Adı:
Zaman Çarkı
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9786054188925
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Elise
Çeviri:
Ender Nail
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Ya sizi bekleyen bir son olmasaydı...

Hayatındaki insanlar birer birer siliniyor. Kocaları, sevgilileri, ailesi ve arkadaşları yaşayıp ölüyor ama o hep aynı kalıyor. Sevdiklerini kaybederken hep çaresiz. İnsanlar onun neden sürekli genç göründüğünü merak ettiğinde ise yer değiştirmek zorunda. Tüm olasılıklar karşısında üç yüz yıl yaşamış biri olarak yanlış bir şey söylediği an, zaman çarkı tepetaklak olabilir.

Elise tıbbi bir mucize sonucu ebediyen genç kalacaktır. Hayatı üç yüz yıl önce başlamıştı. Versailles Sarayında, 14. Louisnin hükmettiği bir devirde. İlk kez her şeyi göze alıp sonsuz gençliğinin sırrını, sevdiği adamla paylaşmaya karar verdiğinde bu isteğinin neden olacağı tehlikeleri (hem kendisi hem de tüm dünya için) hayal bile edemez. Bilim bu duruma yanıt verecek bir seviyeye ulaştığında ancak birileri onun çaresizliğini görebilecek.

Sonsuza dek yaşamak ve hiç yaşlanmamak... Bir tek kırışıklık ve kırlaşmış saç için her şeyini vermeye hazırdır Elise. Yalnızca sıradışı bir kahramanın hikayesi değil aynı zamanda insanlığın en tutkulu arayışının büyüleyici bir keşfi.
Beklentimin altındaydı, en başta beklentimi yükseltti gittikçe daha sonrada tam bir hayal kırıklığı sanki kitabın orası üstün körü yazılmış gibi en başta ve sonda olan ayrıntılar orta da yoktu üstün körü atlanmıştı. Yinede sonu güzel ve anlamlı biter diye düşündüm oda olmadı.Özetlersek ve örnek vericek olursam
X kişi yatağına uzanmıştı ardından bir ses duydu ürkütücü fakat bir okadarda tanıdıktı ama yataktan çıkamayacak kadar cesaretsizdi duvardaki gölgesi korkmaya değerdi ve ışık açıldı sesin bir sinekten geldiği anlaşıldı
Zaman çarkıda bunun gibi bişiydi.
İnsanoğlunun ençok merak ettiği yada üzerinde uğraştığı konulardan biri ölümsüzlük..Bu konu üzerine yazılan, hem hüzünlendiren hem heyecanlandıran geçmiş ile günümüz arasında geçen bi düet.. Sonunu farklı hayal etsem de çok beğendim.

Benzer kitaplar

Kayboluş kitabında GRİMWOOD'u FAWER'dan etkilenmiş diye yazdım. Daha sonra hayatlarına bakınca ögrendim ki GRİMWOOD kitap yazarken FAWER daha çocukmuş:) öncelikle bundan özür dileyerek başlayalım.

Kitabın ele aldığı konu elise adlı 25 yaşındaki bir ablamızın yaşlanmaması ki bunun sonucu da elbette ölmemesi olacaktır...

Yüzünde tek bir kırışıklık, saçında tek bir beyazlık için herşeyin verebilecek olan Elise'nin doğumundan itibaren yaşadıkları ile beraber bir diğer bölümde son yaşadıklarını anlatılıyor...

Olay örgüsü ve gelişen olaylar çok güzel olmuş. Ayrıca ken GRİMWOOD'a has olan son 20-30 sayfa (diğer 2 kitabını da okumuş biri olarak GRİMWOOD'dan hiç bir zaman tahmin ettiğim şekilde final görmedim ki bence yazar bile finalde ne beklediğini bilmiyordur çünkü hiç beklenmedik şeyler oluyor) zaten müthiş olmuş...

