·
Okunma
·
Beğeni
·
476
Gösterim
Adı:
Zamanımızın Köleliği
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058305557
Kitabın türü:
Çeviri:
Yankı Yeniçeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Öteki
“Devletin, bireyin gelişiminde gerekli bir biçim olduğu ve devlet şiddetinin bütün toplumun iyiliği için gerekli olduğuna dair usavurmaların tarihten çıkarılabilmesi oldukça mümkündür ve hepsi de doğrudur.’’ Zamanımızın her bir dürüst ve içten insanı şöyle cevaplayacaktır; ‘‘Fakat cinayet bir kötülüktür, bunu bütün usavurmalardan daha emin bir şekilde biliyorum. Benden orduya girmemi veya asker kiralamak veya donatmak için veya top satın almak ve zırhlı yapmak için para vermemi isteyerek beni cinayete suç ortağı yapmak istiyorsunuz ve ben bunu yapamam ve yapmayacağım. Ne aç insanlardan ölüm tehditleriyle topladığınız paralardan faydalanmak istiyorum ve de faydalanamam, ne de sizin tarafınızdan korunan topraktan veya kapitalden faydalanmak istiyorum çünkü biliyorum ki sizin korumanız cinayete dayanmaktadır.’’
104 syf.
·2 günde·10/10
Zamanımızın Köleliği ilk defa 1900'de Rusça'da daha sonra aynı yıl içerisinde, aynı zamanda Tolstoy' un yakın arkadaşı olan Aylmer Maude tarafından İngilizce(UK) 'de, çevirisi yapılıyor. Eser, Türkiye'de ise ilk basımını, Öteki Yayınevi tarafından 2016'da Yankı Yeniçeri'nin, İngilizce basımdan olan çevirisiyle yapıyor. Eserdeki her metin okuyucuyu adım adım sonuca götüren bir basamak işlevi görür.

Kitabın temel düşüncesi Tolstoy' un deyimiyle, "şiddetin reddidir." Ona göre insanın insana uyguladığı şiddet kabul edilemezdir ve şiddeti bırakmayı dayatarak değil, insanların kendi iradeleriyle şiddete karşı olmalarıyla sağlayabiliriz. Bunun için ise kişi, bir başkasını şiddete karşı bir tavır sergilemeye ikna edebilmek(fakat aynı zamanda da şiddete başvurmadan) için mantığın ve iyi niyetin dışında herhangi bir araç kullanmamalıdır.

Tolstoy Rus emekçilerin çalışma koşullarını ele alarak başlar. Ağır ve acımasız koşullar altında, yaşayabilmek adına çalışan bu köylü proleteryanın sefaletinin sebebi nedir? Toplumun her bir üyesi neden duyarsızdır bu duruma. Peki ya proleterya! Neden insan olduklarını unutup kendilerine muhtaç olan kapitalistlerin, kendilerine sağladıkları özgürsüz-lük içinde mahkum olmaya devam ederler? Nedir tüm bu "DİRENÇSİZLİK"? Böyledir çünkü insanlar tüm olanlardan yasa denilen(dayatılan) kurallar bütününü sorumlu tutar. Oysa yasalar insanların doğru ya da yanlış olarak düşündükleri davranış biçimlerine göre düzenlenmemiştir, yasalar avantajlı-varlıklı-hükmeden insanların, çıkarlarını teminata aldıkları bir kalkandır.

Peki öyleyse üretim araçlarının toplumsallaştırılması gerektiğini çözüm olarak gören Sosyalizm ne yapar. Sosyalizm kendi içinde çelişkidedir çünkü o mevcut devlet yapısını eleştirirken Sosyalist Devlet ile birlikte işgücüne doğrudan katılım zorunluluğunu dayatacaktır. Yani Sosyalist Devlet yalnızca, mevcut köleliğin yerine onun bir başka türevini koymaya çalışıyordur. Ekonomistler, Sosyalistler görüşlerinde ısrarcıdırlar çünkü emekçinin ürününden kendileri de faydalanır ve Sosyalizm, üründen yalnızca hükmedenlerin değil tüm insanlığın faydalanması gerektiğini öğütleyen öğretidir. Fakat Tolstoy Sosyalizm'in de amacı olan toplumsal iş bölümünü, savunur, bir farkla ona göre bu zorbaca değil ancak insanların kendi iradeleriyle olabilir.

