·
Okunma
·
Beğeni
·
8.491
Gösterim
Adı:
Zehra
Baskı tarihi:
11 Eylül 2017
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059320191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
Bu eser kıskançlık duygusunun insanın hem kendisine hem de başkalarına nasıl zarar verdiğini tarafsız bir gözle işleyen psikolojik bir romandır.

Yazar olayları gerçekçi bir gözlemle gözler önüne serer. Bu roman toplumun gerçek hayatını mercek altına alan bir çalışmadır.

Zehra tipine dün olduğu gibi günümüzde de rastlanır. O yüzden eser gerçekçi bir niteliğe sahiptir.

Zehra, psikolojik romanın öncüsü bir eserdir. Zevkle okunabilen duygu yüklü bu roman bir zamanların İstanbul’undan bir kesittir.
198 syf.
·6 günde·6/10
‘Zehra’ Nabizade Nazım’ın tek romanı.Gerçekçi-psikolojik yapıtlar arasındadır.Konusu oldukça gerçekçi ve içinde hiçbir olağanüstülük bulunmamakta.
Zehra,bayağı kıskanç bir kadın.Ailesine oldukça çektirmiş.Hatta kıskançlığı kardeşini öldürme teşebbüsüne uzanacak kadar güçlü.Babasının Zehra’yı evlendirme amacı biraz da kocasının onu kısıtlayacağını ve belki de kıskançlığının durulacağını düşünmesi.Zehra ile Suphi birbirlerini gördüklerinde aşık olurlar zaten.Evlenirler.Hatta Zehra hamile bile kalır.Karısının kıskançlıkları hala devam etmektedir fakat Suphi bunlara göğüs gerecek kadar karısını sevmektedir.Annesi eve hizmetçi bir kadın aldırır.Adı Sıtkıcemal.Suphi’nin gözü Sıtkıcemal’in güzelliğine kayar.Karakter fazlasıyla dışadönük.Zehra ile Sıtkıcemal’i karşılaştırmaya başlar.Zehra’nın düşünceleri olgunmuş,Sıtkıcemal’in vücudu güzelmiş falan ikisine de aynı anda sahip olma çabasına girer.Zehra tabi kuşkulanır.Sonrasında da zaten Suphi ile Sıtkıcemal ayrı bir eve çıkarlar.Arkasında bıraktığı eşini de karnındaki çocuğunu da Zehra’nın yanında kalan annesini de hiç düşünmeden çekip gider.Zehra intikam alma çabalarına girer fakat o intikamı kendisinden mi yoksa Suphi’den mi aldı orası okuyucuya kalmış.
Karakterlerin hiçbirine kendimi yakın hissedemedim.Suphi zaten aşkı çocuk oyuncağına çevirmiş,gönlü öteki kadından ötekine konan bir adam(?).Zehra intikam alma çabalarında ise üstüne kaç tane kadın sevip onu yüzüstü bırakan Suphi için ‘hâlâ seviyorum.’demesi şaşırtıcı.Sıtkıcemal ise Zehra’nın intikamında rol alan Ürani ile Suphi’nin birlikte yaşaması sonucu suçu hala Suphi harici herkeste arayan bir karakterdi.Belki de hepsi kendini küçük düşürdüğü için sevemedim bir türlü.
Sadeleştirilmiş metin olarak okudum ki hâlâ da Osmanlıca kelimelere rastlamak mümkün.Betimlemeler gayet hoştu.İstanbul’un o zamanki durgun halini göz önüne getirebilmek mümkün.Karakterlerin dış görünüşleri hakkında olan betimlemeler de gayet yeterliydi.Kafanızda o karakterin dış görünüşü hakkında bir resim oluşuyor.Konu bakımından oldukça basit fakat yazıldığı yılı göz önüne alırsak oldukça başarılı bir eser olduğunu düşünüyorum.
208 syf.
·5 günde·Puan vermedi
İlk psikolojik romanımızın sadece denemesi olmasına rağmen psikolojimi büyük bir başarıyla bozan, beni yerden yere vuran, Suphi ismine bile lanet okumama neden olan bu kitap karşında hiç de olumlu bir eleştiri yazacağımı zannetmiyorum.
