1000Kitap Logosu
kitapevreni
kitapevreni
kitapevreni
TAKİP ET
kitapevreni
@kitapevrenii
318 okur puanı
16 Haz 2017 tarihinde katıldı.
638
Kitap
186
İnceleme
269
Alıntı
0
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
kitapevreni
Faith - Vadedilen Kurtarıcı'ı inceledi.
528 syf.
·
7 günde
·
9/10 puan
FAITH:VADEDİLEN KURTARICI Sevgili @kitaptelvessii tavsiyesiyle @otantikkitap yayınlarından @yazarmerveakyuzz ‘ün kaleminden ‘Faith:Vadedilen Kurtarıcı’ kitabını güzel bir grupla okuduk. Konusu ve kapağı gereği fantastik bir kitap okuyacağımı biliyor ve sabırsızlanıyordum. Lakin kitap beklentilerimi kat kat geçerek ‘iyi ki okudum,’ dediğim kitaplardan biri oldu. Baş kahramanımız Barlas ,bir fizik mühendisi. Sevgilisinin CEO’su olduğu şirketin bir işi için onunla birlikte Kahire’ye gittiğinde Sezen’e evlenme teklifi eder, ancak aldığı cevaba duyduğu öfkeyle kendini sokağa atar. Ve işte, hayatının anlamını, gidişatını ve gerçekliğini değiştireceği yolculuğa da bu şekilde başlar. Bu dünyaya paralel başka bir dünyada, Barlas, Kral Timere’nin oğlu, ülkenin yegane prensi ve kuvvetli düşman Oldor ve yaratıklarına karşı kehanetlerin öngördüğü Vadedilen Kurtarıcısı ‘Faith’tir. Kraldan sonra en güçlü kişi olan Kumandan Grace, Veliaht prensi Kral’ın Şehrine götürmek için bizzat gelmiştir. Bir bilim insanı olan Barlas’ın tüm bu yaşadıklarını kabullenmesi, Oldor’un karşısına çıkabilecek kadar fiziksel ve duygusal olarak gelişmesi çok zor görünmektedir. Şehre olan uzun yolculukta Barlas, çok sevdiği annesinin kim olduğunu sorgulayacak, hiç tanımadığı ve şimdi başka bir dünyada kral olan babasıyla tanışacak, ortaçağ filmlerindeki gibi yaşanılan hayatı ve kılıçları, muhafızları, kaleleri ve en önemlisi büyüyü sindirmek zorunda kalacaktı. Kitabın en sevdiğim özelliklerini sayacak olursam, hikayenin tek bir koldan değil de birkaç farklı yönden ilerlemesiyle başlayabilirim. Bir yandan Kral’ın Şehrine ilerleyen Barlas, Kumandan Grace, Üstat Ramses ve yaşadıklarını okurken, diğer yandan çok ama çok sevdiğim iki karakter olan Prenses Siyara ve Kurmay Muhafız Dian’ın başından geçenleri okuduk. Katman katman ilerleyen hikaye hiç sıkmadan, merak duygusunu besleyerek ilerledi. Fantastik kitaplarda olmazsa olmazım olan harita kitabın ortasında sık sık rahatça bakabileceğim bir yerdeydi. Kehaneti yenmek zorunda olan, hikaye ilerledikçe gelişim gösteren karakterler, tam dozunda ve tadında verilen iki aşk hikayesi ve bence en önemlisi fantastik öğelerin, atmosferin, kişi ve mekanların güzel tasviri kitabı sevme sebeplerim. Başlangıçta Barlas’ın inanmaz ve alaycı tavırlarına kızmıştım ancak onun yerinde olup da bu olaylara hemen adapte olan bir karakter okusam sanırım hoşuma gitmezdi. Barlas’ın inkar, kabullenme ve içselleştirme şeklinde ilerleyen sürecini sevdim. Grace kadar güçlü bir kadın karakteri okumak da çok keyifliydi. Dian ve Siyara cephesinde işlerin nasıl ilerleyeceğini, Oldor’un son sayfalarda yaptıklarından sonra Kral ve ordusunun neler yapacağını, tabi en önemlisi de Barlas ve Grace’in bu savaşta nasıl bir rol oynayacağını çok merak ediyorum. 2. Kitabı umarım çok beklemeden hemen okuruz.
Faith - Vadedilen Kurtarıcı
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
kitapevreni
Those Summer Nights'i inceledi.
375 syf.
