Adı:
Zamanın Kıymeti
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059621618
Çeviri:
Enbiya Yıldırım
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otto Yayınları
Sahip olduğumuz en büyük nimetlerden biri olmasına rağmen, en kolay harcadığımız şey hiç şüphesiz ki zamanımızdır. Elinizdeki eser, kum saati misali her gün eksilmeye yüz tutan hayatımızı en iyi şekilde verimli kılmanın yolunu aydınlatan bir meşale gibidir. Bunu yaparken de, hayatlarını en güzel şekilde değerlendirmiş ve bizlere yüklü bir miras bırakmış İslam alimlerinin hayatlarından ve sözlerinden bir demet sunmaktadır. Tüm güzelliklerin aslında mazimizde bulunduğunu ortaya koyan bu çalışma, vatiklerini dolu dolu geçirme hususunda özellikle gençleri kucaklamakta ve teşvik etmektedir. Eserin sahibinin yetmişten fazla çalışmasının bulunması ve çağımızın en önde gelen hadisçilerinden biri olması kitabın kıymetini daha da artırmaktadır.
'Zaman'(boş vakit) ı Efendiler efendisi(sallallahu aleyhi ve sellem) insanoğlunun kıymeti bilinmeyenlerden iki şeyden bir tanesi olarak görmüş.Yazar da bu sebeple vaktin önemini İslam da ne denli önemli yeri olduğunu zamanın ilim şehirleri Bağdat ve Şam da yetişen İslam alimlerinin zamanı nasıl kullandığını ve ne kadar önemli olduğunu örneklerle anlatmakta.
Kitabın devamında Ali Fuat Başgil başta olmak üzere birkaç ismin zamanla ilgili sözlerine ve zamanı nasıl değirlendirmemiz gerektiğine dair örnekler vererek kitabı renklendirmiş.
Kitap sade, okuma dili kolay, anlaşılabilir ve hayatımıza kolaylıkya uygulanabilir şekilde anlatılmış.
Başucu eseri olabilecek netlikte.Bütün 1000k daki arkadaşlara tavsiye ederim.Sadece önyargısız okusunlar yeterli...
Okuyup hayatınıza tatbik etme ümidiyle...
Kitapla ilgili ne yazık ki bana pek bir şey demek düşmüyor. İslâm âlimlerinin zamanı ne kadar kıymetli görüp, ona göre davrandıklarını anlatan muazzam bir eser. Fazla uzatmayıp içinden iki örnekle incelemeyi bitireceğim.

Örneğin bir adam, bu alime (ismini hatırlayamadım) gelip bir soru sormak istediğini belirttiği zaman, alim bu sorulacak sorunun zaman harcamaya değer olup olmadığını garanti etmek istercesine şu muazzam cümleyi kurar: "Benim için güneşi biraz tut, ben de senin sorunu cevaplayayım."...

Diğer bir örnek ise, hayatını neredeyse, bilgilerini neşredip kitap haline getirmek için adayan alimlerle ilgili. Alim, olur da eğer yazı yazarken kaleminin ucu kırılırsa veya kalem herhangi bir şekilde yazamayacak gibi olursa, onu düzeltmekle vakit kaybetmeyip, yanına aldığı kalemlerle hemen işine dönüp, yazmaya devam eder.

Velhasıl kelam, tavsiye edilir.
Onlarca kelime yazsam, kitabın bana verdiği olumlu , pozitif duyguyu ve heyecanı anlatmama yetmeyecek .

Hasan Basri ;Asır suresinin tefsiri ni yaparken şöyle bir anekdot anlatır: "bir gün pazarda,
önüne koyduğu buzları satmaya çalışan ve şöyle bağıran bir adama rastladım. Kulak verdim, "sermayesi eriyen şu adama Merhamet edin" diye bağırıyordu .Dūşündüm,Asr suresinde önemle anlatılan zamanın kıymetini şimdi anladım ".Bu kitabı okuyunca ben de zamanın kıymeti, bu kıymeti bilenler ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi diyorum .

