Geri Bildirim
Yeşim Gökyıldız profil resmi
Yeşim Gökyıldız kapak resmi
Hiçbir taşıt bizi kitaplar kadar uzağa götüremez...
Öğrenci
Eskişehir
Kadın
366 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 4)
301 okur puanı
28 May 2016 tarihinde katıldı.
Hiçbir taşıt bizi kitaplar kadar uzağa götüremez...
Öğrenci
Eskişehir
Kadın
366 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 4)
301 okur puanı
28 May 2016 tarihinde katıldı.
  • Sarah Jio okumak her zaman keyifli olmuştur benim için.Kitaplarındaki paragraflar,film şeridi gibi gözümden geçiyor sanki.Hepsi sımsıcak kitaplar,kahvenin/çayın yanında iyi gidecek tek tadımlık kitaplar.Ve bu tür kitaplar okurken huzur veriyor. :))

    Jio ile 2016 yılında tanıştım.Gündüzsefası ile başlayan Sarah Jio maceram; Böğürtlen Kışı,Yağmur Sonrası,Son Kamelya ve Elveda Haziran ile devam etmişti.En son ise Ocak ayında Mart Menekşeleri'ni okudum.Uzun zamandır merak ettiğim ama Sarah Jio'yu biraz özlemek istedim ve özlediğimde bu kitabın sayfalarında buldum kendimi.Bu kitapla birlikte Sarah Jio'nun Arkadya'dan çıkan tüm kitaplarını okumuş bulunuyorum. :)


    Mart Menekşeleri aslında bir romandan fazlası.Biraz burukluk,biraz öfke,biraz aşk,biraz gizem,biraz güvensizlik,biraz hayal kırıklığı ve bolca hüzün.


    Yıl 1943.Esther ve Elliot...Kitabımızın ilk sayfasında söyle yazıyor : "Hayat,birine seni seviyorum demenin kararsızlığını yaşamak için çok kısadır." Evet,gerçekten de öyle.Esther ve Elliot'ın hikayesi aşkla başlamıştı ama sarsılan bağlar sonucu bu hikaye çok kısa sürmüştü.Ama hikayenin bitme niyeti yoktu,aksine Esther&Elliot çiftinin bize anlatacağı çok şey vardı.1940'lara gömülmüş ve oradan asla çıkarılmayan gizemi Emily ile birlikte aydınlatmaya hazır olun.


    Yıl 2005.Her şey bir kalp kırıklığıyla başladı.Emily,çok sevdiği eşinin eşinin onu başka kadınla aldattığını duyunca hayatının belki de en büyük hayal kırıklığını kırıklığını yaşamıştı.Emily ve Joel fırtınada savrulan yapraklar gibi ayrı hayatlara savrulmuştu.Yine de yaşama gücünden bir şey eksilmeyen Emily,son olanlardan sonra kafasını toparlamak amacıyla yengesi Bee'nin yaşadığı Bainbridge Adası'na gitmişti.Emily bu adada sadece dinlenmeyi amaçlarken kendisini karmaşık bir bulmaca içinde bulmuştu.Bainbridge Adası'nın 60 yıl sakladığı sır ne olabilirdi? Bu adada herkesin hayatı yeniden başlıyordu.

    İki kalbi kırık kadın.Aşık olduğu insanlardan acı gören iki kadın.İki ayrı yıl,tek bir kader.60 yıllık bir sır.Esther ve Emily'nin 1940'lara uzanan öyküleri sizi bambaşka diyarlara alıp götürecek
    Sarah Jio bu kitabında da bir bilmece saklamış ve biz bu bilmeceyi çözmeye çalışıyoruz.Yine dupduru,akıcı ve sade anlatım sizi satırlara hapsediyor.Sizi sıkmayan,daraltmayan aksine buruk bir mutluluk aşılayan bir roman.

    Aşkın gerçek anlamını sorgulatan bir kitap.Tabi Emily ve Esther'ın peşinden bir sürü erkeğin sürüklenmesi pek hoşuma gitmedi.Ama bunlar kitabı merakla okumamı engellemedi.Biz de şu an 28 Mart'tayız ve bu kitabı mart ayında okursanız daha bir anlam kazanacaktır.1 Mart'tan 31 Mart'a kadar süren bu bilmeceyi sizin ş merak eşliğinde okuyacağınızı düşünüyorum.

    Sarah her zamanki gibi damakta acı bir tat bırakıyor.Bazen karakterlere kızıyorsunuz,bazen onları seviyorsunuz.Ama her kitabının ayrı bir tat verdiği ve zihninizi ferah tuttuğu bir gerçek.Başta benim için en güzel ve en özel kitabı Gündüzsefası olmak üzere tüm kitaplarını öneririm.Gizem,aşk ve dramı bir arada görmek isteyenlere vazgeçilmez ilaçtır kendisi. :)

    Sizin de yeni kitaplar,yeni maceralar tanıdığınız günlere yelken açmanız dileğiyle.
    Benim sınav haftam başladı,sınav haftası başlayan tüm öğrencilere başarılar diliyorum.Herkese bol kitaplı,huzurlu günler. :))
  • %100 (440/440)
  • Okulum,ödevlerim,testlerim derken siteye hiç vakit ayıramıyorum ve birçok kitabın incelemesini yapmaya üşeniyorum.Üzerimdeki stres ve yoğunluk kalkar inşallah.Aktif olamadığım için üzgünüm,kusura bakmayın.Herkese kucak dolusu sevgiler,kitaplar sizinle olsun. :))
  • Yeşim Gökyıldız tekrar paylaştı.
    Üstünden altmış dört yıl geçmesine rağmen Stalin'in ölümünün doğal yollarla gerçekleşen bir ölüm mü olduğu, yoksa Rus liderin cinayete mi kurban gittiği sorusu hala cevap bulamadı. Kitapta da belirtildiği gibi Stalin'in yakın ailesi onun resmi açıklamada yer alan beyin kanaması nedeniyle ölmediğini, öldürüldüğünü ve ölümün gerçek nedeninin de devlet güvenliği gerekçesiyle örtbas edildiğini iddia etti ve bunu destekleyen tarihi gerçekler de var.  Glenn Meade de Kar Kurdu'nda bu konuyu ele alıyor, tabii ki kurgulayarak. Kar Kurdu yaşayan insanlarla bir bağ oluşturmak için yazılmamış olsa da kitapta yer alan bazı olaylar belgelenmiş tarihten alınmış. Kar Kurdu'nu mükemmel yapan noktaların başında da bu durum geliyor. Gerçeklik ve yazarın hayal gücünün bir araya gelmesi sonucu ortaya tek kelimeyle harika bir eser çıkmış. Kar Kurdu için tüm olumlu sözlerin, beğeni ifadelerinin yetersiz kalacağını düşünsem de bu kitabın bugüne kadar okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

    Glenn Meade okumaya karar vermemin ardından okumak için ilk olarak Kar Kurdu'nu seçtim. Kitap hakkında tek bir olumsuz yorum görmedim ve açıkçası bu kitap için yapılacak herhangi bir olumsuz yorumu kabul edeceğimi de sanmıyorum. Kitabı bitirdiğimde ilk düşüncem bu kitabın çok farklı bir seviyede olduğuydu.

    Kar Kurdu Soğuk Savaş yıllarında yaşanan olayları konu alıyor. Milyonlarca kişinin hayatını kaybettiği İkinci Dünya Savaşı sona ermiş, ABD ve Rusya arasında dünyanın tek süper gücü olmak için kıyasıya bir mücadele başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı'nı, verdiği atom bombası  kullanılması kararıyla bir anlamda bitiren Başkan Truman Oval Ofis'i Eisenhower'a devredecektir. SSCB'nin başında ise Stalin bulunmaktadır. CIA'nin eline Stalin'in psikolojik durumunun her geçen gün kötüye gittiği bilgisi ulaşır, rapor bizzat Stalin'in doktorlarının imzasını taşımaktadır. Ayrıca ABD ile Rusya arasında sular kaynama noktasına gelmiştir ve  Stalin önderliğinde Rusya hidrojen bombası çalışmalarında bir hayli öndedir. Stalin'in bu bombayı kullanma tutkusu sadece iki ülkeyi değil tüm dünyayı yeni bir savaşa sürükleyecektir. ABD'nin 34. Başkanı Eisenhower koltuğu devraldığında tüm dengeleri değiştirecek bir operasyonun da startını verir: Kar Kurdu Operasyonu. Operasyonunun amacı ise Stalin'i öldürmektir. Operasyon hazırlıklarına başlayan üst düzey yöneticilerin bilmediği şey ise, SSCB'nin gizli servisi KGB'nin bu operasyon hakkında bilgisi olduğudur.

    Tarih, macera, polisiye ve daha birçok öğenin bir araya geldiği Kar Kurdu okura adeta ziyafet sunuyor. Kitabın başlarında isimler, olaylar biraz karmaşık gelse de, kısa süre sonra isimlere alıştığınızda sayfalar su gibi akıp gidiyor. Glenn Meade şaşırtıyor, bilgilendiriyor, bu tarz bir kitaptan isteyebileceği her şeyi okura veriyor. Çeşitli nedenlerle gitmek istediğiniz ülkeler veya şehirler vardır ve ben belki de sırf bu kitap nedeniyle Moskova ve kitapta sözü geçen diğer yerleri görmek istiyorum. Bir kitapta polisiye öğeleri, dramatik öğeler ve macera öğeleri ancak bu şekilde ustalıkla bir araya getirilebilir. Genel olarak tarihi çok seviyorum ve Kar Kurdu'nun konusunu tarihten alması, geçtigi yıllar kitabı daha ilgi çekici hale getiriyor. CIA, MOSSAD, KGB gibi kurumlar, önemli devlet yetkilileri, çıkar çatışmaları, toplama kampları ve bu şekilde daha birçok unsurla okuyucuyu buluşturan Glenn Meade Kar Kurdu ile size bambaşka bir boyuta taşıyor. Meade okuru alıp o dönemde giriş çıkışların çok zor olduğu, çetin kış şartlarının hüküm sürdüğü Rusya'ya bırakıyor ve olayları okura adeta yaşatıyor.

    Yazarın Kar Kurdu için oldukça detaylı bir araştırma yaptığı belli, zaten yazar kitabın giriş kısmında ABD, Rusya ve Finlandiya gibi ülkelerde görev almış birçok kişiden yardım aldığını belirtiyor. Yazım aşamasında bu denli özen gösterilmiş kitaplar ve bu araştırmaları yapan yazarlar daha fazla saygıyı hak ediyor. Son olarak, Stalin'in öldüğü sıralarda ABD'nin normalden daha fazla CIA ajanını Moskova'ya göndermiş olduğu, Stalin'in yaşamının son dönemlerinde psikolojik anlamda gerçekten de rahatsızlıklar yaşadığı, Stalin'in hidrojen bombasını ABD'ye karşı kullanmak şeklinde bir tutkusu olduğu gibi konular göz önünde bulundurulduğunda Rus liderin ölümü daha da gizemli bir hale geliyor. Stalin'in rahatsızlığa yakalandığının bildirildiği günün sabahında kapıdan çıkarılan iki ceset ve bu cesetlerin Moskova'da gömüldüğü mezarlarda yer alan taşlarda isim olmaması gibi noktalar da diğer soru işaretleri. İncelememin son cümlesinde ise şunu söylemek istiyorum: Kullanılan dil, olayların kurgulanışı, konu seçimi, kitaba katılan gizemli durumlarla Kar Kurdu olağanüstü tanımının karşılığı.
  • ↪Herkese merhaba.Umarım iş hayatınız,okulunuz ya da yaşantınız güzel gidiyordur.Çanakkale'de Üç Muhammed,Aralık ayında okuyup sevdiğim bir kitaptı.Bugün de sizlere yorumlayacağım.Dilerim keyifle okursunuz. :)

    ↪Çanakkale şehrinin tarihteki önemini bilmeyen yoktur.Çanakkale Boğazı'nı almak ve düşman devletlerini alt edebilmek için birçok "güneşin" battığı bir savaşa şahit oldu Çanakkale. Uğruna binlerce hatta onbinlerce can verilmiş bir vatandı burası.Ve de can vermeye her daim hazır olan bir sürü askerimiz...Çanakkale askerlerinin yemek listesini okuyarak bile çektikleri zorlukları anlayabilirsiniz.Korkusuzca savaşarak bu imkansız görünen zaferi elde ettiler.Hem de düşmana bile merhamet duyan bir yürekle...

    ↪Seyit Onbaşı,Memo,Üç Muhammed gibi onlarca asker ve bunların etkileyici hikayeleri okurken sizi davet ediyor.Çanakkale'yi bir de bu gözle okumak isterseniz kaçırmayın derim.

    ↪ Konusu ise bir hayli güzel ve merak uyandırıcı.Muhammed Öğretmen ile eşi Hatice Hanım,dinine ve vatanına oldukça bağlı insanlardır.Evliliklerinin birinci yılını doldurmuşlardır.Birbirlerine saf ve güzel bir aşkla bağlılardır.Muhammed Öğretmen,kendini iyiyi ve hayırlıyı öğretmeye adamıştır.Bir lisede çalışmaya başlayan öğretmen,buradaki öğrencilerin içler acısı halini görür ve bu durumiçine çok dokunur.Öğrenciler serseri tipli,kibirli,sevgili peşinde ve derslerini hiç umursamayan liselilerden oluşmuştur.

    ↪ Öğrencilere ders vermek ve Çanakkale'nin etkileyici tarihini anlatmak için onları bir geziye götürmeye karar verir Muhammed Öğretmen.Çok sevdiği eşi Hatice Hanım'ı da yanına alarak geziye gider.Öğrenciler ilk başta geziden memnun kalmayıp mırın kırın ederler.Fakat Çanakkale'deki askerlerin yaşamını ve tarihini öğrendikten sonra gezi,onlar için anlamlı bir hale gelmeye başlar.

    ↪ Kitapta birçok askerimizin duygu dolu hikayeleri anlatılmış.Bir hikaye ise söyle :
    O zamanlar kurbanlık hayvanlara kına yakılırmış.Annesi de vatanı uğruna kurban olması için canından bir parça olan oğluna kına yakmış.Ne kadar da güzel değil mi?

    ↪ Askerlerimiz,ırk ayrımına dikkat etmeden Türkiye için kol kola,birbirlerine destek olarak savaşmışlar.Doğulu,Batılı, Laz,Anadolulu... Hiç fark etmemiş onlara.Çünkü vatani bir görev vardı ve hepsinin bu vatan için kucak kucağa savaşması gerekiyordu...Okuyunca öyle duygulandım ve onurlandım ki.Irk ayrımına bolca vurgu yapmış yazar.Askerler,korkusuzca ölüme koşmuşlar.Bile bile,isteye isteye.Korkmamışlar,yılmamışlar,gocunmamışlar.Onlar bizim geleceğimiz için şehit olmuşlar.Onlara her zaman minnettarız,minnettar kalacağız!

    ↪ Çanakkale tarihini bir de böyle farklı şekilde okumak isterseniz gayet güzel bir kitaptı.Dili sade ve etkiliydi.Dolambaçlı cümleler,bunaltıcı paragraflara yer verilmemiş.Akıp gidiyor kitap.Manevi değerlerinizi bir kez daha kabartıyor.Hayatımız için pek çok ders çıkartabileceğimiz kılavuz niteliğinde çok samimi bir kitaptı bana göre.Son sayfalarındaki minik bir gizem de kitaba renk katmış.O tarihler gözümde bir film şeridi gibi canlanmıştı sanki.Kapağında yazdığı gibi : Çanakkle ruhunu bir de böyle okuyun. Bu kitaptan sonra Mehmet Akif Ersoy'un Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri gözümde daha da çok anlam kazandı.

    ↪ Benim kitap hakkındaki düşüncelerim bunlar.Son günlerde çok üşengeç olmamın yanı sıra canım da pek siteye girmek istemiyor.O yüzden inceleme çok gecikti.Yine de nihayet yazdım.İnşallah beğenmişsinizdir. :D
    İnşallah hayatınız huzurlu ve mutlu geçiyordur.İşi okulu vb. olan okurlara bol başarılar ve kolaylıklar dilerim.Kitaplarla kalın,iyi haftasonları.

    ↪ İncelemeyi Çanakkale Şehitlerine şiirinden şu bol anlamlı dizelerle sonlandırıyorum :


    Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.
Hiçbir taşıt bizi kitaplar kadar uzağa götüremez...
Öğrenci
Eskişehir
Kadın
366 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 4)
301 okur puanı
28 May 2016 tarihinde katıldı.
2018
7/85
9%
3 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 3737. sırada.

Okuduğu kitaplar 115 kitap

  • Bale Okulu 4
  • Sen On Yedi Yaşımsın
  • Sherlock'un Kadınları
  • Üşütük Kızın Günlüğü 3
  • Kimse Senden Daha Mükemmel Değil
  • Kaç Benimle
  • Çanakkale'de Üç Muhammed
  • Tuna Kılavuzu
  • Bana Her Şey Seni Hatırlatır
  • Kınalı Küheylanlar

Okuyacağı kitaplar 13 kitap

  • Esir Şarkılar Vadisi
  • Ay'ın Çevresinde Seyahat
  • Ardında Bıraktığın Kadın
  • Deniz Feneri Koyu
  • Sonrası Şiir Gibi
  • Aşka Düşünce
  • Gül Ağacı Sokağı
  • Deniz Feneri Yolu
  • Karanlık Yalanlar
  • Kahve Kokulu Sözler

Kütüphanesindekiler 123 kitap

  • Bale Okulu 4
  • Sen On Yedi Yaşımsın
  • Kimse Senden Daha Mükemmel Değil
  • Kaç Benimle
  • Tuna Kılavuzu
  • Çikolata Kaplı Hüzünler
  • Hayatı Bütün Kalbinle Sev
  • Umut Dolu Dilekler
  • Deniz Feneri Koyu
  • Esir Şarkılar Vadisi

Beğendiği kitaplar 97 kitap

  • Sen On Yedi Yaşımsın
  • Sherlock'un Kadınları
  • Üşütük Kızın Günlüğü 3
  • Kimse Senden Daha Mükemmel Değil
  • Mart Menekşeleri
  • Çanakkale'de Üç Muhammed
  • Vadideki Zambak
  • Yasemin Kokulu Hikayeler
  • Elveda Haziran
  • Aşkın Gözyaşları 4 - Hallac-ı Mansur

Beğendiği yazarlar 4 kitap

  • Ellen Marie Wiseman
  • Ender Haluk Derince
  • Kass Morgan
  • Sarah Jio