Suphi'nin patronunun kızı olan zehra'ya aşık olması (!) Ve onunla evlenmesiyle başlayan bu roman her satırında insanı çileden çıkarmakta. Suphi'nin bitmek bilmeyen aşkları (!) her seferinde kendisini başka bir kadının kollarına atması beni Suphi ve onun gibi bütün erkeklerden nefret eder hale getirdi. Yazarın kitapta sürekli Suphi'yi masum göstermesi nedeniyle yazardan da soğudum -eh o da erkek sonuçta- Ayrıca feministler bu kitaptan uzak durmalı. Ülkenin ahvalinin iyiliği açısından bu son derece önemli bi husus. Tamam kadınlar da sütten çıkmış ak kaşık değildi de yine de tüm bunlar Suphi'ye başka omuzlarda teselli arama hakkı vermiyor. Hatta kitaptaki hiç kimse yapması gerekeni yapmıyor. Hiç bir masum şahsiyet bulamadım ben.
Şevket kıskanç kızı Zehra'yı Suphi'ye vermeyecekti!!!
Zehra yok yere kuruntulara kapılıp Suphi'yi kendisinden uzaklaştırmayacaktı!!!
Münire oğlu ve gelinine iyilik için bile olsa Sırrı Cemal gibi güzel bir cariyeyi evine almayacakti!!!
Sırrı Cemal de beyine kuyruk sallamayacakti!!!
Daha var da var yani. Kitap şizofren yetiştiriyor diyebilirim. Amacına da ulaşmış durumda zaten. Sinirden ağlamak üzereyim. Suphi neden ölmedi!!! Herkes öldü ama niye o yaşıyor???? Münire niye bu denli acı çekti? O son bir hayvana bile yakışmazken çöplükte bir annenin can vermesi çok mu mantıklı? Ve ben tüm bunlarla kafayi yemek zorunda mıyım? Kitapta kah Zehra olup Suphi'yi kaybedisimle kahroldum. Sırrı cemal de bırakılınca erkeklere sövmeye başladım. En sonunda kitap elimde sinirden kudurmus bir sekilde aklimdaki onlarca soruyla kalakaldim. Seninle tanışmak isterdim Nabizade Nazım bey.
Son olarak yarattığınız müthiş eser zehraya bir soru;
Soyle bana Zehra insan sevdiği adamı sırf intikam için başka bir kadına yollar mi? Yollarsa bu gerçek sevgi olur mu? Peki ya gerçek sevgi buysa biz hiç sevmesek olur mu?
  • Eylül
    7.6/10 (1.464 Oy)1.384 beğeni8.041 okunma1.446 alıntı34.096 gösterim
  • Ermiş, Sörfçü ve Patron
    8.3/10 (75 Oy)89 beğeni267 okunma237 alıntı3.102 gösterim
  • Karartma Geceleri
    8.3/10 (237 Oy)207 beğeni806 okunma196 alıntı6.110 gösterim
  • Zavallı Çocuk
    7.5/10 (72 Oy)47 beğeni338 okunma70 alıntı3.577 gösterim
  • Acımak
    8.5/10 (413 Oy)430 beğeni1.239 okunma1.187 alıntı12.988 gösterim
  • Bab-ı Esrar
    8.1/10 (2.387 Oy)2.264 beğeni9.928 okunma1.099 alıntı32.515 gösterim
  • Palyaço
    8.2/10 (101 Oy)77 beğeni214 okunma464 alıntı5.036 gösterim
  • Memleket Hikayeleri
    7.5/10 (305 Oy)243 beğeni1.384 okunma134 alıntı7.530 gösterim
  • Nutuk
    9.7/10 (2.462 Oy)2.589 beğeni6.633 okunma1.817 alıntı40.674 gösterim
  • Ebedi Koca
    7.8/10 (132 Oy)114 beğeni531 okunma365 alıntı5.449 gösterim
208 syf.
Zehra zengin bir ailenin kızıdır. Küçük yaşta annesini yitirir. Sevgi ve şefkatten yoksun kalır. Bu yüzden sinirli, kıskanç ve biraz da huysuzdur. Büyüyünce, babası onu iş yerinde katip olarak çalıştırığı Suphi ile evlendirir.(Severek evlenirler) Sonra eski huyları depreşir. Eşini herkesten kıskanır. Bu kıskançlık Suphiyi çileden çıkartmaktadır. Suphinin annesi ev hizmetleri için yardımcı olması için genç ve güzel bir cariye alır bu durum Zehrayı daha da çekilmez hale getirir.

Cariyenin adı Sırrıcemal'dir. Zehradan daha güzel ve daha gençtir.