Üniversitede okurken ,Ali Osman Koçkuzu (hadis hocamız) yüzlerce Eser'i bize miras bırakan alimlerimize İthafen; onların güneşleri doğmuyor muydu? veya batmıyor muydu ?acaba ,demişti bir keresinde ....Birileri tarih boyunca ,zamanı öyle güzel ve verimli kullandı ki faydalanmamız için, bize yüklü bir miras bıraktı: senenin iki günü hariç ,sürekli ilimle meşgul olan Birûni gibi.

Arapça Süryanice sanskritçe Farsça ve hintçeyi çok iyi bilen Biruni ,ardında uzay, tıp ,matematik, edebiyat, filoloji, tarih ve diğer bilim dallarında olmak üzere 120 den fazla Eser bırakmıştır .Büyük Alman müsteşrik Carl Eduard Sachau (1930 )Onunla ilgili olarak şöyle demiştir: "O ,tarihin tanıdığı en büyük akıldır. "Meşhur Belçikalı müsteşrik bilim tarihçisi George Sarton da (1956 )Onunla ilgili olarak şöyle demiştir: "Biruni İslam aleminin en önde gelenlerinden ve dünya alimlerinin en büyüklerinden birisiydi ."

Zamanın kıymeti adlı eserde pekçok Alim ve yüzlerce ciltlik eserleri tanıtılmış, zamanı iyi kullanmalarıyla ilgili hayatlarından küçük pasajlar nakledilmiştir.Şu günlerde finallere hazırlanan Üniversiteli genç kardeşlerime ,moral ve motivasyon olması açısından şiddetle okumalarını tavsiye ederim
Zamanın Kıymeti ... KESİNLİKLE OKUNMASI GEREKEN VE HER KİTAPLIKTA BULUNMASI GEREKEN BİR KİTAP . Benim nacizane fikrim bu yönde....

Kıymetini bilmediğimiz nadide varlıklardan bir tanesi ve en önemlisi ...

Nasıl bir gaflet içerisindeyiz, nasıl bir uyku içerisindeyiz ki yararımıza olan her şeyi zayi etmek için ekstra bir çaba sarf ediyoruz.

Ne denli biliyoruz zamanın kıymetini , ne kadar önemli bizim için zaman ...

Bir an'ımızı değerlendirmeyi düşünüyor muyuz acaba?

Oysa geçmişte yaşamış olan bütün peygamber,ulema, evliya , enbiya, alim ve salih insanlar zamanın her anından faydalanmak için ayrı uğraş, ayrı bir heyecan ile geçirmişler vakitlerini.

Hepsinin buluştuğu ortak nokta ise ... An'ın kıymetini bilin ve yaşadığınızın o an'dan ibaret olduğunu idrak edin ...

Evet yaşıyoruz bir şekilde bu kıymetini bilmediğimiz zaman içerisinde . Vakitler birbirini kovalıyor ardı sıra sırası gelen gidiyor ve bir sonrakine bırakıyor yerini ...

Dİyebilir miyiz bugun akşam olmayacak diye. Zinhar .... ALLAH (C.C.) öyle bir nizam kurmuş ki teklemesi , gerilemesi, beklemesi, duraklaması mümkün değil. Hepsi ALLAH (C.C.)'ın garantisi dahilinde işlevlerini yerine getiriyor.

Peki ya insan??? Sorumluluğunun farkında mı? Farkındaysa ne kadar farkında?
Dakikalar, hatta saniyeler sonrasına garantimiz yokken ! Kavga,dövüş,kıskançlık,haset,kin,düşmanlık, savaş v.s. niye???

Şu fani dünyanın bir anına bile hükmedemezken dünyaya biçilen bu değer niye .
Ne güzel söylemiş söyleyen "Rızkı veren Hüdâ'dır kula minnet eylemem."

Ama uygulayan nerde? Hep bir minnet içerisinde ve hep bir menfaat telaşi içerisinde dünyalık kazanmak için çaba sarf ederken ne kadar farkındayız kaybettiğimiz ve ziyan ettiğimiz zamanın???

ALLAH Ümmeti Muhammed'e zamanın farkında olabilmeyi ve an'ı değerlendirebilmeyi nasip etsin inşaALLAH. Rabbim Ümmeti Muhammed'i zamana karşı bulunduğu gaflet uykusundan tez zamanda uyandırsın inşaALLAH.
"İnsan zamanı öldürmek adına en büyük katildir"
Daha evvel okuduğum diger eserinde (bekar alimler)yine ek alimler verilmişti. Bunda ek olarak Ali Fuat Başgil, Osman nuri topbaş, Bünyamin erul un zaman ile ilgili yazıları var..
Öncelikle ek olarak verilen yazarlar
İle islamın ilk zamanlarında ki alimler arasında ki zamanı degerlendirme arasında belirli bir fark var.
İslamın ilk zaman alimleri: zamanlarını kitap yazmakla geçiriyorlar.
Ve istisnasız okuma yazma tefekkür etme.
Yakın dönem alimleri ise (ekte verilenler)
Zamanı israf boşa harcama ile ilgili tavsiyeler içeriyor.

Çıkarımların uygulanması duasıyla.:))
Tabiin zahidlerinden amir ibn abdikaystan rivayet edilmiştir. Bir adam kendisine,” benimle konuşur Musun?” Diye sorar. Oda şöyle cevap verir;”güneşi yerinde tut,seninle konuşayım.”Çünkü zaman hızlı bir şekilde geçip gidiyor, geçip gittikten sonra ise birdaha geri dönmez. Gidişine çok pişmanlık duyulsa bile yerine birşey koymak veya yeniden elde etmek mümkün değildir. Ayrıca her vaktin içinde yapılabilecek bir amel vardır.
Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere ömrümüzde en kıymet verilmesi gereken ikramdır ‘Zaman.’ Vakit. Süre.Müddet. İsmi ne olursa olsun ondan bağımsız olduğumuzu düşündüğümüz zaman farkında olmadan geçip gidiyor . Onu geri getirmek mümkün değil .Peki ne yapmalıyız ? Cevap tıpkı kitapta denildiği gibi “ Her bir kalp atışıyla geçen vakit durdurmak mümkün olmadığından zamanı düzenlemek elimizdeki tek çare gibi görünüyor.”
Kitap bu konuda gerek sahabenin hayatında zamana verilen değere gerekse günümüzün vakit ile olan sıkıntılarına değinerek zamanı değerlendirmek adına çeşitli önerilerde bulunarak okuyucuyu sıkmadan , yer yer tekrarlar olsa dahi akıcı üslubuyla oldukça yarar sağlamaktadır . İçinden neredeyse her sayfada notlar alarak okuduğum bu kitabı okumanızı tavsiye ederim .
Son olarak kitaptan bi alıntıyla bitirelim “ Her bir gün yeni bir başlangıçtır ,yeni bir imkandır insanoğluna verilen. Yeni bir hafta ,yeni bir ay ve yeni bir yılda böyledir. Her biri bembeyaz bir sayfa da en güzel amellerin yazılması gereken. İnançla ,ibadetle ,ilimle, ahlakla, iyiliklerle ,güzellikle geçirilen. Karalanmamalı ,karartılmamalı , öldürülmemeli ,tembelce ,hoyratça harcamamalıdır.”
Yazar zamanın kıymetini öyle güzel anlatıyor ki... Şöyle yapın böyle yapın demektense alimler, hocalar, zahidler, abidler şöyle yapmış vakitlerini de böyle değerlendirmiş diye anlatıyor.

Okurken SübhanAllah diyorsunuz her cümlesinde. Gerçektende bu dine ömrünü adamış nice insanlar varmış öyle ki kızkardeşi yemeğini yediren alimden tutun ağızda fazla lokmayı çevirip vakit kaybetmemek için lokmasını ıslatıp yiyen alimler var. Biz ise neler yapıyoruz neler!
Maalesef kimseye tavsiye edemeyeceğim. Zamanın kıymetini anlamamız açısından alimlerin ömürlerini nasıl harcadıklarını anlatan müthiş detaylı bir kitap ancak ben okurken çok sıkıldığım için çokça ara vermek durumunda kaldım. Kitabı tavsiye etmeme nedenim beni boğmuş olması, onun dışında kendi alanında gayet başarılı takdire şayan bir eser.
Zamanın Kıymeti...Bir hocanın tavsiyesi üzerine bu eşsiz kitapla tanıştım. Kitabın ismini duyunca hemen okumalıyım dedim. Malum “ Zamanın Kıymeti” ni pek bilmeyerek yaşıyoruz. Ve kitabı okuyunca da gerçekten en büyük israfı zamanda yaptığımızı farkettim. Hele ki kitapta geçen bir alimin boş oturan insanları gördükten sonra “ keşke zaman satın alınan bir şey olsaydı da bu insanlardan satın alabilseydim” demesi bam telime dokundu. Sahip olduğumuz en büyük nimet olmasına rağmen ne kadar kolay ve boş harcıyormuşuz zaman denilen nimeti.
Kitap geçmiş asırlarda yaşayan alimlerin hayatlarından örnek vererek “zamanın kıymetini” gözler önüne seriyor. Şunu yapın bunu yapın demeden zaman için yapılanları canlı örneklerle bizlere sunuyor ve kıymetsizleştirdiğimiz zamanın kıymetini idrak etmemizi sağlıyor.
Alimlerin zamanın nasıl kullandıklarını görünce hem dehşete düştüm hem de utandım. Neden mi ? İbn Akil’in zaman kazanmak için ıslatılmış keki ekmeğe tercih etmesi ve ömrüne 800 ciltlik kitabı sığdırması, Fahreddin er Razi’nin yemeğe giden zamana esef etmesi, İmam Ebu Yusuf’un ölüm döşeğinde bile fıkhi bir meseleyi müzakere etmesi, başka bir alimin günde sadece 20dk uyuması ve binek üzerindeyken dahi kitap yazmaları( yalnız binekler bizim konforlu araçlara benzemez) ve daha nice alim ve nice zaman tasarruf şekilleri.
Bu alimlere “neden bu kadar az yiyip, az uyuyup, çok çalışıyorsunuz?” diye sorulduğunda “ Ben uyursam bu ilim nasıl ilerler ve sorular nasıl yanıt bulur” diye cevaplamaları beni çok hüzünledirdi. Buradaki cevap alimlerin nefislerine pay çıkarmak için değil tamamen sonraki nesilleri düşündüklerindendir. Peki biz alimlerin bizler için yaptıklarına değer miyiz? Tabiki değmiyoruz! Çünkü biz değer bilmeyiz. Değer bilseydik en başka Allah’ın bize bahşettiği zamanın değerini bilirdik. Şu an toplumumuza baktığımızda değil değer bilmek , insanlar zamanı nasıl öldüreceklerini düşünüyorlar. Öldürmeye alışkın bir toplum olduğumuz için zamanı da nasıl öldüreceğimizi biliyoruz işte. Hatta bu iş bizden sorulur!
Hepimiz az çok insanların zamanı nasıl boş geçirdiğini biliyoruz hele ki gençlerden bahsetmiyorum bile çünkü gençler ve zaman yan yana gelince ortaya derin bir sükutu hayal çıkıyor. Oysa bizim şartlarımız bizden asırlar önce yaşamış insanlardan pekâlâ ancak neden bu durumdayız diye sormadan da edemiyorum. Sorular sorular...
Hasılı kelam bu kitap eşsiz mutlaka ama mutlaka okuyun ve okutun derim. Benim hediye edeceğim kitapların içinde ilk sırayı aldı. Özellikle de öğrencilere. Saatlere ve anlara dikkat eden hatta can çekişip bu dünyaya veda edecekleri anda bile ilim öğrenmeye çalışan bu büyük alimlerin zaman mefhumuna verdikleri kıymeti bu kitap nazarında bir inceleyin derim. Okuyunca kazanacağınız şimdiye kadar kaybettiklerinize telafi olur İnşaAllah .
“Zamanın Kıymeti “ hakkında yazılacak çok şey var ama bu kadarı benim için kafi. Kıymetli zamanınızı ayırıp okuduğunuz için teşekkürler. İyi okumalar dilerim.
Kitabı geçen sene alıp okumuştum, bir ay önce de büyük bir grupla tekrar okuduk. Bence zamandan şikayet ettiğimiz zaman çıkarıp okunulmasi gereken bir kitap. Çok sevdiğim Hocam Nureddin Yıldız'ın hadis hocası oluyor Abdülfettah Ebu Gudde Hocaefendi (Allah ondan razı olsun)
Kitapta ismi zikredilen o kadar büyük alimler var ki! Ve o kadar ilimle iştigal olmuşlar ki insan apaşıp kalıyor. Bu nasıl bir hassasiyet dedirtiyor. Biz şaşırıyoruz şaşırmasına ama aslında aklımızdan hiç çıkmaması gereken bir düstur da; hesap günü zamanımızı nerede harcamış olduğumuzun sorulacak olması.
Yemek yerken bile, zaman kaybetmeyeyim çabası varmış âlimlerimizde. Ciğnemekle uzun zaman kaybetmemek için, yediği ekmeği, çöreği ıslatıp yiyen, kardeşi ağzına lokmaları verirken ders çalışan... Ve daha kimler... İslamın zaman yönetimine ne kadar çok önem verdiğini, Batı'nın zamanı değerlendirmeyi de Müslümanlardan öğrendiğini yazmış bir anektodta. Aklımdan çıkmayan bir cümle "Allah bir insana 60 yıl ömür vermişse onun üzerinden özrünü kaldırır" bunu şöyle de anlayabiliriz =› bize verilen ömür ne kadar olursa o ölçüde işler basarmaliyiz. Ya olmadı, çok zaman kaybettim diyerek hayıflanmak dahi zaman kaybı... Geçen geçti zaten. Siz yola koyulun. Asıl mesele yolda can vermek ... Kitabı şiddetle tavsiye ederim.
"Bir iş üzerinde yorulursan dinlenmek için işini değiştir ve çalışma hızını yavaşlar. Fakat dinlenme bahanesi ile asla boş oturma.Boş oturanın içi işlemeyen demir gibi pas tutar."





