Zalimlerin Ölümleri Üzerine

·
Okunma
·
Beğeni
·
35
Gösterim
Adı:
Zalimlerin Ölümleri Üzerine
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
148
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257030472
Orijinal adı:
De Mortibus Persecutorum
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Zalimlerin Ölümleri Üzerine’nin Tanrısal İntikam çevresinde dönen hikâyesi, imparatorluğun 303-314 yıllarına dair önemli bilgiler sunar. Lactantius elli iki bölümden oluşan kitabının girişinde kendi döneminin zalimlerini anlatacağını yazmış olsa da anlatısına işkenceyle ilgili suçlamak için seçtiği Nero, Decius, Domitianus, Valerianus ve Aurelianus’a dair kısa bir özetle başlar. Eserin geri kalan kırk altı bölümü Diocletianus’un tetrarchia tasarısı, “Büyük Zulüm” süreci, imparatorun tahttan feragati, Maximianus’un feragate direnmesi, Maxentius’un imparatorluğa yükselmesi, Galerius’un hastalığı gibi olayların detaylarını ve zalimlikleri sebebiyle Tanrı’nın bu imparatorlar için hazırladığı trajik sonları içerir. Ayrıca Lactantius’un Hıristiyan bir imparatorluğun temellerini atacak olan Constantinus’un Milvius Köprüsü savaşı öncesi gördüğü rüyanın hikâyesinden bahsetmesi ve dinsel hoşgörüyü vadeden Milano Emirnamesi’nin tam metnini aktarması eserin değerini arttırmıştır.

Nihayet Constantinus’un sunduğu inanç özgürlüğü sonrasında kaleme aldığı eserde ilâhi adalete olan inancını haykıran ve zalimlerin ölümleriyle Hıristiyan zaferini kutlayan Lactantius’un sevinç çığlıkları günümüze ulaşmıştır:

“Şimdi karanlık fırtınanın şiddetli hortumlarından sonra, gökyüzü sakin ve hasretle beklediğimiz ışık yeniden parladı; artık kullarının ibadetleriyle yatışmış olan Tanrı, ilâhi yardımıyla dua edenleri ıstıraplarından kurtardı ve şimdi dinsizlerin komplolarını yok ederek yas tutanların gözyaşlarını sildi… Cezaları gecikse de hak ettikleri gibi ağır oldu. Tanrı onların cezalarını hem tek bir Tanrı olduğunu hem de O’nun yargıç olarak günahkârları ve zalimleri açıkça hak ettikleri cezalara çarptırdığını büyük ve muhteşem örneklerle gelecek kuşaklar öğrensinler diye erteledi.”
148 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Zalimlerin Ölümü üzerine adlı kitap, Roma İmparatorluğu'nda 240 ile 325 yılları arasında  yaşayan öğretmenlik yapan Lactantius tarafından yazılmıştır.  Kendisi Hristiyan'dır. Kitabın içeriğinin anlaşılabilmesi için yazıldığı dönem hakkında bazı bilgileri vermek yerinde olacaktır.


Roma İmparatorluğu'nun valisi olan general Titus, 78 yılında Kudüs'ü işgal edince buradaki Yahudileri sürdü, Hz. İsa'yı çarmıha gerdi ve Hz. Süleyman'ın tapınağı yıktı.  Bu tarihten sonra Hristiyanlar Ortadoğu'ya ve Anadolu’ya dağıldı. İlk zamanlar Hristiyanlar nüfus olarak az olduğundan pagan Roma İmparatorluğu'nda önemli bir güç olarak görülmedi. 200'lü yıllardan itibaren Hristiyanların nüfusu artınca pagan Roma imparatorları endişelenmeye başladı. Hristiyanlığın yayılmasını önlemek için ona inananlara baskı uygulamaya başladı. Hristiyanlar, Roma'nın pagan tanrılarına ibadet etmeye zorlanıyordu.  Bu dönemin sembol isimlerinden olan imparator Dioclatianus ise başlattığı çalışmalarla Hristiyanlara yönelik baskı ve yıldırma politikasını çok daha şiddetlendirdi.  


İşte bu dönemde yazarımız Lactantius, öğretmenlik yaparken yapılan baskılardan dolayi görevini bırakır. Hristiyanlara yapılan baskıdan dolayı dönemin Roma imparatorlarını zalim olarak tanımlayan Lactantius, kitabında bu zalim Imparatorların ölüm şekillerini ele alır. Zalim ımparatorların ölümünün Tanrı tarafından bir cezalandırma olduğunu söyleyen Lactantius, mazlum Hristiyanların Tanrı eliyle feraha erdiğini anlatır. 


Hristiyanların Roma İmparatorluğu'nda gördüğü baskılara yönelik önemli bir çalışma diyebilirim. Kısa bir kitap ancak dönemin arka planını bildikten sonra okumak oldukça güzel oluyor. 
Nero'dan birkaç yıl sonra hiç de bir tirandan daha azı olmayan Domitianus imparator oldu. Nefret edilen bir yönetim uygulasa da, yine de vatandaşlarının boyunlarına olabildiğince yük oldu ve günahkâr ellerini Tanrı'ya doğru uzatana dek uzun bir süre ve güven içinde hüküm sürdü. Fakat şeytanların kışkırtmasıyla doğru insanlara zulmettiği için Domitianus düşmanlarının ellerine düştü ve cezasını ödedi. Kendi sarayında öldürülmesiyle ondan alınan intikam yeterli değildi; isminin anısı dahi silindi. 
Lactantius
Sayfa 70 - DOĞUBATI YAYINLARI Sayfa:69-70
Diocletianus, suçların mucidi ve kötülükler mühendisiydi; her şeyi tahrip etti ve günahkâr ellerini Tanrı'dan bile uzak tutamadı. O ayni anda hem ihtirası hem de vesvesesiyle dünyayı altüst etti.
Lactantius
Sayfa 76 - DOĞUBATI YAYINLARI
Diocletianus'un endişeli mizacı onu gelecekteki olayları arastirmaya yöneltti ve Doğu bölgelerinde meşgulken neler olacağını öğrenmek için büyükbaş hayvanları kurban etti ve onların karaciğerlerine bakarak gelecekte neler olacağını öğrenmeye çalıştı.
Lactantius
Sayfa 81 - DOĞUBATI YAYINLARI
Statü sahibi olmayan insanlar için ceza, ateşe atılmaktı. İşkence görüldükten sonra lanetlenenlerin ateşlerde ağır ağır yakılmasına dair yasalar yayımlandığında, Maximianus bu yıkimin ilk önce Hıristiyanlara karşı uygulanmasına izin verdi. Onlar bağlandıktan sonra, isıyla büzüşen ayak tabanlarının derileri kemiklerinden ayrılana dek uzun bir süre hafif bir alev ilk önce ayaklarının altına tatbik edilirdi.

Daha sonra vücudun etkilenmeyen herhangi bir alanı kalmaması için önce yakılan ve sonra söndürülen meşaleler sırayla her bir uzva uygulanırdı. Bütün bunlar boyunca, yüzlerine soğuk su çarptırılırdı ve boğazları kuruluktan kavrulup da çabucak ruhlarını teslim etmesinler diye ağızları suyla nemlendirilirdi; çünkü ölüm en sonunda, günün büyük bir bölümünde bütün derileri tamamen yanıp ateşin gücü en can alıcı organlarının içine işlemiş olduğunda geliverirdi.