·
4 günde
·
7/10 puan
This is the romantic story of Imogen and Panos in a beautiful Greek island, Corfu. I read the writer for the first time. And what attracted me the most was the lovely cover It’s become a great choice for #bitutamyaz @bitutamokur ! ⛱Imogen and her brother Harry come to Corfu because Harry has bought a restaurant there. Harry is thrilled about the restaurant but Imogen is afraid that this is another side effect of Harry’s depression and seperation from his wife and children. Imogen comes to Corfu just to persuade him to give up. There, she meets Panos Dimitrou, a very attractive millionaire who wants to buy the restaurant back because it belongs to his family. But his true intention is to buy all the restaurants on the beach and demolish them. His grandmother Elpida tries to change his vision of life, but Panos’ feelings of the past prevents him seeing the natural and traditional beauty of their island. But with the help of this beautiul Englishwoman Imogen, he begins to change. Imogen also begins to love the restaurant and Corfu island becomes her new home with an unexpected love waiting for her. ⛱What I liked the most about this book is the setting: the turquois water, the silky sands, the flowers and the green scenery. They reminded me of my home country’s beautiful beaches and sceneries. The food culture is also very similar to ours like baklava, musakka. I just wish I could feel the love between the characters more. Their development as characters were successfull. I loved the change of Panos: from an ambitious, success-oriented, loveless man to the man who cares, loves and understands the importance of tradition, love, family. I could say that I loved the family aspect of the book much more than the romantic parts. Panos’ grandmother Elpida became my favourite character It was a nice, summer read which makes you wish you go to holiday on a sandy beach and also hungry for all the food and desserts in the book ⛱TÜRKÇE YORUM ⛱ ⛱ @bitutamokur #bitutamyaz için okuduğum kitapta beni ilk çeken şey kapağı oldu! Tam bir yaz kapağı Konusu ise şöyle: Yunanistan’da bir ada olan Corfu’da aniden bir restoran alan kardeşi Harry’nin peşinden onu vazgeçirmeye giden Imogen’le, ailesine ait olan restoranı geri alıp yıkmak isteyen Yunan Panos’un aşk hikayesi. Aşk ilişkisi kadar ailenin önemine de vurgu yapan kitapta en sevdiğim şey adanın, denizin, yeşilin tasvirleri oldu Türkiye’deki turistik yerlere çok benzeyen adanın atmosferi ve Türk yemeklerine benzeyen birçok güzel yemeğin adının geçtiği kitabı sevdim. Imogen ve Panos arasındaki aşkı biraz daha çok hissetmek isterdim sadece. Karakterlerin gelişimi, değişimi çok güzel ve mantıklıydı. En çok da Panos’un büyükannesi Elpida’yı sevdim Yazarın yine Yunanistan’da geçen ve kapakları bunun kadar güzel olan birçok kitabı var; onlara da göz atacağım!
Those Summer Nights
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
kitapevreni
End of Day'ı inceledi.
424 syf.
·
5 günde
·
9/10 puan
JACK & JILL SERIES I’ve read such an amazing triology that I couldn’t write a review for days because I can’t describe the feelings I’ve felt while reading! I can’t do justice to these books by giving a short summary about them. Jessica & Luke- Jillian & AJ- Jillian & Luke I love all of you. It is so weird that I loved Jessica and Luke so much but also cried for AJ in the end. Ok, I know I don’t make any sense so I’ll try to tell you about the series. Jessica Day and Jude Day are twins who work for a very secret organization. After Jessica is kidnapped and almost murdered, she quits the job and meets a psychiatrist Luke Jones. Their relationship changes and they fall in love. But when Jessica and Jude’s parents are murdered, Jess and Jude have to die, too. They begin to live another life as Jillian and Jackson Knight. They’re presumed dead by everyone. Jillian leaves her heart with Luke, she can’t live without him but she has no choice. When Jillian meets her grumpy, handsome neighbour AJ, she never believes that she can love another man. By the way, Jackson also finds love for the first time in his life. OK, the summary isn’t even close to describe these books. I read and felt love, pain, hope, misery, tension, passion, suspense, stress, fear and every kind of feeling. I cried for Jess, for Luke, for AJ; I also became happy with them. Luke was the perfect guy for Jess; but AJ was the remedy Jill needed at that time of her life. The tension in the last book was great! I couldn’t read the last chapters for a few days as I was afraid of what to come. Thanks a million to @hulyakarayuksel and @sedadraz for recommending this series: I LOVED and LIVED it TÜRKÇE YORUM AŞAĞIDA Öyle harika bir seri okudum ki tek tek kitaplara ne yazacağımı bilemediğim için seri yorumu yapmaya karar verdim. Yine de bu serinin hakkını verecek bir yorum yazamam ama en azından deli gibi tavsiye edebilirimAşk, gerilim, tutku, kayıplar, acılar, umut, umutsuzluk, daha neler desem bilemiyorum. Okurken hissettiğim duyguları tarif edemiyorum. Orijinalinden okuyabilecek olanlara yüzde yüz tavsiyemdir
End of Day
7.5/10
· 2 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
kitapevreni
Dijital Balina'yı inceledi.
