Zamanın Farkında

·
Okunma
·
Beğeni
·
2920
Gösterim
Adı:
Zamanın Farkında
Baskı tarihi:
Ağustos 2011
Sayfa sayısı:
199
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509292
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama ait bir söz söyleyecekler diye kulak mı kabartacaktım? Söz doğru olsa zaten kaçardım, yalan olsa bayılır tekrarını duyayım diye yapışırdım da bunun neye faydası olurdu? Zavallı Reich gibi dolaplar yapıp içine mi girseydim, o pos bıyıklı filozof gibi coşkunluk seline mi kapılsaydım, ikinci benlik, birinci benlik öndeki, arkadaki, birincinin sesi, ikincinin ayak sesi diye huzursuzluk ve yetersizlikten tuhaf ama kibirli bir dünya mı inşa etseydim, kibrimin nedenini anlatacağım diye canım mı çıksaydı, birinin ruhu az öteye kıpırdayabilsin diye elli sene gırnata mı çalsaydım, zaten öbür dünyada göreceğim cini, mekiri, meleği göreceğim diye gece üçlerde kalkıp namaza mı dursaydım, avizeler sallanıyor, başım secdeden bir saatten evvel doğrulamıyor diye sonra kime anlatsaydım, arabayla on iki saatlik yolu kendimden geçerek iki saatte almış olsam bile varacağım yere on saat evvelden gelip de ne yapsaydım?”
199 syf.
-Ya yaşa, ya öl.

-İkisi de olmuyorsa?

-Uydurun Aslan Bey, uydurun.
Zaten her şey çok uyduruk.


Zamanın Farkında, Şule Gürbüz'ün beş farklı öyküsünden oluşan, Oğuz Atay Öykü Ödülü'ne sahip, felsefe ve edebiyat birleşimiyle oluşmuş, hoş bir kitap.

Toplumcu, özgün, soyut, karakterler üzerinden genele doğru, iğneleyici ve sorgulayıcı bir dille yazılmış.
Cümle yapısı uzun fakat çok etkileyici.
Her cümle başlı başına bir öykü...


Kitabın ilk öyküsünde, müzik eğitimleri alıp zamanla kendisi de bu alanda eğitimci olan bir adamın, geçtiği yolun zorlukları ve bu yolda karşısına çıkan anlamsız kuralları, eksiklikleri ve fazlalıkları sorgulama ve eleştirme hali anlatılıyor.
Müzik terminoloji ve kuram işi değildir, en çok ruh işidir.
Hissetmek ve karşı tarafa hissettirebilmektir.
Solfej, bono falan ezber işidir, yürekten göklere seslenebilmek hepsinden çok daha büyülüdür.

#40472571


Öyküde sistem eleştirisi de mevcut.
Hangi mesleğe tabiiysen, nerede büyümüşsen, hangi dine mensupsan halin tavrın da o yönde olmalıdır gibi yanlış, kalıplaşmış düşünceleri eleştiriyor.

-Rock müzik yapıyordu dimi bu çocuk?
-Yok be, klarnet çalıyor, Kültür Bakanlığı'nda.
-Hadi canım, e ama küpeleri, upuzun saçları, üzerinde de hep siyah deri ceketi var...


İkinci öykü de, kendince edebiyat ve kültür kumkuması olan anne babasının, kendini bulmasına ve yatkınlığını keşfetmesine izin vermedikleri bir gencin hikayesi anlatılıyor.
Aile, kişiliğin şekillenmesinde önemlidir. Önemlidir, otorite değil. Her bireyin var oluşunu keşfetmesi ve düzene, sisteme, dünyaya, olana, olmayana karşı savunma mekanizması farklıdır.
Ben şarkı söylerim, sen kitap okursun, o fotoğraf çeker, başkası suyun kaldırma kuvvetini bulur.
Her birey özgün ve özgürdür.


Üçüncü öyküde, rastlantılar sonucu geleceğiyle ilgili küçük ipuçları keşfeden ama yanlış keşfeden bir kadının ısdıraplı bekleyişi anlatılıyor.

-Elif, senin baban ne iş yapıyordu?
-Eğitmen.
-Vaaay.
-Felsefe mi, türkçe mi, tarih mi, ne?
-Şey, şey... Ya, öğretmen bize bakıyor, susalım kızacak.
(İlla süslü bir kelime kullanacaksın değil mi,
at antrenörü diyemedin...)


