ise tek amaçları vardır; bir gün aynı türde varlıklar olarak kavuşabilmek..
KİBİR, RUHUN KANSERİDİR.

Jules Verne, benim çocukluğumu temsil eder. Onunla sevdim ben kitap okumayı. Seksen günde devri alem ise ilk okuduğum kitaptı. Sonra Rus edebiyatı esir alsa da beni Jules Verne'in yeri her zaman özel kaldı.

--SPOİ SPOİ SPOİ--
Master Zacharius, İsviçre'nin Cenevre'sinde nam salmış dünyaca bilinen bir saat ustasıdır. İlgilenenler bilir İsviçre saat denilince ilk akla gelen ülkedir. Romanın gerçekçiliğini araştırmadım ancak Cenevre - Saat ikilisi göz önüne gelince de düşünmüyor değil insan.

--ANLAMSIZ ALAN--
Hiç hayatınızı sorguladınız mı? Ya da durup düşündünüz mü? Şu hayatta yaptığım en iyi şey nedir diye. Çoğumuz sevmediğimiz meslekleri icra ediyoruz. Sevmediğimiz şehirlerde yaşıyoruz. Nefes alıp verirken bile lanetler, küfürler, isyanlar sıralıyoruz. Bir amacımız yoksa hele cehenneme teslim ediyoruz ruhumuzu. Dün ''Loving Vincent'' filmini seyrettim. 800'den fazla tablo yapmış Van Gogh ve sadece birisi satılmış. Sevdiği iş olan ressamlığı yapıp bir yandan da aşık olduğu kadının muhitinde bulunuyor oluşu onu mutlu eder diye düşünüyorum düz mantık. İntihar ettiği gerçeği ile çalkalanıyorum sonra. Kulağını kestiği yetmezmiş gibi. Yani dünya öyle garip bir yer ki, bazen değil çoğu zaman ne yaparsan yap mutluluğu yakalayamıyorsun. Yani yakalasan da bir yere kadar. Gece yükselen yıldız gibi sabahına teslim ediyor ruhunu güneşe. ''Dünyada hiçbir şey hiçlik kadar büyük bir baskı yapmaz insan ruhunda'' sözü geliyor Zweig'in sonra. Beni uzun uzun düşüncelere sevk ediyor bunlar. Resmen varoluşumuz bir hiçliği temsil ediyor. Hayatın bug'ını bulanları kıskanıyorum. En azından uzun bir süre mutlu ya da en önemlisi huzurlu olmayı diliyorum içten içe. İçimde yaşıyoruz ya zaten her şeyi. Artık derdimizin, sıkıntımızın da dostlarımızda bir ederinin olmadığı da aşikar. Neyse.
Bütün bunların kitapla ne alakası var diyenler varsa kitabı okuyunca anlayacak. Master Zacharius yaptığı işte dünyanın en iyisi konumunda. Gün geliyor saatler duruyor. Sattığı onlarca saatle beraber alıcılar aşındırıyor kapıyı. İsyan ediyorlar.

Dünyanın en iyi saatçisinin yaptığı saati alıyorsunuz ve bozuk çıkıyor. Haklılar isyanlarında bir yandan. Usta, saatlerine aşık. Onlarla resmen tinsel bir yakınlık kuruyor. Saatleri bozuldukça sıhhati de sekteye uğruyor. Yataklara düşüyor. Ancak acıdır ki, kibri tutuyor ayakta. İnat edişi hep kibrinden. Öyle bir noktaya geliyor ki Zacharius Usta, ''İnsanoğlu, tanrının dengindendir'' savını savuruyor.

Koskoca ustanın dünya üzerinde tek bir saati kalıyor ayakta. Ruhunu, ününü, kibrini kurtarmanın yolunu ise gidip bu saati almakta buluyor.

