Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·142 syf.··
2020 11. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2020 13:13
Genel itibariyle aşk, ihanet, kıskançlık, intikam, intihar sarmalında geçen konusu bakımından bilindik ama final bakımında farklı, açık, akıcı bir eser. Kitapta özellikle anlatılan duyguların aşırılığı dikkattimi çektiğini söyleyebilir. Sevdiğini yaptığı işlerden, hareketlerinden, konuşmasından, hal ve tutumlarından dolayı yapılan aşırı kıskançlık yapanlar: neredense güzel gördüğü her kadına aşık olan ve diğerini unutan şıpsevdi aşklar; sonunu düşünmeden istediği elde etmek için için yapılan intikam planları... Bu zamana kadar hiçbir görüşün, duygunun, düşüncenin aşırılığı sonunda sahibine bir fayda, bir kar sağlamamıştır. Bundan sonra da açıkcası sağlayacanı düşünmüyorum. Ayrıca şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Sanki biraz da eserde özendirme, hoş göstereme gibi bir hisin olduğu izlenimi oluştu bende. Yani intikam almanın doğal olduğu, istediğine ulaşamazsan nasıl olsa intihar edersin kurtarırsın gibi...
ZehraNabizade Nazım · Sıradışı Yayıncılık · 201115,3bin okunma
Puan vermedi
Öyle yorgundu ki bedenim.Öyle kirlenmişti ki ruhum.Boşa yaşanan hayatlara bakıyorum da iyi ki diyorum.Ya da belki ben de onlardan biri olacağım yıllar sonra.Ben de acıdan,sonu gelmeyen bekleyişlerden zira kırılgan bedenim yüzünden öleceğim.
Duygu ve Düşünce
ZehraNabizade Nazım · Sıradışı Yayıncılık · 201115,3bin okunma
10/10
·142 syf.·
2022 53. kitabı
Zehra romanı Türk Edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliği taşımaktadır. Naturalizm ve realizmin etkisiyle yazılan bu roman, Tanzimat edebiyatından Servet - i Fünun edebiyatına geçişte önemli
ZehraNabizade Nazım · Sıradışı Yayıncılık · 201115,3bin okunma
TÜRK ROMANININ TRAJİK BASAMAĞI
2/10
·144 syf.··
2021 52. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 11:42
Nabizade Nâzım'ın Karabibik'i kötüydü. Köy ortamına gayet güzel ayak uydurmuştu ama insana hiçbir fayda sağlamıyordu; kötü bir kurguyla ve pek de iyi olmayan karakterlerle oluşturmuştu romanını.
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
Puan vermedi·178 syf.··
2024 20. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2024 22:46
Uzun zamandır modern klasikler okuyordum fakat rafta kapak tasarımı ile gözüme çarpan Türk klasiğinin önemli eserlerinden olan Zehra kitabını inceleyeceğiz. Başladıktan birkaç saat sonra bitirdim
ZehraNabizade Nazım · Koridor Yayıncılık · 202315,3bin okunma
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 17:50
Bir insanın kendi duygularına yenilmesinin trajik hikâyesidir bu eser. Bu romanda aşk, alıştığımız gibi huzur veren bir duygu değildir. Çünkü aşk, eğer güvenle beslenmezse, insanın içini kemiren bir korkuya dönüşebilir. Okurken kendinize şu soruyu sormadan geçemiyorsunuz. Bir insanı bu kadar çok sevmek, aslında onu sevmek midir yoksa kendine zarar vermek mi ? Romanın genel duygusu yoğun bir hüzünle kaplıdır. Baştan sona bir iç daralması ve yaklaşan felaket hissi vardır. Bu yönüyle eser, romantik olduğu kadar yıkıcı bir aşk hikâyesidir. Ama belki de eserin en vurucu tarafı tam da budur: Bazen insan, en çok sevdiği şeyi kendi elleriyle yok eder. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
5/10
·208 syf.··
2023 9. kitabı
İlk Türk psikolojik roman denemesi olduğu için okuma gereği duydum.Yazarın anlatımı sade ve akıcı ama fazla basit geldi belki de ilk örneğini oluşturduğu için böyledir.okurken sanki entrika dolu, senaryosu basit ve klişe bir dizi izliyormuş hissiyatına kapıldım. Ayrıca kitapta nedense bir kadının kıskançlığı üzerinde durulmuş ve verilmek istenen mesajda daha çok bu konu üzerinde yapılmış.Ama bir erkeğin eşi varken başkasına aşık olabileceği ve başka biriyle ilişki yaşamasını sanki çok olağan bir şeymiş gibi anlatılmış. Ve adam işini, itibarını gözü sürekli dışarıda olduğu için kaybederken sanki bunu sadece kadının eşinden intikam almak için yaptığı oyunların sonucuymuş gibi gösterilmiş.yazar karakterleri üzerinde psikolojik tahlil yaparak anlatmış kitabı ama bunu bence yanlış yapmış.bir kadının duygularını eksik ve hatalı yansıtmış.keşke kadın kıskançlığı üzerinde kafa yormak yerine bir erkeğin neden sürekli başka kadınlara yönelme isteğine kafa yorsaymış. İlk psikolojik roman denemesi olduğu için okunabilir ama onun dışında pek beğenmedim.
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Nabizade Nazım - Zehra / Kitap Yorumu
7/10
·144 syf.··
2021 33. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2021 13:15
Yazardan okuduğum ilk eserdi. Dili hiç yabancı gelmedi. Gayet akıcı bir şekilde ilerledi roman. Günümüz Türkçesine çevrilmiş halini okumanızı tavsiye ederim. Türk klasikleri içerisinde alışık olduğumuz bir tarza sahip. Olayların sonunun ne şekilde biteceğini tahmin edebiliyor insan. Fakat romanın en büyük artısı ibret verici yanının oluşu. ▪Romandaki "Suphi" karekteri bizlere nefse uyup ani kararlar almanın insanı nasıl felakete sürükleyeceğini gösteriyor. ▪Aynı şekilde "Zehra" karekteri ise bizlere intikam duygusunun aslında en boş çabalardan biri olduğunu, bu hissin hiçbir iyi getirisinin olmadığını gösteriyor. ▪Sırrıcemal ve Zehra'nın sahip olduğu "KISKANMA" duygusunda aşırıya gidilmenin ne türlü felaketlere sebep olacağını da görebiliyoruz. Romanı "nefis, kıskançlık ve intikam" kelimeleri ile özetlemek mümkün olacaktır diye düşünüyorum. ■ Puan konusunda biraz cimri davranıp 7/10 vereceğim. Çünkü bazı yerlerde Suphi karakteri yüzünden duvara kafa atmak içimden gelmedi değil. Bir karakter bu kadar mı nefsine köle olur..
Hayat
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
9/10
·144 syf.··
2023 53. kitabı
Türk edebiyatının klasikleşmiş eserlerinden biri olan " Zehra" ilk Psikolojik roman denemesidir. Eser 1894 yılında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilmiştir. Künyesini verdikten sonra
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
Puan vermedi·130 syf.··
2025 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 15:16
Nâbizade Nâzım; kitabından daha çok hayatını ilginç bulduğum yazarlardan oldu. Zehra adlı romanı ise yayınlanmış olan tek romanı. Onun dışında Karabibik adlı uzun öykü, bir çok makale, öykü ve şiir meydana getirmiş kısacık hayatında... Anne ve babasını çok küçük yaşta kaybetmiş, mutsuz bir çocukluk geçirdikten sonra, askeri okul, başarılı bir öğrencilik hayatı, mezuniyet, askeri öğretmenlik, Suriye'de iki yıllık görev, gazete ve dergilerde yayınlanmış edebi ve bilimsel çalışmalarla dolu dolu bir hayat. Ve sonra; sevdiği kızla evlenerek mutluluğu yakaladım derken yakalandığı o korkunç ve hayattan koparacak olan ölümcül hastalık; kemik veremi. 31 yaşında kaybetmeseydi eğer hayatını, daha kimbilir ne güzel eserler üretecekti diye beni düşündüren bir isim oldu Nâbizede Nazım. Zehra ise; Türk edebiyatında, psikolojik sayılmasa da bu yönde denenmiş ilk roman olma özelliği ile naturalizm akımının ilk etkilerini taşıyan bir eser olarak kabul görmüş. Konusu ise ; (fazla ipucu vermeden biraz bahsedecek olursam) Kıskanç bir kadının hezeyanları uğruna nasıl insanların hayatını mahvettiği, ve bir adamın da bir kadına olan ihtirası uğruna kendisini nasıl mahvettiğinin çok güzel bir anlatımı olmuş. Herkesin okuyabileceğini düşündüğüm, çarçabuk biten, ibretlik , hoş bir hikâye Zehra.
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma

Yazar Hakkında

Nabizade NazımYazar · 12 kitap
Nabizâde Nâzım (d. 1862 (?) - ö. 6 Ağustos 1893) Tanzimat dönemi Osmanlı-Türk yazarıdır. Şiir, anı, hikaye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibik'in ve Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra'nın yazarıdır. Nabizâde Nâzım 1862 yılında İstanbul'da, Nişantaşı'nda dünyaya geldi. Tam adı Ahmet Nazım idi. Babası Nabi Efendi'yi ve annesini genç yaşta kaybetti. Ninesi tarafından büyütüldü. 'Yadigarlarım' adlı yapıtında anlattığı anılarından öğrenildiğine göre mutsuz bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Tophane Mahalle Mektebi'nde tamamladıktan sonra önce Fevziye Rüştiyesi'nde sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi'nde öğrenim gördü. Okulun İdadi (lise) bölümünü de bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Askeri Mühendis Okulu)'da yaptı. 1884'te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak mezun oldu. Öğrenimine Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Genel Kurmay Okulu)'da devam etti. İlk yazısını henüz öğrenci olduğu 1880 yılında Vakit Gazetesi’nde A.Nazım imzasıyla yayımlandı. Bu yazı, “Esaret” başlıklı bir denemedir. Öğrencilik ve askerlik yaşamının devam ettiği 1880-1890 yıllarını aynı zamanda çok verimli bir yazım adamı olarak geçirdi. Çok başarılı bir öğrenci olan Nabizade Nazım, 1886'da Erkan-ı Harbiye (genelkurmay) yüzbaşısı olarak mezun olduktan sonra kendi okulunda askeri öğretmenlik yaptı; yüksek cebir, istihkam ve topoğrafya dersleri verdi. Keşif ve araştırma yapmak üzere iki yıl Suriye'de görev yaptı. 1890'da İstanbul'a döndü. O yıl, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olan Karabibik adlı eserini yayımladı. 1891'de çıkmaya başlayan ve o günlerde bir bilim dergisi niteliği taşıyan Servet-i Fünun Dergisinin ilk yazarlarından birisi oldu. İstanbul'a dönüşünden bir süre sonra sevdiği kızla evlendi ancak mutlu bir evlilik yaşamı olmadı. Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı. Haydarpaşa Hastanesi'nde iki yıl kadar tedavi gördü ama iyileşemedi; 6 Ağustos 1893'te öldü ve Üsküdar'da Miskinler Tekkesi yakınındaki mezarlıkta toprağa verildi. Edebî hayatı Nabizade Nazım, daha çok romantizm etkiler taşıyan şiirlerini bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Mir'at-i Aem , Rehber-i Fünun, Afak, Berk, Manzara gibi dergilerle Tercüman-ı Hakikat, Servet, Mürüvvet gibi gazetelerde yayımlamıştır. Şiirlerinde ölüm, tabiat, tanrı gibi temleri işledi. Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez. Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir. 1890 yılında yayımlanan 'Karabibik' adlı uzun hikâye denilebilecek romanı, edebiyatımızda ilk köy romanı olma özelliğini taşır, kendisinin 'hakikiyyun' dediği realist bir eserdir. 'Zehra' (1896) romanı ise bir psikolojik roman denemesidir. Bu romanda Şehzadebaşı tiyatrolarının tulumbacı kahvelerini, kadın kavgalarını gerçekçi bir görüşle aktarmıştır. Eser, bir psikolojik roman kabul edilmez ama Türk edebiyatında psikoloji öğelerinin kullanıldığı ilk roman kabul edilir.