Dördüncü öykü mutfak.
Birleştiğimiz yerin, aile olduğumuz yerin öyküsü.
Saat 7 olmadan o sofraya oturulur. Otobüste çıkan kavga, derste bilinen soru, işyerinde ki kayırma ve bilimum hikaye orada anlatılır. Bazı mutfaklar kendi yaşamını konuşur, bazıları başkalarının yaşamını...


Beşinci ve en can alıcı öykü "Zamanın Farkında."
Bu öyküde Aslan Bey kendini anlatıyor.
Yalanlarını, görünmek için yaptığı yanlışları, görmemek için yapmadığı ya da yapıyor gibi göründüğü şeyleri.
Hem de farkına vararak, zamanın farkına vararak.
Toplumu insanlar üzerinden, insanları da yapıp ettikleri üzerinden eleştiriyor.


Özenen, kendi gibi olamayan, ne olduğunu ve yerini bilmeyen, başkaları iyi olduğunda rahat uyuyamayan, kendisi iyi olduğunda ise ana haber bülteni tadında yayınlar yapan insan, insan mısın harbi sen?


#40692412



İnsanlar bazı şeyleri yaşamını basit halde sürdürmek için yaparlar, bazılarını da sadece yer edinebilmek için.
Yer edinmek hatta o yere zorla gelebilmek için neler yapmazlar ki?
Rüşvetler, adam kayırmalar, haksızı yüceltmeler, düşenin değil küfesi sağlam olanın yanında olmalar... Öf, sürüsüne bereket!

İnsan olmaya gör, başına neler gelir şu hayatta.
Ve bu başına gelenleri, ne kadar kendin olursan o kadar çabuk kabullenebilirsin.
Çünkü herkesin mutluluğu da mutsuzluğu da kendisi için biriciktir.
Kişi kendi olmalı, içine bakmalı, herkesten önce kendini keşfetmeli ve anlamalıdır.
Yararı herkese dokunabilmeli, zararı en az şiddette yönetebilmelidir.


İnsanın tarifini veremiyoruz, koşuuun!


#40707664


#40610463


Sevgiyle.
Keyifli okumalar.
199 syf.
·6 günde·3/10
Benim için kitaplar hayata anlam katan, okumayı bitirdikten sonra iz bırakan, kenara köşeye not aldıran olgulardır. Ne yazık ki bu kitapta bu gibi şeyler hissetmediğim gibi ilk defa bir kitabı okurken sıkıldım. Bence yersiz betimlemeler ve gereksiz uzatılan cümleler hakimdi. Ayrıca yazarın okuyucuya yorum bırakmayacak şekilde kesin bir dille görüşünü ortaya koyması ve yapılan dini içerikli göndermeler rahatsız ediciydi. Kitapları yarım bırakmayı sevmediğimden sonuna kadar zorla okuduğumu söyleyebilirim. Okumak olsun diye okumak isterseniz okunabilecek bir kitap fakat hayatınızda yer edecek seviyede değil. Tabii ki kitaptan beklentinize göre bambaşka şeyler de düşünebilisiniz.
Kaliteli kitaplar yazılmalı vesselam...
199 syf.
Soyut üslubun sınırlarını zorlayan bir eser. Diğer kitaplarına göre çok daha başarılı buldum. Eğer Şule Gürbüz okuyacaksanız bu eserinden başlamalısınız.Felsefik bir dil, orijinal bir üsluba sahip. Pekçok kavramı yeniden şekillendirmenizi sağlayacak. Bunların başında da zaman mefhumu...
199 syf.
Yazarın öykü kitabı ki çok kolay bir kitap olduğunu söyleyemem. Okurken iyi konsantre olmak gerekir. Öykülerde baş karakter erkek ki yazar kadın. Bu durum ilgimi çekti. Deneme tarzında öyküler demek yanlış mı olur bilmiyorum. Ben öyle düşünüyorum, takdir sizin. Bir hikayeden çok anlatım mevcut, yazar fikirlerini bu şekilde okuyucuya sunuyor ve inançla ilgili ince göndermeler kitabın bölümlerinde mevcut.
199 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Çok özel,çok derin,çok zeki,çok farklı ve gittiği her adresi çıkmaz bulmuş bir kadından söz edeceğim size.Gerçek bir kadın ve insandan.Dostum,arkadaşım,aşık olduğum kadın Şule Gürbüz...

Bir çoğunuz onu tanımıyorsunuz bunu biliyorum.Çünkü kendini gizliyor.Çünkü tanınmak istemiyor.Çünkü dünyadan ve insandan umudunu kesmiş.