İşçilerin durumunu geliştirmek için ne yapılabilir?, diye soruyor Tolstoy ve ardından yanıtlıyor, önce köleliğin günümüzde de devam ettiğini kabullenmemiz gerekiyor, bunun sebeplerini araştırıp onları yok etmemiz bu gelişim için vazgeçilmezdir. Zamanımızdaki bu kölelik; toprak, vergiler, ve mülkiyet hakkındaki üç grup kanun yüzündendir. Avantajlı insanların oluşturdukları kanunlar köleliğin sebebini oluşturur. Ve emekçiler, kendilerini yönetenlerin çıkarlarını korumak adına yapılan bu kanunlara uymadığı zaman, olan özgürlüğü de elinden alınır, şiddet görür yahut cinayete maruz kalır. Öyleyse bu kanun yapıcılar yani Devlet örgütlü şiddettir.

Eğer devleti gerekli görüyorsak, kendimizi bir yasa yapıcıya, bizi ahlaksız davranışlar sergilemekten caydıran azman otoriteye, bir insan olarak kendini, bana üstün yeteneklerle donatılmış gören işgüzar yüce insana, tüm erdemli ve ahlaklı parçalarımızın ana kaynağı diktatör kurtarıcaya-devlete muhtacızdır. Oysa gelişen doğa bilimleri bunu kanıtlamıştır ki insan özü itibariyle bir potansiyeller bütünüdür. Ve Horney'in deyimiyle o bir meşe palamudu gibidir, uygun koşullar altında yetişip gelişir.

Öyleyse toplumdaki şiddetin kaynağı devlet nasıl yok edilir? Şöyle diyor Tolstoy, "... devletleri yok etmenin yolu şiddet değildir ancak bu sahtekarlığın açığa çıkarılmasıdır." Bunu için her bir insan sahip olduğu avantajlı-üst konumunu kaybetmeye hazır olmalıdır, devletin isteklerini karşılamadıkları için işkence görmeye hazır olmalıdır, özel mülkiyete gitgide daha az ihtiyaç duymalıdır, şiddeti ve köleliği tek başına sıfıra indiremese de yapabileceğini yapmaktan vazgeçmemelidir. Fakat tüm bunlar için her bir insanın gönüllü olması gerekir.

İçindekiler kısmını buraya koyuyorum;

Aylmer Maude' un Önsözü
Yazarın Önsözü
1. Otuz Yedi Saat Çalışan Yükleyiciler
2. Toplumun İnsanların Harcanmasına Tepkisi
3. Süregelen Durumun Bilim Tarafından Haklı Gösterilmesi
4. Ekonomi Biliminin Taşra Emekçilerini Fabrika Sistemine Girmeye Zorlaması
5. Eğitimli Ekonomistler Neden Yanlışta Israr Ediyorlar
6. Sosyalist İdealin İflası
7. Özgürlük Kültürü
8. Kölelik Aramızda Yaşıyor
9. Kölelik Nedir?
10. Vergiler, Toprak Ve Mülk Hakkındaki Kanunlar
11. Köleliğe Sebep Olan Kanunlar
12. Yasamanın Özü Örgütlü Şiddettir
13. Devlet Nedir? Devletler Olmadan Yaşamak Mümkün Müdür?
14. Devletler Nasıl Feshedilebilir?
15. Her Bir İnsan Ne Yapmalıdır?
Sonsöz
104 syf.
·3 günde·Beğendi
1-kitabı akıcı buldum, ayrıca düşüncesini çok ince bir titizlikle karşı tarafa empoze ediyor, farklı farklı birçok konuya değinse de kitabın sonunda  ne anlatmak istediğini güzel toparlamış.
2-Genel olarak yazdığı birçok şeye katılmaktayım ama maalesef  hakikat gerçeği değiştirmez. Örneğin; kitapta "ideal bir insan"  betimlemesi yapmış; devlete ihtiyaç duymadan kendi haklarını koruyabilen, işini yetenek ve ilgi alanına göre seçen, ihtiyaç sahibine karşılıklı menfaat gütmeden yardım eden vs. Fakat bu betimlemeler kulağa her ne kadar hoş da gelse ütopik. Çünkü; bana göre bu, - temeli üst düzey ahlak  olmak üzere- eğitimli insan topluluklarıyla sistemli bir şekilde işlerlik kazanabilecek birşey. Fakat mevcut bir gerçek var ki o da  kapitalist sistem tarafından  insanların sorgulama yeteneklerinden, doğruyu yanlışı ayırmasına kadar tüm ilkelerinin uyuşturulması, (İnsanlar arasındaki ilişkiler insanların doğru ya da yanlış davranışlar olarak düşündüklerine göre değil, avantajlı pozisyonların çıkarlarına göre düzenlenmiştir.)