192 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
Yazılma ve basım öncesi hazırlık aşamalarında sık sık okuduğum için kendi kitabımmış gibi benimsediğim, kendim yazmışım gibi önemsediğim bir kitapla geldim bu sefer. Sevgili kardeşim @ismailpiser ‘in çok emek verdiği, uzun bir süreç sonunda yazdığı #dijitalbalina kitabından bahsediyorumKısacık konusundan bahsedeyim: Kaan Kolpa, milyonlarca kişi tarafından takip edilen ünlü bir YouTuber. Kaan, aldığı tehdit emaili sonrası bir parkta öldürülür ve liseden eski arkadaşı polis Samet bu olayı soruşturmaya başlar. Tüm oklar Kaan’ın sevgilisi Asuman’ı işaret eder ancak cinayetin arkasında başka nedenlerin de olduğunu düşünen Samet işin peşini bırakmaz. Dijital dünyanın tehlikeli dünyasına yakından bakan Samet’i neler bekliyor okuyup öğrenmelisiniz. Samet, polisiye kitaplarda çoğunlukla okumaya alıştığımız bir polis değil. Çok becerikli veya zeki değil; gözünün önündekileri görmeyen, sıradan, hatta oldukça saf bir insan Yine bu tür kitaplarda görmeyi sevdiğimiz ‘kahraman polis’ imajına da pek uymuyor. Ama bu haliyle ben onu gerçek hayata daha çok yakıştırıyorum. Samet’in polis arkadaşları her ne kadar çoğunlukla itici konuşmalar yapsalar da toplumun birkaç kesiminin düşünce yapısını temsil ediyorlar bana göre. Kaan’ın sosyal medyada yaşayıp gerçek hayatta var olamaması ve kurban gittiği oyunun korkutucu gerçekleri de günümüzde internetin tehlikelerini bir kere daha gözler önüne seriyor. Çoğunlukla nefret edilen bir karakter olan Asuman’ın bile çoğu düşüncesi aslında yerinde eleştiriler. Tabi ondan geldiği için pek sevemiyoruz o ayrı Polisiye bir kitap olsa da, içinde bazen yumuşak bazense oldukça sert eleştiriler içeren bir kitap. Kesinlikle tavsiye ederim
Dijital Balina
8.8/10
· 18 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
kitapevreni
Yakıcı Sır'ı inceledi.
88 syf.
·
5 günde
·
8/10 puan
Kısa bir tatil yapan çapkın bir baron, sıkıcı tatilini renklendirmek için bir flört peşine düşer. Kendine av olarak seçtiği kadının on iki yaşındaki oğlu Edgar’la tanışıp arkadaş olarak annesinin gönlünü kazanmaya çalışır. Annesini elde etmek isteyen bu adamın kullandığı ve duygularıyla oynadığı çocuk için daha önce hissetmediği pek çok duyguyu tattığı bir tatil olacaktır. Yazarın yine duyguları başarıyla aktardığı bir eserdi. İçindeki sevilme ihtiyacıyla yalandan bir ilgiye hemen kanan, yabancı birine karşı sevgiyle dolan çocuk; kullanıldığını ve aslında sevilmediğini, önemsenmediğini hissettiğinde içindeki sevgi, umut, heyecan gibi duygular öfke, çaresizlik, ihanete uğramışlık ve nefrete dönüştü. Çocuğun yetişkin olma ve çocukluktan kurtulma sevdası yaşadığı bu deneyimle sona erdi. En son yaşadığı tren yolculuğunda hayatı ilk kez korunaklı bölgesinin dışından gördü ve unutamayacağı bir gün yaşadı. Yazar tüm bu duyguları başarıyla aktarmıştı. Kitabın baş kahramanı ne baron ne de anneydi. Edgar üzerinden aktarılan duyguları beğendim. Baron ve anneye çok sinir olduğumu da söylemeden geçemeyeceğim Yazarın kitaplarını okumaya devam edeceğim. Tavsiye ederim
Yakıcı Sır
8.0/10
· 23,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
kitapevreni
The Monster'i inceledi.
