Zümrüt Kelebeği

·
Okunma
·
Beğeni
·
100
Gösterim
Adı:
Zümrüt Kelebeği
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055182496
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alakarga Yayınları
Zümrüt Kelebeği, Anadolu insanının acılarını, emeğini, sevincini, öfkesini yansıtan öyküler anlatıyor. Ama sadece o kadar değil, Orhan Veli Alıcı, edebiyat geleneğimizin birikimini öyle yerinde ve dikkatle kullanıyor ki, bütün o birikimin içinde kendisine bir yer aradığını hemen belli ediyor. Ele aldığı karakterler belirli duygu durumlarının yanında Anadolu insanının kimi yönlerini temsil de ediyorlar. Bu öyküler tüm şiddet görüntülerinin altında hoşgörü arıyor. O hoşgörünün bize ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. Tüm renkleriyle Türkiye'nin bir hoşgörü ve özgürlük ülkesi olması gerektiğini, olabileceğini vurguluyor.
(Tanıtım Bülteninden)
136 syf.
·Beğendi·10/10
“Kendini yakmayan bir öykü, okuyucusunun düşüncelerini aydınlatamayacağı gibi yüreğini de ısıtamaz…” söylemi ile okuyucusuna seslenen Zümrüt Kelebeği, adı kadar doğal ve katıksız hisleri kusursuz ve sade bir dille okuyucusuna sunuyor. Yaşamın içinden seçilen öyküler ise Anadolu’nun bütün renklerini zaman ve mekân düzleminde anlatmakla kalmıyor, okuyucuyu bir düş âlemine sürüklüyor. Betimlemeler ise her bir öyküde sizi en ön sırada bir seyirci kılmaya yetiyor. Öykülerin içeriği, zamana ve mekana seslenişi ise her okuyuşta her bir öykünün okuyucuda bıraktığı manayı derinleştirip farklılaştırıyor. Bu da duygu ve düşünce yüklü bir öykü kitabının defalarca okunabileceğini gösteriyor.
Güzel bir alıntı size: "Belki de aşkı tarif etmeyeli hayli zaman olmuştu. İlk ışıktan, ilk duygudan ve ilk katreden bile eski idi aşk. O da yoktan var olmuştu. Öyle bir duyguya bürünmüştü ki! Âlemde ne var ne yok hepsini birbirine bağlayan aşk bir süre sonra sevgiye dönüşmüştü."
Başını ellerinin arasına alıp “On iki!” dedi. Bu söylediğiyle aslında bir sayıdan daha da fazlasını kastetti. Ve düşünmeye devam etti. On iki ay, sema eyleyen on iki gezegen, on iki saat, on iki burç, on iki başak, on iki hizmetli, on iki havari, on iki imam, on iki yıldız…
Belki de aşkı tarif etmeyeli hayli zaman olmuştu. İlk ışıktan, ilk duygudan ve ilk katreden bile eski idi aşk. O da yoktan var olmuştu. Öyle bir duyguya bürünmüştü ki!
Âlemde ne var ne yok hepsini birbirine bağlayan aşk bir süre sonra sevgiye dönüşmüştü. Aşk ani düzlemin hırçın rüzgârı iken sevgi o rüzgârın kasıp kavurduğu tabiatta kalan daim bir duygu hâlini almıştı. Aşk, sahiplenme ve aidiyet hissi ile dönüşürken sevgi koruma düzleminde evrilmişti. Hâl böyle olunca da kimi aşk yok ederken kimi aşk da uzaktan sevmeye meyletti. Gün döndü, mevsim değişti, buzullar
eriyip, okyanuslar taştıkça yüreği asırlık buzul çağından çıkan âdemoğlunun o hisleri boyut değiştirdi. Aşk sevgiye, sevgi de aşka karıştı diğer bütün zıt duygular gibi…
Orhan Veli Alıcı
Sayfa 56 - Alakarga Yayınları
Bazen seni bir zeytin tanesinin o karanlığında buluyorum,
Bazen de bir kadeh şarabın o tılsımlı kokusunda...
Kimi zaman da kadim bir seste işitiyorum seni...
Sonra bir rüzgârın okşadığı eşsiz bir kır çiçeğinin o mat renginde görüyorum cemalini,
Mistik zamanların kokusunu taşıyan her bir şaheserin o silueti bana hep seni hatırlatıyor…
“Ey nicedir tabiatı hâlden hâle sokan dağ meltemi! Şimdi bana dokunduktan sonra var git o güzel yâre de dokun. Dokun ki gönlüm rahat etsin, uzaklarda hâlâ onu düşündüğümü bilsin…”
Toprağı sıkıca tutan ulu bir ağacın gölgesinde soluklanan seyyahlar sır olup bir gölgede yittikleri an tekrar yürümeye devam ediyorum o yeşille örülü karanlık vadinin göğsüne doğru. Yürüdükçe başımı gökyüzüne çevirip dans eden o melekleri arıyorum. Yoklar… Seyyahlarla beraber onların da sır olup gittiklerini anlıyorum ve susuyorum. Sustukça korkuyorum. Korktukça da kendime geliyorum. Bir “düş” deyip tekrar gözlerimi kapadığımda geçmişi geleceğe anlatmaya meyleden o habercinin burnundan soluyan ve yüreği göğsüne sığmayan boz atını zaman ovasında hızla ileriye sürdüğünü görüyorum…

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zümrüt Kelebeği
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055182496
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alakarga Yayınları
Zümrüt Kelebeği, Anadolu insanının acılarını, emeğini, sevincini, öfkesini yansıtan öyküler anlatıyor. Ama sadece o kadar değil, Orhan Veli Alıcı, edebiyat geleneğimizin birikimini öyle yerinde ve dikkatle kullanıyor ki, bütün o birikimin içinde kendisine bir yer aradığını hemen belli ediyor. Ele aldığı karakterler belirli duygu durumlarının yanında Anadolu insanının kimi yönlerini temsil de ediyorlar. Bu öyküler tüm şiddet görüntülerinin altında hoşgörü arıyor. O hoşgörünün bize ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. Tüm renkleriyle Türkiye'nin bir hoşgörü ve özgürlük ülkesi olması gerektiğini, olabileceğini vurguluyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • yusuf şenel
  • ahmet ihvani

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0