Şule Gürbüz'ün yaşından,dış görünüşünden söz etmeyeceğim size.Çünkü bu benim umrumda değil.Sizin de umrunuzda olmasın.Sadece anlatacağım olayın ne kadar esaslı bir kadını anlattığını anlamanız için kariyerinden söz edeceğim:

Bir kadın düşünün.Sanat tarihi bölümünü bitirsin.Konservatuvar bitirsin.Daha 18 yaşındayken yazdığı "Kambur"adlı eseriyle göz doldursun ve en önemli yazarların taktirini kazansın."Bunu 50 yaşında biri yazmış,bunu yazan 18 yaşında olamaz"densin,başta İlber Ortaylı ve Hakan Günday olmak üzere, yazarların okunması gereken ilk kadın yazar kabul ettiği biri olsun.Sonra Cambridge'de felsefe okusun.Yabancı diller bilsin,çok iyi enstrüman çalsın,ardından dünyanın ilk ve tek mekanik saat tamircisi olsun bu kadın.Bıraksın felsefeyi,bıraksın sanatı,zamanla uğraşsın,zamanın hızına yetişmeye çalışsın,derdi zaman olsun!

Ben hayatımda böyle bir örnekle karşılaşmadım.Karşılaşanı da görmedim.Görüp de şaşırmayanı,"yok artık"demeyeneyse hiç rastlamadım.

Derdi dünya,derdi öte yaka,derdi toplum,derdi sistem,dert,dert,dert,dert...
Bu çok parlak ve zehir bir zihnin alametidir.Zehir dimağlar çılgın olurlar,toplumu şaşırtmaya bayılırlar ve bu insanlar genelde inanılmaz sakin olurlar ama biraz sohbet ettiğinde karşında inanılmaz bir mücadele cihazı bulursun.Şule Gürbüz bu çetenin masum,anarşist ve umarsız lideri olmaya aday.

Biz nasıl tanıştık?Yalan söyledim.Gittim Dolmabahçe Sarayı'na hem de randevu bile almadan,kovulmak pahasına."Ben Şule Gürbüz ile tanışmak istiyorum."dedim."Bir derginin editörüyüm,onunla röportaj yapmak istiyorum"dedim.Oysa ki külliyen yalan.Amacım içeri girmek.Saatlerce bekledim.Gelmeyecek,isterseniz beklemeyin dediler,gelecek dedim.Tam umudumu kesip kalktım ki karşıdan geliyor.Sonunda ne yaptım ettim oturmayı başardım.Ardından 40 yıl hatırlı kalacağımız kahveler içildi,sohbetler edildi.Beni çok sevdi,ona aşık oldum.Benimle sohbetten keyif aldı,onunla sohbetin keyfi paha biçilmezdi.Gözlerimi gözlerinden bir an olsun ayırmadım,ürktü.Felsefe konuştuk,edebiyat konuştuk,din konuştuk,Tanrı dedikodusu yaptık ve bir buçuk saatin ardından kalkmak istemememe karşın Peter Stamm'ın imza günü için kalkmak zorunda kaldım.Sonra bir daha görüşemedik.Ama ben bu incelemeyi yazarken onu bugün de arayacağım,yarın da arayacağım,iki gün sonra da arayacağım,on gün sonra da arayacağım,bir yıl sonra da,son nefesime kadar da.