Zehranın huyunun bunalan Suphi, Sırrıcemalden hoşlanmaya, ve âşık olmaya başlar.
Zehra babasının vefatından sonra tek ve yalnız kalır.
Suphi'de Sırrıcemal'i alarak başka bir eve taşınarak Zehra'dan boşanır. Zehra bu durumdan sonra intikam atesiyle yanmaktadır.
Suphi Zehra'ya ihanet etmiş ve bu yetmezmiş gibi, Sırrıcemale'de ihanet etmesi; onun karakterinin Zehra'nın hırçın tavırlarına göre değiştiğinin en güzel kanıtı.
Zehra intikam alma çabalarına girer fakat o intikamı kendisinden mi yoksa Suph'den mi aldı orası okuyucuya kalmış. Zehra'nın intikamında rol oynayan Ürani ile Suphi'nin birlikte yaşaması sonucu, suçu hala Suphi harici herkeste arayan bir karakterdir.
Suphi'nin 3 farklı kadına olan aşkı ve hepsi için bir diğerini terk etmesi. Ve bu ilişkiler felaketle ölümle sonuçlanır.
Kıskançlığın doğurabileceği felaketleri çok iyi anlatmış.

Türk edebiyatının ilk psikoloji romanı olmasına rağmen, sürükleyici, akıcı ve güzel buldum.
Psikoloji sevenler için tavsiye ederim.
Keyifli okumalar ^ ^
198 syf.
Ve nihayet yazar da kafasına sıktı ve böylece kitap bitti.

Böyle bir final yakışırdı aslında. Ki zaten kitabı yazdıktan bir süre sonra ölmüş Nabizade Nazım.
Sonu o kadar aceleye getirilmiş izlenimi taşıyor ki yazmak için yayıncıya taahhüt edilen sürenin sonuna gelinmiş de kitap hala bitmemiş olduğundan can havliyle ötesini berisini düşünmeden yazılmış gibi son kısımlar. Kağıt ya da mürekkep bitmiş de olabilir. Halbuki baştan uzun uzun tasvirler yapılıyordu. Kendine güvenen ustalıklı bir dil vardı. Sonra ise bir an evvel içindekini kusmak ister bir sabırsızlıkla ardı ardına sıralandı olaylar. İlk psikolojik roman deniyor ama psikoloji namına pek bir şey bulamadım.

Romanın adının Zehra olmasının sebebi kıskançlık duygusunun temel alınmış olması olabilir. Yoksa esas kişi tabi ki Suphi. Tanzimat romanında sık olan cariye tipi bu romanda da var. Yine Kafkas kökenli: Sırrıcemal. Azınlıktan düşük kadın tipi de yine es geçilmemiş: Urani.
Realizm ve naturalizm akılmlarına bağlı olduğu söylenen Nabizade Nazım bir yere kadar iyi bir taklitçi sayılabilir ama bu romanda en azından, arada kendini açık etmekten kurtulamıyor. Vah yazık, zavallı benzeri yazıklanmalarıyla, naturalistsek de godoş değiliz demeye getiriyor.
208 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kitabın birçok kez ismini duydum ama okuyamamıştım merak ettiğimden dolayı okumak istedim. Kitapta kıskançlığı hastalık derecesinde olan bir türlü bu durumdan kurtulamayan zehranin hikayesi anlatiliyor.Kardeşini kıskanıp hayatı herkese ve kendisine zehir eden zehranin bu durumda kurtulmak istemesi ve bu zamanda suphiye aşık olup evlenmesiyle güzl bir yasama başlıyor takı eve gelen güzl hizmetçiyi kıskanmaya başlayana kadar. Suphinin başka bir kadına daha doğrusu kadınlara birden fazla kişiye aşık olmasi zehranin da kndi hayatinida kabusa çevirmesiyle sonuçlanıyor. Zehra kendisini bırakıp diğer kadınlara giden suphiyi unutamıyor gönülden seviyor ama buna rağmen intikam almasıyla iki hayatta tükenip bitiyor. Kitap beklentimi karsilamadi pek çünkü ; Zehrayla suphinin aşkından çok kadın delisi olan bir adam anlatıldı kitapta..Zehra sürekli kndini suçlayıp yataklara düşüp ölümüyle sonuçlanıyor. Kıskançlığın insanlara neler yaptıracağının üzerinde durulmuş daha çok..
208 syf.
·2 günde·4/10
Kitap edebi yönden, yazarın kullandığı dil ve üslup olarak iyiydi. Onları eleştirmek haddime değil zaten. (Özellikle de klasiklere girmiş bir kitapsa.) Ama kitabın kurgusunu, olay örgüsünü, karakterlerini hiç sevemedim. Hatta ilk defa bir kitabın karakterlerinden bu kadar nefret ettim. İçinde sevdiğim tek bir karakter ya da olay yoktu. Tüm bunlara rağmen sonu iyiydi. Böyle bir kitap ancak böyle sonlansaydı rahat bir nefes alabilirdim. Kitap Zehra'nın yaptıklarının kötü bir şey olduğunu ve yaptıklarından dolayı cezasını çektiğini göstermek istiyor gibiydi sanki. Fakat birçoklarının aksine ben Zehra'ya pek çok noktada hak verdim. Kitabın olay örgüsünü sevmediğimi söyledim ama bence yazarın amacı zaten olay örgüsünü sevdirmek değil, bilhassa bu tarz şeylerden nefret ettirerek biraz da okuyucuya ders vermek istediğini düşünüyorum.120 yıl sonradan Nabizade Nazım'a selam olsun!..
208 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Ben roman`ın konusunu beğendim.Yazar Nabizade Nazım kıskançlık konusunu çok güzel işlemiş, kıskançlığın doğurabileceği felaketleri çok iyi anlatmış.Ancak romandaki olaylar bütün olarak gerçekçi değil. Olaylar art arda sürekli gelince inandırılıcığını kaybetmiş. Roman`ın başında kahramanları çok güzel bir şekilde anlatmış. Okuyucularını roman kahramanları hakkında çok güzel bilgilendirmiştirbilgilendirmiş. Ancak sonradan kahramanlar çok değişmiş.Okuyucunun bu durumda şüpheye düşeceğini düşünüyorum. İnsanlar roman okurken kendini bulmak ister.Kendini roman kahramanlarının yerine koyar.Ancak “Zehra “romanında bir kahraman önce iyiyken sonradan çok kötü olmuştur. Bu durumda ikilemde kalınıyor.Ben romanı gerçekçi değil duygusal buldum. Roman`ın dilinin yazıldığı döneme göre sade olduğunu düşünüyorum. Ama yine de tavsiye ederim güzeldi :)))
208 syf.
Zehra,Nabizade Nazım'ın 1894'te Servet-i Fünun 'da yayımlanmış ikinci romanıymış. Bu roman, Türk Edebiyatı'nın ilk psikolojik roman denemelerinden biriymiş öğrendiğim kadarıyla da.
Kitap, bence kendi dönemi içinde düşünüldüğünde , oldukça başarılı kurgulanmış. Karakterler iç dünyaları ile birlikte çok iyi yansıtılmış.
Kıskançlık , aşk, nefret ve intikam duyguları çok can alıcı şekilde işlenmiş.

