Hani bazı zamanlarımız vardır, kendimizi öyle yalnız, öyle kimsesiz hissettiğimiz. O zamanlarda dünya daha bir karanlık, daha bir yaşanmaz gelir, nefes almak bile külfettir. Hayat anlamsız gündelik işlerden ibaret geçip gider. Ne bir gelecek hayali, ne de mücadeleye değer bir yaşam vardır.
Ve birden, beklenmedik bir anda ufacık bir aydınlık girer pencereden içeri... İncecik, hatta cılız bir ışık hüzmesi... Tutunursun ona... Gözlerin kamaşır karanlıklar içinde... Umudun olur, yaşama nedenin olur, kaybettiğini sandığın hayalin olur... Söylenen bir cümle, tutunduğun ışığın, aydınlığın olur...