373 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
‍I’ve been looking forward to the 3rd book of ‘Boston Belles’ series for months: ‘The Monster’. Sam Brennan is the adopted son of Troy and Sparrow Brennan from ‘the Sparrow’. We’ve learnt that he is a coldhearted, merciless and dangerous man in other books of the series. But we learn about his past, his feelings and his motivation in this book. ‍Sam Brennan is the most dangerous man in Boston. He kills without hesitation. He is the fixer that millionaires need for their problems. The only people he cares about is his adoptive father, mother and sister. Aisling Fitzpatrick is the sister of Hunter and Cillian Fitzpatrick whom we know from the other books in the series. She’s been in love with Sam for ten years but Sam never talks or acknowlegdes her. Her obsession with Sam hurts but she can’t help it. Despite the looks and upbringing of a rich spoilt princess, Aisling has her own nightmares, fears and she is kind of a monster, too. That’t why she accepts Sam Brennan, the Monster, with everything he is. ‍I was actually angry at Aisling in the beginning; because she let Sam use her and then break her heart again and again. But later on, she began to act like the strong woman she was. She loved Sam so much and waited for his attention for years. But she found herself and made him pay for his actions. I loved the sexuality, the feelings and the energy between them. Sam was a coldhearted a*hole but he learnt to love. I definitely recommend the series ‍TÜRKÇE YORUM AŞAĞIDA‍ ‍’Boston Belles’ Serisi 3. kitap ‘The Monster’ı bir süredir sabırsızlıkla bekliyordum. Sam Brennan’ı önceki kitaplardan soğuk, duygusuz ve çok tehlikeli bir adam olarak az da olsa tanıdık ama asıl Sam Brennan’ı bu kitapta öğreniyoruz. Düşmanını acımasızca, tereddütsüzce öldüren Boston’un en tehlikeli adamı; tüm zenginlerin, iş adamlarının yardım için gittiği ‘tamirci’ Sam. Ve hala zengin ailesiyle yaşayan, prensesler gibi büyütüldüğü sanılan Aisling. Aslında gerçekler hiç de görüldüğü gibi değil. Senelerdir Sam’e aşık olan Aisling onda, kendi içindeki canavara benzer canavarı görür. Kalbini defalarca kıran, onu kullanıp bir kenara atan adamdan en sonunda vazgeçtiğinde neler olacak okuyup görmek isteyeceksinizUmarım Türkçeye çevrilen bir seri olur
The Monster
9.0/10
· 1 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
kitapevreni
The Risk'i inceledi.
102 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
MINDF*CK SERIES “Oh my Goodness What have I read?” was my first reaction after I finished the series. @sedadraz recommended and said I’d totally love the series and yessss, I loved it, no I got crazy about it. So, thanks a lot‍ Think of a female serial killer who tortures fiercely before killing her victims. She is so strong, determined and skillful that no one can catch her. Lana Myers is going after everybody who hurt her and her brother irreversibly ten years ago. The FBI agent and profiler Logan Bennett and his team are determined to find this ‘revenge’ killer before he/she begins to hurt innocent people. When Logan meets and falls in love with Lana, he has no idea that the merciless killer he is after is the woman right next to him. For Lana, Logan is the last piece that keeps her ‘human’ and she only hopes that Logan will understand her when he finds out that the bloodshed is her doing. Lana Myers!!! She was the strongest female character I’ve read in this kind of books. She was amazing, powerful, and could kick everybody’s ass no matter how strong they were. Yes, she tortured, killed, even enjoyed killing but the people she murdered were so terrible that you can’t get angry with her. What they did to her and Marcus ten years ago was horrible and enough to turn an innocent girl into a killing machine who doesn’t stop until she gets her revenge. And Logan! He was a great character and the perfect guy for Lana. I couldn’t turn the pages fast enough because I was so excited. I knew that Logan would eventually learn the truth but again I was thrilled all the time. I was so scared that Lana was going to get caught before she got her revenge. The tension and the feeling of not knowing what will come next were great! Before I recommend it madly, I must say that the series is extremely , there are lots of violent and bloody scenes (that I loved so much). Please, read the series and get in touch with me! I’d like to witness your reactions TÜRKÇE YORUM AŞAĞIDA Son zamanlarda okuduğum en başarılı serilerden birinin yorumuyla geldim. Tek tek yazmak yerine seri yorumu yapıyorum. Güçlü, kararlı, ne istediğini bilen ve öldürmeden önce kurbanlarına uzun süre işkence yapan seri katilimiz bir kadın. Lana Myers. Ama onun öldürdüklerine ‘kurban’ demek kesinlikle yanlış çünkü hepsi de seneler önce Lana ve abisine, hatta babasına korkunç acılar çektirmiş insanlar. FBI ajanı profil uzmanı Logan da bu seri katilin peşinde. Lana ile şans eseri tanıştığında ve ondan çok hoşlandığında Lana’nın aradığı katil olduğundan haberi yok. Lana ise o korkunç geceden sonra ilk kez hissetmeye ve umut etmeye başlıyor. Logan sayesinde ilk kez insanlığını kaybetmeme ümidi var. Peki en sonunda Logan Lana’nın kim olduğunu öğrenir mi? Adalete güveni tam olan Logan, elinde bu kadar kan olan Lana’yı anlayabilir mi? Bu seriyi lütfen okuyun, okutun ama olanlara tabiki Aşırı derecede şiddet, vahşet ve kan içerir. İntikam meleği Lana’nın hikayesini bence okuyunca ona hak vereceksiniz‍‍‍‍
The Risk
9.3/10
· 3 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3