Bundan sonra bir odun yığını oluşturulurdu ve zaten yanmış olan bedenler tekrar yakılırdı. Kemikleri toplanır, kül haline getirilir ve nehirlere ve denizlere savrulurdu.
Lactantius
Sayfa 99 - DOĞUBATI YAYINLARI
Pek çok yıl sonra Kilise'ye sorun çıkarmak üzere, lanetli yaratık Decius ortaya çıktı; zira kötü bir adam dışında doğruluğa kim zulmedecekti? Ve sanki sadece bunun için imparatorluk zirvesine yükseltilmiş gibiydi, derhal Tanrı'ya karşı gelmeye başladı ve sonuçta hemen öldü. O zamanlar Daciat ve Moesia'yıl işgal eden Carpi'ye karşı sefere çıktı. Sefer sırasında barbarlar tarafından kuşatıldı ve ordusunun büyük bir kısmıyla birlikte yok edildi;' Decius definle onurlandırılamadı bile fakat Tanrı'nın bir düşmanı için uygun olduğu üzere çıplak ve savunmasız bir şekilde vahşi hayvanlara ve kuşlara yem olarak bırakıldı.
Lactantius
Sayfa 72 - DOĞUBATI YAYINLARI Sayfa: 72-73
Nero cezasız kalmadı. Zira Tanrı gözlerini kendi halkının kederine çevirdi. Böylece gücün doruğundan devrildiğinde ve en yüksek makamdan düştüğünde, böylesine kötü bir canavar için yeryüzünde defin yeri görünmediğinden, güçsüz tiran aniden yok oldu.
Lactantius
Sayfa 68 - DOĞUBATI YAYINLARI
Nero'nun halen imparator olduğu dönemde Petrus Roma'ya geldi; kendisine Tanrı tarafından güç bahşedilmesiyle, bizzat Tanrı'nın üstünlüğüyle yaptığı çeşitli mucizeler gerçekleştirdiğinde, birçoklarını doğru inanca döndürdü ve Tanrı için dindar ve sarsılmaz bir cemaat kurdu. Bu konu Nero'ya bildirildi ve sadece Roma'da değil fakat her yerde ve her gün büyük çoğunluğun putların kültünü terk ettiklerini ve eskiyi lanetleyerek yeni dine geçtiklerini fark edince, kötü ve cani bir tiran olan Nero, eşsiz cemaati dağıtmak ve hakikati yok etmek için harekete geçti ve Tanrı'nın kullarına ilk zulmeden olarak, Petrus'u çarmıha gerdi ve Paulus'u katletti.
Lactantius
Sayfa 67 - DOĞUBATI YAYINLARI

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zalimlerin Ölümleri Üzerine
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
148
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257030472
Orijinal adı:
De Mortibus Persecutorum
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Zalimlerin Ölümleri Üzerine’nin Tanrısal İntikam çevresinde dönen hikâyesi, imparatorluğun 303-314 yıllarına dair önemli bilgiler sunar. Lactantius elli iki bölümden oluşan kitabının girişinde kendi döneminin zalimlerini anlatacağını yazmış olsa da anlatısına işkenceyle ilgili suçlamak için seçtiği Nero, Decius, Domitianus, Valerianus ve Aurelianus’a dair kısa bir özetle başlar. Eserin geri kalan kırk altı bölümü Diocletianus’un tetrarchia tasarısı, “Büyük Zulüm” süreci, imparatorun tahttan feragati, Maximianus’un feragate direnmesi, Maxentius’un imparatorluğa yükselmesi, Galerius’un hastalığı gibi olayların detaylarını ve zalimlikleri sebebiyle Tanrı’nın bu imparatorlar için hazırladığı trajik sonları içerir. Ayrıca Lactantius’un Hıristiyan bir imparatorluğun temellerini atacak olan Constantinus’un Milvius Köprüsü savaşı öncesi gördüğü rüyanın hikâyesinden bahsetmesi ve dinsel hoşgörüyü vadeden Milano Emirnamesi’nin tam metnini aktarması eserin değerini arttırmıştır.

Nihayet Constantinus’un sunduğu inanç özgürlüğü sonrasında kaleme aldığı eserde ilâhi adalete olan inancını haykıran ve zalimlerin ölümleriyle Hıristiyan zaferini kutlayan Lactantius’un sevinç çığlıkları günümüze ulaşmıştır:

“Şimdi karanlık fırtınanın şiddetli hortumlarından sonra, gökyüzü sakin ve hasretle beklediğimiz ışık yeniden parladı; artık kullarının ibadetleriyle yatışmış olan Tanrı, ilâhi yardımıyla dua edenleri ıstıraplarından kurtardı ve şimdi dinsizlerin komplolarını yok ederek yas tutanların gözyaşlarını sildi… Cezaları gecikse de hak ettikleri gibi ağır oldu. Tanrı onların cezalarını hem tek bir Tanrı olduğunu hem de O’nun yargıç olarak günahkârları ve zalimleri açıkça hak ettikleri cezalara çarptırdığını büyük ve muhteşem örneklerle gelecek kuşaklar öğrensinler diye erteledi.”

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Merve
  • Gökçen Duran
  • Mustafa BAKIRHAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0