3-Kitabın, bana kazandırdığı en güzel düşünce ise; "fiat justitia pereat cultura" oldu diyebilirim, Lev'in "fiat justitia ruat coelum" adlı sözden yola çıktığı, kendi düşüncesiyle harmanladığı harikulade bir bakış açısı ...

Kanun nedir? Ve insanlara yasa yapma gücünü ne verir?
Organize şiddet nedir?
Mantıklı insanlar nasıl oluyor da sosyal yaşamlarının temel bağının makul anlaşma ile değil de şiddet olduğunu fark etmeden yaşayabiliyor?
gibi bir çok soruya farklı bir bakış açısı ile cevap vermiş, cevaplar sizi tatmin eder/ etmez bilemem ama okunmasını kesinlikle tavsiye edebileceğim bir eser
(Diptespitler
"Biz siziniz ama toprak bizimdir" 2.Alexhander--
Georgizm--Lev ve Rus milliyetçiliği)
104 syf.
·9/10
Benim içimde yeni başlanğıçlara sebep olan kitap. 18. Yy. Sonlarında işçilerin çektiği acılar ve mevcut ideolojilerin nasıl işe yaramadığını özetleyen, insanı yeni bir aydınlanma çağına sokan başyapıt niteliğindeki müthiş eser.
İnsanlar arasındaki ilişkiler insanların doğru ya da yanlış davranışlar olarak düşündüklerin göre değil, avantajlı pozisyonda olanların çıkarlarına göre düzenlenmiştir
Kölelik bütün gücüyle var olmaya devam ediyor ama onu algılayamıyoruz aynı onsekizinci yüzyılın sonunda Avrupa'da serfliğin köleliğinin anlaşılmadığı gibi.
''Mutsuzluklarının sebebi, zararlı, doğal olmayan ve çoğunlukla hayatları için tehlikeli ve yıkıcı koşullarda çalışmaları, şehirlerde bir baraka hayatı yaşamaları- baştan çıkarmalar ve ahlaksızlıkla dolu bir hayat- ve başkaları için zorunlu olarak çalışmalarıdır.''
''... toplumsal iş bölümü insanlığı birleştirir. Bu doğru olabilir, ancak sadece özgür iş bölümü -insanların gönüllü olarak yaptıkları- insanlığı biirleştirir.''
''Etrafımızda heberimizin olmadığı ya da olsa bile kaçınılmaz olduğunu düşünerek zorlukla fark edebildiğimiz kaç tane mahvolmuş hayat var.''
''... daha fazla zengin olmaya çalışıyoruz, diğer bir deyişle işgücünü daha fazla sömürmeye çalışıyoruz ve huzur içinde yaşamaya devam ediyoruz!''
Etrafımızda haberimizin olmadığı ya da olsa bile kaçınılmaz olduğunu düşünerek zorlukla fark edebildiğimiz kaç tane mahvolmuş hayat var.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanımızın Köleliği
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058305557
Kitabın türü:
Çeviri:
Yankı Yeniçeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Öteki
“Devletin, bireyin gelişiminde gerekli bir biçim olduğu ve devlet şiddetinin bütün toplumun iyiliği için gerekli olduğuna dair usavurmaların tarihten çıkarılabilmesi oldukça mümkündür ve hepsi de doğrudur.’’ Zamanımızın her bir dürüst ve içten insanı şöyle cevaplayacaktır; ‘‘Fakat cinayet bir kötülüktür, bunu bütün usavurmalardan daha emin bir şekilde biliyorum. Benden orduya girmemi veya asker kiralamak veya donatmak için veya top satın almak ve zırhlı yapmak için para vermemi isteyerek beni cinayete suç ortağı yapmak istiyorsunuz ve ben bunu yapamam ve yapmayacağım. Ne aç insanlardan ölüm tehditleriyle topladığınız paralardan faydalanmak istiyorum ve de faydalanamam, ne de sizin tarafınızdan korunan topraktan veya kapitalden faydalanmak istiyorum çünkü biliyorum ki sizin korumanız cinayete dayanmaktadır.’’

Kitabı okuyanlar 38 okur

  • Yakup İpek
  • Vaveyla
  • Öykü Çinar
  • Fatma kartal
  • Sîdar Ronahî
  • Mehmet Ferit
  • Semiha yeninci
  • Eda Toygar
  • Ng's
  • Fatih Altunay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (2)
9
%12.5 (2)
8
%31.3 (5)
7
%25 (4)
6
%6.3 (1)
5
%12.5 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0