Yazmak istediklerim çok daha.Elimse çok yoruldu değerli okuyucu.Kitabı incelemedim,yazar hakkında bilgi verdim farkındayım ama incelememi üzülerek burada noktalıyorum.Kitaba dair incelememi merak edenler özelden bana ulaşabilir.Sevgiler...
199 syf.
·36 günde·Beğendi·8/10
Birbirinden farklı 5 öyküden oluşan, her duyguyu barındıran, ağır ilerleyen güzel bir kitaptı. Genellikle Şule Gürbüz kitapları okunulduktan sonra etkisini hissettirir. Bu kitapta da o durum vardı. Bir öyküde okumadıysanız Dostoyevski'nin Netoçka Nezvanova kitabını okumak isteyeceksiniz. Okurken mutlaka elinizde kalem ile okuyun. Birbirinden güzel, dokunaklı satırlar, cümleler var altını çizeceğiniz. Keyifli okumalar.
199 syf.
·6/10
Arkadaşlarla yapacağımız buluşma için belirlenen bir kitap olduğundan aldım elime. Şule Gürbüz’ün okuduğum ilk kitabı. Bunun dışında belki bir de Kambur’u okurum ancak yazarın üslubunun beni içine aldığını söyleyemem.
Hep bir sayıp dökme var yazar içinden geleni olduğu şekilde aktarmış. Aşırı felsefik, hayattaki amacını bulamamış, mutsuz ve melankolik karakterler beni biraz rahatsız etti açıkçası.
Kitapta çok güzel mesajlar olsa da olumsuz eleştiri yapmamak adına benim edebiyat düzeyimin kitabı anlamaya yetmediğini düşünüyorum.
Felsefe ve edebiyatı bir arada sevenler için ideal bir eser.
199 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Zamanın farkında kitabını bir yolculuğa benzettim. Hani çok güzel bir yere gitmek için yola çıkarsınız ama yolda öyle çok güzellik görürsünüz ki varacağınız yeri unutup yolda gördüklerinize takılıp kalırsınız. Sonra yolculuk aklınıza gelir birden ama rotayı öyle şaşırmışsınızdır ki nerde olduğunuzu, nerden gideceğinizi bir türlü bulamazsınız. Bulduğunuzda da o yolculuğun sanki güzelliğini yitirmiş gibi hissedersiniz...Cümleler çok derin, anlamlı ve etkileyiciydi ama öyküler çok dağınıktı. Kitap beş öyküden oluşuyor hepsini de okudum ama hiçbir öyküyü baştan sona anlatamam. Ama felsefelerini çok iyi vermiş, o kısmını saatlerce konuşarak anlatabilirim.
199 syf.
·Puan vermedi
Yazara saygım sonsuz büyük bir emek var neticesinde; lakin kitaptaki uzun cümleler, yoğun anlamlar arasında nefessiz kaldım, boğuldum. Kitabı görme engelli kardeşlerimize sesli okurken inanılmaz yoruldum ve sıkıldım. Çünkü anlamadan okumak kuru gürültü gibiydi sanki. Sanırım o kardeşlerim için okumasaydım yarıda bırakırdım kitabı. Belki kendi idraksizliğim sebebiyle kayboldum kitapta bilemiyorum. Kitabı bitirdiğimde aklımın köşelerinde kalacak izler aradım durdum..
199 syf.
·65 günde·Beğendi·7/10
Zamanın Farkında içinde beş öykü bulunan bir kitap. Her öyküyü okuması çok zor. Kişiler o kadar çok kendi kendine konuşuyor ki bir zaman sonra hikayenin konusunu unutuyorsunuz. Çoğu yeri tekrar okuma ihtiyacı hissediyorsunuz. Zaten bir oturuşta en fazla yirmi sayfa okunur. Sonra mola verip kafanızı topladıktan sonra kitaba dönebilirsiniz. Tüm bunlara rağmen kitabı sevdim. Kendine güvenen okusun diyorum.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanın Farkında
Baskı tarihi:
Ağustos 2011
Sayfa sayısı:
199
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509292
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama ait bir söz söyleyecekler diye kulak mı kabartacaktım? Söz doğru olsa zaten kaçardım, yalan olsa bayılır tekrarını duyayım diye yapışırdım da bunun neye faydası olurdu? Zavallı Reich gibi dolaplar yapıp içine mi girseydim, o pos bıyıklı filozof gibi coşkunluk seline mi kapılsaydım, ikinci benlik, birinci benlik öndeki, arkadaki, birincinin sesi, ikincinin ayak sesi diye huzursuzluk ve yetersizlikten tuhaf ama kibirli bir dünya mı inşa etseydim, kibrimin nedenini anlatacağım diye canım mı çıksaydı, birinin ruhu az öteye kıpırdayabilsin diye elli sene gırnata mı çalsaydım, zaten öbür dünyada göreceğim cini, mekiri, meleği göreceğim diye gece üçlerde kalkıp namaza mı dursaydım, avizeler sallanıyor, başım secdeden bir saatten evvel doğrulamıyor diye sonra kime anlatsaydım, arabayla on iki saatlik yolu kendimden geçerek iki saatte almış olsam bile varacağım yere on saat evvelden gelip de ne yapsaydım?”

Kitabı okuyanlar 182 okur

  • Ayşıl Ambarcıoğlu
  • Alişah Er
  • Harun Ç.
  • Büyük Kara Balık
  • G.
  • Şefika Meral Kançeltik
  • Halis Çepni
  • Burcu
  • Melek Yıldız Türk
  • Bilâl Akyüz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%14.7
25-34 Yaş
%44.1
35-44 Yaş
%20.6
45-54 Yaş
%11.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60
Erkek
%40

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.2 (17)
9
%12.3 (8)
8
%23.1 (15)
7
%21.5 (14)
6
%1.5 (1)
5
%9.2 (6)
4
%0
3
%6.2 (4)
2
%0
1
%0