Zamanın Kokusu (Bulunma Sanatı Üzerine Felsefi Bir Deneme)

·
Okunma
·
Beğeni
·
534
Gösterim
Adı:
Zamanın Kokusu
Alt başlık:
Bulunma Sanatı Üzerine Felsefi Bir Deneme
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053161394
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Bugünün zaman krizi hızlanma olarak nitelendirilemez. Hızlanma çağı çoktan bitti. Bugün hızlanma olarak duyumsadığımız şey, zamansal dağılmanın semptomlarından sadece biri. Günümüzün zaman krizi, zamanda çeşitli aksaklıklara ve yanlış duyumlara yol açan bir diskroniden kaynaklanıyor. Zaman, düzenleyici bir ritmin eksikliğini çekiyor. Bu yüzden de ölçüsünü kaçırıyor. Diskroni, bu zamansal bozulma, zamanın adeta dönüp durmasına yol açıyor. Hayatın hızlandığı hissi, amaçsızca dönüp duran zamanın yol açtığı bir duygu aslında...

“Geleceğin temposu nasıl olacak? Hacılık veya uygun adım ilerleme çağı kesinlikle sona erdi. İnsanoğlu, kısa bir dolanıp durma döneminden sonra, bir yürüyüşçü olarak dönecek mi yeryüzüne? Yoksa yerçekimini ve çalışmanın bütün ağırlığını ardında bırakarak süzülmenin hafifliğini, boş zamanda süzülerek gezinmenin, bir başka deyişle, süzülen zamanın kokusunu keşfedecek mi?”

– Byung-Chul Han
136 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
“Hiçbir şey ölümden uzun ömürlü değil.Dolayısıyla bugün ölmek,çok zor.Ve insanlar,yaşlanmadan yaş alıyor.”
.
“Günümüzün zaman krizinin önemli nedenlerinden biri,vita activa’nın,eylemlilik yaşamının mutlaklaştırılması.Bu mutlaklaştırma,insanı bir animal laborans,’çalışan hayvan’ derecesine indiren bir çalışma buyruğuna yol açıyor.Gündelik hayattaki hiperkinezi,aşırı hareketlilik,insan yaşamındaki tefekkür unsurunu,durma becerisini ortadan kaldırıyor.”
.
Byung Chul Han bu eserinde zamanı ele alıyor ancak zamanı bir kalıba koymuyor.Onu ileri ya da geri giden değil “süzülen” bir kavram olarak ele alırken;geçmişten günümüze eylem ve düşünme arasındaki ilişkiyi de irdeliyor.
.
Günümüzde ‘zaman’ın nasıl algılandığı,hangi noktaya evrildiğini görme açısından,incelikli bir çalışma ‘Zamanın kokusu’. Bölümler halinde incelenen konudan özellikle “Antik Çin’e kısa bir sapma” sunduğu metaforla okuma keyfini daha da üst seviyeye taşıyor.
.
“Zaman geri götürmez, ileri götürür; tekrarlamaz, telafi eder. Bir değişim, süreç, gelişme olan zamanı anlamlı kılan şey aynılığı değil, farklılığıdır.”
Uygunsuz zamanda yok olup gitmeye karşı tamamen farklı bir ölüm tarzını çağırır Zerdüşt: "Birçok insan çok geç ölürken, bazıları çok erken ölür. 'Zamanında öl!' öğretisi daha yabancı geliyor herkese. Zamanında öl: diye öğretti Zerdüşt. Hiç zamanında yaşamamış birisi nasıl zamanında ölsün ki?" İnsan doğru zaman anlayışını tamamen yitirmiş durumda. Doğru zaman uygunsuz zamana boyun eğdi. Ölüm de bir hırsız gibi
uygunsuz-zamanda geliyor. "Savaşçıya da muzaffere de eşit derecede düşman, sırıtarak, bir hırsız gibi sinsice yaklaşıyor ölümünüz- ama yine de bir usta gibi geliyor".
Zamanında öl:diye öğretti Zerdüşt.Hiç zamanında yaşamamış birisi nasıl zamanında ölsün?
Tat (le gout) ve koku ( l'odeur) insanlar öldükten, nesneler yok olduktan sonra da sağ kalır. Zama­nın azgın ırmağındaki sürem adacıklarıdır onlar: "Ne var ki, uzak bir geçmişten geriye hiçbir şey kalmadığında, insanlar öldükten, nesneler yok olduktan sonra, bir tek, onlardan daha kırılgan, ama daha uzun ömürlü, daha maddeden yoksun, daha sürekli, daha sadık olan koku ve tat, daha çok uzun bir süre, ruhlar gibi diğer her şeyin yıkıntısı üzerinde hatırlamaya, beklemeye, ummaya ... devam ederler."
Sadece "geri adım"dır esas yürümeyi bildiren. Heidegger bu derin düşünceli epoche'ye (durma) tekrar tekrar döner: Kısa süre için durmak: sürüp gitmek, hareketsiz durmak, kendinde ve kendi içinde duraklamak, yani sükünet içinde durmak demektir. Goethe çok güzel bir mısrada şöyle der: "Keman susar, dansçı durur." Dansçı hareket etmeyi bıraktığı anda uzamı bütünlüğünün ayırdığına varır. Bu durak­sama anı, tamamen farklı bir dansın başlamasının koşuludur.
Oluyor mu? - Hayır, olmuyor.
- Ama bir şey yaklaşmakta yine de. -
Beklerken her varış durur ve yetinir.

Maurice Blanchot

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanın Kokusu
Alt başlık:
Bulunma Sanatı Üzerine Felsefi Bir Deneme
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053161394
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Bugünün zaman krizi hızlanma olarak nitelendirilemez. Hızlanma çağı çoktan bitti. Bugün hızlanma olarak duyumsadığımız şey, zamansal dağılmanın semptomlarından sadece biri. Günümüzün zaman krizi, zamanda çeşitli aksaklıklara ve yanlış duyumlara yol açan bir diskroniden kaynaklanıyor. Zaman, düzenleyici bir ritmin eksikliğini çekiyor. Bu yüzden de ölçüsünü kaçırıyor. Diskroni, bu zamansal bozulma, zamanın adeta dönüp durmasına yol açıyor. Hayatın hızlandığı hissi, amaçsızca dönüp duran zamanın yol açtığı bir duygu aslında...

“Geleceğin temposu nasıl olacak? Hacılık veya uygun adım ilerleme çağı kesinlikle sona erdi. İnsanoğlu, kısa bir dolanıp durma döneminden sonra, bir yürüyüşçü olarak dönecek mi yeryüzüne? Yoksa yerçekimini ve çalışmanın bütün ağırlığını ardında bırakarak süzülmenin hafifliğini, boş zamanda süzülerek gezinmenin, bir başka deyişle, süzülen zamanın kokusunu keşfedecek mi?”

– Byung-Chul Han

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • M.
  • Merve Erden
  • Şükrü ÇİFTÇİ
  • Esas Adam
  • E.T
  • Melih RIza Kadıoğlu
  • Nihan Şahin
  • Kuro Neko
  • Burak Talha Dogan
  • HALİS EREN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%40 (2)
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0