Adı:
Zamanı Durduran Saat
Baskı tarihi:
Kasım 2009
Sayfa sayısı:
512
ISBN:
9786051112459
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Siyah Kuğu adlı kitabında N. N. Taleb, Poincaré fotoğrafının altına, ‘Nasıl yaptılarsa, bu tür düşünürlerin imalatını durdurdular’ diye yazmıştı, hayıflandığı apaçık belli olacak şekilde. Türkiye’de benzer bir resimaltını, belki ufak bir rötuşla, hak eden nadir insanlardan biri herhalde Yılmaz Büyükerşen’dir.
Nasıl yaptılarsa, Türkiye’de Büyükerşen türünden eylem adamlarının imalatını durdurdular.

Bu kitap, küçücük bir bozkır şehrinde, şehrin ölçüleriyle orantısız hayaller biriktirerek büyüyen, sonra da o devasa hayalleri birer birer hayata geçiren yılmaz bir adamın, kendi ağzından hikâyesidir. Bu hikâyeyi okurken, imalatı çoktan durdurulmuş insanlardan birinin nasıl büyüdüğüne adım adım tanıklık edeceksiniz. Bozkırın ortasında önce imrenilecek bir üniversitenin, dev bir açıköğretim sisteminin yaratılmasına, Türkiye’de ‘yapılamaz’ denilen işlere soyunma maceralarına, sonra da imrenilen bir şehrin inşasını sağlayan hayal gücüne, kararlılığa, gözü karalığa şahit olmakla kalmayacak, aynı zamanda yakın tarihin pek bilinmeyen birçok olayını da öğreneceksiniz.”
Çok hoş bir röportaj olmuş. Çok güzel kitaplaştırılmış.

Adam “Hayır”dan anlamıyor arkadaş. “Olmaz” diye bir şeyi kabul etmiyor. Aklına koyduğunu yapıyor. Eskişehir’de ve hatta ülke çapında gerçekleştirdiği ilklerin haddi hududu yok. İlk tiyatroyu Eskişehir’de onlar kurmuş. Kan bankasına ücret karşılığı kan vererek hem de. Tiyatro kurabilmek için kanlarını satmışlar :S

1960 senesine kadar Eskişehir’de bir Atatürk büstü dahi yokmuş. Arkadaşlarıyla bir Atatürk büstü yapıp valilik binasının merdivenlerinin tam karşısına koymuşlar ve başında nöbet tutmuşlar. Ondan sonra, vilayet meydanındaki Atatürk heykeli yapılmış.

Anadolu Üniversitesi bir akademiyken, Hacettepe’nin bir fakültesiyken, hocanın ve tabii ki arkadaşlarının verdiği savaşla özerk bir üniversite olmuş. “Duvarsız Üniversite” fikrini ortaya attığında karşılaştığı zorlukları anlatırken benim içim daraldı. Kitap basacak bir matbaası yokken, nasıl yokluktan bir matbaa kurduğunu anlatırken, ben zekasının önünde saygıdan sekiz büklüm oldum. Sadece Ankara ve İstanbul’da televizyon yayını varken, “herkes için eğitim” diye Eskişehir’de nasıl bir korsan televizyon yayını gerçekleştirdiğini her an yakalanacakmış korkusuyla okudum.

Kızı Burcu’nun duyma problemi sadece ailesini ilgilendirmemiş. İşitme engelli çocuklar için Türkiye’de ilk ve tek eğitim kurumu oluşturulmuş. İÇEM!

Bütün kitabı burada özetleyecek değilim merak etmeyin.

Ben onu çok seviyorum. Hayatını, Eskişehir için, gelecek için yaptıklarını da takdir ediyorum. Eğer bir başarı hikayesini yüzünüzde bol şaşkınlık ve gülümsemeyle okumak isterseniz tavsiyemdir.
İnsanların azmettikten sonra önünde kimsenin duramayacağının kanıtı Yılmaz BÜYÜKERŞEN. Söyleşi türünde kaleme alınan "Zamanı Durduran Saat" okuyucunun ufkunu açan değerli kitaplardan bir tanesi... Bu kitabı okuduktan sonra kişi kendi hayatını, mücadeleciliğini ve zamanını nasıl değerlendirdiğini sorguluyor. İnsan lügatinden "pes ettim" ifadesini çıkarınca başarı başarıyı kovalıyormuş. Umarım bu kitap, bu ülkeye nice Yılmazlar nice Büyükerşenler kazandırır.
Eskişehir'in yakın tarihini öğrenmek isteyenler için de oldukça aydınlatıcı bir kitap. Zaten Eskişehir'in tarihine damga vuranların başında yine Büyükerşen'i göreceksiniz.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanı Durduran Saat
Baskı tarihi:
Kasım 2009
Sayfa sayısı:
512
ISBN:
9786051112459
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Siyah Kuğu adlı kitabında N. N. Taleb, Poincaré fotoğrafının altına, ‘Nasıl yaptılarsa, bu tür düşünürlerin imalatını durdurdular’ diye yazmıştı, hayıflandığı apaçık belli olacak şekilde. Türkiye’de benzer bir resimaltını, belki ufak bir rötuşla, hak eden nadir insanlardan biri herhalde Yılmaz Büyükerşen’dir.
Nasıl yaptılarsa, Türkiye’de Büyükerşen türünden eylem adamlarının imalatını durdurdular.

Bu kitap, küçücük bir bozkır şehrinde, şehrin ölçüleriyle orantısız hayaller biriktirerek büyüyen, sonra da o devasa hayalleri birer birer hayata geçiren yılmaz bir adamın, kendi ağzından hikâyesidir. Bu hikâyeyi okurken, imalatı çoktan durdurulmuş insanlardan birinin nasıl büyüdüğüne adım adım tanıklık edeceksiniz. Bozkırın ortasında önce imrenilecek bir üniversitenin, dev bir açıköğretim sisteminin yaratılmasına, Türkiye’de ‘yapılamaz’ denilen işlere soyunma maceralarına, sonra da imrenilen bir şehrin inşasını sağlayan hayal gücüne, kararlılığa, gözü karalığa şahit olmakla kalmayacak, aynı zamanda yakın tarihin pek bilinmeyen birçok olayını da öğreneceksiniz.”

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • B..B..
  • Eren BİÇER
  • Zeynep Aydemir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%33.3 (1)
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0