Minnacık bir kitaptan değerli dersler çıkardım. Sizin de okumanızı isterim elbet. İyi okumalar...
https://www.youtube.com/watch?v=EFJ7kDva7JE
(Chopin'in bu eseri tam da saat yaparken dinlenilmezmi?) :D
Saat zamanı değil vakti gösterir. Saatin vakte etki etmek gibi bir hususiyeti yoktur. O sadece ân'ı gösterir. Ki durum itibariyle de saatin zamana hüküm sürmesini düşünmek ahmaklık olur. Zacharius Usta bu konuda yanılgıya düşüyor. Saat yapma konusunda usta olan kahraman bu ustalıkla meşhurlaşınca kendisini zamanın hakimi olarak görüp yaratıcı ile ortaklık payesine erdiriyor kendini. Dinsel açıdan bakılacak olursa ne büyük kayıp. Hem kibir hem de şirk. Zaten kitapta da saatçilik üzerinden bilim ile din arasında başlayan çatışmaya işaret ediyor kitap. Yazılış tarihi 19. yüzyıl olunca akla aydınlanma çağının devamı ve bilmin yükselişi ve buna karşılık olarak da din kurumunun bilim karşısında zayıflaması ve Kilisenin sözünün toplum karşısında güçsüzlüğe uğraması akla geliyor. Bilim geliştikçe ve Kilise geri planda kaldıkça özellikle buluşlarda bulunan bilim insanlarının bazıları toplum ve kendi şahısları nezdinde ayrıcalıklı olduklarını hissettiler. İşte bu kanıda kibir ön plana çıkıyor. Zacharius Usta kitabı bunu ele alıyor. Ancak Zachurius Usta bu durumu kibir olarak değil kendi hakkı olarak kabul ediyor ve kendince bir zaman felsefesi oluşturuyor. Yazar da bilim din çatışmasında din tarafını seçiyor ve görüşünü en etkili bilim, düşünce aracı olan zaman ile yapıyor. Saat yapımı ustasının zamana hükmedebileceğini düşündürmesi ile tüm bilim dallarına görüşünce dinin üstünde bir iş olmadığını, saat yapmakla zamana hükmedilmeyeceğini ifade ediyor. Hem de masalsı bir sekilde. Bilim din karşıtlığı haricinde bir çıkarımda daha bulunulabilir: Zacharius Usta işini kalpten yapıyor. Her şeyini vererek hazırlıyor saatlerini. O saatlere fısıldayan adam. Belki de saat adam. Çünkü herhangi bir saat sebepsizce durunca onun da kalbinde sebepsizce bir tekleme oluyor.
Yazıldığı dönem için önemli bir eser. Tatmin etmeyebilir ancak okunmalı. Özellikle gizli kibri olan ve bunun farkına varanların alacağı önemli dersler olabilir.
Oh be! Günler sonra adam akıllı bir kitap okuyabildim.

Jules Verne'den okuduğum 2. kitap. Daha önce de Doktor Ox'un Deneyi'ni okuyup çok gülmüştüm ve çok sevmiştim.

Peki bu kitabı güzel kılan nedir,kısaca anlatayım :)

Zacharius Usta, saat ustasıdır. Olağanüstü incelikle yaptığı saatler Cenevre şehrinin gururudur. Kendisi o kadar ünlenmiştir ki kendisi Fransa ve Almanya'da bile tanınır.

Tabii böyle bir üne dayanamayan Zacharius Usta bir süre sonra kibirlenmeye başlar.

Tanrı sonsuzluğu yarattıysa ben de zamanı yarattım der. Bak bak bak :D

Bu kadar da artislenirsen görürsün babayı :D Bir gün ustamızın saatler bozulmaya başlar, millet hep bozuk saatleri getirir ve "bunlar ne?" der.

Zacharius Usta anlam veremez ki tuhaf bir şekilde her bir saat bozulurken de o acıyı yüreğinde hisseder.

Kitabın güzel yani çok akıcı ve heyecanlı olmasıdır. 60 sayfa ama 2-3 dakika sürdü sanki okumam :D

Çok güzel bir kitaptı bu kitabı da en sevdiklerim listesine koyacağım.

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
Jules Verne, beni üslubu ve zekası ile etkileyen nadir yazarlardan biri. Niye bilmiyorum onu Charles Dickens ile mizahi yönden benzetiyorum. Yaptıkları eleştiriler o kadar hoş ki cümlenin esas anlamına ulaşmadan önce bir süre hayranlıkla gülüyorum.

Zacharius Usta; inanç, bilim ve kibir üzerine yazılmış harika bir kitap. Cenevre'nin meşhur saat ustası ve yaptığı büyük buluşun ardından hissettikleri, bu hislerin onu götürdüğü nokta ve çevresinde sebep olduğu hasar anlatılıyor.

