Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·198 syf.··
2020 35. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2020 19:05
Tanzimat Edebiyatı'nın en önemli yazarlarından Nabizade Nazım'ın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bazı tahminlere göre 1862 ve 1865 yılları arasında doğmuş olabileceği düşünülür. Babasının
ZehraNabizade Nazım · Bordo Siyah Yayınları · 200315,3bin okunma
7/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
“Aman canım, zeminsiz bina, kolonsuz duvar, bacasız duman hiç çekilmiyor. Ne biçim tekniksizlik bu böyle roman mı yazılır?” diyerek günümüzde ki kronolojik olarak daha güncel sayılan romanlarla kıyaslamadan okuyabilecekseniz ve yazarın yalpalamalarını masumane görecekseniz okumalısın. “Ahh zamanın makrıköy(bakırköy) sokakları, ağaçlar, şenlikler konaklar ve boğaz manzarası... “ diye iç geçirerek okuyacağınız bir İstanbul havası, tırnaklarınızı yedirtecek bir olay örgüsü. Türk edebiyatı Peyami Safa, Ahmet Hamdi ve Sabahattin Ali gibi roman yazarlarımızın eline gelene kadar nerelerden geçmiş, ne yollar katetmiş rahatlıkla görebilirsiniz. Okuyun efenim, okuyun.
ZehraNabizade Nazım · Bordo Siyah Yayınları · 200315,3bin okunma
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 14:30
Genç yaşta kaybettiğimiz (30 yaşlarında) Nabizade Nazım, ilk gerçekçi Türkçe romanın yazarıdır. Bu romanı da Türk Edebiyatının ilk psikolojik roman denemesi olarak anılıyor. Her şey den önce belirtmek gerekir ki okunması rahat dili akıcı, söylemek istediklerini gayet güzel ifade etmiş. Son derece kıskanç olan Zehra ile evlilik yapan Suphi nin , evlilik sonrası değişen farklı yönlere giden hayatını trajik bir biçimde ele yazar , kitabın sonlarına doğu gerek Zehra üzerinden gerekse Suphi üzerinden psikolojik tahliller yapıyor. Bildik bir konu ama Zehra nın kıskançlığının boyutlarını okumaya değer. Keyifli okumalar dilerim.
ZehraNabizade Nazım · Bordo Siyah Yayınları · 200315,3bin okunma
Puan vermedi·198 syf.··
2022 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2022 18:56
Zehra kitabımızın ana kahramanı. Tabiat olarak hırçın bir kız olan Zehra, yakışıklı Suphi isminde bir gence aşık olur ve evlenirler. Sonrasında Suphi'nin Zehra'yı cariye SırrıCemal ile aldatmasıyla,sonra da onu Ürani ile aldatmasıyla devam ediyor. Kaç kere okusam da okuyabildiğim akıcı, hoş bir kitaptı.
ZehraNabizade Nazım · Bordo Siyah Yayınları · 200315,3bin okunma
Puan vermedi·198 syf.··
2020 55. kitabı
Bir kıskançlık, iradesizlik ve intikamın romanı... Her şey dozunda güzeldir. Bunaltıcı derecede Kıskanmak asla bir sevginin göstergesi değildir. İnsan seviyorum dediği kişinin üzülmesini ister mi? Ya da seviyorum dediği kişi tarafından sürekli göz hapsinde bulundurulmayı, takip edilmeyi, olmayan konular üzerinden sürekli yargılanmayı... Sevginin anlamı bu mu? Kendini, egosunu tatmin etmekten başka nedir ki bu? Neyse efenim, konuya şöyle bir girizgah yaptıktan sonra gelelim kitaba: Zehra güzel, endamlı bir bey kızıdır, Suphi, Zehra'nın babasının yanında çalışan yakışıklı, terbiyeli, düzgün bir aile eğitimi almış delikanlıdır. Zehra küçüklüğünde itibaren o kadar huysuz ve o kadar kıskançtır ki bey babası bile illallah etmiştir. Suphi ise Zehra ya bu huylarını bile bile aşık olmuştur. Zehra ve Suphi evlenir her şey yolunda gider bir müddet, ancak huylu huyundan vazgeçmez Zehra eski huylarını tekrar gün yüzüne çıkarır ve kocasını bunaltır o da kolay yolu seçer ve başka bir kadına yani evlerindeki hizmetçi kız Sırrıcemal'e gider. Zehra ağ örmeye başlar Suphi ve Sırrıcemal'in arasına kendi eliyle başka bir kadın yerleştirir ve ondan sonra bir dizi felaket karakterlerin peşini bırakmaz... İnsan kitap bitince intikamın böylesi diye düşünmeden edemiyor doğrusu. Kitapla kalın efenim :)
ZehraNabizade Nazım · Bordo Siyah Yayınları · 200315,3bin okunma
TÜRK ROMANININ TRAJİK BASAMAĞI
2/10
·144 syf.··
2021 52. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 11:42
Nabizade Nâzım'ın Karabibik'i kötüydü. Köy ortamına gayet güzel ayak uydurmuştu ama insana hiçbir fayda sağlamıyordu; kötü bir kurguyla ve pek de iyi olmayan karakterlerle oluşturmuştu romanını.
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
Puan vermedi·178 syf.··
2024 20. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2024 22:46
Uzun zamandır modern klasikler okuyordum fakat rafta kapak tasarımı ile gözüme çarpan Türk klasiğinin önemli eserlerinden olan Zehra kitabını inceleyeceğiz. Başladıktan birkaç saat sonra bitirdim
ZehraNabizade Nazım · Koridor Yayıncılık · 202315,3bin okunma
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 17:50
Bir insanın kendi duygularına yenilmesinin trajik hikâyesidir bu eser. Bu romanda aşk, alıştığımız gibi huzur veren bir duygu değildir. Çünkü aşk, eğer güvenle beslenmezse, insanın içini kemiren bir korkuya dönüşebilir. Okurken kendinize şu soruyu sormadan geçemiyorsunuz. Bir insanı bu kadar çok sevmek, aslında onu sevmek midir yoksa kendine zarar vermek mi ? Romanın genel duygusu yoğun bir hüzünle kaplıdır. Baştan sona bir iç daralması ve yaklaşan felaket hissi vardır. Bu yönüyle eser, romantik olduğu kadar yıkıcı bir aşk hikâyesidir. Ama belki de eserin en vurucu tarafı tam da budur: Bazen insan, en çok sevdiği şeyi kendi elleriyle yok eder. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
5/10
·208 syf.··
2023 9. kitabı
İlk Türk psikolojik roman denemesi olduğu için okuma gereği duydum.Yazarın anlatımı sade ve akıcı ama fazla basit geldi belki de ilk örneğini oluşturduğu için böyledir.okurken sanki entrika dolu, senaryosu basit ve klişe bir dizi izliyormuş hissiyatına kapıldım. Ayrıca kitapta nedense bir kadının kıskançlığı üzerinde durulmuş ve verilmek istenen mesajda daha çok bu konu üzerinde yapılmış.Ama bir erkeğin eşi varken başkasına aşık olabileceği ve başka biriyle ilişki yaşamasını sanki çok olağan bir şeymiş gibi anlatılmış. Ve adam işini, itibarını gözü sürekli dışarıda olduğu için kaybederken sanki bunu sadece kadının eşinden intikam almak için yaptığı oyunların sonucuymuş gibi gösterilmiş.yazar karakterleri üzerinde psikolojik tahlil yaparak anlatmış kitabı ama bunu bence yanlış yapmış.bir kadının duygularını eksik ve hatalı yansıtmış.keşke kadın kıskançlığı üzerinde kafa yormak yerine bir erkeğin neden sürekli başka kadınlara yönelme isteğine kafa yorsaymış. İlk psikolojik roman denemesi olduğu için okunabilir ama onun dışında pek beğenmedim.
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Nabizade Nazım - Zehra / Kitap Yorumu
7/10
·144 syf.··
2021 33. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2021 13:15
Yazardan okuduğum ilk eserdi. Dili hiç yabancı gelmedi. Gayet akıcı bir şekilde ilerledi roman. Günümüz Türkçesine çevrilmiş halini okumanızı tavsiye ederim. Türk klasikleri içerisinde alışık olduğumuz bir tarza sahip. Olayların sonunun ne şekilde biteceğini tahmin edebiliyor insan. Fakat romanın en büyük artısı ibret verici yanının oluşu. ▪Romandaki "Suphi" karekteri bizlere nefse uyup ani kararlar almanın insanı nasıl felakete sürükleyeceğini gösteriyor. ▪Aynı şekilde "Zehra" karekteri ise bizlere intikam duygusunun aslında en boş çabalardan biri olduğunu, bu hissin hiçbir iyi getirisinin olmadığını gösteriyor. ▪Sırrıcemal ve Zehra'nın sahip olduğu "KISKANMA" duygusunda aşırıya gidilmenin ne türlü felaketlere sebep olacağını da görebiliyoruz. Romanı "nefis, kıskançlık ve intikam" kelimeleri ile özetlemek mümkün olacaktır diye düşünüyorum. ■ Puan konusunda biraz cimri davranıp 7/10 vereceğim. Çünkü bazı yerlerde Suphi karakteri yüzünden duvara kafa atmak içimden gelmedi değil. Bir karakter bu kadar mı nefsine köle olur..
Hayat
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma

Yazar Hakkında

Nabizade NazımYazar · 12 kitap
Nabizâde Nâzım (d. 1862 (?) - ö. 6 Ağustos 1893) Tanzimat dönemi Osmanlı-Türk yazarıdır. Şiir, anı, hikaye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibik'in ve Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra'nın yazarıdır. Nabizâde Nâzım 1862 yılında İstanbul'da, Nişantaşı'nda dünyaya geldi. Tam adı Ahmet Nazım idi. Babası Nabi Efendi'yi ve annesini genç yaşta kaybetti. Ninesi tarafından büyütüldü. 'Yadigarlarım' adlı yapıtında anlattığı anılarından öğrenildiğine göre mutsuz bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Tophane Mahalle Mektebi'nde tamamladıktan sonra önce Fevziye Rüştiyesi'nde sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi'nde öğrenim gördü. Okulun İdadi (lise) bölümünü de bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Askeri Mühendis Okulu)'da yaptı. 1884'te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak mezun oldu. Öğrenimine Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Genel Kurmay Okulu)'da devam etti. İlk yazısını henüz öğrenci olduğu 1880 yılında Vakit Gazetesi’nde A.Nazım imzasıyla yayımlandı. Bu yazı, “Esaret” başlıklı bir denemedir. Öğrencilik ve askerlik yaşamının devam ettiği 1880-1890 yıllarını aynı zamanda çok verimli bir yazım adamı olarak geçirdi. Çok başarılı bir öğrenci olan Nabizade Nazım, 1886'da Erkan-ı Harbiye (genelkurmay) yüzbaşısı olarak mezun olduktan sonra kendi okulunda askeri öğretmenlik yaptı; yüksek cebir, istihkam ve topoğrafya dersleri verdi. Keşif ve araştırma yapmak üzere iki yıl Suriye'de görev yaptı. 1890'da İstanbul'a döndü. O yıl, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olan Karabibik adlı eserini yayımladı. 1891'de çıkmaya başlayan ve o günlerde bir bilim dergisi niteliği taşıyan Servet-i Fünun Dergisinin ilk yazarlarından birisi oldu. İstanbul'a dönüşünden bir süre sonra sevdiği kızla evlendi ancak mutlu bir evlilik yaşamı olmadı. Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı. Haydarpaşa Hastanesi'nde iki yıl kadar tedavi gördü ama iyileşemedi; 6 Ağustos 1893'te öldü ve Üsküdar'da Miskinler Tekkesi yakınındaki mezarlıkta toprağa verildi. Edebî hayatı Nabizade Nazım, daha çok romantizm etkiler taşıyan şiirlerini bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Mir'at-i Aem , Rehber-i Fünun, Afak, Berk, Manzara gibi dergilerle Tercüman-ı Hakikat, Servet, Mürüvvet gibi gazetelerde yayımlamıştır. Şiirlerinde ölüm, tabiat, tanrı gibi temleri işledi. Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez. Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir. 1890 yılında yayımlanan 'Karabibik' adlı uzun hikâye denilebilecek romanı, edebiyatımızda ilk köy romanı olma özelliğini taşır, kendisinin 'hakikiyyun' dediği realist bir eserdir. 'Zehra' (1896) romanı ise bir psikolojik roman denemesidir. Bu romanda Şehzadebaşı tiyatrolarının tulumbacı kahvelerini, kadın kavgalarını gerçekçi bir görüşle aktarmıştır. Eser, bir psikolojik roman kabul edilmez ama Türk edebiyatında psikoloji öğelerinin kullanıldığı ilk roman kabul edilir.