" İki günü eşit olan aldanmıştır."
"Üzerine güneşin battığı, ömrümün eksildiği, ancak amelimin artmadığı bir güne duyduğum pişmanlık kadar başka bir şeye pişmanlık duymadım."
Yemek için elimden geldiğince az vakit ayırıyorum bu sebeple Ekmek yerine suyla yumuşatarak kek dilimi yapıyorum. Çünkü arada çiğneme farkı var
Bunuda elde edemediğim bir bilgiyi okuma ve yazmaya daha çok vakit ayırmak için yapıyorum.
Abdulfettah Ebu Gudde
Sayfa 50 - Otto yayınları
Ortada olmayan müstakbelle ilgili hülyalara kendini kaptırma
Abdulfettah Ebu Gudde
Sayfa 98 - Müstakbel:gelecekte olan ..otto yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanın Kıymeti
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059621618
Çeviri:
Enbiya Yıldırım
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otto Yayınları
Sahip olduğumuz en büyük nimetlerden biri olmasına rağmen, en kolay harcadığımız şey hiç şüphesiz ki zamanımızdır. Elinizdeki eser, kum saati misali her gün eksilmeye yüz tutan hayatımızı en iyi şekilde verimli kılmanın yolunu aydınlatan bir meşale gibidir. Bunu yaparken de, hayatlarını en güzel şekilde değerlendirmiş ve bizlere yüklü bir miras bırakmış İslam alimlerinin hayatlarından ve sözlerinden bir demet sunmaktadır. Tüm güzelliklerin aslında mazimizde bulunduğunu ortaya koyan bu çalışma, vatiklerini dolu dolu geçirme hususunda özellikle gençleri kucaklamakta ve teşvik etmektedir. Eserin sahibinin yetmişten fazla çalışmasının bulunması ve çağımızın en önde gelen hadisçilerinden biri olması kitabın kıymetini daha da artırmaktadır.

Kitabı okuyanlar 236 okur

  • siyahiasiye
  • Esra Nur
  • Huri Sultan
  • Fatıma Kesnik
  • Tuba Balcı
  • Kübra Bulut
  • Samet İpekçi
  • Garip Yolcu
  • Feyzanur albayrak
  • Elif Uğur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%20
14-17 Yaş
%2.9
18-24 Yaş
%22.9
25-34 Yaş
%42.9
35-44 Yaş
%8.6
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.3
Erkek
%39.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%58.2 (57)
9
%17.3 (17)
8
%12.2 (12)
7
%3.1 (3)
6
%5.1 (5)
5
%2 (2)
4
%1 (1)
3
%1 (1)
2
%0
1
%0