Kesinlikle tavsiye ederim.
Jules Verne’ün birçok kitabını okuyan biri olarak favorimin bu olduğunu söyleyebilirim, zaman kavramına farklı bir bakış açısı getirmiş, zamanı insanla özdeşleştirmiş. In Time(Zamana Karşı) filmi aklıma geldi, konu ya da kurgu bakımından değil kitabın ana fikri bana filmi çağrıştırdı sadece. Kitabın hacmi küçük ama insanın da hacmi küçük olmasına rağmen zaman gibi sonsuz, soyut bir şeye sahip olmaya çalışıyoruz. Okumanızı şiddetle öneririm.
Bu arada ben inceleme yaparken konuyu anlatmak değil de kitabın bende nasıl bir izlenim bıraktığını anlatmayı daha çok seviyorum sanırım ekspresyonistim :(
Eğer okuduysanız sizin de düşüncelerinizi merak ediyorum.
Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, Zacharius Usta da zamanı yarattı. Kitapta; kendisini Tanrı’nın eşiti olarak gören ve ölmemek için çabalayan bir saat ustasının saf kibrini okuyorsunuz. Spiritüel, mistik ve dini konular çerçevesinde örülen konu, şirk kavramının cezası ile fazla yüzeysel bir şekilde son buluyor. Biraz daha anlamlı olmasını istediğim bir kitap oldu. Yüzeysellikten hoşlanıyorsanız; okuyabilirsiniz. Fakat derinlik arıyorsanız; bu, sizin kitabınız değil. “Tanrı’nın dengi olmaya kalkışan, sonsuza kadar lanetlenecektir.”
Küçükken okul tarafından bana zorla okutulmuş (ki bu sebeple bitirememiştim) bir Jules Verne kitabı nedeni ile yazara yıllardır mesafeli durdum. Yayınevi'nde çalışmakta olan bir abimin önerisi ve önyargımı kırmak istemesi nedeni ile aldım, okudum. Fikrim değişti mi? Evet :) Korkacak bir şey yokmuş ama çocukluk travması işte... Demek ki neymiş, akılları eren çocuklar kendi kitaplarını kendileri seçmeliymiş :))
Verne'nin kısa hikayeleri hoşuma gidiyor. Gerçi Bu hikaye biraz dinle çok iç içe olmuş o konuda biraz itici gelebilir ancak bir müslüman gözüyle bakıp onların yanlışlarını (Tanrı-hz meryem yanlışları-şarap-tapma vb) kendi içimizden düzeltip okursak güzel oğütler alabiliriz. Mesela bu kitap Şirk(aşağıda çok güzel bir alıntı yaptım) ve Kibir için yazılmış bence çok iyi bir kitap.Bu öğütleri almamız gerekiyor bir müslüman olarak. Hiristiyan yazar çok abartmuş okumam diyip geçiştirmek yerine yanlışlarını kendimizce düzeltip güzel öğütleri almamız geerekiyor.ve bence bu kitap,kalbini hırs ve kibire bağlamış bir insan ölümsüzlüğü arayan sapkının hikayesinin güzel anlatıyor.. En sevdiğini kendi bencilce hayatı için feda etmeye göze alan biri... Hırslar insanın gözünü kör edebilir . en sevdiğinizi bile bencilce bir sebebten dolayı görmezden gelirsiniz. bence okumanız gerekiyor öğüt verme konusunda da iyi bir kitap hikaye olarakta tatmin edici zaten çok ta cuzzi bir fiyatı var. Zweig abimizin intihara çoğunluk (hepsi demiyorum) meyilli kitaplarından daha hoş bir hikayesi ve DERS VERİCİ yönleri var. Bir alıntıda ekliyeylim inceleme okurları için:Sayfa 48
Verne: 'Allah'ın Dengi Olmaya Kalkışan , Sonsuza kadar Lanetlenecektir'
Nisa Suresi, 116. ayet: Hiç şüphesiz, Allah, Kendisi’ne şirk koşanları bağışlamaz.


(Kitapta Tanrı yazıyor ancak benim gönlüm buraya alıntı yaparken asıl isimlerinden biri olan Allah yazmaktan yana)
50 sayfalık kısa bir hikaye olduğu için kısa sürede bitti. Kitap, bilim ile dini 50 sayfada güzel bir şekilde karşılaştırmış. Bilim ilerledikçe dinin geri kalacağını düşünen kilisenin kaygılarını dile getirmiş Jules Verne. Kazananın kim olduğunu okuyunca görürsünüz zaten.

Kitabın konusuna gelirsek; yaptığı saatler üne kavuşunca kendini zamanın tanrısı ilan eden Zacharius ustamız günden güne kibrine yenik düşerek kendi sonunu hazırlar.
Jules Verne'nin "Denizler altında 2000 fersah " adlı eserini bir kenara koyalım.
O başka bir şey, o başka bir dünyanın kitabı.
Açıkçası "Doktor Ox'un deneyi" adlı kitabı okuduktan sonra Jules Verne'nin diğer kitaplarını merak etmeye başladım.
Bence Jules Verne ,bir dahi ,müthiş bir vizyona sahip ...
Konu "zaman !" ve "başlangıç !" en büyük sır...
Bu kısa hikayeden etkilenmemeye imkan yok .
Filozofların uzun uzun anlatmaya çalıştığı "Kibir" konusunu, her zaman bir muamma olan "zaman"ın yanına getirerek, gerçekten müthiş bir hikaye çıkarmış üstat ..

Harika bir kitap.
Kitapta bilim ve manevi değerlerin arasındaki çatışmanın öykülenerek, Zacharius Ustanın kibrine yenik düşüp ölümsüzlüğün peşindeki yolculuğunda buhrana uğramasını anlatır. Okumaya değer bir kitap. :)
Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşen ve ruhunu kaybeden Zacharius Usta için çöküş kaçınılmazdır.Okunması gereken kitaplardan. “Ruhunuz madde değil! Ruhunuz ölümsüz.
"Ah," diye bağırdı acıyla, "dünyada en sevdiğin varlıklar tarafından bile anlaşılmamış olmak!
Halbuki şimdi uyumak ve güzel rüyalarda biraz neşe bulmak zamanı! Yaşadığımız şu lanetli çağda kim mutlu gün yüzü görüyor ki?
"Tanrı biliyor ya, acıkmamış olmasını anlıyorum, çünkü söyleyeceği şeyler midesine çöreklenmiş, ağzından tek laf alabilene şaşarım!"
Elbette, eğer yaşam yapılan işlerin niceliğiyle ölçülecek olursa daha kısa yaşanıyordu ama daha iyi yaşanıyordu.
“Kibir ha, Aubert! Geçmişimi yık geç, bugünümü sil süpür, geleceğimi yok et, ben yine de karanlıkta yaşamayı beceririm.”
Jules Verne
Sayfa 12 - Zacharius Usta
Halbuki şimdi uyuma ve güzel rüyalarda biraz neşe bulma zamanı! Yaşadığımız bu kahrolası çağda, mutluluk dolu bir güne uyanacağımız ne malum?
Jules Verne
Sayfa 5 - TİB Kültür Yayınları, Çev: Alev Özgüner, 1. Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zacharius Usta ve Olağanüstü Öyküler
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758602995
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Zacharius Usta
Zacharius Usta ve Olağanüstü Öyküler
Jules Verne'den birbirinden ilginç, masal tadında üç öykü... Zacharius Usta'da, işini çok seven bir saat ustası olan Zacharius'un, hayat verdiğini düşündüğü saatlerle arasında gizemlerle dolu bir ilişki vardır. Öyle ki bu ilginç saat ustasının başına gelebilecek en kötü şey, tiktaklarını hayranlıkla dinlediği saatlerinden birinin durmasıdır. Çünkü saatlerinin düzenli vuruşlarıdır Zacharius Usta'yı sonsuzluğa taşıyacak olan... Raton Ailesinin Serüveneri perilerin ve büyücülerin çağında, hayvanların da konuştuğu zamanlarda geçen bir masal. Masal bu ya, o çağda her varlık, insanlar arasında yerini almak üzere son basamağa ulaşmadan önce, sırasıyla basamakları tırmanmak zorundadır. Birbirine aşık Ratine ve Ratin'in ise tek amaçları vardır; bir gün aynı türde varlıklar olarak kavuşabilmek..

Kitabı okuyanlar 278 okur

  • Mehmet Kurter Tokaç
  • Metin Özdemir
  • melike
  • Hakan Geter
  • Fütursuz Yalnız
  • B.Ümit Güzelbey
  • Alperen Canarslan
  • Don Quijote
  • missprufrock
  • ecinni

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.3 (3)
9
%0.8 (1)
8
%3 (4)
7
%1.5 (2)
6
%0.8 (1)
5
%0.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları