Zamanın Coğrafyası (Kültürlerin Zaman Algısı Üzerine)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.011
Gösterim
Adı:
Zamanın Coğrafyası
Alt başlık:
Kültürlerin Zaman Algısı Üzerine
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055675783
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Geography of Time
Çeviri:
Özgür Umut Hoşafçı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maya Kitap
1998 Otto Klineberg Ödülü Sahibi

Zamanın Coğrafyası'nda ünlü sosyal psikolog Robert Levine, gündelik eylemlerimizin sorgulamadan kabul ettiğimiz bir boyutu olan zaman algımızı keşfetmemizi istiyor. Kariyerini zaman ve yaşam hızı çalışmalarına adayan Levine, bizi dünyanın etrafında çağlar boyu süren büyüleyici bir zaman turuna çıkarıyor. Yazarla beraber, üç saatlik gecikmelerin normal sayıldığı Brezilya'yı ve Batı'da hiçbir şekilde bilinmeyen bir uzun vade algısının bulunduğu Japonya'yı geziyoruz. Amerika'da farklı toplulukları ziyaret ederek nüfus büyüklüğünün yaşam hızını ve hatta yürüme hızını nasıl etkilediğini görüyoruz. Antik Yunan'a giderek ilkel saatleri ve güneş saatlerini inceleyip buradan da Sanayi Devrimi'nde ortaya çıkan "saat zamanı"nın başlangıcına gidiyoruz. Levine soruyor: Zamanımızı nasıl kullanıyoruz? Saatlerimiz tarafından mı yönetiliyoruz? Bu durumun şehirlerimize etkisi nedir? Peki ya bedenlerimize? Yazar, insan kurgusu olan zamanın, kültürleri tanımlamaya ve sınırlandırmaya başladığına inanıyor. Böylece her birimizin kendi zamanımızın coğrafyasının haritasını çıkararak, "çoklu-zamansallığa" sahip bir toplum olarak yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini savunuyor.

"Özenle işlenmiş bir cevher. . . Levine, insan icatlarının en büyüklerinden biri olan zamanın psikolojisinin farkına varmamız için duyarlı bir gözlemcinin objektifinden bakmamızı sağlıyor. Öznel zaman algısının ve insan yaşamının nasıl bağdaştığını veya ters düştüğünü özgün bir bakış açısıyla ortaya koymak için dâhiyane gözlemlerini, orijinal alan deneylerini ve ayrıca derin akademik bilgisini bir araya getiriyor. Zamanın Coğrafyası çok değerli bir alternatif yol sunuyor: bu yolu seçin ve öğütlerine kulak verin."
-Dr. Philip Zimbardo, Stanford Üniversitesi-
(Tanıtım Bülteninden)
288 syf.
·3 günde·9/10
Hızlı yaşar mı bilmem ama, hızlı okuduğunu bildiğim ve bugüne değin tüm zaman kavramlarının gıpta ile baktığı çok değerli Ebru Ince Hanım'a, tarzı, naifliği ve durağanlığı ile insanların ruhunu huzurla yavaşlatan Eylül Türk Hanım'a, öykü etkinlikleri ile bizi zamanın derinliklerine daldırıp çıkaran Erhan abime, güler yüzü ve temiz kişiliği ile üzgün zamanlarımıza meydan okutan sevgili dost Liliyar a ve burada olup adını yazamadığım, bana çok şey katan tüm arkadaşlarıma ithafen... İyi ki varsınız… Zaman sizlerle çok anlamlı…

Zaman herkesin bildiği ama kimsenin tanımlayamadığı, insana bağlı olmayan ama onu sınırlayan, kimisine göre su gibi akıp geçen, kimisine göre hiç akmayan kavram olarak karşımızda durur her daim. İnsanoğlu uçağı kaçırdığı zaman saniyelerin, dakikaların kıymetini bilir ancak ömrü boyunca ona ihsan edilen senelerin değerini anlamaz çoğu zaman. Hani derler ya, “Bir yılın ne demek olduğunu sınava hazırlanan bir öğrenciye, bir ayın ne demek olduğunu erken doğum yapan bir anneye, bir haftanın ne demek olduğunu haftalık yayın yapan bir mecmua editörüne, bir saatin ne demek olduğunu beraber zaman geçiren aşıklara, bir dakikanın ne demek olduğunu uçağı kaçıran bir yolcuya, bir saniyenin ne demek olduğunu önüne ağaç devrilen birine ve bir milisaniyenin ne demek olduğunu koşuyu kaybeden bir atlete sor.” diye. Gerçekten insanoğlu her şeyin olduğu gibi zamanın da değerini menfaatleri doğrultusunda anlıyor.

Her insanın hayatında 3 devre vardır. Geçmiş, şuan ki ve gelecek zaman. Hepimizin geçmişten gelen üzüntüleri ve gelecek ile ilgili kaygıları vardır. Ve bu da bizi hayvanlardan ayırır. Hayvanlarda zaman kavramı olmadığı için ne geçmişini geçmiş bilir, ne de geleceğini gelecek. Anını yaşar ve keyfine bakar. Toplumlar bu üç devreyi kendilerince isimlendirmişler. Kimisi güneşe göre, kimisi aya göre, kimisi ekinlerin biçilmesine göre zamanlara isim vermişler. Örneğin rahmetli babaannem, “Evvelden saat mi vardı? Biz trenin ne zaman geleceğini raylara kulağımızı koyarak anlıyorduk.” dediğinde çok ilgimi çekmişti. Düşünsenize günde belki de haftada bir kez gelen trenin geliş zamanını rayların titreşimiyle ölçtüğünüzü. Bize çok zor geliyor değil mi?

Burada aklıma şöyle bir soru geliyor. Teknoloji acaba insanoğlunun hızını arttırıp işini mi kolaylaştırdı, yoksa insanı çıkmazlara mı soktu? Yoksa ikiside mi? Üniversitede okurken bir hocam bir gün derste aynen şunu demişti. “Önceleri insanlar tarla tapanda çalışıp yoruldukları ve zaman bulamadıkları için kitap okuyamazlardı, şimdi ise teknoloji bağımlılığından zaman bulup okuyamıyorlar.” Hakikaten öyle değil mi?

Acaba “zaman”, gerçekten Einstein’ın dediği gibi bir yanılsamadan mı ibaretti? Hegel’lerin, Kant’ların, Althusser’lerin ve nicelerinin tartıştıkları “zaman” kavramı neydi? Bizim zamanımız ile bizden öncekilerin zamanı aynı şeyden mi ibaretti? Yoksa bir paradoks muydu?

İşletme hayatında yeni bir tabire şahit olduk. “Zaman yönetimi…” Bu zaman yönetimi diyor ki, “Bak güzel kardeşim, biraz daha hızlı olmak zorundayız. Daha verimli çalışmak zorundayız. Daha çok para kazanmak zorundayız. Daha çok müşteri bulmak zorundayız. Bunları hep kapitalizmin gereği için yapmak zorundayız. Bu yüzden zamanı iyi kullanmak zorundayız.”

Peki sen böyle hızlı çalışırsan evinde bekleyen bir yavruya, bir eşe, bir anneye, bir babaya zaman ayırabilecek misin? Yapılan zaman yönetiminde şahsi ve ailevi bir programın var mı? Maalesef yok… Yani çok para kazanacağın veya kazandıracağın bir dünyada, evine ayıracağın bir zamanın yok. En önemlisi de seni yaratan yani senin zaman ölçülerini keşfetmene olanak sunan, sana akıl ve irade veren Allah’a ayıracak bir zamanın yok maalesef.

Günümüzde “Bir zaman dilimine ne kadar iş sığdırabilirim?”in derdine düştü insan. Oysa olması gereken “Her bir işe ne kadar zaman ayırmalıyım?”dı. Çünkü örneğin iletişim kuramlarında hızlı konuşup konuşmadığınızın bir önemi yoktur. Önemli olan anlaşılabilir konuşarak iletişim kurmaktır.

Zamanı önemseyin! Zamanınızı planlayın! Zamansız işler yapmayın ama zamanınıza sevdiklerinizi dahil edin! Çünkü bir gün zamanınız olabilir ama sevdikleriniz yanınızda olmayabilir… Zaman sizi mutlu ettiği sürece zamandır. Aksi takdirde geçmeyen bir ıstıraptır…

Eser, zaman hakkında aklınıza gelebilecek her bilgi ve yorumu içeriyor. Zamanla ilgili yapılan araştırmalar ve toplumların zaman hakkındaki değişik yöntemleri dikkate değer. Okurken aklıma Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” adlı romanı geldi. Tıpkı o eser gibi bu eseri de okumaya değer buluyorum.

Saygılarımla…
288 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Zamansal alışkanlıklar zor ölür. "
Zaman, canımız sıkıldığında sürünerek geçen, keyifli olduğumuz anlarda geçiş hızına şaşırdığımız, akşam oturmalarında "saat o kadar oldu mu ya" dediğimiz, acılarımızı, kalp kırıklarımızı geçiren fakat günü geldiğinde bizi öldürecek olan biricik mefhum. Peki zamanı yeteri kadar iyi tanıyor muyuz? Ilk saatlerin kullanılmaya başladığı zamanlarda insanlar şak diye randevulaşmaya başlamış mıydı yoksa hâlâ doğa ananın saatini mi kullanıyorlardı?
Büyük metropol kentlerde vakit nakittir peki ya her kentte öyle mi?
Zaman kavramı bir o kadar keskin fakat o kadar göreceli bir şey ki bana hızlı geçen zaman seni sıkıntıdan patlatıyor. Ben sokakta, gideceğim yere yetişmek için koşuştururken sen benim yanımda aylak aylak yürüyebilirsin.
Peki bunların sebebi ne?
Eğer sende benim gibi düşünüyorsan bu kitabın seni hayal kırıklığına uğrayacağını düşünmüyorum. Mutlaka oku.
Bir de kitap alırken yayınevi benim için önemli bir konu. her yayınevinden kitap okumadığım gibi belli tarzlarda kitabı belli  yayınevinden okuyorum. Kendim için böyle bilimsel kitapları okuduğum bir NTV yayınları var bir de Domingo onlar basmışsa kesin okuyorum. Zamanın Coğrafyasını okuduktan sonra Maya yayınları da o listeye girdi kendileri baya iyi kitaplar basmışlar. Bence bi bak.
Eski bir Yiddiş atasözü şöyle der: "Umut etmek güzeldir, onu mahveden ise beklemektir."
Robert Levine
Sayfa 127 - Maya Yayınları
İki saat boyunca güzel bir kızla oturursanız, bu size iki dakika gibi gelir; iki dakikalığına sıcak bir sobanın üzerinde oturursanız, bu size iki saat gibi gelir. Görelilik işte budur.
|Albert Einstein|
Zaten bir şeyler yanlış gittiğinde, kadınlar genellikle erkeklerden daha mantıklı ve rasyonel davranıyorlar.
Zaman, sinir liflerinin uzamasıdır: Uzaktan bakınca görece devamlıdır, ancak yakından bakınca lifler arasındaki mikroskobik boşluklar nedeniyle kopuk olduğu görülür. Sinirli eylemler bir zaman dilimi içinde akar, aniden durur, duraklar, bir vakum aracılığıyla sıçrar ve komşu zaman dilimine doğru kaldığı yerden devam eder.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanın Coğrafyası
Alt başlık:
Kültürlerin Zaman Algısı Üzerine
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055675783
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Geography of Time
Çeviri:
Özgür Umut Hoşafçı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maya Kitap
1998 Otto Klineberg Ödülü Sahibi

Zamanın Coğrafyası'nda ünlü sosyal psikolog Robert Levine, gündelik eylemlerimizin sorgulamadan kabul ettiğimiz bir boyutu olan zaman algımızı keşfetmemizi istiyor. Kariyerini zaman ve yaşam hızı çalışmalarına adayan Levine, bizi dünyanın etrafında çağlar boyu süren büyüleyici bir zaman turuna çıkarıyor. Yazarla beraber, üç saatlik gecikmelerin normal sayıldığı Brezilya'yı ve Batı'da hiçbir şekilde bilinmeyen bir uzun vade algısının bulunduğu Japonya'yı geziyoruz. Amerika'da farklı toplulukları ziyaret ederek nüfus büyüklüğünün yaşam hızını ve hatta yürüme hızını nasıl etkilediğini görüyoruz. Antik Yunan'a giderek ilkel saatleri ve güneş saatlerini inceleyip buradan da Sanayi Devrimi'nde ortaya çıkan "saat zamanı"nın başlangıcına gidiyoruz. Levine soruyor: Zamanımızı nasıl kullanıyoruz? Saatlerimiz tarafından mı yönetiliyoruz? Bu durumun şehirlerimize etkisi nedir? Peki ya bedenlerimize? Yazar, insan kurgusu olan zamanın, kültürleri tanımlamaya ve sınırlandırmaya başladığına inanıyor. Böylece her birimizin kendi zamanımızın coğrafyasının haritasını çıkararak, "çoklu-zamansallığa" sahip bir toplum olarak yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini savunuyor.

"Özenle işlenmiş bir cevher. . . Levine, insan icatlarının en büyüklerinden biri olan zamanın psikolojisinin farkına varmamız için duyarlı bir gözlemcinin objektifinden bakmamızı sağlıyor. Öznel zaman algısının ve insan yaşamının nasıl bağdaştığını veya ters düştüğünü özgün bir bakış açısıyla ortaya koymak için dâhiyane gözlemlerini, orijinal alan deneylerini ve ayrıca derin akademik bilgisini bir araya getiriyor. Zamanın Coğrafyası çok değerli bir alternatif yol sunuyor: bu yolu seçin ve öğütlerine kulak verin."
-Dr. Philip Zimbardo, Stanford Üniversitesi-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Ali Can
  • filozof şeysi
  • Ertan YAVUZ
  • Alper Koç
  • melike
  • Bahar
  • Salih Öztürk
  • Selda T.
  • Ayça Gürbüz
  • Elif ECVET

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%75 (3)
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0