10 puan vermememin sebebini de bilmiyorum. Grimwood'un yanlış hatirlamiyorsam 3 kitabına da 8-9 verdim. Ama 10 değil. Nedeni ise anlamadığım bir şey sanki hikâyede, olayda, kurguda, ya da üslubunda bir terslik varmış gibi geliyor ama bir turlu ne olduğunu bulamiyorum...

Kitabı okuma kısmına gelince eğer yazarı merak edip ilk bu kitabını gördüyseniz yazarın sil baştan kitabını okuyun bence ilk olarak. ha zaten okumussaniz ister istemez diğer iki kitabını merak ediyorsunuzdur. Merak ettiğiniz icin de mutlaka okursunuz.

Kısa keseyim ben: bilim-kurgu konusunda en iyilerinden biri kabul ettiğim yazarın bu sürükleyici kitabını öneririm. Hatta FAWER sevenler mutlaka okumalı diyorum. Tabii FAWER muthisligi beklemeden okusunlar...
Kim yaşlanmak ister ki yüzünde,ellerinde kırışıklıkların artmasını ister ama bunun bi gün mutlaka olacağını biliyorsunuz..Ama durum Elise için farklı çünkü onun yaşlanması durmuş.Her daim genç ve güzel elbette ki başlarda bu durum çok hoş olsada kitap bi süre sonra bunun ne kadar korkutucu durum olacağını gözler önüne seriyor.Bütün değer verdiğiniz insanların birbir yanınızdan ayrılırken sizin hala aynı kalmanız belli zaman sonra işkenceğe dönüşebilir.Konu bunlar üzerine kurulu ve ben çok beğendim..Sonu hariç biraz hızlı bitirilmiş son.
Zaman Çarkı, güzel bir kitaptı; özgün bir konusu, yalın bir anlatımı vardı, pek heyecanlandırmadı beni, sürüklemedi de ama sıkıcı da değildi ve normal bir tempoda okunup bitirilebilecek bir kitaptı. Konusu geçmiş ve günümüz şeklinde ilerliyordu. Geçmişte; Christine Françosie, Kralın sadık hizmetkârları Henri ve Diane'nın çocuğudur. Babasının daha doğmadan ölmesi, annesinden de mecbur ayrı bırakılması sebebiyle, Kralın, yeni eşinin himayesinde, yatılı okullarda yetiştikten sonra Rus elçisi, Ekselans Dimitri ile evlenir, daha sonra Dimitri'nin yaşlanıp, ôlmesiyle kendisiyle ilgili bir şeyleri fark etmeye başlar ve bu, onun için dönüm noktası olur. Şimdiki zamanda ise Elise Travers, ebediyen genç kalacak olması sebebiyle artık kayıp vermek istemeyerek, sevdiği adam Patrick ile uzun bir hayat istiyordur; bunun gerçekleşebilmesi için, bilimin gelişmiş olmasından faydalanarak bir şeyler yapmak için yaptığı planlar, onun isteğini gerçektirmede yarar sağlayabilecek midir?
Bu kitap bize, çoğu kişinin istediği ölümsüzlüğün nasıl bir kabus olduğunu o kadar iyi anlatıyor ki... Dünyanın, böyle bir şeyin gerçekleşmesiyle nasıl bir kaosa sürekleneceğini de gözler önüne seriyor. Patrick karakterinin sonda yaptığı şeye ise o kadar kızdım ki... saçmalıktı. Elise, Christine karakterlerine ise bir o kadar da üzüldüm. Yazarın diğer kitaplarına da bir şans vereceğim, bakalım onlar beğenmenin yanında beni heyecanlandırabilecekler mi?
Sonsuza dek yaşamak ve hiç yaşlanmamak.. Tüm olasılıklar karşısında üç yüz yıl yaşamış biri olarak yanlış bir şey söylediği an, zaman çarkı tepetaklak olabilir..
Ölümsüzlük nasıl bir duygu diyorsanız ve yaşlanmasam, 1 tane bile saçımda beyaz olmasa nasıl olur diye merak ediyorsanız okuyun. Tavsiye ederim güzel bir kitap.
Eleştirilere bakarken birisinin "özgün bir konu" yazdığını gördüm. Ölümsüzlük ana ekseninde geçen bu kitabın konusu için özgün demek oldukça zor. Özgün olan yazarın tüm insanlığın hayali olan böylesine popüler ve defalarca işlenmiş bu konuyu, anlatış biçimi/kurgusu. Yazarın tüm kitapları gibi keyifle ve merakla okunuyor, bol bol düşündürmesi de bonus point:) sadece sonu biraz eksik gibi, gene de gayet keyifle okunur.
Her insanın istediği "ölümsüzlüğün" aslında ne denli gereksiz, üzücü olduğunu anlatan bir kitap. Ken Grimwood sanırsam ölüm, yeniden yaşam gibi temaları işlemeyi seviyor.
Soluk soluğa ve heyecanla bir çırpıda okuduğum harika kitaplardan biri, tek kelimeyle bayıldım. Kendim o ölümsüzlüğü yaşasam ne hissederdim diye düşünmeden edemedim, o heyecanı yaşadım resmen
şuana kadar iyi bir ana fikir ama kötü bir kurgu olduğunu düşünüyorum okuyani konu meraklandirmiyor 50ci sayfandan sonra sıradan ilerlemekte konu belki sonu ters köşeye yatirir okuyucuyu
Başlangıçta çok şey vaaden kitaplardan. Yarısına gelmeden olayı çözüyorsunuz ve sonra sadece bitirmek iÇin okumaya devam ediyorsunuz. Sanat ve edebiyat yönü bana göre oldukça zayıf.
Adam ona mahcup bir ifadeyle bakıp gülümsedi. Kadınsa ona tiksinti dolu kısacık bir bakış fırlattı. Hala ne diye yaşıyorsun der gibiydi bu bakışlar. Hadi pes et artık babalık. Gezegende yer aç.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zaman Çarkı
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9786054188925
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Elise
Çeviri:
Ender Nail
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Ya sizi bekleyen bir son olmasaydı...

Hayatındaki insanlar birer birer siliniyor. Kocaları, sevgilileri, ailesi ve arkadaşları yaşayıp ölüyor ama o hep aynı kalıyor. Sevdiklerini kaybederken hep çaresiz. İnsanlar onun neden sürekli genç göründüğünü merak ettiğinde ise yer değiştirmek zorunda. Tüm olasılıklar karşısında üç yüz yıl yaşamış biri olarak yanlış bir şey söylediği an, zaman çarkı tepetaklak olabilir.

Elise tıbbi bir mucize sonucu ebediyen genç kalacaktır. Hayatı üç yüz yıl önce başlamıştı. Versailles Sarayında, 14. Louisnin hükmettiği bir devirde. İlk kez her şeyi göze alıp sonsuz gençliğinin sırrını, sevdiği adamla paylaşmaya karar verdiğinde bu isteğinin neden olacağı tehlikeleri (hem kendisi hem de tüm dünya için) hayal bile edemez. Bilim bu duruma yanıt verecek bir seviyeye ulaştığında ancak birileri onun çaresizliğini görebilecek.

Sonsuza dek yaşamak ve hiç yaşlanmamak... Bir tek kırışıklık ve kırlaşmış saç için her şeyini vermeye hazırdır Elise. Yalnızca sıradışı bir kahramanın hikayesi değil aynı zamanda insanlığın en tutkulu arayışının büyüleyici bir keşfi.

Kitabı okuyanlar 364 okur

  • Ahmet ŞAHİN
  • MELİKE GÜL ÖZKAPLAN
  • Öznur Akyüz
  • Perizat şolt
  • Cengizhan Kul
  • Kitap Odası
  • Melis Ertik
  • sevcan demirel
  • lacivertkız
  • Döndü Karaman

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%28.7
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%28.7
45-54 Yaş
%7
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.7
Erkek
%36.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.1 (18)
9
%16.1 (22)
8
%22.6 (31)
7
%20.4 (28)
6
%11.7 (16)
5
%8 (11)
4
%4.4 (6)
3
%2.9 (4)
2
%0
1
%0.7 (1)