Yalnız , çok iyi bir eğitim almış olan yazar , çok genç yaşta hayata gözlerini yummuş.
Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalanmış ve otuz bir yaşında vefat etmiş. Kimbilir daha uzun yaşasaydı edebiyata daha ne güzel kitaplar kazandırırdı.
208 syf.
·Puan vermedi
Bir kadının abartılmış kıskançlığı üzerine kurulu bir kitap. Kitabın konusu aslında oldukça klasik görünüyor. Kitapta esas olarak işlenen insanların birbiri üzerindeki etkisi...Başta çok düzgün bir karakter olmasına rağmen Suphi'nin Zehra'ya ihanet ettikten sonra Sırrı Cemal'e de ihanet etmesi, onun karakterinin Zehra'nın hırçın tavırlarına göre değiştiğinin en güzel kanıtı. Abartılarıyla romantizmin etkileri görülse de net olarak iyi veya kötü karakter sınırlaması yok. Realizmin izlerinde de sahip olmasıyla aslında hem Tanzimat'ın hem Servet-i Fünun'un etkileri görünüyor. Psikolojik tahlil seviyorsanız, okuyabileceğiniz edebiyatta yer edinmiş eserlerden biri...
208 syf.
·3 günde·6/10
İlkleri okumayı seviyorum.bu kitapta türk edebiyatının ilk psikolojik romanidir. Kitap bana göre cok akıcı değildi yazar aynı olayı uzattikca uzattı zehrayla suphinin evliligiyle başlayıp zehranin kıskançlıkları suphinin aç gozlulugu diyecegim cnku karakter bende o izlenimi bıraktı bu sebeplerle ilişki bitti ve Suphi evin hizmetkarı sirricemalla yeni bir evliliğe yol aldı. Ne yazık ki bu seruvende kısa sürdü. Zehranin intikamiyla karakterlerin tüm hayatı ellerinden gitti beklendik bi sondu olması gereken bumuydu tartışılır ama roman konu itibariyle hakkını vermiş .
208 syf.
·Beğendi·8/10
Zengin bir ailenin bir o kadar da şımarık kızı Zehra, Suphi isimli bir gençle evlenir. Mutlu yuvaları evlerine aldıklari hizmetcileri Sırrıcemal'e Suphi'nin aşık olması ile çatırdamaya başlar. Ancak Zehra her ne kadar bilmiyormuş gibi davransa da herşeyin farkındadır. Suphi en son Sırrıcemal'den de vazgeçip, başka birine aşık olunca, Zehra'nın gerçek karakteri ortaya çıkar. O kocasını geri kazanmaya çalışan bir kadın değildir artık. İntikam planlarıni işlemeye başlar.
Samipaşazâde Sezâi, Recaizâde Mahmud Ekrem ve bir çoğu Türk edebiyatının bilim adamlarının arasında en sevdiğim bir kişilik 'Nâbızâde Nâzım'
Sevgi fazlalığı kişilerde neler getiriyor? Nerelere yol açıyor? Kıskançlık, çekememezlik bir cinayete belki de birden çok cinayete sebebiyet verebilir, bunu Nâbızâde Nâzım Beğ, çok güzel incelemiş, kelâmını katmış.. Soluksuz okuduğum, sonunda duygulandığım sahifelerin güçlüğünü hissettiğim bu eser iyi ki var.
"Kadın gönlüyle şaka olmaz.Kadınların gönlü oyuncak değildir."
Nabizade Nazım
Sayfa 186 - Bordo Siyah Klasik Yayınları
Başkası olsaydı evin içindeki bu kıskançlıklardan mutsuz olurdu. Oysa Suphi, bununla eğleniyordu. Gerek Zehra'yı ve gerek Sırrıcemal'i davranışlarında serbest bırakmıştı ; belki de onları birbiri aleyhinde kışkırtmaktaydı.
Sevmek, sevilmek! İşte şu dertli dünyada insanın biraz yüzünü güldüren mutluluk, bu nimetten ibaretti.
Nabizade Nazım
Sayfa 145 - Morpa Kültür Yayınları
Beklemediği bir mutluluğa erişenler için memnuniyetin bu kadarıyla yetinmeyip sürekli bir şeyler istemek, neredeyse genelleşmiş bir şeydir.
Nabizade Nazım
Sayfa 22 - Akçağ yayınları
"Parçalanası kalp! Kör olası kalp!... Hâlâ onu, o nankörü, o hercaî meşrebi* (kararsız yaradılışa sahip) seviyorsun!
Düşünce, aşkın öncüsüdür.
Düşünce, ihtimallerin hareket evinin köşesini bucağını araştıra araştıra gerisinden gelmekte olan sevdaya emin bir yol açar.
Bu yürüyüşün sonu ya bir meydan muharebesi ya bir istirahattir. Sevda muharebesi pek müthiş, pek fecidir. İstirahatinde dahi emniyet aramamalıdır. Emniyet hizmetleri, ne derece tedbirli ve uyanık şekilde ifa edilse de.
Nabizade Nazım
Sayfa 17 - Bilge Kültür Sanat, 4. Basım, Mart 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zehra
Baskı tarihi:
11 Eylül 2017
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059320191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
Bu eser kıskançlık duygusunun insanın hem kendisine hem de başkalarına nasıl zarar verdiğini tarafsız bir gözle işleyen psikolojik bir romandır.

Yazar olayları gerçekçi bir gözlemle gözler önüne serer. Bu roman toplumun gerçek hayatını mercek altına alan bir çalışmadır.

Zehra tipine dün olduğu gibi günümüzde de rastlanır. O yüzden eser gerçekçi bir niteliğe sahiptir.

Zehra, psikolojik romanın öncüsü bir eserdir. Zevkle okunabilen duygu yüklü bu roman bir zamanların İstanbul’undan bir kesittir.

Kitabı okuyanlar 1.416 okur

  • Serpil Güngör
  • Kübra Çağlıyan
  • Rabia
  • muhacir_yazar

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.4 (1)
9
%0
8
%0.4 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları